Yazı Detayı
20 Temmuz 2015 - Pazartesi 10:42 Bu yazı 1172 kez okundu
 
“Gurbet nedir bilir mi o menfâya gitmeyen?”
Ahmet Doğan İLBEY
lbeyali@hotmail.com
 
 

(Bayramlarda gurbette olan, dost gurbetine düşen ve gurbet sızısı çekenler için…)

     

Yahya Kemal, “Gurbet nedir bilir mi o menfâya gitmeyen? / Ey gurbet, ey gurûbu ufuklarda bitmeyen” mısralarıyla evden kaçan â’ratfa bir aydının Avrupa’nın ruhsuz şehirlerinde yaşadığı gurbet duygularını anlatır. Şairin söylediği söz, gurbeti yaşamayan, evinden yurdun hiç ayrılmayıp da hasretten, çileden bahseden pişmemiş insanlar için yüreği kanatacak bir sual.

 

Faruk Nafiz Çamlıbel’in “Han Duvarları” şiirinde dile getirdiği, derdini han duvarlarına yazan gurbetçilerin hikâyesidir: “On yıl var ayrıyım Kınadağı’ndan / Baba ocağından yar kucağından / Bir çiçek dermeden sevgi bağından / Huduttan hududa atılmışım ben.” Onun “Sarmış beni gurbet / Sarmış beni Mecnun diye zincir gibi dağlar”  mısraları ara sıra diline gelmeyen insan var mıdır?

 

“GURBETİN ODASINDA YATMAYAN NE BİLİR GÜNLERİN UPUZUN”

 

Gevherî’nin “Kurtulamadım üç nesnenin elinden / Biri firkat, biri gurbet, biri aşk / Üçü bilmez birbirinin hâlinden” mısraları ârif olana, yaratılışla başlayan gurbet ve aşk yolculuğumuzun arasındaki trajik mücadeleyi ne güzel anlatır öyle?

 

Şair Mehmet Narlı da çıktığı Mısır gurbetinde bir gönül dostuna nasıl sitem ediyor yüreği yanarak: “Gurbetin odasında yatmayan ne bilir günlerin upuzun / Ve fakat ömrün kısa olduğun / Dilini ateşte tutmayan / Canıyla atladığı her gölgenin içinden nasıl düşer kuyulara / Ne bilir insan kaçarken yalnızlığın köpeklerinden.”

 

Vecdli aşk erbabı Fethi Gemuhluoğlu “gönlümüzün kavgası” dediği gurbet “önce sevgiliye, sonra O’nunla beraber kemâl hâlinde asıl sevgiliye kavuşmadıkça, gönlümüzün kavgası dinmeyecek, dur-durak bilmeyecektir” diyor. Ö. Tuğrul İnançer’e göre “dünyadaki mâceramız bir düşüş değil.” Bu ehl-i irfana göre, “her şey aslına rücû eder esasından yola çıkıldığında gurbet irâdî olarak gurbet hâlinden çıkıp kurbete (yakınlık) sılaya dönmektir.”

 

Psikiyatrı uzmanı Prof. Dr. Süheyla Ünal Hanımefendi, Batı’nın inançsız ruh bilimine karşı insanlığı gurbeti ve sılayı tanımaya çağırıyor ve dünyanın bir gurbet, “sıla” nın ise “asıl vatan ” olduğunu söylüyor: “...Ne çok şey değişti... Ama ‘sıla’ yerli yerinde durdu hep, ‘gurbet’ de karlı dağların ardındaydı. Sıla ana kucağı idi. (...) Sıla asıl vatan. Gurbet, okun düştüğü yerdi. Oku savuranın durduğu yer sıla. Savrulan okun arandığı her yerdi gurbet. Dağların ardı, çöllerin ötesi, şehirlerin en güzeli... Sıla, değişmeden duran, sığınılan limandı... Gurbet gel gel edip de kaçan...”

 

Ahmet Yüksel Özemre, “vehim ve gerçeği” anlattığı yazısında “Kur’an ve sünnet gerçeğine” sarılmamızı öğütlüyor ve “gerçeği istemek gurbete düşmek demektir” diyor.     Hilmi Yavuz, “Doğu’nun Gurbetleri” şiirinde “Kendi elimizle kurduğumuz gurbetten / Daha zor bir sürgün yoktur” diyerek, yaratılıştan bu yana insana bahşedilen gurbetin haricinde bilerek düştüğümüz trajik gurbetlerimizi anlatmıyor mu? 

 

Dücane Cündioğlu da kelimeleriyle iki türlü gurbetle alâkadar olan derin gurbetçilerden sayılır: “Ne garip, dünyayı yorumlamak için o dünyanın kendisinden uzaklaşmak zorundayız. (…) Gurbet, yani yabancılaşma. Yabancılaştıkça anlıyorum. Garipleştikçe, gurbeti hissettikçe. İnsanı hicranın tâ içine gömen, her adımında onu gurbet buhranına sokan hep yine insan…”

 

“GURBET, İNSANIN KENDİSİYLE BOY ÖLÇÜŞTÜĞÜ YERDİR”

 

Mehmet Niyazi’nin, bir kitabının girişine yazdığı şu satırlar sanki derûnumdan çıkmışçasına yüreğime işledi: “ Gurbet, insanın kendisiyle boy ölçüştüğü yerdir. Aşk ise orada bir başkadır. Ona bir adım daha yaklaşmak heyecanıyla gam dehlizini andıran gecelerde sabahları iple çekilir. (…) İnsan bu durumda hisli ve içli gurbeti yürek ağrılarıyla döker; ah, ne o ağrılara tahammül ediliri ne de onlardan kopulur.”

            

Sezai Karakoç’ta gurbet, “En Sevgili”den “dünya sürgününe” çıkmaktır: “Senin kalbinden sürgün oldum ilkin / Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği” dir.  Aslı vatana bir an önce dönmek için yalvarır: “ Göğsümde sürgününü geri çağıran bir damar vardır / (…)  Ey Sevgili / Uzatma dünya sürgünümü benim.”

 

“KALÛBELÂDAN BERİ MUHACİRİM BEN”

 

Bahaettin Karakoç, “Kalûbelâdan beri muhacirim ben / Her nereye gitsem ensâr karşıladı” mısralarıyla bezm-i elestten bu yana gurbetçi olduğunu söylüyor. Şiirin, kelimelerin aslında bir gurbet dili olduğunu, gurbet sancısından doğduğunu dile getiriyor: “Göç sabaha, kon akşama / Hasret tık tık vurur cama / Siz sıla dersiniz ama / Diyar-ı gurbettir şiir.” 

    

Abdurrahim Karakoç, gurbeti ağır yaşayan bir şairdir. “Gurbet sancıdır, ayrılık hançer / Gurbet nedir, ne değildir? De hele” diyerek gurbetin manevî derinliğini arayanlardandır. Kendi gurbetinde  “Öyle ıstırap ki, dağlar fevkinde / İçimde denk olur gurbet akşamı / Bir garip ölünün mezar taşına / Konmuş çelenk olur gurbet akşamı” diyerek kendi gurbetinde kıvranan bir şair.

 

Şiirlerinde en çok gurbet yanımızı anlatan Ali Akbaş şu şiiriyle maddî gurbetçilerimizi yüreğine yüreğine vurup ağlatarak kendinden geçiriyor: “Sirkeci’den tren gider evim barkım viran gider / (...) “Sirkeci’den tren gider / Vagon gider derdim gider / Gurbet elde bir başıma / Varım yoğum alır gider / Sirkeci’den tren gider / Bir yaldızlı Kur’an gider / (...) Su serperler gidenlerin ardından / Dün askere, Hint’e, Yemen’e  / Bugün ekmeğe yaban ellere.” 

 

İskender Pala, “Asıl Sevgili”ye dönme çabasında aşkını gurbet imtihanındaki tâlimle ölçer: “Hani gurbetin ucunda günlüme gömen de, hani seni gurbet gurbet gönlüme gömen de”

 

Demek ki üdebâya göre gurbet kâh zâlim bir sürgün yeri, kâh bir çile yurdu ve “kurbet” (Allah’a yakınlık)  olabiliyor. Yani ki, içimiz dışımız gurbet bizim.

 

“İÇİMDE DÖVÜNÜP AĞLAMA GURBET”

 

Fikir ve mısralarında iki gurbeti birden yaşayan ediplerin dünya hayatına eyvallah etmemesi kelimelerin gücüyle gurbete karşı dayanıklı olmaya çalışmalarındandır. Necip Fazıl’ın, annesinin vefatından sonra yazdığı şu mısralarda iki türlü gurbet duygusu vardır: “Dağlarda dolaşırken yakma kandili / Fersiz gözlerimi dağlama gurbet / (...) Yalnız annem gibi, o ılık sesle / İçimde dövünüp ağlama gurbet.”

 

“GURBETTEN EVLÂTLARININ DÖNMESİNİ PENCERE ÖNÜNDE BEKLEYEN İHTİYARLAR” ÂH!

 

Ahmet Hamdi Tanpınar, “Beş Şehir” adlı kitabını “bir medeniyete duyduğu gurbeti hissedip yazdığını, Bursa’da su seslerinde gurbeti hissettiğini” söylemişti. Erzurum Akçakale’de “gurbetten evlâtlarının dönmesini pencere önünde senelerce bekleyen ihtiyarların, her kapı çalınışında yitiğinin dönmesi umuduyla heyecanla açılan kapıların, 5-10 sene öncesinde ayrıldığı yurduna hasbelkader dönen savaş artığı insanların hikâyelerinden” duyduğu gurbet hüznü onu yüreğinden ağır yaralamıştır.

 

Bir şiirinde  “Ayrılık var mı, gurbet var mı? / Biz beyhude yere gecikenler” diyen Tanpınar’ı ağır yaralayan bir gurbet hikâyesiyle gurbete âşina olan herkesin yaralanmasını isterim: “Bir hanın köşesinde savaş esirliğinden yeni dönen yanık yüzlü, tek kollu bir biçâre evinden çıkıp savaş gurbetinden döndüğünde oğlu, karısı, anası ve kimseyi, hattâ evinin yerini bile bulamaz. Şehri terk edip giderken o savaş artığı gurbetzedeye ‘şimdi nereye gidiyorsun’ diye sorulunca, o da ‘evlâdım nereye gittiğimi ne sorarsın. Geldiğim yeri sana söyledim, yetmez mi?”

 

Nurettin Topçu mistik ve tasavvufî bir bakışla, gönlümüzü kaybettiğimiz materyalistleştirilen eşya ve hayat karşısında “bin nedametle nihayet anladık. Bu dünyada belki her şeyi bulmak kolay, kendini bulmak zormuş. Kendimizi nerede bulalım? Kendi dışımızda nereye koştuksa gurbette kaldık” diyerek, denî ve süflî gurbete koşanları “merhametli” yüreğiyle “sıla” ya dâvet ediyor. Modern zamanlar öncesi (ne mutlu modernliğin idrâkleri kirletmediği o saadetli zamanlara)  şairlerimizden Rasih Bey, “Yardan mehcur iken düştük diyâr-ı gurbete / Dehr gösterdi bize hicran hicran üstüne.” Diyor ki şair: Yardan ayrıyken bir de gurbete düştük ve zaman bize ayrılık üstüne ayrılık gösterdi.” 

 

“BAZEN VATAN GURBETLENİR, GURBET TE VATANLANIRMIŞ”

 

Gurbetin varlığına Mehmet Âkif de katılır: “Bazen vatan gurbetlenir gurbet te vatanlanırmış / Gel artık mâsiva yok, şimdi yurdum Tanrı yurdudur” 

 

Kemalettin Kamu’nun şarkı olarak bestelenen “Gurbet o kadar acı ki ne varsa içimde / Hepsi bana yabancı, hepsi başka biçimde / Ben gurbette değilim gurbet benim içimde” şiirini duygulanıp da kaidesiyle terennüm etmeyen var mı acaba?  Onun, gurbetin hem gönüllüsü olduğunu, hem de içinde bir yara olduğunu ifade eden şu mısralarını az yâd etmemişizdir: “Bekçisiyim bu serin / Bu siyah gecelerin / Gurbetten daha derin / Bir yara yok içimde.” 

---------------------------------------------------

GELENEKLİ ŞİİRİN HÂMİSİ HECE TAŞLARI DERGİSİ 5. SAYISI

 

Atışma gibi gelenekli şiirin son temsilcilerinden şair Tayyib Atmaca’nın Yayın Müdürlüğünde Eskişehir’de çıkan Hece Taşları Dergisi’nin (hecetaşlaridergisi@gmail.com) 5. sayısı (Temmuz 2015) sayısı ulaştı adresimize.  Divan şiirinin ileri gelenlerinden Nâbi (1642-1712) için özel sayısı yapılmış.

 

Derginin kapağında Nâbi’nin portresi var. “Şairlerin Hâli İçler Acısı”, “Şairlerin Sultanı Nâbi”, “Peygamber Sevdalısı Bir Şair: Nâbi”, “Geleneğin Çizgisinde Divan Şiiri”, “Dağların Türküsü”, “Ahmet Haşim’in Bir Mektubu Üzerine Düşünceler” başlıklı nesirler faydalanılması gerek ciddî tenkit ve denemelerdir. Bu sayının şair ve yazarları gelenekli hece şiiri hususunda yine hayli ısrarlı. Hece, yâni gelenekli şiiri korumakta gayret ediyorlar. Bu sayının şair ve yazarları takip edenlerin âşina olduğu isimler yine:

 

C. Ünaldı Hasannebioğlu Temür Melik Dedekurt, Mehmet Kurtoğlu, Ekrem Kaftan, Mahmut Topbaşlı, Hasan Akçay, Mehmet Turgut Berbercan, Hayrettin Durmuş, Mehmet Pektaş, Hızır İrfan Önder,  Ali Parlak, Süleyman Pekin, Hacer Alioğlu Yakuti, Hüseyin Kaya, Murat Soyak, Ercan Hanay, Muhammed Emin Türkyılmaz, Ali Kemal Mutlu, Metin Özarslan, Hikmet Elitaş, İsmail Gül, İslam Sadıg, Emrullah Bedir, Metin Önal Mengüşoğlu

 

 
Etiketler: “Gurbet, nedir, bilir, mi, menfâya, gitmeyen”
Yorumlar
Diğer Yazılar
Sağcılık Kur’an-ı Kerim’e göredir.
Oy kullanmadan önce türkü dinleyin
Chp’nin iflâh olmayacağına dair
Açlığa medhiye
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Doğu’nun oğulları
Batı’nın oğulları üretme merkezi
Mebusluğun dayanılmaz(!)câzibesinden istikametini bozanlar
İyi nedir, iyi insan kimdir?
Anıtkabir’de îman tazelenir mi?
“Bir derdim var bin dermâna değişmem”
Doktorluk tasavvuf ve hikmet mektebinden sonra okunmalı
Hapishâne risâlesi-7
Hapishâne risâlesi-6
Hapishâne risâlesi-1
Kim İslâm üzere milliyetçiyim diyorsa makbuldür
Kur’anî mânada milliyet ve milliyetçilik
Ali Hocam yazısı
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Bâtıl Türkçüye göre Türkler “Araplaşıyor”muş-2
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
“Bitmeyen millî mücadele”
Dünya Kadınlar Günü’nün gerçek yüzü
Bâtıl Türkçünün Hakk’a tapan Türk’e zararları-3
Bâtıl Türkçüye göre din değişebilir, milliyet asla!
Bâtıl Türkçü ile Hakk’a tapan Türk bir değil
“Ne haçlı, ne şaman Türk! Müslüman, Müslüman Türk”
Necip Fâzıl’ın vasfettiği Türkler
Millet kimlikli Türk mü, ulus kimlikli Türk mü?
“Altun ordu” nam Türk ordusunun meziyeti
“Savletinle titresin” düşman ey Türk ordusu!
Hakk’a tapan Türk milletinin ordusu serhat boylarında…
Kültür Bakanına sual: Troyalılar Türk müydü?
Bosnalı millettaş Yemen Türküsü’nü söyleyince…
Dergiler fikir ve edebiyatın burçlarıdır
Evi barkı yıkan kitap delileri
İnönü Amerikancılığı utanç verici yıllardır
Kültürün iktidarı mı, iktidarın kültürü mü?
İstiklâl Marşı Şairi’ni fişleyen Cumhuriyet erdemli olabilir mi?
Mehmed Âkif’in cenazesinde Cumhuriyet’in şefleri yoktu
Yılbaşı kutlama pespâyeliğini Kemalistler resmîleştirdi
KUMARBAZ CUMHURİYET’İN MURDAR MİLLÎ (!) PİYANGOSU
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
Sahaf Hasan Efendi
“Selülozofiller” ve “Bibliyofiller”
Faydasız kitap okumak
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Cumhuriyet Bayramı”nı kimler niçin kutlar?
“Şifa kabul etmez ağır kitap hastaları”
Mecânin-i kütüb yahut kitap mecnûnları
Kitap yârânının efendisi
“Oku! zira okumayan azgınlaşır”
Musul / Kerkük’ün başına gelenlerin müsebbibi Lozancılardır
Türkler Hakk’a tapan millettir
Müslüman mahallesinde domuz dersi verilir mi?
İtirazın İsmailcesi
İsmail bayramı
Her kurban İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
İsmail ve bıçak
Kimi etine tâlib olur İsmail’in, kimi adanmışlığına
Milliyetçilik, cumhuriyet ve devlet Atatürkçülükle mi kaimdir?
Herkes İsmail olmalı
Osmanlı’da askerlik meselesi
Bir buğday yetiştiricisi bir darbeci generalden değerlidir
Dergi de okuyalım; dergisiz olmaz
Kitap ve dil
Yarın ölecekmiş gibi yazmak
Modern yazı seküler ve aidiyetsizdir
Kurtla çoban arasında mesai yapanlar
Kurtla bir olup kuzuyu yedikten sonra çobanla ağlayanlar
Darbeci bir general şu mısraları okuyabilir mi?
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Darbeci generaller psikopattır
Darbeci generallerin çöküşü
15 Temmuz darbeci generallerle milletin savaşıdır
Darbeye karşı selâ, ezan, millet
İyi yazı kütük ve nakış sahibidir
“İyi yazı kötü yazı”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Aynaya bakmak marifettir
Aynaya bakınca ne görüyoruz?
Somalili Mahmut’un yüreğinde Türkiye/Somali kardeşliği
Edebî hayatların kitabı: “Mekân Hikâyeleri”
Cümle Âlemin Efendisi’ne (s.a.v.) hâlnâme
Alkollü hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi
CHP’nin cemâziyelevvelini bilir misiniz?
Dil Kapısı’ndan geçenler
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Ehl-i gece olmak
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
Avrupa’nın binyıllık Türk korkusu
İstiklâl Marşı mı değişsin, Cumhuriyet mi?
Türk’ün güzel sıfatlarından alpereni doğru anlamak
Cumhuriyetin “Millî” kavramına ettiği zulümler
Terkip ve İnşâ dergisinden “İslâm maarif sistemi
Millet kimlikli Türklük mü, ulus kimlikli Türklük mü?
Türk’ü Türk yapan Cumhuriyet değil, İslâm’dır
Himmeti millet olan Türklüğe ihtiyaç var
Kumarbaz Cumhuriyetin Murdar Millî (!) Piyangosu
Kalbiniz kışa dönmüşse baharla diriltin
“Aman” diye kimi çağırmalı?
Şehitlerin kanı yüzümüze değiyor/ kaatil: ABDHDPKK’dır
“Çaldım yârin kapısın…”
“Çınar”ı nasıl bilirsiniz?
Sadra şifa bir kitap: “Evin Mahremi Olmak”-2-
Kemalistler Batılılaşma uğruna Musul’dan vazgeçti
Ey ahmak! ölümden güzel bir şey var mı?
Ölümle aranız nasıl?
Müslüman Doğulu musunuz, Batılı mı?
Dil Kapısı
İsmail ve bıçak
Cemaat önderi, hocaefendi ve âlim sıfatlı Belâmlar
Bu ülke ecdadımındı / bugün benim / yarın oğlumun ve onun oğullarının olacak
Darbeci generallerin soy ağacı
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Göster Âl-i Osman Türklüğünü Ey Türk Ordusu!
Siyaset elinde şahlanamayan bir hareket: Alperen Ocakları
Kurtlar ve darbeci generaller
Hayat yavaştı yavaş yaşardık eskiden
Ezanın hasmı darbecilerin ezana yenilişi
“General elbisesi giyen horoz”
Muhsin Yazıcıoğlu suikastının kuyruğu göründü…
Türkler Hakk’a tapan millettir
Darbeye karşı selâ, ezan ve millet
Tanrı yok, generaller var!
Darbeci generaller psikopattır
Bir buğday yetiştiricisi bir generalden değerlidir
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Türkiye Yazarlar Birliği Kahramanmaraş Şubesi’nin başına gelenler
Ey generaller! sizi sigaya çeken bir millet var
Darbeci generallerin çöküşü
Târih şöyle yazacak: Darbeci generallerle milletin savaşı
“Tek Kapı” ya açılan Kapılar…
İnsanlar televizyon seyrederek ölüyorlar
Müslümanın hayatına giren Avrupa âdetidir tâtil
Eşref-i mahlûkat’tan homoekonomikus’a dönüşenler
Ölüm haberleri ve tâziyelerimiz de laikleşiyor
Sizi alnınızdan öperim Alperenler!
Uykuya dost olan Müslüman çoğalıyor/sa…
Benim yaram derin derin…
Vatan hainliğinin târifi
Amerikan yardımı alan 27 Mayıs darbecileriyle CHP ikizdir
Sohbetle sahâbe olanların milletindeniz
Medeniyet dâvamızı omuzlayan dergi: Terkip ve İnşâ
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Yüreklerinde anne ateşi sönmeyen iki şair:
Hümâ kuşuna yahut “Himmet Hümâları” na tutunmak
Laik-altı ok anayasası Müslümanca ıslah edilmeli
Türkiye, Büyük Doğu Fikrine muhtaç
Dostunuzu, yâni benzerinizi bulun
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
Modernizme karşı dost ve dostluk
Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm doğduğunda
Suriye meselesini yakın tarihte aramak
Bin miligramlık şiir böyle olur efendiler!
“Okuryazar mısın, Uyurgezer mi?”
Dil Kapısı’ndan geçmedikçe
Vatan müdafaasına çıkan dost hüzün yollamış
Nekrofil PKK ve dış düşmanlar yine Ankara’da…
“Ağlayın su yükselsin belki kurtulur gemi”
28 Şubat’ın apoletli kurtlarıyla bir olup kuzuyu yiyenler
Mukaddesatçı iktidarın medeniyetle imtihanı
“Yârin Şifa Kapısı”
“Türkü Yazıları”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Bir Hocam ve Dükkânnâme
Türkiye, Bayırbucak’ı ilhak etmeli
Maraş Maraş Derler Kahramanlığın Adına
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Türkiye PYD’ya karşı Suriye Türkmenlerini Masa’ya getirmeli
Türkiye’de aydının anatomisi
Medine, Medeniyet ve Şehir
Akademisyenin recüliyeti var mı?
Hüda Par’dan iki mektup
Türkçülerin meylettiği müelliflerin medeniyet fikrindeki ârıza ve farklılıklar
Ârızasında ısrar eden bir Türkçünün ithamnâmesi
Mehmet Âkif, Kemalist cumhuriyeti tasdik etmedi
“İktidarda Kim Var?”
Mehmet Âkif’in cenazesinde cumhuriyetin şefleri yoktu
El çek hüznümden ey zâhir erbabı
Türkçülük hareketinin Türklük anlayışı ârızalıdır
Türk milliyetçilerinin iflah olmaz hastalığı: “Atatürk’e bağlılık”
Müslümanın itini bile seven adam: Muzaffer Gözükara!
Her yer kitap, her yer fikir ve edebiyattı o gün…
“Rıza” yahut “Râzı” olmayı unutunca…
“Kelimelerin Seyir Defteri”nde yazılanlar
İslâm Medeniyetinin mukaddimesi: Câmi
“Ya Tahammül Ya Sefer'den Bize ‘İstikrar’ Düştü!”
Türkiye’deki milliyetçi hareketler İslâmî ihtiyaçtan doğmadı
“Bosna Bizim Neyimiz Olur?”
Milliyetçilik yola özürlü çıkınca…
Alkollü laik hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi-1-
Chp’nin bugünü de cemâziyelevveli gibi kirlidir
“Maruz Kalanlar Nesli”
Kaldırım imarına değil, gönül imarına ihtiyaç var
Âkif, İslâm; Gökalp, Batı medeniyetinden yanadır
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
İslâm medeniyetinde mûsikî “hikmetten bir cüzdür”
Üç yaralı kavram: asabiyet, kavmiyet, milliyet
“Çağın İsmailleri! bize et size cennet düştü”
Her kurban bir İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Dindar Kürtlerin ve bir Astsubayın HDPKK hakkında görüşleri
Dindar / ümmetçi Kürt kardeşlerimizin cevapları
Dindar / Ümmetçi Kürtler de özerklik ve resmî dil istiyorsa…
Said Nursî Hazretlerinin “Medeniyet-i Kur’ânîye” fikri
“Aç canavara (HDPKK) tahabbüb, iyiliğini değil iştahını artırdı
Modernizmin bulaştırdığı bir hastalık: “İhtiyaç tuzağı”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Kim “HDPKK”ye oy ve medya desteği vermişse haindir
Fikir Teknesi’nden peş peşe fikirli kitaplar…
Ahmet Cevdet Paşa’nın fıkıh üstü Medeniyet-i Cedide’si
Şehitlerin kanı yerde mi kalacak?
Nekrofil (ölüsevici) PKK, Amerika/İsrail provokasyonu iş başında
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Gök Kapılarından geçmek
Doğu Türkistan’a Ecdâdımız Gibi Gitmek
Alperen, İslâm devleti dâvasının mükellefiyetini taşıyana denir
Kürtçülüğün çâresi Said-i Nursi Hz.lerinin fikirlerindedir
CHP’nin desteklediği 27 Mayıs darbecilerine Amerikan yardımı
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
“Amerikan saatine göre uyuyan Türk münevveri…”
“Millet”in târifi yahut millet olmanın müslümancası
19 Mayıs bayram değil, Atatürkçülük karnavalıdır
Nü-sever General Evren’in Akıbeti
İdrakimize vurulan Atatürkçülük zincirini ne zaman kıracağız?
Medeniyetimize Kasteden Medeniyetsiz Cumhuriyet
İktidar da dâhil, partilerin seçim vaatleri bayat ve fikirsiz
Altı ok muhibbi bir zındık: domuzsever Abdullah Cevdet
“Dinî” mânasına gelen “millî” kavramı neleri haizdir
Dostâne Fiskeler
Efendimiz Aleyhisselâtüvesselâm’ın şehri Medine
Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm doğduğunda
“En iyi Türk ölü Türktür; en iyi Kürt ölü Kürttür”
“Daha Çok Ölü İstiyorum”
Fikir Teknesi’nden Necip Fazıl ve Büyük Doğu Devleti üstüne kitaplar
Tekbir, salavat ve mehterle Çanakkale şehitlerini yâdeden üniversite…
Altı Ok Cumhuriyetinin kadın projesi: “Kur’an’ı kapa, kadınları aç”
Hilâfetçilikten Devrimciliğe Evrilen “CHP Makyavelizmin Partisidir”
28 Şubat’ın paranoyak generalleri
Kıyafet İnkılâbının Kurbanı Kadınlar ve Kızlar
Bir “Türkçü” nün Türkler için zararlı fikirleri-2
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
K. Maraş
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
Güncelleme: 20.07.2018
Bugün
23° - 33°
Cumartesi
23° - 34°
Pazar
24° - 35°
K. Maraş

Güncelleme: 19.07.2018
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı