Yazı Detayı
27 Şubat 2016 - Cumartesi 10:58 Bu yazı 722 kez okundu
 
“Yârin Şifa Kapısı”
Ahmet Doğan İLBEY
lbeyali@hotmail.com
 
 

Ali Yurtgezen hoca, Semerkand Dergisi Şubat 2016 sayısında T. Ziya Ergunel müstearıyla yazdığı “Yârin Şifa Kapısı” adlı yazısında, “Eli başının altında, bazen ayağı koltuğunda, düşe kalka sevgilinin lütuf kapısına” varmaya çalışan yâni Allah aşkıyla gam hastası olan, vehbî hüzünlerle “Yâr” i arayan gönüllere yol göstermeye çalışmış. 

 

Haddim değil böyle bir yazının muhatabı olmak. Ama tasavvufî mânada gam, hüzün, içki, meyhâne, sarhoşluk bahsinin geçtiği bir yazı okuduğum da müsbet mânada üstüme alınıyorum. Ulvî hüzne müptelâ olmuş gönlüm gamdan, hüzünden bahseden yazılara dayanamaz, o yazıyla birkaç gece meşk eder.

 

Böyle bir hâl ile olsa gerek, “Yârin Şifa Kapısı” nda dolanıp duranlara, hamle yapanlara, acı çekenlere, gam derdi olanlara bu yazıdan haberdar etmek istedim:

 

“Gâhi Zîr-i serde desti, gâh ayağı koltuğunda düşe kalka haste-i gam der-i lûtf-i yâre düşdü.” (Şeyh Gâlib)

 

(Gam hastası, bazen eli başının altında, bazen ayağı koltuk (değneğinde), düşe kalka Sevgilinin lütuf kapısına vardı.)                                                                           

 

Yukarıdaki beyti, 18 asır mutasavvıf şairlerinden Şeyh Gâlib’in ‘Yine zevrâk-ı derûnum kırılıb kenara düşdü / Dayanır mı şişedir bu reh-i seng-sâre düşdü.’ Mısralarıyla başlayan meşhur gazelinden aldık. Galata Mevlevihânesi postnişinlerinden Gâlib Dede, bu ilk beytinde gönlünü önce ‘kayalıklara çarpıp parçalanarak kıyıya vuran bir kayığa’, sonra da ‘taşlık bir yere düşüp kırılan sırça şişe’ ye benzetiyor.

 

Şiirin tamamında parçalanan, dağılan, ol sebeple de istikametini bulmakta, yol almakta zorluk çeken böyle bir gönülden şikâyet var. Yukarıdaki beyitte, sahibine düşe kalka yol aldıran bu parçalanmış gönlü tedavi yahut imar ettirme ümidiyle varılan bir kapıdan bahsediliyor.

 

Bu kapı kimin kapısıdır, gam hastası kimdir, neden eli başının altında, ayağı koltuğundadır? Bunlardan evvel beytin zâhirden bâtına doğru ilerleyen mâna basamaklarına dikkat çekmemiz gerekiyor. Okuyanı mecazdan hakikate doğru götüren bu basamaklardaki mânalar birbirlerinden farklı olmakla beraber, birbirlerini nakzeder mahiyette değil.

 

Bir medeniyet edebiyatı olan Divan edebiyatında çokça rastlanan bir hususiyet bu. Aynı beyitte iç içe geçmiş, birbirini destekleyen farklı mânalar, hiç şüphesiz büyük medeniyetlere mahsus bir dikkatin, itinanın, inceliğin, mühendislik hünerinin eseridir ki, mecazdan hakikate yol bulma temrinidir.

 

Beytin zâhirinde gönül derdine deva olması için düşe kalka kendisini maşukunun kapısına kadar atan bir âşıkın hâli resmedilmiş. Hasret bir yandan, sevgilinin istiğnası bir yandan, ağyarın kınaması diğer yandan, âşığın gönlünü gam ve kederle doldurmuş; onu gam hastası yapmıştır. Mecazî bir aşktır bu. Yemeyi, içmeyi, uykuyu unutturup âşığı mecalsiz bırakan cinstendir. 

 

Nitekim âşığın ayakta durmaya, yürümeye mecali yoktur. Buna rağmen bilir ki derman sevgilidedir. Bütün gücünü toplamış; dik durmaya çalışarak, düşe kalka sevgilinin kapısına varmıştır. Ümidi, sevgiliyi görüp şifa bulmak; bütün dertlerini unutturacak, kendisini gamdan azad edecek yârin muhabbet nazarına mazhar olmaktır.

 

İkinci mânaya ‘desti’ ve ‘ayak’ kelimeleri yol verir. Desti, ‘onun eli’ mânasına geldiği gibi, bildiğimiz ‘testi’ yâni ‘gövdesi geniş, boğazı dar, kulplu su kabı’ mânasına da gelir. Ayak da ‘içki kadehi’ demektir. Desti ve ayağa bu ikinci mânaları verdiğimizde düşe kalka yârin kapısına varan gam hastasının bu defa bir ‘sarhoş’ olduğu anlaşılır. Testi ve kadehindeki şarabı içmiş, sarhoş olmuş fakat kederini dağıtamamıştır. Muradı, bir bir sâkinin boşalan içki kaplarını doldurması, ona içki sunmasıdır.

 

Tasavvufta bazı haller kâle gelmediği için bir takım benzetmelere, sembollere müracaat edilir. Ehli bilir ki şaraptan maksat ‘ilahî aşk’tır. Meyhâne ‘tekke’ veya ‘dergâh’, sâki ise ‘mürşid-i kâmil’ demektir. Dolayısıyla beyitteki gam hastası sarhoş, tasavvuf yoluna girmiş bir ‘sâlik’tir. İlahî aşkın tadını almış, fakat kendinden geçecek kadar kanamamıştır.

 

Düşe kalka ilerleyebildiğine göre hâlâ kendindedir; kesrette kalmanın gamını, kederini hâlâ hissetmektedir. Kendinden ve nefsinden büsbütün geçip kesretten kurtulması için, daha fazla aşk için feyz ve himmet talebiyle yâr dediği mürşidinin kapısına varmıştır.

 

Beyitteki üçüncü mâna namaz kılan bir müminin secde hâliyle alâkalıdır. Elin başın altında olması namazdaki tekbire, düşüp kalkmak rüku ve kıyama, ayağın koltukta secdeye işarettir. Fakat neticede düşe kalka yârin kapısına ‘düştüğüne’ göre, hususen secde hâli tasvir edilmiştir. Yâr dediği Cenab-ı Mevlâ’dır ve secde hâli müminin miracı, Rabbi’ne en yakın olduğu andır. Gam, Allah Tealâ’dan ayrı olmanın, bazı zamanlarda zikrullahı ihmâl ile gaflete dalmanın, belki secdeyi miraç kılamamanın üzüntüsüdür. (…)

 

Şeyh Gâlib, Allah Tealâ’ya ulaşmak isteyenlerin katetmesi gereken üç merhaleyi anlatmak için beytine bu üç farklı mânayı yerleştirmiştir. Adeta, çoğu zaman aşk gibi maveraî bir duyguyu tanıyabilmek için mahlûkata duyulan mecazî aşkla başlayani bir mürşid-i kâmil muhabbetiyle yol bulduran ve nihayetinde Cemal-i Mutlak olan Allah Azimüşşan’a ulaştıran bir yolculuk târif edilmektedir.

 

Bu yolculuğun her merhalesinde gam mukadderdir. Aşktaki samimiyet cefaya tahammülle belli olur. Öyleyse azmi elden bırakmadan düşe kalka da olsa yol almaya çalışmak gerekir.”

 

 
Etiketler: “Yârin, Şifa, Kapısı”
Yorumlar
Diğer Yazılar
Mebusluğun dayanılmaz(!)câzibesinden istikametini bozanlar
İyi nedir, iyi insan kimdir?
Anıtkabir’de îman tazelenir mi?
“Bir derdim var bin dermâna değişmem”
Doktorluk tasavvuf ve hikmet mektebinden sonra okunmalı
Hapishâne risâlesi-7
Hapishâne risâlesi-6
Hapishâne risâlesi-1
Kim İslâm üzere milliyetçiyim diyorsa makbuldür
Kur’anî mânada milliyet ve milliyetçilik
Ali Hocam yazısı
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Bâtıl Türkçüye göre Türkler “Araplaşıyor”muş-2
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
“Bitmeyen millî mücadele”
Dünya Kadınlar Günü’nün gerçek yüzü
Bâtıl Türkçünün Hakk’a tapan Türk’e zararları-3
Bâtıl Türkçüye göre din değişebilir, milliyet asla!
Bâtıl Türkçü ile Hakk’a tapan Türk bir değil
“Ne haçlı, ne şaman Türk! Müslüman, Müslüman Türk”
Necip Fâzıl’ın vasfettiği Türkler
Millet kimlikli Türk mü, ulus kimlikli Türk mü?
“Altun ordu” nam Türk ordusunun meziyeti
“Savletinle titresin” düşman ey Türk ordusu!
Hakk’a tapan Türk milletinin ordusu serhat boylarında…
Kültür Bakanına sual: Troyalılar Türk müydü?
Bosnalı millettaş Yemen Türküsü’nü söyleyince…
Dergiler fikir ve edebiyatın burçlarıdır
Evi barkı yıkan kitap delileri
İnönü Amerikancılığı utanç verici yıllardır
Kültürün iktidarı mı, iktidarın kültürü mü?
İstiklâl Marşı Şairi’ni fişleyen Cumhuriyet erdemli olabilir mi?
Mehmed Âkif’in cenazesinde Cumhuriyet’in şefleri yoktu
Yılbaşı kutlama pespâyeliğini Kemalistler resmîleştirdi
KUMARBAZ CUMHURİYET’İN MURDAR MİLLÎ (!) PİYANGOSU
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
Sahaf Hasan Efendi
“Selülozofiller” ve “Bibliyofiller”
Faydasız kitap okumak
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Cumhuriyet Bayramı”nı kimler niçin kutlar?
“Şifa kabul etmez ağır kitap hastaları”
Mecânin-i kütüb yahut kitap mecnûnları
Kitap yârânının efendisi
“Oku! zira okumayan azgınlaşır”
Musul / Kerkük’ün başına gelenlerin müsebbibi Lozancılardır
Türkler Hakk’a tapan millettir
Müslüman mahallesinde domuz dersi verilir mi?
İtirazın İsmailcesi
İsmail bayramı
Her kurban İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
İsmail ve bıçak
Kimi etine tâlib olur İsmail’in, kimi adanmışlığına
Milliyetçilik, cumhuriyet ve devlet Atatürkçülükle mi kaimdir?
Herkes İsmail olmalı
Osmanlı’da askerlik meselesi
Bir buğday yetiştiricisi bir darbeci generalden değerlidir
Dergi de okuyalım; dergisiz olmaz
Kitap ve dil
Yarın ölecekmiş gibi yazmak
Modern yazı seküler ve aidiyetsizdir
Kurtla çoban arasında mesai yapanlar
Kurtla bir olup kuzuyu yedikten sonra çobanla ağlayanlar
Darbeci bir general şu mısraları okuyabilir mi?
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Darbeci generaller psikopattır
Darbeci generallerin çöküşü
15 Temmuz darbeci generallerle milletin savaşıdır
Darbeye karşı selâ, ezan, millet
İyi yazı kütük ve nakış sahibidir
“İyi yazı kötü yazı”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Aynaya bakmak marifettir
Aynaya bakınca ne görüyoruz?
Somalili Mahmut’un yüreğinde Türkiye/Somali kardeşliği
Edebî hayatların kitabı: “Mekân Hikâyeleri”
Cümle Âlemin Efendisi’ne (s.a.v.) hâlnâme
Alkollü hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi
CHP’nin cemâziyelevvelini bilir misiniz?
Dil Kapısı’ndan geçenler
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Ehl-i gece olmak
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
Avrupa’nın binyıllık Türk korkusu
İstiklâl Marşı mı değişsin, Cumhuriyet mi?
Türk’ün güzel sıfatlarından alpereni doğru anlamak
Cumhuriyetin “Millî” kavramına ettiği zulümler
Terkip ve İnşâ dergisinden “İslâm maarif sistemi
Millet kimlikli Türklük mü, ulus kimlikli Türklük mü?
Türk’ü Türk yapan Cumhuriyet değil, İslâm’dır
Himmeti millet olan Türklüğe ihtiyaç var
Kumarbaz Cumhuriyetin Murdar Millî (!) Piyangosu
Kalbiniz kışa dönmüşse baharla diriltin
“Aman” diye kimi çağırmalı?
Şehitlerin kanı yüzümüze değiyor/ kaatil: ABDHDPKK’dır
“Çaldım yârin kapısın…”
“Çınar”ı nasıl bilirsiniz?
Sadra şifa bir kitap: “Evin Mahremi Olmak”-2-
Kemalistler Batılılaşma uğruna Musul’dan vazgeçti
Ey ahmak! ölümden güzel bir şey var mı?
Ölümle aranız nasıl?
Müslüman Doğulu musunuz, Batılı mı?
Dil Kapısı
İsmail ve bıçak
Cemaat önderi, hocaefendi ve âlim sıfatlı Belâmlar
Bu ülke ecdadımındı / bugün benim / yarın oğlumun ve onun oğullarının olacak
Darbeci generallerin soy ağacı
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Göster Âl-i Osman Türklüğünü Ey Türk Ordusu!
Siyaset elinde şahlanamayan bir hareket: Alperen Ocakları
Kurtlar ve darbeci generaller
Hayat yavaştı yavaş yaşardık eskiden
Ezanın hasmı darbecilerin ezana yenilişi
“General elbisesi giyen horoz”
Muhsin Yazıcıoğlu suikastının kuyruğu göründü…
Türkler Hakk’a tapan millettir
Darbeye karşı selâ, ezan ve millet
Tanrı yok, generaller var!
Darbeci generaller psikopattır
Bir buğday yetiştiricisi bir generalden değerlidir
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Türkiye Yazarlar Birliği Kahramanmaraş Şubesi’nin başına gelenler
Ey generaller! sizi sigaya çeken bir millet var
Darbeci generallerin çöküşü
Târih şöyle yazacak: Darbeci generallerle milletin savaşı
“Tek Kapı” ya açılan Kapılar…
İnsanlar televizyon seyrederek ölüyorlar
Müslümanın hayatına giren Avrupa âdetidir tâtil
Eşref-i mahlûkat’tan homoekonomikus’a dönüşenler
Ölüm haberleri ve tâziyelerimiz de laikleşiyor
Sizi alnınızdan öperim Alperenler!
Uykuya dost olan Müslüman çoğalıyor/sa…
Benim yaram derin derin…
Vatan hainliğinin târifi
Amerikan yardımı alan 27 Mayıs darbecileriyle CHP ikizdir
Sohbetle sahâbe olanların milletindeniz
Medeniyet dâvamızı omuzlayan dergi: Terkip ve İnşâ
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Yüreklerinde anne ateşi sönmeyen iki şair:
Hümâ kuşuna yahut “Himmet Hümâları” na tutunmak
Laik-altı ok anayasası Müslümanca ıslah edilmeli
Türkiye, Büyük Doğu Fikrine muhtaç
Dostunuzu, yâni benzerinizi bulun
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
Modernizme karşı dost ve dostluk
Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm doğduğunda
Suriye meselesini yakın tarihte aramak
Bin miligramlık şiir böyle olur efendiler!
“Okuryazar mısın, Uyurgezer mi?”
Dil Kapısı’ndan geçmedikçe
Vatan müdafaasına çıkan dost hüzün yollamış
Nekrofil PKK ve dış düşmanlar yine Ankara’da…
“Ağlayın su yükselsin belki kurtulur gemi”
28 Şubat’ın apoletli kurtlarıyla bir olup kuzuyu yiyenler
Mukaddesatçı iktidarın medeniyetle imtihanı
“Türkü Yazıları”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Bir Hocam ve Dükkânnâme
Türkiye, Bayırbucak’ı ilhak etmeli
Maraş Maraş Derler Kahramanlığın Adına
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Türkiye PYD’ya karşı Suriye Türkmenlerini Masa’ya getirmeli
Türkiye’de aydının anatomisi
Medine, Medeniyet ve Şehir
Akademisyenin recüliyeti var mı?
Hüda Par’dan iki mektup
Türkçülerin meylettiği müelliflerin medeniyet fikrindeki ârıza ve farklılıklar
Ârızasında ısrar eden bir Türkçünün ithamnâmesi
Mehmet Âkif, Kemalist cumhuriyeti tasdik etmedi
“İktidarda Kim Var?”
Mehmet Âkif’in cenazesinde cumhuriyetin şefleri yoktu
El çek hüznümden ey zâhir erbabı
Türkçülük hareketinin Türklük anlayışı ârızalıdır
Türk milliyetçilerinin iflah olmaz hastalığı: “Atatürk’e bağlılık”
Müslümanın itini bile seven adam: Muzaffer Gözükara!
Her yer kitap, her yer fikir ve edebiyattı o gün…
“Rıza” yahut “Râzı” olmayı unutunca…
“Kelimelerin Seyir Defteri”nde yazılanlar
İslâm Medeniyetinin mukaddimesi: Câmi
“Ya Tahammül Ya Sefer'den Bize ‘İstikrar’ Düştü!”
Türkiye’deki milliyetçi hareketler İslâmî ihtiyaçtan doğmadı
“Bosna Bizim Neyimiz Olur?”
Milliyetçilik yola özürlü çıkınca…
Alkollü laik hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi-1-
Chp’nin bugünü de cemâziyelevveli gibi kirlidir
“Maruz Kalanlar Nesli”
Kaldırım imarına değil, gönül imarına ihtiyaç var
Âkif, İslâm; Gökalp, Batı medeniyetinden yanadır
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
İslâm medeniyetinde mûsikî “hikmetten bir cüzdür”
Üç yaralı kavram: asabiyet, kavmiyet, milliyet
“Çağın İsmailleri! bize et size cennet düştü”
Her kurban bir İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Dindar Kürtlerin ve bir Astsubayın HDPKK hakkında görüşleri
Dindar / ümmetçi Kürt kardeşlerimizin cevapları
Dindar / Ümmetçi Kürtler de özerklik ve resmî dil istiyorsa…
Said Nursî Hazretlerinin “Medeniyet-i Kur’ânîye” fikri
“Aç canavara (HDPKK) tahabbüb, iyiliğini değil iştahını artırdı
Modernizmin bulaştırdığı bir hastalık: “İhtiyaç tuzağı”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Kim “HDPKK”ye oy ve medya desteği vermişse haindir
Fikir Teknesi’nden peş peşe fikirli kitaplar…
Ahmet Cevdet Paşa’nın fıkıh üstü Medeniyet-i Cedide’si
Şehitlerin kanı yerde mi kalacak?
Nekrofil (ölüsevici) PKK, Amerika/İsrail provokasyonu iş başında
“Gurbet nedir bilir mi o menfâya gitmeyen?”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Gök Kapılarından geçmek
Doğu Türkistan’a Ecdâdımız Gibi Gitmek
Alperen, İslâm devleti dâvasının mükellefiyetini taşıyana denir
Kürtçülüğün çâresi Said-i Nursi Hz.lerinin fikirlerindedir
CHP’nin desteklediği 27 Mayıs darbecilerine Amerikan yardımı
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
“Amerikan saatine göre uyuyan Türk münevveri…”
“Millet”in târifi yahut millet olmanın müslümancası
19 Mayıs bayram değil, Atatürkçülük karnavalıdır
Nü-sever General Evren’in Akıbeti
İdrakimize vurulan Atatürkçülük zincirini ne zaman kıracağız?
Medeniyetimize Kasteden Medeniyetsiz Cumhuriyet
İktidar da dâhil, partilerin seçim vaatleri bayat ve fikirsiz
Altı ok muhibbi bir zındık: domuzsever Abdullah Cevdet
“Dinî” mânasına gelen “millî” kavramı neleri haizdir
Dostâne Fiskeler
Efendimiz Aleyhisselâtüvesselâm’ın şehri Medine
Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm doğduğunda
“En iyi Türk ölü Türktür; en iyi Kürt ölü Kürttür”
“Daha Çok Ölü İstiyorum”
Fikir Teknesi’nden Necip Fazıl ve Büyük Doğu Devleti üstüne kitaplar
Tekbir, salavat ve mehterle Çanakkale şehitlerini yâdeden üniversite…
Altı Ok Cumhuriyetinin kadın projesi: “Kur’an’ı kapa, kadınları aç”
Hilâfetçilikten Devrimciliğe Evrilen “CHP Makyavelizmin Partisidir”
28 Şubat’ın paranoyak generalleri
Kıyafet İnkılâbının Kurbanı Kadınlar ve Kızlar
Bir “Türkçü” nün Türkler için zararlı fikirleri-2
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
K. Maraş
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
Güncelleme: 22.05.2018
Bugün
18° - 31°
Çarşamba
18° - 31°
Perşembe
18° - 29°
K. Maraş

Güncelleme: 21.05.2018
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı