Yazı Detayı
09 Kasım 2015 - Pazartesi 08:19 Bu yazı 889 kez okundu
 
“Bosna Bizim Neyimiz Olur?”
Ahmet Doğan İLBEY
lbeyali@hotmail.com
 
 

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Kültür ve Medeniyet Topluluğu’nun 4 Kasım 2015 tarihinde tertip ettiği “Bosna Bizim Neyimiz Olur” adlı programda, Osmanlı’nın yaydığı ve yaşattığı millet düşüncesiyle gönlümün sürur bulduğu birkaç saatlik saadet yaşadım. 

 

Milletdaşlığımızın, kardeşliğimizin dile gelip duygulandığım ve evlad-ı fatihan Bosnalıların gönlümde ziyadesiyle yer ettiği bu fikirli program, KSÜ’nün Basın ve Yayın Uzmanı Mehmet Yaşar’ın takdimi ve Bosna üstüne okuduğu şiirle başladı.

 

Ardından Kültür ve Medeniyet Topluluğu’nun Başkanı ve Semerkand-Mostar Gençlik Grubu’nun temsilcilerinden Ferhat Ağca Bosna intibalarını ve programın gayesini duygulu bir şekilde anlattı.   

 

On yıldan fazla oldu ki, Osman Nalbant ağabey, Evlâd-ı Fatihan Bosna’yı anlattıkça Bosna yüreğimde dindiremediğim bir yara, bir dâüssıla hâline gelmişti. Mostar Dergisi’nin Genel Yayın Müdürlüğünü yaptığı yıllar içinde Semerkand-Mostar Grubu’nun temsilcisi olarak nice kültür ve medeniyet erbabını defalarca Bosna’ya taşıdı.

 

Bosna’ya ne için gidileceğini, Bosna’da turist gibi peyzaj seyretmeye, Mostar Köprüsü’nün üstünde fotoğraf çektirmek için gidilmeyeceğini, Bosna’ya Bosnalılarla akraba olduklarını, milletdaş olduklarını söylemek, yâni gönül almak, haldaş olmak, onlarla maddî ve mânevî birçok şeyi paylaşmak için gidileceğini ondan öğrendi birçok insan.

 

Onun Bosna sevdasını, Boşnaklarla olan dostluğunu, Bosna’ya olan geniş vukûfiyetini bu kez “Bosna Bizim Neyimiz Olur” adlı son günlerin en fikirli programlarından birinde yaptığı konuşmasında dinledim. Topluluğun danışmanı Türkiye Yazarlar Birliği Kahramanmaraş Şube Başkanı Öğretim İsmail Göktürk’ün onunla yaptığı Bosna söyleşisinde neler anlattı neler…

 

İl Kültür Müdürlüğü yıllarda ve Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü sırada başlamıştı Bosna’ya gönül alma ziyaretleri. Saraybosna Üniversitesi’nde idarecilik yaptığı dönemde Türkiye’nin Bosna’da gayr-ı resmî tek temsilcisi ve Türkiye’nin Fahrî Bosna kültür elçisi durumundaydı.

 

Osman Nalbant ağabeyden dinlediklerimin ve Bosna hakkında okumama vesile olduğu Mostar dergisinin Bosna Özel sayısından öğrendiklerimin hülâsasını yazılı olarak aktarmak istiyorum: 

 

Dîn-i İslâm üzere medeniyet coğrafyamız içerisinde beş asır milletdaşımız olan ve birbuçuk asırdır taşra düşen akraba Bosna’nın yazısını nasıl yazacağım? Evlâd-ı fatihan olan Bosna’nın bir gurbet diyarı gibi kalması ne hazin!

 

1993-1995 yılları, Bosnalıların vahşice katledildiği kara yıllardır. Boşnak soykırımı Amerika’nın, Nato’nun ve sözüm ona medeni Avrupa’nın utanç târihidir.

 

Boşnaklar Balkan kökenli bir kavimdir. Sırp ve Hırvatça’nın karışımı bir lehçe olan ve sonraları ayrı bir dil hâline gelen Boşnakça konuşurlar. Osmanlı’nın fethiyle birlikte dillerinde on binden fazla Türkçe kelime vardır. Müslüman olduktan sonra örf ve âdet yönünden Osmanlılaşmıştır.

 

Boşnaklar, Hıristiyanlığın Bogomil denilen bir mezhebine inanırlardı. Bogomilizm, Ortodoksların ahlâk ve ilahiyat akidelerini reddeden bazı Balkan-Slav kavimlerin inandığı bir mezheptir. Bogomillere göre “Tanrı” nın iki oğlu vardır. İlk oğul Satanail şeytana uyup “Tanrı” ya isyan etmiş, ikinci oğul Îsa aleyhisselâm ise insan sûretinde dünyaya gönderilmiştir. Îsa aleyhisselâm şeytana karşı zafer kazandıktan sonra semaya dönmüş ve dünyada gerçek Hıristiyanlara, yâni Bogomillere yardım için kutsal ruhu bırakmıştır. “Tek Tanrı” anlayışı hâkimdir. Ahd-i Atik’i kabul etmezler. Ahd-i Cedidi ise kabul eder, resimlere tazimi putperestlik sayarlar. Bu yüzden İslâm dininden unsurlar taşıdığı gerekçesiyle Papa tarafından “Rafizî” ilân edilmiş ve kılıçtan geçirilmişlerdir.                                                                                                        

Boşnakların Îsa aleyhisselâm hakkındaki görüşleri ve ahlâki esaslarıyla İslâm’a yakın oluşu Osmanlı fütuhatını Bosna’da kolaylaştırmıştır. 1392’den itibaren kısım kısım, 1463’te Fatih Sultan Mehmet’in tamamını fethetmesiyle Bosna Müslüman bir ülke olarak Osmanlı’ya dâhil olur. Daha sonra Hersek bölgesi de sancağa dâhil edilir. İlk sancak beyliği Minnetoğlu Mehmed Bey’le başlar.

 

Osmanlı Türk hâkimiyetinde Bosna’nın hususi bir yeri vardır. Bogomiller ismiyle de anılan Boşnaklar kendi istekleriyle Müslüman oldukları içindir ki Kanunî döneminde sarayda yüksek görevlerde bulundular. Sokoloviç ailesinden, aralarında Sokollu Mehmet Paşa’nın da bulunduğu iki sadrazam, beş vezir çıkmıştır.

 

Osmanlı ile aynı dinden olmalarından dolayı Bosnalılar kendilerine “Türk” olarak tavsif ediyor. Erbabı bilir ki Avrupa’da Müslüman olan bir kişiye ve topluma “Türk oldu” denilmektedir. Yani Müslüman kelimesi Türk kelimesiyle aynı mânaya geliyor.

 

Bosna’da hâlen dilde, edebiyatta, mimari de Osmanlı tesirlerinin devam ettiği anlatılıyor. Gidip gelenlerden Bosna’nın bizden, yâni Osmanlı Türk’ünden bir parça, evlerimizden bir ev, mahallemizden bir mahalle olduğunu dinledikçe beş asır önce başlayan milletdaşlığımız kabarıyor.

 

Osmanlı’nın ilk eserlerinden Gazi İsa Bey’in yaptırdığı Hünkâr ve Ebulfeth Câmilerini (1458) hangi Müslüman görmek istemez? Saraybosna’ya varıp da Gazi Hüsrev Bey Câmii (1530) külliyesindeki Gazi Hüsrev Bey türbesine tazimde bulunmayan birisinde eksik olan bir şey vardır diye şüphelenmez misiniz? Câmiin şadırvanlı avlusunda ve vaktinde medrese olarak kullanılan odalarında Osmanlı zamanları gibi bir kez olsun diz kırıp hasbıhal etmek Anadolulu her Müslüman’ın vazifesi değil midir?

 

Saraybosna’da Gazi Hüsrev Bey bedesteninde yürümeli ve dâhilinde bulunan semahâneye uğramalı ve arkasından eski yazma eserlere tecessüsünüz varsa Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi’ne vaktinizin çoğunu ayırmalısınız.

 

Gazi Ali Paşa’nın yaptırdığı tek kubbeli Ali Paşa Câmiin (1560) oymalı mermer minberini karşısına alıp diz kırmalı her Anadolulu Müslüman. Câmiden çıkınca hemen ileride sadrazam Rüstem Paşa’nın yaptırdığı altı kubbeli bedesteni (1551) bir akşamüstü dolaşmalı insan.

 

Bir ikindi vakti serinliğinde Bosnalı bir anne, bir baba, bir çocukla hasbıhal edip dertleşmeyi ve etraftaki evleri ziyaret etmeyi akıl edemeyen insan Osmanlı Türk’ü olabilir mi?                                                                                                      

 

 

Anlatıcılar öyle anlattılar ki, kalbimi Mostar’a gönderdim. Osmanlı ruhaniyetli bir şehir olan Mostar, hanları, çarşısı ve câmileriyle Bursa’nın küçük kardeşidir.

Evliya Çelebi, Seyahatnâme’sinin beşinci cildinde şöyle tasvir eder Mostar Köprüsü’nü:

 

“Bir dağdan bir dağa atılmış, ortasına nehir akar bir köprüdür ki emsalini görmedim. Gökkuşağı gibidir. 100 arşındır ve eni 15 arşındır. Nehirle köprü arasının yüksekliği 87 kulaçtır. Derinliği 87 arşındır. Şehirde 45 câmi ve mescid vardır” diyerek önemli câmilerin isimlerini yazıyor: Defterpaşa Camii (1608), İbrahim Ağa Camii (1634), Çarşı Camii (1473), Ruznâmeci İbrahim Efendi Camii (1607) “en güzelleridir.”

 

Mostar Köprüsü’nün bir de kardeşi vardı. Sava’ya akan Drina Irmağı üzerine, Sokollu Paşa’nın Mimar Sinan Hz.lerine yaptırdığı Drina Köprüsü 19.Yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı’dan koparılmıştır.

 

Hâsıl-ı kelâm; Semerkant gibi Bosna’da vazgeçilmez bir arka bahçemizdir, yâni İslâm medeniyet coğrafyamızın güzide bir parçasıdır. Bosna’ya, gayr-ı Müslimlerin toprağı, yâni İslâm medeniyet sahasının harici mânasına gelen “yurtdışı” demek doğru değildir.

 

Mahzun bırakılmış Bosna’ya sadece gezip tozmak ve turist gibi gitmek hürmetsizlik ve câhilliktir. Bosna’ya akraba ziyaretine gider gibi tanış ve biliş olmak için gidilir.

 

Bosna’ya seyahat Ya Resûlallah! Bosna’ya ziyaret ey Müslümanlar!

 
Etiketler: “Bosna, Bizim, Neyimiz, Olur”
Yorumlar
Diğer Yazılar
Mebusluğun dayanılmaz(!)câzibesinden istikametini bozanlar
İyi nedir, iyi insan kimdir?
Anıtkabir’de îman tazelenir mi?
“Bir derdim var bin dermâna değişmem”
Doktorluk tasavvuf ve hikmet mektebinden sonra okunmalı
Hapishâne risâlesi-7
Hapishâne risâlesi-6
Hapishâne risâlesi-1
Kim İslâm üzere milliyetçiyim diyorsa makbuldür
Kur’anî mânada milliyet ve milliyetçilik
Ali Hocam yazısı
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Bâtıl Türkçüye göre Türkler “Araplaşıyor”muş-2
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
“Bitmeyen millî mücadele”
Dünya Kadınlar Günü’nün gerçek yüzü
Bâtıl Türkçünün Hakk’a tapan Türk’e zararları-3
Bâtıl Türkçüye göre din değişebilir, milliyet asla!
Bâtıl Türkçü ile Hakk’a tapan Türk bir değil
“Ne haçlı, ne şaman Türk! Müslüman, Müslüman Türk”
Necip Fâzıl’ın vasfettiği Türkler
Millet kimlikli Türk mü, ulus kimlikli Türk mü?
“Altun ordu” nam Türk ordusunun meziyeti
“Savletinle titresin” düşman ey Türk ordusu!
Hakk’a tapan Türk milletinin ordusu serhat boylarında…
Kültür Bakanına sual: Troyalılar Türk müydü?
Bosnalı millettaş Yemen Türküsü’nü söyleyince…
Dergiler fikir ve edebiyatın burçlarıdır
Evi barkı yıkan kitap delileri
İnönü Amerikancılığı utanç verici yıllardır
Kültürün iktidarı mı, iktidarın kültürü mü?
İstiklâl Marşı Şairi’ni fişleyen Cumhuriyet erdemli olabilir mi?
Mehmed Âkif’in cenazesinde Cumhuriyet’in şefleri yoktu
Yılbaşı kutlama pespâyeliğini Kemalistler resmîleştirdi
KUMARBAZ CUMHURİYET’İN MURDAR MİLLÎ (!) PİYANGOSU
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
Sahaf Hasan Efendi
“Selülozofiller” ve “Bibliyofiller”
Faydasız kitap okumak
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Cumhuriyet Bayramı”nı kimler niçin kutlar?
“Şifa kabul etmez ağır kitap hastaları”
Mecânin-i kütüb yahut kitap mecnûnları
Kitap yârânının efendisi
“Oku! zira okumayan azgınlaşır”
Musul / Kerkük’ün başına gelenlerin müsebbibi Lozancılardır
Türkler Hakk’a tapan millettir
Müslüman mahallesinde domuz dersi verilir mi?
İtirazın İsmailcesi
İsmail bayramı
Her kurban İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
İsmail ve bıçak
Kimi etine tâlib olur İsmail’in, kimi adanmışlığına
Milliyetçilik, cumhuriyet ve devlet Atatürkçülükle mi kaimdir?
Herkes İsmail olmalı
Osmanlı’da askerlik meselesi
Bir buğday yetiştiricisi bir darbeci generalden değerlidir
Dergi de okuyalım; dergisiz olmaz
Kitap ve dil
Yarın ölecekmiş gibi yazmak
Modern yazı seküler ve aidiyetsizdir
Kurtla çoban arasında mesai yapanlar
Kurtla bir olup kuzuyu yedikten sonra çobanla ağlayanlar
Darbeci bir general şu mısraları okuyabilir mi?
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Darbeci generaller psikopattır
Darbeci generallerin çöküşü
15 Temmuz darbeci generallerle milletin savaşıdır
Darbeye karşı selâ, ezan, millet
İyi yazı kütük ve nakış sahibidir
“İyi yazı kötü yazı”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Aynaya bakmak marifettir
Aynaya bakınca ne görüyoruz?
Somalili Mahmut’un yüreğinde Türkiye/Somali kardeşliği
Edebî hayatların kitabı: “Mekân Hikâyeleri”
Cümle Âlemin Efendisi’ne (s.a.v.) hâlnâme
Alkollü hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi
CHP’nin cemâziyelevvelini bilir misiniz?
Dil Kapısı’ndan geçenler
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Ehl-i gece olmak
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
Avrupa’nın binyıllık Türk korkusu
İstiklâl Marşı mı değişsin, Cumhuriyet mi?
Türk’ün güzel sıfatlarından alpereni doğru anlamak
Cumhuriyetin “Millî” kavramına ettiği zulümler
Terkip ve İnşâ dergisinden “İslâm maarif sistemi
Millet kimlikli Türklük mü, ulus kimlikli Türklük mü?
Türk’ü Türk yapan Cumhuriyet değil, İslâm’dır
Himmeti millet olan Türklüğe ihtiyaç var
Kumarbaz Cumhuriyetin Murdar Millî (!) Piyangosu
Kalbiniz kışa dönmüşse baharla diriltin
“Aman” diye kimi çağırmalı?
Şehitlerin kanı yüzümüze değiyor/ kaatil: ABDHDPKK’dır
“Çaldım yârin kapısın…”
“Çınar”ı nasıl bilirsiniz?
Sadra şifa bir kitap: “Evin Mahremi Olmak”-2-
Kemalistler Batılılaşma uğruna Musul’dan vazgeçti
Ey ahmak! ölümden güzel bir şey var mı?
Ölümle aranız nasıl?
Müslüman Doğulu musunuz, Batılı mı?
Dil Kapısı
İsmail ve bıçak
Cemaat önderi, hocaefendi ve âlim sıfatlı Belâmlar
Bu ülke ecdadımındı / bugün benim / yarın oğlumun ve onun oğullarının olacak
Darbeci generallerin soy ağacı
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Göster Âl-i Osman Türklüğünü Ey Türk Ordusu!
Siyaset elinde şahlanamayan bir hareket: Alperen Ocakları
Kurtlar ve darbeci generaller
Hayat yavaştı yavaş yaşardık eskiden
Ezanın hasmı darbecilerin ezana yenilişi
“General elbisesi giyen horoz”
Muhsin Yazıcıoğlu suikastının kuyruğu göründü…
Türkler Hakk’a tapan millettir
Darbeye karşı selâ, ezan ve millet
Tanrı yok, generaller var!
Darbeci generaller psikopattır
Bir buğday yetiştiricisi bir generalden değerlidir
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Türkiye Yazarlar Birliği Kahramanmaraş Şubesi’nin başına gelenler
Ey generaller! sizi sigaya çeken bir millet var
Darbeci generallerin çöküşü
Târih şöyle yazacak: Darbeci generallerle milletin savaşı
“Tek Kapı” ya açılan Kapılar…
İnsanlar televizyon seyrederek ölüyorlar
Müslümanın hayatına giren Avrupa âdetidir tâtil
Eşref-i mahlûkat’tan homoekonomikus’a dönüşenler
Ölüm haberleri ve tâziyelerimiz de laikleşiyor
Sizi alnınızdan öperim Alperenler!
Uykuya dost olan Müslüman çoğalıyor/sa…
Benim yaram derin derin…
Vatan hainliğinin târifi
Amerikan yardımı alan 27 Mayıs darbecileriyle CHP ikizdir
Sohbetle sahâbe olanların milletindeniz
Medeniyet dâvamızı omuzlayan dergi: Terkip ve İnşâ
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Yüreklerinde anne ateşi sönmeyen iki şair:
Hümâ kuşuna yahut “Himmet Hümâları” na tutunmak
Laik-altı ok anayasası Müslümanca ıslah edilmeli
Türkiye, Büyük Doğu Fikrine muhtaç
Dostunuzu, yâni benzerinizi bulun
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
Modernizme karşı dost ve dostluk
Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm doğduğunda
Suriye meselesini yakın tarihte aramak
Bin miligramlık şiir böyle olur efendiler!
“Okuryazar mısın, Uyurgezer mi?”
Dil Kapısı’ndan geçmedikçe
Vatan müdafaasına çıkan dost hüzün yollamış
Nekrofil PKK ve dış düşmanlar yine Ankara’da…
“Ağlayın su yükselsin belki kurtulur gemi”
28 Şubat’ın apoletli kurtlarıyla bir olup kuzuyu yiyenler
Mukaddesatçı iktidarın medeniyetle imtihanı
“Yârin Şifa Kapısı”
“Türkü Yazıları”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Bir Hocam ve Dükkânnâme
Türkiye, Bayırbucak’ı ilhak etmeli
Maraş Maraş Derler Kahramanlığın Adına
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Türkiye PYD’ya karşı Suriye Türkmenlerini Masa’ya getirmeli
Türkiye’de aydının anatomisi
Medine, Medeniyet ve Şehir
Akademisyenin recüliyeti var mı?
Hüda Par’dan iki mektup
Türkçülerin meylettiği müelliflerin medeniyet fikrindeki ârıza ve farklılıklar
Ârızasında ısrar eden bir Türkçünün ithamnâmesi
Mehmet Âkif, Kemalist cumhuriyeti tasdik etmedi
“İktidarda Kim Var?”
Mehmet Âkif’in cenazesinde cumhuriyetin şefleri yoktu
El çek hüznümden ey zâhir erbabı
Türkçülük hareketinin Türklük anlayışı ârızalıdır
Türk milliyetçilerinin iflah olmaz hastalığı: “Atatürk’e bağlılık”
Müslümanın itini bile seven adam: Muzaffer Gözükara!
Her yer kitap, her yer fikir ve edebiyattı o gün…
“Rıza” yahut “Râzı” olmayı unutunca…
“Kelimelerin Seyir Defteri”nde yazılanlar
İslâm Medeniyetinin mukaddimesi: Câmi
“Ya Tahammül Ya Sefer'den Bize ‘İstikrar’ Düştü!”
Türkiye’deki milliyetçi hareketler İslâmî ihtiyaçtan doğmadı
Milliyetçilik yola özürlü çıkınca…
Alkollü laik hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi-1-
Chp’nin bugünü de cemâziyelevveli gibi kirlidir
“Maruz Kalanlar Nesli”
Kaldırım imarına değil, gönül imarına ihtiyaç var
Âkif, İslâm; Gökalp, Batı medeniyetinden yanadır
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
İslâm medeniyetinde mûsikî “hikmetten bir cüzdür”
Üç yaralı kavram: asabiyet, kavmiyet, milliyet
“Çağın İsmailleri! bize et size cennet düştü”
Her kurban bir İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Dindar Kürtlerin ve bir Astsubayın HDPKK hakkında görüşleri
Dindar / ümmetçi Kürt kardeşlerimizin cevapları
Dindar / Ümmetçi Kürtler de özerklik ve resmî dil istiyorsa…
Said Nursî Hazretlerinin “Medeniyet-i Kur’ânîye” fikri
“Aç canavara (HDPKK) tahabbüb, iyiliğini değil iştahını artırdı
Modernizmin bulaştırdığı bir hastalık: “İhtiyaç tuzağı”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Kim “HDPKK”ye oy ve medya desteği vermişse haindir
Fikir Teknesi’nden peş peşe fikirli kitaplar…
Ahmet Cevdet Paşa’nın fıkıh üstü Medeniyet-i Cedide’si
Şehitlerin kanı yerde mi kalacak?
Nekrofil (ölüsevici) PKK, Amerika/İsrail provokasyonu iş başında
“Gurbet nedir bilir mi o menfâya gitmeyen?”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Gök Kapılarından geçmek
Doğu Türkistan’a Ecdâdımız Gibi Gitmek
Alperen, İslâm devleti dâvasının mükellefiyetini taşıyana denir
Kürtçülüğün çâresi Said-i Nursi Hz.lerinin fikirlerindedir
CHP’nin desteklediği 27 Mayıs darbecilerine Amerikan yardımı
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
“Amerikan saatine göre uyuyan Türk münevveri…”
“Millet”in târifi yahut millet olmanın müslümancası
19 Mayıs bayram değil, Atatürkçülük karnavalıdır
Nü-sever General Evren’in Akıbeti
İdrakimize vurulan Atatürkçülük zincirini ne zaman kıracağız?
Medeniyetimize Kasteden Medeniyetsiz Cumhuriyet
İktidar da dâhil, partilerin seçim vaatleri bayat ve fikirsiz
Altı ok muhibbi bir zındık: domuzsever Abdullah Cevdet
“Dinî” mânasına gelen “millî” kavramı neleri haizdir
Dostâne Fiskeler
Efendimiz Aleyhisselâtüvesselâm’ın şehri Medine
Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm doğduğunda
“En iyi Türk ölü Türktür; en iyi Kürt ölü Kürttür”
“Daha Çok Ölü İstiyorum”
Fikir Teknesi’nden Necip Fazıl ve Büyük Doğu Devleti üstüne kitaplar
Tekbir, salavat ve mehterle Çanakkale şehitlerini yâdeden üniversite…
Altı Ok Cumhuriyetinin kadın projesi: “Kur’an’ı kapa, kadınları aç”
Hilâfetçilikten Devrimciliğe Evrilen “CHP Makyavelizmin Partisidir”
28 Şubat’ın paranoyak generalleri
Kıyafet İnkılâbının Kurbanı Kadınlar ve Kızlar
Bir “Türkçü” nün Türkler için zararlı fikirleri-2
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
K. Maraş
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
Güncelleme: 22.05.2018
Bugün
18° - 31°
Çarşamba
18° - 31°
Perşembe
18° - 29°
K. Maraş

Güncelleme: 22.05.2018
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı