Yazı Detayı
25 Nisan 2015 - Cumartesi 22:36 Bu yazı 1122 kez okundu
 
“Dinî” mânasına gelen “millî” kavramı neleri haizdir
Ahmet Doğan İLBEY
lbeyali@hotmail.com
 
 

“Millî” kelimesi, İslâm’a, şeriata, dine, yani millete âit, milletle alâkalı, millete mensup demektir. “Ehl-i sünnet mezhebinden olanlara millîler” denir. Millet, İslâm mânasına geldiği için millî kavramı da İslâm’a, şeriata ait olan demektir. Kavmî ve “ulusal” mânada kullanılması yanlıştır. Her şey İslâm’a nisbetle, İslâm’ı mündemiç olmakla, İslâmî eksende bulunmakla ancak “millî” olmak vasfını taşıyabilir. Yalnızca İslâm’a yaslanmış olanlar millîdir.

 

Millî olmanın şartı, kavramın İslâmî ve şeriata ait olan hususiyetini taşımaktır. Bu mânayı taşımayan hiçbir kuruluş, düşünce, edebiyat, sanat ve kültürel unsurlar millî olma vasfına sahip değildir.  

 

DEVLETÇE MİLLÎ ADINI ALAN HİÇBİR ŞEY “MİLLİ” DEĞİLDİR

                                                                                                                                                                        Millî kavramının başına gelenler hiçbir kavramın başına gelmemiştir. “Millî” olan ne kadar millîdir? Türkiye’de devletçe millî adını alan hiçbir şey millî muhtevayı haiz değildir. “Millî” kavramı tahrif edilmiş mânasıyla anlaşılageldiği için, bu kelimeden doğan her ifade yanlıştır. Türkiye Batılı bir cumhuriyet olup, İslâm’la irtibatını laik-seküler hâle getirdiğinden bu yana "millî" kelimesi Kur'ânî mânasının dışında kullanılıyor ve bugünkü kullanılışı dinimize, dolayısıyla din üzere bir araya gelenlerin adı olan millete yüzde yüz zıttır.

Modern ulus devlet olma yolunda millî kelimesine ihanet edilmiş, Batılı ve ulusalcı bir muhteva ile içi boşaltılmış ve “yedi kocalı Hürmüz”e dönüştürülmüştür. Dolayısıyla “ulus-cumhuriyet” olmadan önce “millî” nin asıl mânası gereğince “milliyetçi” kavramı, kullanmaya ihtiyaç hissedilmese de münevveran tarafından İslâm fikri ve dâvası etrafında milletin değerlerini korumak ve sevmek olarak anlaşılıyordu                                                                                                                  

TÜRKİYE’DE YALNIZCA CÂMİ, TÜRK BAYRAĞI VE İSTİKLÂL MARŞI MİLLÎDİR

Türkiye’de câmi ve Türk bayrağı haricinde devletçe oluşturulmuş hiçbir müessese millî değildir. Yalnızca câmi, Türk bayrağı ve İstiklâl Marşı millîdir. İlk, orta mekteplerle üniversiteler eğitim ve müfredatıyla millîlikle bir nokta kadar bile alâkası yoktur.

 

Cumhuriyet Türkiye’sinde İslâmlaşmış mefhumlar asıl mânasından saptırıldığı içindir ki en az üç kuşağın idraki yanlışlıklarla dolu ve kirlidir. Tahrif edilmiş şekliyle kullanılan “millî” kelimesinin İslâmî mânasıyla anlaşıldığını düşündüğümüzde millî eğitim bakanlığının İslâm’a ve şeriata dair eğitim veren bakanlık olduğu anlaşılır. Millî eğitim şurasının da İslâm’a ait eğitime dair meselelerde istişare yapanlar mânasına gelir ki, ortaya çıkan kavram kargaşası zihniyet travmasına sebebiyet verecek derecededir.

 

Resmî ve piyasa mânasıyla şu ifadelerin hepsi yanlış ve asıl mânasıyla millî muhtevayı taşımaz: “Millî duygular, millî takım, millî kimlik, millî savunma, millî tarih, millî vicdan, millî ölçü, millî şuur, millî meclis, millî hassasiyet, millî şef, millî marş, millî şahsiyet, millî edebiyat, millî düşünce, millî coğrafya, millî bayram, millî egemenlik, millî güvenlik, millî birlik, millî kültür, millî cephe hükümeti, millî gelir... 

 

Birkaçını verdiğimiz buna benzer sayısız tamlama ve isimler mâna ve muhteva yönünden İslâmî mahreciyle hiçbir irtibatı yoktur. Bu tamlamalarda kullanılan “millî” kelimesinin yerine, laik-seküler bir pozisyona sahip oldukları ve bu yönde bir vazifeyi ifa ettikleri için “ulusal” kelimesinin kullanılması gerekir.

                                                                                                                                               

MEHMET ÂKİF, SAİD NURSİ HZ. LERİ MİLLÎ ŞAHSİYET; KEMALİZM’İN ŞEFLERİ MİLLÎ ŞAHSİYET DEĞİLDİR                                                                                                                                            

                                                                                                                                                       Millî şahsiyetin “millî”si İslâmî mânasıyla düşünüldüğünde Mehmet Âkif’le Said Nursî Hz.leri fikir ve dâvaları bakımından millî şahsiyetlerdir. Meselâ, Kemalizm’in “önderi” ilk Meclis’i feshettikten sonra gayesi bakımından laik-ulus bir devleti hedeflediği ve Müslüman milletin değerlerine karşı inkılâplar yaptığı için millî şahsiyet târifine girmez. Keza İsmet İnönü de bu târif dahilindedir. Milliyetçiliklerinde dine mugayir düşünceler olduğu için  Yusuf Akçura, Nihal Atsız vb. kişiler de İslâmî mânaya gelen millî gayeleri olmadığı için millî şahsiyet sayılmaz. 

“SAFAHAT” MİLLÎ, “NUTUK” MİLLÎ DEĞİL

 

“Millî önder”, “millî şef” ifadelerinde bir sıfat olarak “millî” kelimesinin kullanılması bu kavrama yapılmış en büyük zulümdür. “Millî önder”i ve “millî şefi” İslâm’a ve şeriata ait olan değerleri taşıyan insan olarak anlamaya çalıştığımızda bu mâna yüzünden laik devletin laik önderlerine irticaî kavramla hitap etmek “cürmünden” başımıza olmadık işler gelebilir.

                                                                                                                                                   Âkif’in “Safahat”ı İslâmî- yani millî mevzuları taşıdığı ve bu gayeye hizmet ettiği için millîdir. M. Kemal’in “Nutuk” u İslâmîliği ihtiva eden gaye ve özellik taşımadığı için millî bir kitap değildir. Bozkurt amblemi, İslâm’a ait tedaileri olmadığı, Şamanî-ulus inancının ve edebiyatının çağrışımlarını taşıdığı için millî değildir. Hilâl içinde ay amblemi İslâmî tasavvurdan neşet ettiği içindir ki millîdir.                                                                                                                

KUR’ÂN KURSLARI, MEDRESE VE TARİKAT EĞİTİMLERİ MİLLÎDİR, KEMALİST DERNEKLER MİLLÎ DEĞİLDİR

Başka misâller var; Sebilürreşad Dergisi İslâmî olanı hedeflediği için millîdir. Türkçü dergiler, İslâmî olanı bütünüyle gaye edinmediği, sadece kültürel bir unsur olarak gördüğü ve laik-ulus çizgisinde görüşleri hedeflediği için millî değildir. Bugüne baktığımızda Türk Tarih ve Dil Kurumu, Atatürkçü dernekler gibi resmî ideolojiye hizmet eden kuruluşlar da millî özelliği taşımazlar. Kur’ân Kursları, Ehl-i Sünnet’e uygun medrese, tarikat ve cemaatlerin eğitim ve faaliyetleri millîdir.

İLK MECLİS’TEN SONRA GÜNÜMÜZE KADAR HİÇBİR MECLİS VE HÜKÜMET MİLLÎ DEĞİLDİR

İlk Meclis ve hükümet, Kur’ân okunarak açıldığı ve gayesi itibariyle İslâmî özellikler taşıyan bir Cumhuriyet düşüncesini müzakere ettiği için millîdir. İkinci Meclis’ten günümüze kadar hiçbir T.B.M.M. ve hükümet İslâmî olanı gaye edinmediği için millî değildir.  

Millî kimliğin İslâmî kimlik, millî şuurun İslâmî şuur mânasına geldiğinin anayasada yazılması gerektiği ifade edilse Türkiye’de ilk karşı çıkanlar Atatürk milliyetçileri, Türkçüler ve “millî kültür” taraftarları olacaktır. Çünkü bu zümrelerin “millî”den anladıkları nation’dan iktibas edilen modern-laik millîliktir.

Başka bir misâl; Millî Piyango İdaresi, İslâmîliğe ve şeriata ait piyango idaresi mânasına gelir. “Milliyet” kavramı millî kelimesinden geldiği içindir ki Milliyet Gazetesi İslâmîyetçi ve şeriatçı bir gazete olma özelliğini çağrıştırır. Bundandır ki bu adı taşıyan gazete adını değiştirmeli yahut şeriatçı gazete olduğunu kabullenmelidir. Başında millî olan her şey bu mânayı haiz değilse kaldırılmalıdır.

CUMHURİYET DEVLETİ “MİLLΔ DEĞİL, LAİK ULUS DEVLETTİR

Esasında Türkiye’de resmî bakımdan en başta devlet olmak üzere hiçbir kuruluş “millî” değildir, millî olabilecek bir istikâmette adım da atılmamıştır. Atatürkçü ilkeler üzerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti “millî” değil, laik ulus devlettir. “Millî” kavramı üzerinden bir başka facia da İslâm’a, yani millete ait mücadele mânasına gelen Millî Mücadele’nin “millî”sidir. Tek Parti Cumhuriyet zihniyetince Millî Mücadele’nin “millî”si İslâmî değil, Batılı mânasıyla “ulusal yurtseverlik” olarak aşılanmıştır. Bu mâna ile “millî” kavramı özelliğini yitirmiş ve laik-seküler mâna kazanmış oluyor ki nesillerde idrak kirliliği bir faciaya dönüşüyor.

Bir misâl daha; “Kuva-yı milliye”, gücünü ve mânasını İslâm’dan alan, dine dayanarak bir araya gelen ve bu yönde mücadele etmek için toplananlar demektir. 1923’de sonra istikâmet değiştiren M. Kemal’in Millî Mücadele döneminde en çok kullandığı ifadelerden biri olan “anasır-ı milliye”, yani İslâmlara ait unsurlar ve topluluklar demektir. “Anasır-ı İslâmiye” ile aynı mânaya gelir ki “millet”, “anasır-ı milliye”den meydana gelmiştir.

Kullandığı diğer bir ifade olan “vahdet-i milliye” de İslâmî birlik mânasına gelir. Başka bir ifadesi de “Âmal-ı milliye”, Müslüman milletin, dini esas alarak yaptığı işlerdir. Diğer bir ifadesi de “ harekât-ı milliye’nin maksat ve gayesi vahdet-i milliyedir.” Çok kullandığı “irade-i milliye’nin hâkim olması…” ifadesi dinî esas alıp karar verenlerin iradesi demektir. Günümüzde sakız çiğner gibi herkesin hoyratça kullandığı “millî irade” İslâm ve şeriat üzere bir araya gelip millet olanların iradesi mânasındadır.     

“Millî” den ne anlaşıldığı zihniyetlere göre değişiyor. Kimilerine göre “millî”lilik Cumhuriyet döneminde tecessüm etmiştir. “Modern-sanayi dönemi ulus toplum çağında millîlik karakter değiştirmiştir” yanılgılarını taşıyanlar Türkiye’nin statükocularıdır. Türkiye’de “Dinim İslâm’dır” diyen herkes “millî” kavramını asıl mânasıyla anlamak ve inanmak mecburiyetindedir. “Millî devlet yapısı korunsun ve anayasada ye alsın” diyenler, “millî vicdan” larına, yani İslâmî olan vicdanlarına danışarak bakmalı millî kavramına.                                        ------------------------------------------

FİSKELER:                                                                                               

ANITMEZAR’DA ÇANAKKALE NÖBETİ TUTULUR MU?

Gazeteler “Anıtmezar’da Çanakkale nöbeti” ve “Anıtmezar’da Çanakkale ruhu” gibi başlıklar atmışlar. Birkaç ustaya müracaat ettim ve sordum da, “Anıtmezar’da Çanakkale nöbeti tutulmaz ve Anıtmezar’a Çanakkale’nin ‘Bedrin aslanları gibi imanı olan şehitlerin ruhu girmez…” buyurdular.

 

“DEMİREL’İN TAVSİYELERİNE DİKKAT ETTİM”

Eski bakanlardan K. Maraş milletvekili Sağlam mebusluğa veda konuşmasında bir söz söylemiş ki fena mı fena! Bu söz onun eski Türkiye liderlerini aşamadığını göstermez mi?: 

“Demirel’in bana bir tavsiyesi oldu. ‘Hiçbir basın haberini namusunuza ve şerefinize dokunmadığı sürece tekzip etme’ dedi. Aynı zamanda ‘Odan da hiçbir kadınla tek başına görüşme’ dedi. Bu ikisine hep dikkat etmişimdir.”

Türkiye’de Demirel mi kaldı tavsiyesi dinlenecek beşer?  Yazık! Giderayak, Demirel’den bahsetmese iyi olurdu…

SİMASINDA TÂDİLAT YAPTIRAN NAZLI ILICAK “TÜRK’ÜM DEMEYİ CANIM ÇEKMİYOR” DEMİŞ

 

Seçimlerde oyunu Hdp’ye vereceğini söyleyerek aklının dibini belli eden ve simasında tâdilat yaptırarak botoks (yüz gerdşrme) ve estetik ameliyatla genç görünmeyen çalışan Nazlı Ilıcak, “Türküm demeyi canım çekmiyor” demiş.

Acaba fikren, kalben ve inanç olarak Müslüman Türklükle bir ilgisi var mıydı?

 
Etiketler: “Dinî”, mânasına, gelen, “millî”, kavramı, neleri, haizdir
Yorumlar
Diğer Yazılar
“Dil Edebi”
“Turnalar Ali’mi görmediniz mi?”
Ana ile oğulun dostluğu
Her kurban İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Modern inkırazlar geliyor…
İnkıraz bir kez gelmeye görsün…
Sağcılık Kur’an-ı Kerim’e göredir.
Oy kullanmadan önce türkü dinleyin
Chp’nin iflâh olmayacağına dair
Açlığa medhiye
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Doğu’nun oğulları
Batı’nın oğulları üretme merkezi
Mebusluğun dayanılmaz(!)câzibesinden istikametini bozanlar
İyi nedir, iyi insan kimdir?
Anıtkabir’de îman tazelenir mi?
“Bir derdim var bin dermâna değişmem”
Doktorluk tasavvuf ve hikmet mektebinden sonra okunmalı
Hapishâne risâlesi-7
Hapishâne risâlesi-6
Hapishâne risâlesi-1
Kim İslâm üzere milliyetçiyim diyorsa makbuldür
Kur’anî mânada milliyet ve milliyetçilik
Ali Hocam yazısı
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Bâtıl Türkçüye göre Türkler “Araplaşıyor”muş-2
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
“Bitmeyen millî mücadele”
Dünya Kadınlar Günü’nün gerçek yüzü
Bâtıl Türkçünün Hakk’a tapan Türk’e zararları-3
Bâtıl Türkçüye göre din değişebilir, milliyet asla!
Bâtıl Türkçü ile Hakk’a tapan Türk bir değil
“Ne haçlı, ne şaman Türk! Müslüman, Müslüman Türk”
Necip Fâzıl’ın vasfettiği Türkler
Millet kimlikli Türk mü, ulus kimlikli Türk mü?
“Altun ordu” nam Türk ordusunun meziyeti
“Savletinle titresin” düşman ey Türk ordusu!
Hakk’a tapan Türk milletinin ordusu serhat boylarında…
Kültür Bakanına sual: Troyalılar Türk müydü?
Bosnalı millettaş Yemen Türküsü’nü söyleyince…
Dergiler fikir ve edebiyatın burçlarıdır
Evi barkı yıkan kitap delileri
İnönü Amerikancılığı utanç verici yıllardır
Kültürün iktidarı mı, iktidarın kültürü mü?
İstiklâl Marşı Şairi’ni fişleyen Cumhuriyet erdemli olabilir mi?
Mehmed Âkif’in cenazesinde Cumhuriyet’in şefleri yoktu
Yılbaşı kutlama pespâyeliğini Kemalistler resmîleştirdi
KUMARBAZ CUMHURİYET’İN MURDAR MİLLÎ (!) PİYANGOSU
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
Sahaf Hasan Efendi
“Selülozofiller” ve “Bibliyofiller”
Faydasız kitap okumak
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Cumhuriyet Bayramı”nı kimler niçin kutlar?
“Şifa kabul etmez ağır kitap hastaları”
Mecânin-i kütüb yahut kitap mecnûnları
Kitap yârânının efendisi
“Oku! zira okumayan azgınlaşır”
Musul / Kerkük’ün başına gelenlerin müsebbibi Lozancılardır
Türkler Hakk’a tapan millettir
Müslüman mahallesinde domuz dersi verilir mi?
İtirazın İsmailcesi
İsmail bayramı
Her kurban İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
İsmail ve bıçak
Kimi etine tâlib olur İsmail’in, kimi adanmışlığına
Milliyetçilik, cumhuriyet ve devlet Atatürkçülükle mi kaimdir?
Herkes İsmail olmalı
Osmanlı’da askerlik meselesi
Bir buğday yetiştiricisi bir darbeci generalden değerlidir
Dergi de okuyalım; dergisiz olmaz
Kitap ve dil
Yarın ölecekmiş gibi yazmak
Modern yazı seküler ve aidiyetsizdir
Kurtla çoban arasında mesai yapanlar
Kurtla bir olup kuzuyu yedikten sonra çobanla ağlayanlar
Darbeci bir general şu mısraları okuyabilir mi?
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Darbeci generaller psikopattır
Darbeci generallerin çöküşü
15 Temmuz darbeci generallerle milletin savaşıdır
Darbeye karşı selâ, ezan, millet
İyi yazı kütük ve nakış sahibidir
“İyi yazı kötü yazı”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Aynaya bakmak marifettir
Aynaya bakınca ne görüyoruz?
Somalili Mahmut’un yüreğinde Türkiye/Somali kardeşliği
Edebî hayatların kitabı: “Mekân Hikâyeleri”
Cümle Âlemin Efendisi’ne (s.a.v.) hâlnâme
Alkollü hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi
CHP’nin cemâziyelevvelini bilir misiniz?
Dil Kapısı’ndan geçenler
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Ehl-i gece olmak
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
Avrupa’nın binyıllık Türk korkusu
İstiklâl Marşı mı değişsin, Cumhuriyet mi?
Türk’ün güzel sıfatlarından alpereni doğru anlamak
Cumhuriyetin “Millî” kavramına ettiği zulümler
Terkip ve İnşâ dergisinden “İslâm maarif sistemi
Millet kimlikli Türklük mü, ulus kimlikli Türklük mü?
Türk’ü Türk yapan Cumhuriyet değil, İslâm’dır
Himmeti millet olan Türklüğe ihtiyaç var
Kumarbaz Cumhuriyetin Murdar Millî (!) Piyangosu
Kalbiniz kışa dönmüşse baharla diriltin
“Aman” diye kimi çağırmalı?
Şehitlerin kanı yüzümüze değiyor/ kaatil: ABDHDPKK’dır
“Çaldım yârin kapısın…”
“Çınar”ı nasıl bilirsiniz?
Sadra şifa bir kitap: “Evin Mahremi Olmak”-2-
Kemalistler Batılılaşma uğruna Musul’dan vazgeçti
Ey ahmak! ölümden güzel bir şey var mı?
Ölümle aranız nasıl?
Müslüman Doğulu musunuz, Batılı mı?
Dil Kapısı
İsmail ve bıçak
Cemaat önderi, hocaefendi ve âlim sıfatlı Belâmlar
Bu ülke ecdadımındı / bugün benim / yarın oğlumun ve onun oğullarının olacak
Darbeci generallerin soy ağacı
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Göster Âl-i Osman Türklüğünü Ey Türk Ordusu!
Siyaset elinde şahlanamayan bir hareket: Alperen Ocakları
Kurtlar ve darbeci generaller
Hayat yavaştı yavaş yaşardık eskiden
Ezanın hasmı darbecilerin ezana yenilişi
“General elbisesi giyen horoz”
Muhsin Yazıcıoğlu suikastının kuyruğu göründü…
Türkler Hakk’a tapan millettir
Darbeye karşı selâ, ezan ve millet
Tanrı yok, generaller var!
Darbeci generaller psikopattır
Bir buğday yetiştiricisi bir generalden değerlidir
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Türkiye Yazarlar Birliği Kahramanmaraş Şubesi’nin başına gelenler
Ey generaller! sizi sigaya çeken bir millet var
Darbeci generallerin çöküşü
Târih şöyle yazacak: Darbeci generallerle milletin savaşı
“Tek Kapı” ya açılan Kapılar…
İnsanlar televizyon seyrederek ölüyorlar
Müslümanın hayatına giren Avrupa âdetidir tâtil
Eşref-i mahlûkat’tan homoekonomikus’a dönüşenler
Ölüm haberleri ve tâziyelerimiz de laikleşiyor
Sizi alnınızdan öperim Alperenler!
Uykuya dost olan Müslüman çoğalıyor/sa…
Benim yaram derin derin…
Vatan hainliğinin târifi
Amerikan yardımı alan 27 Mayıs darbecileriyle CHP ikizdir
Sohbetle sahâbe olanların milletindeniz
Medeniyet dâvamızı omuzlayan dergi: Terkip ve İnşâ
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Yüreklerinde anne ateşi sönmeyen iki şair:
Hümâ kuşuna yahut “Himmet Hümâları” na tutunmak
Laik-altı ok anayasası Müslümanca ıslah edilmeli
Türkiye, Büyük Doğu Fikrine muhtaç
Dostunuzu, yâni benzerinizi bulun
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
Modernizme karşı dost ve dostluk
Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm doğduğunda
Suriye meselesini yakın tarihte aramak
Bin miligramlık şiir böyle olur efendiler!
“Okuryazar mısın, Uyurgezer mi?”
Dil Kapısı’ndan geçmedikçe
Vatan müdafaasına çıkan dost hüzün yollamış
Nekrofil PKK ve dış düşmanlar yine Ankara’da…
“Ağlayın su yükselsin belki kurtulur gemi”
28 Şubat’ın apoletli kurtlarıyla bir olup kuzuyu yiyenler
Mukaddesatçı iktidarın medeniyetle imtihanı
“Yârin Şifa Kapısı”
“Türkü Yazıları”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Bir Hocam ve Dükkânnâme
Türkiye, Bayırbucak’ı ilhak etmeli
Maraş Maraş Derler Kahramanlığın Adına
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Türkiye PYD’ya karşı Suriye Türkmenlerini Masa’ya getirmeli
Türkiye’de aydının anatomisi
Medine, Medeniyet ve Şehir
Akademisyenin recüliyeti var mı?
Hüda Par’dan iki mektup
Türkçülerin meylettiği müelliflerin medeniyet fikrindeki ârıza ve farklılıklar
Ârızasında ısrar eden bir Türkçünün ithamnâmesi
Mehmet Âkif, Kemalist cumhuriyeti tasdik etmedi
“İktidarda Kim Var?”
Mehmet Âkif’in cenazesinde cumhuriyetin şefleri yoktu
El çek hüznümden ey zâhir erbabı
Türkçülük hareketinin Türklük anlayışı ârızalıdır
Türk milliyetçilerinin iflah olmaz hastalığı: “Atatürk’e bağlılık”
Müslümanın itini bile seven adam: Muzaffer Gözükara!
Her yer kitap, her yer fikir ve edebiyattı o gün…
“Rıza” yahut “Râzı” olmayı unutunca…
“Kelimelerin Seyir Defteri”nde yazılanlar
İslâm Medeniyetinin mukaddimesi: Câmi
“Ya Tahammül Ya Sefer'den Bize ‘İstikrar’ Düştü!”
Türkiye’deki milliyetçi hareketler İslâmî ihtiyaçtan doğmadı
“Bosna Bizim Neyimiz Olur?”
Milliyetçilik yola özürlü çıkınca…
Alkollü laik hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi-1-
Chp’nin bugünü de cemâziyelevveli gibi kirlidir
“Maruz Kalanlar Nesli”
Kaldırım imarına değil, gönül imarına ihtiyaç var
Âkif, İslâm; Gökalp, Batı medeniyetinden yanadır
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
İslâm medeniyetinde mûsikî “hikmetten bir cüzdür”
Üç yaralı kavram: asabiyet, kavmiyet, milliyet
“Çağın İsmailleri! bize et size cennet düştü”
Her kurban bir İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Dindar Kürtlerin ve bir Astsubayın HDPKK hakkında görüşleri
Dindar / ümmetçi Kürt kardeşlerimizin cevapları
Dindar / Ümmetçi Kürtler de özerklik ve resmî dil istiyorsa…
Said Nursî Hazretlerinin “Medeniyet-i Kur’ânîye” fikri
“Aç canavara (HDPKK) tahabbüb, iyiliğini değil iştahını artırdı
Modernizmin bulaştırdığı bir hastalık: “İhtiyaç tuzağı”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Kim “HDPKK”ye oy ve medya desteği vermişse haindir
Fikir Teknesi’nden peş peşe fikirli kitaplar…
Ahmet Cevdet Paşa’nın fıkıh üstü Medeniyet-i Cedide’si
Şehitlerin kanı yerde mi kalacak?
Nekrofil (ölüsevici) PKK, Amerika/İsrail provokasyonu iş başında
“Gurbet nedir bilir mi o menfâya gitmeyen?”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Gök Kapılarından geçmek
Doğu Türkistan’a Ecdâdımız Gibi Gitmek
Alperen, İslâm devleti dâvasının mükellefiyetini taşıyana denir
Kürtçülüğün çâresi Said-i Nursi Hz.lerinin fikirlerindedir
CHP’nin desteklediği 27 Mayıs darbecilerine Amerikan yardımı
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
“Amerikan saatine göre uyuyan Türk münevveri…”
“Millet”in târifi yahut millet olmanın müslümancası
19 Mayıs bayram değil, Atatürkçülük karnavalıdır
Nü-sever General Evren’in Akıbeti
İdrakimize vurulan Atatürkçülük zincirini ne zaman kıracağız?
Medeniyetimize Kasteden Medeniyetsiz Cumhuriyet
İktidar da dâhil, partilerin seçim vaatleri bayat ve fikirsiz
Altı ok muhibbi bir zındık: domuzsever Abdullah Cevdet
Dostâne Fiskeler
Efendimiz Aleyhisselâtüvesselâm’ın şehri Medine
Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm doğduğunda
“En iyi Türk ölü Türktür; en iyi Kürt ölü Kürttür”
“Daha Çok Ölü İstiyorum”
Fikir Teknesi’nden Necip Fazıl ve Büyük Doğu Devleti üstüne kitaplar
Tekbir, salavat ve mehterle Çanakkale şehitlerini yâdeden üniversite…
Altı Ok Cumhuriyetinin kadın projesi: “Kur’an’ı kapa, kadınları aç”
Hilâfetçilikten Devrimciliğe Evrilen “CHP Makyavelizmin Partisidir”
28 Şubat’ın paranoyak generalleri
Kıyafet İnkılâbının Kurbanı Kadınlar ve Kızlar
Bir “Türkçü” nün Türkler için zararlı fikirleri-2
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
K. Maraş
Sıcak
Güncelleme: 20.09.2018
Bugün
23° - 36°
Cuma
22° - 34°
Cumartesi
21° - 34°
K. Maraş

Güncelleme: 20.09.2018
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı