Yazı Detayı
20 Mayıs 2015 - Çarşamba 07:55 Bu yazı 817 kez okundu
 
19 Mayıs bayram değil, Atatürkçülük karnavalıdır
Ahmet Doğan İLBEY
lbeyali@hotmail.com
 
 

(Ey azizan! Şüphesiz ki bizim için isim önemli değil, fakat bundan böyle nâçiz yazılarımızı Ahmet Doğan İlbey adıyla yazacağız)

 

Türkiye’de dekolte kadının ve kıyafetin resmî devlet eliyle törenlerle “toplumsallaşmaya” dönüşme tarihçesine bakıldığında karşımıza 29 Ekim Cumhuriyet ve 19 Mayıs Gençlik Törenleri çıkar. İlk yıllardan sonra bu iki resmî törene 23 Nisan Töreni de eklenir. Batı’dan ithal edilen bu uydurma resmî törenler, toplumu modernleştirmek için oluşturulmuş Kemalist cumhuriyetin İslâm’a mugayir bir projesidir.

 

19 MAYIS TÖRENLERİNE “BAYRAM” DEMENİN YANLIŞLIĞI

   

Millî anâneye aykırı bu törenlere “bayram” demekten hep hicap ettim. Lâ-dînî Kemalist cumhuriyetçiler ve yandaşları cehaletlerinden ve idrâklerinin İslâm medeniyet değerlerine kapalı olmasından dolayı bu törenlere “millî bayram” diyorlar. Millî kavramı milletten, millet kavramı İslâm’dan neşet eder.  Dolayısıyla İslâmî anâne, usul ve değerleri taşıyan özel günler ancak bayram sayılabilir. Âyetlerde emredildiği şekilde Ramazan ve Kurban Bayramları’na bayram denir ve ancak Müslüman milletçe kutlanabilir. 

 

Bayram İslâmî bir kelimedir. Millî (İslâmî mânasına gelmektedir) bakımdan hususî değeri olan ve milletçe kutlanan günlerdir. Bayramlarda bayram namazı kılınır, bayramın mânasınca büyükler, eş-dost ve mezarlıklar ziyaret edilir, insanların gönülleri alınır, yoksullara yardım ve pay dağıtılır. Türkiye’de dinî bayramların yanında, “Hakk’a tapan millet” Millî Mücadele’ye “din-i İslâm” ve “Vatan-ı İslâmiyye” üzere katıldığı için İstiklâl Harbi ancak bayram ilân edilebilir.

 

23 Nisan Töreni’ni çoğu insan, İstiklâl Savaşı’nda din-i mübin ve vatan-ı İslâmiyye için cihada çıkan “Hakk’a tapan millet”in “Millî Hâkimiyet Bayramı” zanneder.  Oysa bu durum bir yıl sürmüş, sonra dekolte “bayanlar” gibi dekolteli kız öğrenciler oluşturulması için yeniden tanzim edilmiştir. Ardından, Atatürkçülüğü “iyi bir şey” zanneden bâzı öğretmen ve öğrencilerin “23 Nisan sevinç doğuyor içime” diye şiircikler yazdığı bu tören dekolteli kız öğrenciler gösterisine dönüştürüldü.

 

“19 MAYIS BAYRAMI” LAİKÇİ CUMHURİYETİN İDEOLOJİK TÖRENLERİDİR

 

“Bayram” sıfatına sahip olmayan,  Stalinist ve Hitlervâri totaliter rejimlerin törenlerinden kopya edilen ve Avrupaî kadın modelini telkin eden 29 Ekim Cumhuriyet ve 19 Mayıs Törenleri, Millî Mücadele’nin ruhuna aykırı “inkılâpçı Cumhuriyetin” varlığını dayatan ideolojik törenlerdir. Dahası, dekolteli kızlar ve “bayanlar” vücuda getirmenin resmî provasıdır. Özellikle 19 Mayıs Töreni’nde dizden yukarı etekleri, teni gösteren kumaştan yapılma kol ve omuzları açık kıyafetleriyle kız öğrencilerin gösterilerinin Batı’nın paganist karnavallarına dönüştüğü malumdur.

 

Cumhuriyetin gayesi bu denî törenler vasıtasıyla dekolte kıyafetli kız öğrencileri modern Türkiye’nin “çağdaş” nüvesi olarak hazırlamaktır. Bu yolda mesafe alındığı, “kamusal alanda”,  özel lise ve üniversitelerde dekolteli öğrencilerin çoğalmasından anlaşılıyor. Özellikle 19 Mayıs Törenleri, Müslümanca giyinen kız öğrenci tipine karşı modern öğrenci tipinin öne çıkarılması gösterileridir.  

   

19 MAYIS GÖSTERİLERİ UTANMA VE İFFET DUYGULARINI KIRIYOR

 

Şenaat ve müstehcenlik alâmetleri taşıyan bu törenlerde kız öğrencilerin bu kıyafetler içinde “çağdaş” Avrupa’dan kopya edilen çeşitli dans ve jimnastik hareketleriyle utanma ve iffet duygularının kırılması da sağlanmaktadır. Ayrıca 19 Mayıs gösterilerinde şarkıların, dans ve figüratif hareketlerin eşliğinde öğrenciler Yunan ve Roma kültüründeki kadının “cinsel çekicilik” gösterisini de öğrenmiş oluyorlar. Böylelikle sözde “çağdaşlaşmış yeni Türk kadınının” ruhunda İslâm’a ait zerre iffet ve hayâ duygusunun kalmaması sağlanıyor.

   

19 Mayıs bayram değil, Atatürkçülüğün propagandası ve Avrupavâri takdis edilmesidir. Kemalizm'in bir nev'i âyini… Batılılaşmanın yâdedilmesi ve din ü milletin değerleri fes edilerek ilân ettirilen kanlı Altı Ok Cumhuriyetine adanmış gençlik gösterisidir.

 

19 MAYIS, LAİK CUMHURİYET İÇİN YOLA ÇIKIŞIN TÂRİHİ DEĞİL

 

“Samsun’da doğan güneş” diyerek yüceltilen 19 Mayıs’ın, belgelerle sabittir ki Sultan Vahdettin’in izninden ayrı bir “millî hareket” olmadığı aşikârdır. Doğu'daki orduların müfettişi olarak ve Samsun havalisindeki asayişin temini ile benzeri vazifelerin yerine getirilmesi için hayli subay, hizmetli, iaşe ve altın yolluklarla yola çıkarılan M. Kemal'in 19 Mayıs'ta yola çıkma sebebi kendi ifadesiyle “Vatan-ı İslâmiyye" nin ve hilafetin kurtarılması ile yine kendi ifadesiyle  “Bölgedeki asayişi temin etmek ve din- mübin-i İslâm üzere” milleti Millî Mücadeleyi hazırlamaktı. Bu sebeptendir ki 19 Mayıs, laik Cumhuriyet için yola çıkışın târihi değil, vatan-ı İslâmiye’nin kurtarılması için çıkılan târihtir.

 

Sonradan icad edilen 19 Mayıs törenlerinin bu mâna ve maksatla uzaktan yakından bir alâkası yoktur? Millî (millîlik İslâm'dan gelir) anâne ve ruhumuzla hiçbir uygunluğu olmayan şenaat dolu 19 Mayıs Atatürkçülük karnavalının Müslüman millete zulümden başka bir mânasının olmadığı gibi târihî gerçeğe de dayanmaz.

 

Tamamen Kemalist oligarşinin ve askerî varlığın ikonlaştırılmış törenidir. Bu hakikati, memur zihniyetli inkılâp târihçisi akademisyen ve aydınlar dile getirmeye muktedir değildir. Hiçbir ilmî haysiyet ve şahsiyetleri olmayan bu taifenin vazifesi "yalan söyleyen" inkılâp târihi üzerinden resmî ideoloji Atatürkçülüğe "katkıda" bulunmaktır.

19 MAYIS BATILILAŞMIŞ BİR CUMHURİYETİN FESTİVALİDİR

Erbabının bildiği mevzua bir daha işaret etmek gerek. M. Kemal, 1927 yılında Cumhuriyet Halk Fırkası'nın Kurultayı'nda okuduğu, objektif olmayan, hissîlik ve tarafgirlik taşıyan "Nutuk"da "19 Mayıs 1919 târihinde Samsun'a gittim" cümlesiyle bu târihin aslî hedef ve muhtevasını kendi hedefine uygun şekilde değiştirir.

 

Bu mesajla 19 Mayıs ideolojik hâle dönüştürüldükten sonra 1938'de "resmî bayram" kabul edilir. Nutuk okunmadan önce 19 Mayıs'ın "bayram" ilân edilmesini akıl edemeyen (!) cumhuriyetçiler, Samsunluların 1926'da 19 Mayıs'ı 'Gazi Günü' ilân etmesiyle "kutlamayı" Ankara ve diğer şehirlere taşırlar. 1928 yılında birkaç şehirde "Gâzi Günü" ilân edilir, 'Gazievi' açılır, fener alayları düzenlenir, belediyelerde "Gâzi"ye ve milleti sindiren "devrimci cumhuriyete” Batılı tarzda "Şükran Baloları" yapılır.

Maarif Vekili Mustafa Necati Bey ve Selim Sırrı Tarcan'ın teklifiyle, başlangıcı İttihat döneminden gelen "Terbiye-i Bedeniye Şenlikleri" ve "İdman Bayramı" adını alan törenler "Gâzi Günü" nün muhtevasına dahil edilerek kutlanmaya başlar. Müslüman mâziyle irtibatını kesmiş olan Atatürkçü Cumhuriyetin "yaratmağa" çalıştığı İslâmsız "yeni Türk ulusu" adına Ankara'daki törende Orta Muallim Mektebi öğrencilerinden oluşan "gürbüz kız ve erkekler bedensel marifetlerini" sergilerler ve kendilerini izleyen M. Kemal'in lâ-dinilik taşıyan "muasır Türk gençliği" iltifatlarına mahzar olurlar.

19 MAYIS’IN ADI “MİLLÎ MÜCADELE’YE HAMLE BAYRAMI” OLARAK DEĞİŞTİRİLMELİDİR

19 Mayıs 1919'da "Vatan-ı İslâmiyye" nin kurtuluşu için Millî Mücadele'yi başlatma niyet ve fikriyle yola çıkıldığına göre bu târihi hususi gün olarak kutlamak icabediyorsa, “din-i İslâm" üzere bir muhteva katarak kutlamak gerekmez mi? Bundandır ki, 19 Mayıs törenleri Atatürkçü Cumhuriyet zihniyetinden kurtarılarak adı "19 Mayıs Millî Mücadele'ye Hamle Günü" olarak değiştirilmelidir. O vakit görülecektir ki bu kutlamalara necip milletimiz İstiklâl Savaşı’ndaki cihat heyecanıyla yürekten katılacaktır.

Bu târih, Millî Mücadele'yi başlatma târihi olduğu içindir ki muhtevası da Müslüman milletin topyekûn katıldığı İstiklâl Savaşı'nın ruhuna uygun olmalıdır. İlk Meclis’teki gibi mebuslar, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Ordu Komutanları, hocalar ve İslâm âlimler toplanıp Kur'ân Kerim okutulmalı ve dualar edilmelidir. Ardından bu zevat, “din-i mübin” üzere siyaset eden yine o günün M. Kemal'inin yaptığı gibi, milletin gönlünde yer eden hocaların, din âlimlerinin, tarikat büyüklerinin de olduğu bir heyetle yaya olarak Hacı Bayram-ı Veli Câmii'ne giderek namaz kılınmalı ve Millî Mücadele şehitleri için mevlüt okutulmalıdır.

19 MAYIS’TA KARABEKİR PAŞA GİBİ MİLLÎ MÜCADELE’Yİ HAZIRLAYANLAR YÂDEDİLMELİ

 

19 Mayıs'ın ilk adımı olan Erzurum ve Sivas Kongrelerinin toplanması ve Heyet-i Temsiliye’nin oluşmasında birinci derecede âmil olan Kâzım Karabekir Paşa hakkıyla yâdedilerek, hizmetleri millet çocuklarına Genelkurmay, Millî Eğitim Bakanlığı, Türk Târih Kurumu ve üniversite temsilcilerince anlatılmalıdır.

 

Ardından Millî Mücadele'ye irşad vazifesiyle katılan İslâm şairi Mehmet Âkif, Şeyh Senusi ve Said Nursî Hazretleri gibi yüzlerce din âliminin hizmetleri de devletçe kabul edilerek, mektep kitaplarına dahil edilmelidir. Ayrıca belgelerle ispat edilen Sultan Vahdettin'in 19 Mayıs hamlesine rıza ile fikren ve kalben izin vermesi değerli bir vesile olarak sayılmalıdır.

--------------------------------------

“KALBİN FETHİ”

 

İmanında zafiyet oluşan, yüreğine lekeler düşen ve idraki kirlenmiş de haber olmayan zamanımızın zavallı insanları hamaset damarı kabardığında fetihten, fütühat bahseder. Fakat fetih yapılacak ilk yerin neresi olduğunu öğrenememiştir daha. Kalbinin kirliliğinden, örtülü olduğundan haberi yok. Tezkiye edilmemiş, yâni fetihle örtülü yüzü açılıp temizlenmemiş kalbiyle diyâr-ı küffarı fethetmeğe hamleder.

 

Bilmez ki insan önce kendi kalbini fethetmesi gerek. Âlimler ve fâzıllar böyle söylüyor. Fetih şuuruna evvel emirde kalbimizin fethiyle başlamak gerektiğini şuurlu bir şeklide kavramak için Semerkand Dergisi Mayıs 2015 sayısında Ali Yurtgezen hocanın T. Ziya Ergunel müstearıyla yazdığı “Kalbin Fethi” yazısını okuyup tâlim ediyorum. Haddim değil ama fetih yoluna çıkmaya niyetli olanların da mutlaka okumasını dilerim:

 

“Geçmişte mücahitler ‘Allah Allah’ zikriyle bu memleketleri fethederek oradaki küfür perdesini açmış, insanların İslâm’ın tebliğine muhatap olmalarını, iman nuruyla aydınlanmalarını sağlamışlardır. Mad em böyledir, insan kalbindeki zulmeti, yani iman nuruna mâni olan karanlığı da yine Cenab-ı Hakk’ı zikrederek dağıtabilecektir. (…) Esasen bütün cihat türlerinin ilk hedefi kalplerin fethedilmesidir. Küffara karşı muharebe ile girişilen cihatlarda dahi asıl maksat öldürmek değil, onları imanla diriltmektir. Fakat Müslümanın bu cihat şuurunu kazanması için önce kendi kalbini fethetmesi gerekir. Çünkü cihat mükellefiyetini ihmal ettikçe Müslümanın kalbini de zulmet kaplayabilir. (…) Öyleyse, Îlâ-yı Kelimetullah için önce kendi kalbimizi fetheylemek üzere mücahiterin tâlimine kemal-i ciddiyetle devam…”

 

 

 
Etiketler: 19, Mayıs, bayram, değil, Atatürkçülük, karnavalıdır
Yorumlar
Diğer Yazılar
Oy kullanmadan önce türkü dinleyin
Chp’nin iflâh olmayacağına dair
Açlığa medhiye
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Doğu’nun oğulları
Batı’nın oğulları üretme merkezi
Mebusluğun dayanılmaz(!)câzibesinden istikametini bozanlar
İyi nedir, iyi insan kimdir?
Anıtkabir’de îman tazelenir mi?
“Bir derdim var bin dermâna değişmem”
Doktorluk tasavvuf ve hikmet mektebinden sonra okunmalı
Hapishâne risâlesi-7
Hapishâne risâlesi-6
Hapishâne risâlesi-1
Kim İslâm üzere milliyetçiyim diyorsa makbuldür
Kur’anî mânada milliyet ve milliyetçilik
Ali Hocam yazısı
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Bâtıl Türkçüye göre Türkler “Araplaşıyor”muş-2
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
“Bitmeyen millî mücadele”
Dünya Kadınlar Günü’nün gerçek yüzü
Bâtıl Türkçünün Hakk’a tapan Türk’e zararları-3
Bâtıl Türkçüye göre din değişebilir, milliyet asla!
Bâtıl Türkçü ile Hakk’a tapan Türk bir değil
“Ne haçlı, ne şaman Türk! Müslüman, Müslüman Türk”
Necip Fâzıl’ın vasfettiği Türkler
Millet kimlikli Türk mü, ulus kimlikli Türk mü?
“Altun ordu” nam Türk ordusunun meziyeti
“Savletinle titresin” düşman ey Türk ordusu!
Hakk’a tapan Türk milletinin ordusu serhat boylarında…
Kültür Bakanına sual: Troyalılar Türk müydü?
Bosnalı millettaş Yemen Türküsü’nü söyleyince…
Dergiler fikir ve edebiyatın burçlarıdır
Evi barkı yıkan kitap delileri
İnönü Amerikancılığı utanç verici yıllardır
Kültürün iktidarı mı, iktidarın kültürü mü?
İstiklâl Marşı Şairi’ni fişleyen Cumhuriyet erdemli olabilir mi?
Mehmed Âkif’in cenazesinde Cumhuriyet’in şefleri yoktu
Yılbaşı kutlama pespâyeliğini Kemalistler resmîleştirdi
KUMARBAZ CUMHURİYET’İN MURDAR MİLLÎ (!) PİYANGOSU
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
Sahaf Hasan Efendi
“Selülozofiller” ve “Bibliyofiller”
Faydasız kitap okumak
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Cumhuriyet Bayramı”nı kimler niçin kutlar?
“Şifa kabul etmez ağır kitap hastaları”
Mecânin-i kütüb yahut kitap mecnûnları
Kitap yârânının efendisi
“Oku! zira okumayan azgınlaşır”
Musul / Kerkük’ün başına gelenlerin müsebbibi Lozancılardır
Türkler Hakk’a tapan millettir
Müslüman mahallesinde domuz dersi verilir mi?
İtirazın İsmailcesi
İsmail bayramı
Her kurban İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
İsmail ve bıçak
Kimi etine tâlib olur İsmail’in, kimi adanmışlığına
Milliyetçilik, cumhuriyet ve devlet Atatürkçülükle mi kaimdir?
Herkes İsmail olmalı
Osmanlı’da askerlik meselesi
Bir buğday yetiştiricisi bir darbeci generalden değerlidir
Dergi de okuyalım; dergisiz olmaz
Kitap ve dil
Yarın ölecekmiş gibi yazmak
Modern yazı seküler ve aidiyetsizdir
Kurtla çoban arasında mesai yapanlar
Kurtla bir olup kuzuyu yedikten sonra çobanla ağlayanlar
Darbeci bir general şu mısraları okuyabilir mi?
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Darbeci generaller psikopattır
Darbeci generallerin çöküşü
15 Temmuz darbeci generallerle milletin savaşıdır
Darbeye karşı selâ, ezan, millet
İyi yazı kütük ve nakış sahibidir
“İyi yazı kötü yazı”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Aynaya bakmak marifettir
Aynaya bakınca ne görüyoruz?
Somalili Mahmut’un yüreğinde Türkiye/Somali kardeşliği
Edebî hayatların kitabı: “Mekân Hikâyeleri”
Cümle Âlemin Efendisi’ne (s.a.v.) hâlnâme
Alkollü hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi
CHP’nin cemâziyelevvelini bilir misiniz?
Dil Kapısı’ndan geçenler
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Ehl-i gece olmak
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
Avrupa’nın binyıllık Türk korkusu
İstiklâl Marşı mı değişsin, Cumhuriyet mi?
Türk’ün güzel sıfatlarından alpereni doğru anlamak
Cumhuriyetin “Millî” kavramına ettiği zulümler
Terkip ve İnşâ dergisinden “İslâm maarif sistemi
Millet kimlikli Türklük mü, ulus kimlikli Türklük mü?
Türk’ü Türk yapan Cumhuriyet değil, İslâm’dır
Himmeti millet olan Türklüğe ihtiyaç var
Kumarbaz Cumhuriyetin Murdar Millî (!) Piyangosu
Kalbiniz kışa dönmüşse baharla diriltin
“Aman” diye kimi çağırmalı?
Şehitlerin kanı yüzümüze değiyor/ kaatil: ABDHDPKK’dır
“Çaldım yârin kapısın…”
“Çınar”ı nasıl bilirsiniz?
Sadra şifa bir kitap: “Evin Mahremi Olmak”-2-
Kemalistler Batılılaşma uğruna Musul’dan vazgeçti
Ey ahmak! ölümden güzel bir şey var mı?
Ölümle aranız nasıl?
Müslüman Doğulu musunuz, Batılı mı?
Dil Kapısı
İsmail ve bıçak
Cemaat önderi, hocaefendi ve âlim sıfatlı Belâmlar
Bu ülke ecdadımındı / bugün benim / yarın oğlumun ve onun oğullarının olacak
Darbeci generallerin soy ağacı
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Göster Âl-i Osman Türklüğünü Ey Türk Ordusu!
Siyaset elinde şahlanamayan bir hareket: Alperen Ocakları
Kurtlar ve darbeci generaller
Hayat yavaştı yavaş yaşardık eskiden
Ezanın hasmı darbecilerin ezana yenilişi
“General elbisesi giyen horoz”
Muhsin Yazıcıoğlu suikastının kuyruğu göründü…
Türkler Hakk’a tapan millettir
Darbeye karşı selâ, ezan ve millet
Tanrı yok, generaller var!
Darbeci generaller psikopattır
Bir buğday yetiştiricisi bir generalden değerlidir
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Türkiye Yazarlar Birliği Kahramanmaraş Şubesi’nin başına gelenler
Ey generaller! sizi sigaya çeken bir millet var
Darbeci generallerin çöküşü
Târih şöyle yazacak: Darbeci generallerle milletin savaşı
“Tek Kapı” ya açılan Kapılar…
İnsanlar televizyon seyrederek ölüyorlar
Müslümanın hayatına giren Avrupa âdetidir tâtil
Eşref-i mahlûkat’tan homoekonomikus’a dönüşenler
Ölüm haberleri ve tâziyelerimiz de laikleşiyor
Sizi alnınızdan öperim Alperenler!
Uykuya dost olan Müslüman çoğalıyor/sa…
Benim yaram derin derin…
Vatan hainliğinin târifi
Amerikan yardımı alan 27 Mayıs darbecileriyle CHP ikizdir
Sohbetle sahâbe olanların milletindeniz
Medeniyet dâvamızı omuzlayan dergi: Terkip ve İnşâ
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Yüreklerinde anne ateşi sönmeyen iki şair:
Hümâ kuşuna yahut “Himmet Hümâları” na tutunmak
Laik-altı ok anayasası Müslümanca ıslah edilmeli
Türkiye, Büyük Doğu Fikrine muhtaç
Dostunuzu, yâni benzerinizi bulun
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
Modernizme karşı dost ve dostluk
Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm doğduğunda
Suriye meselesini yakın tarihte aramak
Bin miligramlık şiir böyle olur efendiler!
“Okuryazar mısın, Uyurgezer mi?”
Dil Kapısı’ndan geçmedikçe
Vatan müdafaasına çıkan dost hüzün yollamış
Nekrofil PKK ve dış düşmanlar yine Ankara’da…
“Ağlayın su yükselsin belki kurtulur gemi”
28 Şubat’ın apoletli kurtlarıyla bir olup kuzuyu yiyenler
Mukaddesatçı iktidarın medeniyetle imtihanı
“Yârin Şifa Kapısı”
“Türkü Yazıları”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Bir Hocam ve Dükkânnâme
Türkiye, Bayırbucak’ı ilhak etmeli
Maraş Maraş Derler Kahramanlığın Adına
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Türkiye PYD’ya karşı Suriye Türkmenlerini Masa’ya getirmeli
Türkiye’de aydının anatomisi
Medine, Medeniyet ve Şehir
Akademisyenin recüliyeti var mı?
Hüda Par’dan iki mektup
Türkçülerin meylettiği müelliflerin medeniyet fikrindeki ârıza ve farklılıklar
Ârızasında ısrar eden bir Türkçünün ithamnâmesi
Mehmet Âkif, Kemalist cumhuriyeti tasdik etmedi
“İktidarda Kim Var?”
Mehmet Âkif’in cenazesinde cumhuriyetin şefleri yoktu
El çek hüznümden ey zâhir erbabı
Türkçülük hareketinin Türklük anlayışı ârızalıdır
Türk milliyetçilerinin iflah olmaz hastalığı: “Atatürk’e bağlılık”
Müslümanın itini bile seven adam: Muzaffer Gözükara!
Her yer kitap, her yer fikir ve edebiyattı o gün…
“Rıza” yahut “Râzı” olmayı unutunca…
“Kelimelerin Seyir Defteri”nde yazılanlar
İslâm Medeniyetinin mukaddimesi: Câmi
“Ya Tahammül Ya Sefer'den Bize ‘İstikrar’ Düştü!”
Türkiye’deki milliyetçi hareketler İslâmî ihtiyaçtan doğmadı
“Bosna Bizim Neyimiz Olur?”
Milliyetçilik yola özürlü çıkınca…
Alkollü laik hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi-1-
Chp’nin bugünü de cemâziyelevveli gibi kirlidir
“Maruz Kalanlar Nesli”
Kaldırım imarına değil, gönül imarına ihtiyaç var
Âkif, İslâm; Gökalp, Batı medeniyetinden yanadır
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
İslâm medeniyetinde mûsikî “hikmetten bir cüzdür”
Üç yaralı kavram: asabiyet, kavmiyet, milliyet
“Çağın İsmailleri! bize et size cennet düştü”
Her kurban bir İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Dindar Kürtlerin ve bir Astsubayın HDPKK hakkında görüşleri
Dindar / ümmetçi Kürt kardeşlerimizin cevapları
Dindar / Ümmetçi Kürtler de özerklik ve resmî dil istiyorsa…
Said Nursî Hazretlerinin “Medeniyet-i Kur’ânîye” fikri
“Aç canavara (HDPKK) tahabbüb, iyiliğini değil iştahını artırdı
Modernizmin bulaştırdığı bir hastalık: “İhtiyaç tuzağı”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Kim “HDPKK”ye oy ve medya desteği vermişse haindir
Fikir Teknesi’nden peş peşe fikirli kitaplar…
Ahmet Cevdet Paşa’nın fıkıh üstü Medeniyet-i Cedide’si
Şehitlerin kanı yerde mi kalacak?
Nekrofil (ölüsevici) PKK, Amerika/İsrail provokasyonu iş başında
“Gurbet nedir bilir mi o menfâya gitmeyen?”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Gök Kapılarından geçmek
Doğu Türkistan’a Ecdâdımız Gibi Gitmek
Alperen, İslâm devleti dâvasının mükellefiyetini taşıyana denir
Kürtçülüğün çâresi Said-i Nursi Hz.lerinin fikirlerindedir
CHP’nin desteklediği 27 Mayıs darbecilerine Amerikan yardımı
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
“Amerikan saatine göre uyuyan Türk münevveri…”
“Millet”in târifi yahut millet olmanın müslümancası
Nü-sever General Evren’in Akıbeti
İdrakimize vurulan Atatürkçülük zincirini ne zaman kıracağız?
Medeniyetimize Kasteden Medeniyetsiz Cumhuriyet
İktidar da dâhil, partilerin seçim vaatleri bayat ve fikirsiz
Altı ok muhibbi bir zındık: domuzsever Abdullah Cevdet
“Dinî” mânasına gelen “millî” kavramı neleri haizdir
Dostâne Fiskeler
Efendimiz Aleyhisselâtüvesselâm’ın şehri Medine
Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm doğduğunda
“En iyi Türk ölü Türktür; en iyi Kürt ölü Kürttür”
“Daha Çok Ölü İstiyorum”
Fikir Teknesi’nden Necip Fazıl ve Büyük Doğu Devleti üstüne kitaplar
Tekbir, salavat ve mehterle Çanakkale şehitlerini yâdeden üniversite…
Altı Ok Cumhuriyetinin kadın projesi: “Kur’an’ı kapa, kadınları aç”
Hilâfetçilikten Devrimciliğe Evrilen “CHP Makyavelizmin Partisidir”
28 Şubat’ın paranoyak generalleri
Kıyafet İnkılâbının Kurbanı Kadınlar ve Kızlar
Bir “Türkçü” nün Türkler için zararlı fikirleri-2
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
K. Maraş
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
Güncelleme: 25.06.2018
Bugün
21° - 33°
Salı
22° - 33°
Çarşamba
22° - 35°
K. Maraş

Güncelleme: 25.06.2018
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı