Yazı Detayı
11 Nisan 2017 - Salı 08:23 Bu yazı 415 kez okundu
 
Alkollü hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi
Ahmet Doğan İLBEY
lbeyali@hotmail.com
 
 

Laikliği İslâm’ın yerine ikame eden Atatürkçü Cumhuriyet, yâni Chp iktidarları alkollü hayatı devlet kurumlarında ve toplumda bir âdet olarak yerleştirmiş ve resmî hâle getirmiştir. İslâm’a aykırı alkollü hayatı devlet erkânının sofralarına ve resmî protokollere sokan, bu şenî ve haram âdet için mevzuatlar çıkaranlar Atatürkçü Chp kadrosudur.  
                                                                                                                        ALKOLLÜ HAYAT ATATÜRKÇÜLÜĞÜN VE CHP’LİLİĞİN ŞARTLARINDANDIR

 

Kemalist Chp’li olmanın şartlarından birincisi laiklikle alkolü hususi ve umumi hayata dâhil etmektir. Alkollü laik hayat Atatürkçü Chp’li olmanın olmazsa olmazlarındandır. Bundandır ki bu haram ve Avrupaî âdeti yaymak ve dayatmak için yapılan propagandalar avamın ve lümpen toplulukların köksüz idraklerine kadar sloganlaştırılmıştır: “Eski kafalılıktan kurtulmak istiyorsan önce kafayı çekeceksin…” 

Bir Batılı’nın söylediği şu pespâye sözü Tek Parti dönemi Chp’liler slogan hâline getirmişlerdi. Müslüman Türk milletinin namusuna tasallut etmekten daha şenî bir hakaretti bu söz: “Aferim şu Türk milletine sonunda hidayete erdiler... Ne mutlu onlara aynı bizim gibi oldular.”  Bu alçakça söz alay etmek maksadı taşımıyor. Bilakis, alkollü laik hayatla eş mânaya gelen Atatürkçü Cumhuriyet ideolojisine dâhil olduğu nisbette takdir edilen bir toplum kastediliyor. 
                                                                                                                                      Alkollü laik hayata dâhil olmanın Atatürkçü Chp’li olmakla aynı mânaya geldiğine ideolojik olarak inanan zümrelerin en çok kullandıkları slogan hâlâ hatırlardadır: “Laikliğin ve asrîliğin icabı olan âdetlere karşı çıkanlar orta çağın karanlıklarından arta kalan iflah olmaz gerici /mürteci/irticacı ve şeriatçıdırlar…” 
                                                                                                                             CHP’DE ALKOLLE LAİKLİK BİRBİRİNİ TAMAMLAYAN İLKELERDİR                                                                                                                          

 

Kemalist Chp eliyle Batılılaşma mâceramızın bir parçasıydı alkollü laik hayata dâhil edilmemiz. Atatürkçü, yâni Chp’li olduğunuz alkollü laik hayata dâhil olup olmadığınıza bakarak karar verilir. Bu ölçü askeriyeden bürokrasiye ve teşkilatlardaki idarecilere kadar geçerlidir.

 

ALKOLLÜ LAİK HAYATI OLMAYAN ATATÜRKÇÜ VE CHP’Lİ OLAMAZ

 

Chp ikitidarlarında siyasette, yargıda, askeriyede ve bürokraside yükselmenin en birinci şartı alkollü laik hayatınızın istikrarlı bir şekilde berdevam olmasıdır. Alkollü laik hayatınız yoksa, şüpheli, yâni Atatürkçü rejim için tehlikeli (gerici) bir insansınız. Zaten Atatürkçü, yâni Chp’li olduğunuz gün “Din, iman, ahlâk, fazilet…” gibi ölçüleri terk etmeniz gerekiyor. Chp’nin iktidar olduğu bir zamanda alkollü laik hayatınız yoksa hiçbir şansınız yoktur. Avrupaîliği ve gelişmişliği alkolün kamuya ve özel hayata yayılması olarak gören Chp zihniyeti bu anlayışından vazgeçmiş değildir. 

 

ALİ ŞÜKRÜ BEY İÇKİ YASAĞI KANUNU TEKLİF EDER

 

1920 Meclis’inde, İstiklâl Marşı Şairi Mehmet Âkif’in de desteklediği mukaddesatçı İkinci Grub’un erdemli milletvekili Ali Şükrü Bey’in kahramanca savunduğu “Dini mübinimizce tahrim edilmiş (haram kılınmış) olan işretin (içki içmenin)…” yâni “Men’i Müskirat Kanunu’nun” (İçki yasağı kanunu) 28 Nisan 1920’de kabul edilir. Kemalist oligarşi bu kanunu hazmedemez; 9 Nisan 1924’de içki içilen mekânların ruhsatı izine tâbi kılınır ve 22 Mart 1926 tarihinde de yasak tamamen kaldırılır.

 

M. KEMAL, İÇKİYE KARŞI OLAN ALİ ŞÜKRÜ BEY’E BAĞIRIYOR

 

İçki yasağı oylamasında Meclis’te bulunmayan M. Kemal “Ülkenin içinde bulunduğu kritik ortamda içki yasağı gibi meselelerle ve memleketin zararına işlerle uğraşıyorsunuz ” diyerek Ali Şükrü Bey’e bağırır. Bu şenî öfke, devletin Kemalizm’e dönüştürüleceğinin, İslâmî değerlerin “redd-i miras” edileceğinin ve dindar milletvekillerine suikastların başlayacağının işareti olacaktır.

 

6 Mart 1923 tarihli oturumda M. Kemal’le birbirlerinin üzerine yürürler. M. Kemal Meclis’i fesheder, seçim kararı alır ve 21 gün sonra Ali Şükrü Bey hunharca öldürülür. Allah bilir ki o şehittir. Çünkü Türkiye İslâm Cumhuriyeti dâvasının Meclis’teki en yürekli milletvekiliydi.        

 

CHP CUMHURİYETİNE KARŞI ÇIKAN ALİ ŞÜKRÜ BEY’İN ÖLDÜRÜLMESİ

 

Kemalist Chp devletinin temellerinin atılmasına karşı çıkan Ali Şükrü Bey’in, M. Kemal’in Muhafız Alayı Kumandanı Topal Osman tarafından Mart 1923’de öldürülmesinin sebebi, M. Kemal’in Hâkimiyet-i Milliye gazetesine karşılık Tan gazetesini çıkarması, Hilâfet’i savunan broşür bastırıp dağıtması, Şeriat müesseselerinin Meclis bünyesine taşınmasını teklif etmesi ve Lozan Görüşmelerinde İsmet İnönü’nün olmasına karşı çıkması yanında içki yasağını dillere destan bir çabayla kanunlaştırmasıdır.

 

FALİH RIFKI, “MECLİS’TE YOBAZ KALABALIĞI…” DİYEREK BAĞIRIYOR

 

Derin bir Kemalist olan Chp milletvekili ve gazeteci Falih Rıfkı Atay içki yasağını anlatırken, Mehmet Âkif gibi Ali Şükrü Bey’i destekleyenleri “Yobaz” olarak yaftalıyor: “Meclis’te yobaz kalabalığı hayli olduğundan durumu tabiîleştirmek için teklif getirmeğe kimse cesaret edemiyordu. Hocalar kıyameti koparmağa hazırlanmışlardı. Hattâ polisin ihmaller gösterdiği rivayetleri üzerine ve tam büyük devrim günlerinde bir hoca kürsüden: Medreseleri kapatıyorsunuz, meyhaneleri açıyorsunuz, diye bağırıyordu” (Atay, Çankaya, sf.560).

 

Ali Şükrü Bey’i Mustafa Kemal’den kuşkulanan en tehlikeli ve azgın grubun başı diye târif eder ve içki yasağı teklifini, “Tanzimat’tan öncesini hatırlatan hava” ya benzetir: “Men-i müskirat adlı içki yasağı kanunu deniz kurmayı Ali Şükrü’nün teklifi üzerine bir şeriat kanunu olarak çıkmıştır.”

 

Onun yazdığına göre Rıza Nur da, içki yasağı teklifini Ali Şükrü’nün yanı sıra Mehmet Âkif’e de atfetmekte ve bunların dinî bir parti peşinde olduklarını ileri sürer: “Millet Meclisi içkiyi yasak etti. Ve bu husus şiddetle takip edildi. Bunu yapanların başı Ali Şükrü idi. İkinci derecede Şair Mehmet Âkif’ti bunlar Mecliste dinî bir parti yapmak peşinde idiler” (a.g.e., s. 283).                               

 

M. KEMAL, İÇKİ YASAĞINI KALDIRMAK İÇİN YANDAŞI HOCALARDAN FETVA ALIR

 

Atay’a göre, “Mustafa Kemal, bütün gücüne karşın içki yasağının kaldırılmasında hoca fetvasına başvurmuştur. İçlerinden biri demiş ki: -‘Dinde müskirat haram değildir, içene ceza verilir.’ Mustafa Kemal, taassubun memleketi baştanbaşa kasıp kavurduğu sırada hoca fetvasını içki kanununda ve son defa da hilâfetin kaldırılmasında kullanacaktır” (a.g.e.,s.399).

 

YASAĞA RAĞMEN M. KEMAL’E GİZLİCE İÇKİ YAPILIYORDU

 

Atay, Atatürk’ün sofrasına çağırılmadıkları akşamlarda nasıl vakit geçirdiklerini anlatırken M. Kemal’in içki yasağını ihlal ettiğini anlatır:

 

“Gündüzleri Meclis’ten başka vakit geçirecek yer yoktu. Akşamları Mustafa Kemal tarafından çağrılmaya can atardık. Eğer dâvetli değilsek, Meclisin yakınındaki aşçı dükkânının içki içebileceğimiz köşesinde toplanırdık. Men-i Müskirat Kanunu yürürlükte idi. İçkimizi polis müdürünün adamlarından temin ederdik. Bunun bir adı da ‘Dilaver suyu’ idi. Bağlarda oturan bazı milletvekillerinin de inbikleri (şarap damıtma cihazı) vardı. Bir akşam böyle bir bağda bize sıcak rakı ikram edildiğini hatırlıyorum. Rıza Nur, ‘İmbikler toplandı, amma bazı nüfuzlu memurlar hükümetin muhafazası altında bulunan bu imbiklerden bir kısmını alıp evlerine yerleştirdiler. Bunların biri Ankara Polis Müdürü Dilaver, diğeri Bursa Valisi Fatin’dir. Mükemmel rakı çıkarıp iyi ticaret yaptılar. Bunların ikisi de M. Kemal’in gözdeleridir. Zaten böyle olmasalar meyhanecilik yapamazlar. M. Kemal’in rakılarını da bunlar yaptılar. M. Kemal bir gün rakısız kalmadı’ diye yazmıştı.” (a.g.e. sf. 284).

 

CHP MAARİF BAKANI H. SUPHİ TANRIÖVER: “MEN-İ MÜSKİRAT KANUNU DENİLEN UCUBEYİ KALDIRDIK”

 

M. Kemal’in desteğiyle kaldırılan içki yasağı kanunu hakkında, Kemalist Batılılaşmanın destekçisi, laikçi fikre sahip bir kuruluş olan devrin Türk Ocakları Genel Başkanı, Chp mebusu ve Maarif Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver, Müslüman Türk milletinin değerlerine hakaret edercesine pespâye bir konuşma yapar: “Şeyh Said köyüne çekildi, Mehmet Âkif Ankara’yı bırakıp Kahire’ye gitti. Bugün Men’i Müskirat Kanunu denilen ucubeyi kaldırdık…” (Cahit Kayra, Cumhuriyet Ekonomisinin Öyküsü, I. Cilt, 1923-1950- Devletçilik: Altın Yıllar, Tarihçi Kitabevi, 2013).  

 

M. KEMAL: “BEN İÇEBİLİRİM, ÇÜNKÜ BEN BU KANUNA OY VERMEDİM

 

M. Kemal’in yandaşı olan gazeteci Ruşen Eşref de içki yasağı döneminde M. Kemal’le içki içtiğini anlatır: “Rakıların sözde en iyileri Keskin’den getirilirdi, hem de gaz tenekeleri içinde. Ahmet Muhtar Bey’in evinde bir dâvette Mustafa Kemal yakın misafirlerine hem keskin, hem yumuşak çelik ve kadife karışık yarı şehla bakışlarla bir de küçük teslimiyet bayrağı misillu bir an havada tuttuğu beyaz mayi dolu kadehine bakıp söylemeyi âdet edinmiş olduğu üzere ‘prozit’(gâvur dilinde ‘şerefe!’ demektir) arkadaşlar derken, Muhtar Bey’e ve iki üç mebus dâvetliye: ‘Sizler içemezsiniz fakat ben içebilirim. Çünkü Men-i Müskirat Kanununa rey verdiniz. Ben içebilirim efendiler, çünkü ben bu kanuna rey vermedim…” (Oğuz Akay, Atatürk’ün Sofrası, Truva Yayınları, İst. 2005)

 

Yeri gelmişken belirtelim ki Frenkleşme inkılâplarına karşı Müslümanca bir duruş gösteren ve “Frenk Mukallitliği ve Şapka (1924)” kitabından dolayı Kemalist Chp devletinin hukuksuz İstiklâl Mahkemelerince idam edilen İskilipli Âtıf Hoca 1924 yılında “Din-i İslâm’da Men-i Müskirat” adlı bir kitap da neşretmişti. 

 

Yakın zamanda Chp 124 milletvekiliyle “alkol yasağını düzenleyen” kanunun iptal edilmesi için Anayasa Mahkemesi’ne başvurduğu hatırlardadır. Demek ki Chp’liler alkollü hayatın muhibbi ve yaptırımcısı “ulu önder” lerinden bu yana huylarından vazgeçmemişler.

 

İNÖNÜ CHP’Sİ ALKOLLÜ HAYATI TEŞVİK İÇİN İÇKİYİ UCUZLATIYOR

 

İkinci Dünya Savaşı yıllarında İnönü’lü Chp diktasının “Halkın zayıflayan alım gücünü düşünerek” 1942’de alkollü içkilerin fiyatlarını ucuzlattığını bilmeyen yok. Böyle pespâye bir gerekçe görülmüş müdür Türk devlet geleneğinde? Kemalist dönemden başlayarak İnönü döneminde de devam eden alkollü laik hayat teşvikinin bir sonucu olarak sayısı hızla artan içki tiryakilerinin bir kısmı daha ucuz olan bira ve şaraba geçerken, “fanatik rakıcılar ise mavi (boyalı) ispirto” içmeye başlamışlar. Bunun üzerine Chp’li hükümetin ucuz içki üretimini artırmak için çâreler aramaya başladığını devrin gazetelerinden öğrenmek mümkün. Bu dönemde “Uygarlaşacağız” diyerek alkol tüketimi teşviki o kadar hızlandı ki, lokantalara afişler asıldı, kitaplarda alkolün faydaları ve millî içkimiz olduğu anlatıldı.

 

CHP’NİN “AYYAŞLARI HİMAYE SİYASETİ”

 

Chp’li Tekel Bakanı Tahsin Coşkun’un1946 Meclis’inde “Rakı fiyatının düşürüleceğini” söylemesi üzerine Türkiye âdeta ikiye ayrılmış, cepheleşme olmuştu. Bir tarafta Yeşil Cemiyeti ile muhafazakârlar, diğer tarafta Chp yanlısı şarap ve bira üreticileriyle gazeteciler vardı. Devrin gazetecisi Bedii Faik, “Ayyaşlara açık mektup” başlıklı yazısında Chp’li hükümetin “Ayyaşları himâye siyasetini” mizahî üslûpla yeriyordu. Liberal görüşlü olmasına rağmen Refik Halid Karay, hükümetin alkol siyasetini tenkit ederek “Alkol kullanmanın zararları üzerine yazılar, broşürler, konferanslar, resimler, vecizeler yoluyla halkı alkolden tiksindirme işine devam etmeliyiz” diyordu. 

Nihayetinde şedit millet düşmanı Chp’li Recep Peker Hükümeti bütün bu tenkitlere rağmen 15 Ocak 1947’de rakı fiyatlarını ucuzlatır. Kaynaklara göre, “1946’da 5,2 milyon litreye düşen rakı tüketimi 1947 yılında 8,7 milyon litreye ulaşarak rekor kırmıştır.” 

 
Etiketler: Alkollü, hayatı, Kemalist, CHP, resmîleştirdi
Yorumlar
Diğer Yazılar
Sağcılık Kur’an-ı Kerim’e göredir.
Oy kullanmadan önce türkü dinleyin
Chp’nin iflâh olmayacağına dair
Açlığa medhiye
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Doğu’nun oğulları
Batı’nın oğulları üretme merkezi
Mebusluğun dayanılmaz(!)câzibesinden istikametini bozanlar
İyi nedir, iyi insan kimdir?
Anıtkabir’de îman tazelenir mi?
“Bir derdim var bin dermâna değişmem”
Doktorluk tasavvuf ve hikmet mektebinden sonra okunmalı
Hapishâne risâlesi-7
Hapishâne risâlesi-6
Hapishâne risâlesi-1
Kim İslâm üzere milliyetçiyim diyorsa makbuldür
Kur’anî mânada milliyet ve milliyetçilik
Ali Hocam yazısı
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Bâtıl Türkçüye göre Türkler “Araplaşıyor”muş-2
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
“Bitmeyen millî mücadele”
Dünya Kadınlar Günü’nün gerçek yüzü
Bâtıl Türkçünün Hakk’a tapan Türk’e zararları-3
Bâtıl Türkçüye göre din değişebilir, milliyet asla!
Bâtıl Türkçü ile Hakk’a tapan Türk bir değil
“Ne haçlı, ne şaman Türk! Müslüman, Müslüman Türk”
Necip Fâzıl’ın vasfettiği Türkler
Millet kimlikli Türk mü, ulus kimlikli Türk mü?
“Altun ordu” nam Türk ordusunun meziyeti
“Savletinle titresin” düşman ey Türk ordusu!
Hakk’a tapan Türk milletinin ordusu serhat boylarında…
Kültür Bakanına sual: Troyalılar Türk müydü?
Bosnalı millettaş Yemen Türküsü’nü söyleyince…
Dergiler fikir ve edebiyatın burçlarıdır
Evi barkı yıkan kitap delileri
İnönü Amerikancılığı utanç verici yıllardır
Kültürün iktidarı mı, iktidarın kültürü mü?
İstiklâl Marşı Şairi’ni fişleyen Cumhuriyet erdemli olabilir mi?
Mehmed Âkif’in cenazesinde Cumhuriyet’in şefleri yoktu
Yılbaşı kutlama pespâyeliğini Kemalistler resmîleştirdi
KUMARBAZ CUMHURİYET’İN MURDAR MİLLÎ (!) PİYANGOSU
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
Sahaf Hasan Efendi
“Selülozofiller” ve “Bibliyofiller”
Faydasız kitap okumak
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Cumhuriyet Bayramı”nı kimler niçin kutlar?
“Şifa kabul etmez ağır kitap hastaları”
Mecânin-i kütüb yahut kitap mecnûnları
Kitap yârânının efendisi
“Oku! zira okumayan azgınlaşır”
Musul / Kerkük’ün başına gelenlerin müsebbibi Lozancılardır
Türkler Hakk’a tapan millettir
Müslüman mahallesinde domuz dersi verilir mi?
İtirazın İsmailcesi
İsmail bayramı
Her kurban İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
İsmail ve bıçak
Kimi etine tâlib olur İsmail’in, kimi adanmışlığına
Milliyetçilik, cumhuriyet ve devlet Atatürkçülükle mi kaimdir?
Herkes İsmail olmalı
Osmanlı’da askerlik meselesi
Bir buğday yetiştiricisi bir darbeci generalden değerlidir
Dergi de okuyalım; dergisiz olmaz
Kitap ve dil
Yarın ölecekmiş gibi yazmak
Modern yazı seküler ve aidiyetsizdir
Kurtla çoban arasında mesai yapanlar
Kurtla bir olup kuzuyu yedikten sonra çobanla ağlayanlar
Darbeci bir general şu mısraları okuyabilir mi?
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Darbeci generaller psikopattır
Darbeci generallerin çöküşü
15 Temmuz darbeci generallerle milletin savaşıdır
Darbeye karşı selâ, ezan, millet
İyi yazı kütük ve nakış sahibidir
“İyi yazı kötü yazı”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Aynaya bakmak marifettir
Aynaya bakınca ne görüyoruz?
Somalili Mahmut’un yüreğinde Türkiye/Somali kardeşliği
Edebî hayatların kitabı: “Mekân Hikâyeleri”
Cümle Âlemin Efendisi’ne (s.a.v.) hâlnâme
CHP’nin cemâziyelevvelini bilir misiniz?
Dil Kapısı’ndan geçenler
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Ehl-i gece olmak
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
Avrupa’nın binyıllık Türk korkusu
İstiklâl Marşı mı değişsin, Cumhuriyet mi?
Türk’ün güzel sıfatlarından alpereni doğru anlamak
Cumhuriyetin “Millî” kavramına ettiği zulümler
Terkip ve İnşâ dergisinden “İslâm maarif sistemi
Millet kimlikli Türklük mü, ulus kimlikli Türklük mü?
Türk’ü Türk yapan Cumhuriyet değil, İslâm’dır
Himmeti millet olan Türklüğe ihtiyaç var
Kumarbaz Cumhuriyetin Murdar Millî (!) Piyangosu
Kalbiniz kışa dönmüşse baharla diriltin
“Aman” diye kimi çağırmalı?
Şehitlerin kanı yüzümüze değiyor/ kaatil: ABDHDPKK’dır
“Çaldım yârin kapısın…”
“Çınar”ı nasıl bilirsiniz?
Sadra şifa bir kitap: “Evin Mahremi Olmak”-2-
Kemalistler Batılılaşma uğruna Musul’dan vazgeçti
Ey ahmak! ölümden güzel bir şey var mı?
Ölümle aranız nasıl?
Müslüman Doğulu musunuz, Batılı mı?
Dil Kapısı
İsmail ve bıçak
Cemaat önderi, hocaefendi ve âlim sıfatlı Belâmlar
Bu ülke ecdadımındı / bugün benim / yarın oğlumun ve onun oğullarının olacak
Darbeci generallerin soy ağacı
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Göster Âl-i Osman Türklüğünü Ey Türk Ordusu!
Siyaset elinde şahlanamayan bir hareket: Alperen Ocakları
Kurtlar ve darbeci generaller
Hayat yavaştı yavaş yaşardık eskiden
Ezanın hasmı darbecilerin ezana yenilişi
“General elbisesi giyen horoz”
Muhsin Yazıcıoğlu suikastının kuyruğu göründü…
Türkler Hakk’a tapan millettir
Darbeye karşı selâ, ezan ve millet
Tanrı yok, generaller var!
Darbeci generaller psikopattır
Bir buğday yetiştiricisi bir generalden değerlidir
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Türkiye Yazarlar Birliği Kahramanmaraş Şubesi’nin başına gelenler
Ey generaller! sizi sigaya çeken bir millet var
Darbeci generallerin çöküşü
Târih şöyle yazacak: Darbeci generallerle milletin savaşı
“Tek Kapı” ya açılan Kapılar…
İnsanlar televizyon seyrederek ölüyorlar
Müslümanın hayatına giren Avrupa âdetidir tâtil
Eşref-i mahlûkat’tan homoekonomikus’a dönüşenler
Ölüm haberleri ve tâziyelerimiz de laikleşiyor
Sizi alnınızdan öperim Alperenler!
Uykuya dost olan Müslüman çoğalıyor/sa…
Benim yaram derin derin…
Vatan hainliğinin târifi
Amerikan yardımı alan 27 Mayıs darbecileriyle CHP ikizdir
Sohbetle sahâbe olanların milletindeniz
Medeniyet dâvamızı omuzlayan dergi: Terkip ve İnşâ
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Yüreklerinde anne ateşi sönmeyen iki şair:
Hümâ kuşuna yahut “Himmet Hümâları” na tutunmak
Laik-altı ok anayasası Müslümanca ıslah edilmeli
Türkiye, Büyük Doğu Fikrine muhtaç
Dostunuzu, yâni benzerinizi bulun
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
Modernizme karşı dost ve dostluk
Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm doğduğunda
Suriye meselesini yakın tarihte aramak
Bin miligramlık şiir böyle olur efendiler!
“Okuryazar mısın, Uyurgezer mi?”
Dil Kapısı’ndan geçmedikçe
Vatan müdafaasına çıkan dost hüzün yollamış
Nekrofil PKK ve dış düşmanlar yine Ankara’da…
“Ağlayın su yükselsin belki kurtulur gemi”
28 Şubat’ın apoletli kurtlarıyla bir olup kuzuyu yiyenler
Mukaddesatçı iktidarın medeniyetle imtihanı
“Yârin Şifa Kapısı”
“Türkü Yazıları”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Bir Hocam ve Dükkânnâme
Türkiye, Bayırbucak’ı ilhak etmeli
Maraş Maraş Derler Kahramanlığın Adına
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Türkiye PYD’ya karşı Suriye Türkmenlerini Masa’ya getirmeli
Türkiye’de aydının anatomisi
Medine, Medeniyet ve Şehir
Akademisyenin recüliyeti var mı?
Hüda Par’dan iki mektup
Türkçülerin meylettiği müelliflerin medeniyet fikrindeki ârıza ve farklılıklar
Ârızasında ısrar eden bir Türkçünün ithamnâmesi
Mehmet Âkif, Kemalist cumhuriyeti tasdik etmedi
“İktidarda Kim Var?”
Mehmet Âkif’in cenazesinde cumhuriyetin şefleri yoktu
El çek hüznümden ey zâhir erbabı
Türkçülük hareketinin Türklük anlayışı ârızalıdır
Türk milliyetçilerinin iflah olmaz hastalığı: “Atatürk’e bağlılık”
Müslümanın itini bile seven adam: Muzaffer Gözükara!
Her yer kitap, her yer fikir ve edebiyattı o gün…
“Rıza” yahut “Râzı” olmayı unutunca…
“Kelimelerin Seyir Defteri”nde yazılanlar
İslâm Medeniyetinin mukaddimesi: Câmi
“Ya Tahammül Ya Sefer'den Bize ‘İstikrar’ Düştü!”
Türkiye’deki milliyetçi hareketler İslâmî ihtiyaçtan doğmadı
“Bosna Bizim Neyimiz Olur?”
Milliyetçilik yola özürlü çıkınca…
Alkollü laik hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi-1-
Chp’nin bugünü de cemâziyelevveli gibi kirlidir
“Maruz Kalanlar Nesli”
Kaldırım imarına değil, gönül imarına ihtiyaç var
Âkif, İslâm; Gökalp, Batı medeniyetinden yanadır
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
İslâm medeniyetinde mûsikî “hikmetten bir cüzdür”
Üç yaralı kavram: asabiyet, kavmiyet, milliyet
“Çağın İsmailleri! bize et size cennet düştü”
Her kurban bir İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Dindar Kürtlerin ve bir Astsubayın HDPKK hakkında görüşleri
Dindar / ümmetçi Kürt kardeşlerimizin cevapları
Dindar / Ümmetçi Kürtler de özerklik ve resmî dil istiyorsa…
Said Nursî Hazretlerinin “Medeniyet-i Kur’ânîye” fikri
“Aç canavara (HDPKK) tahabbüb, iyiliğini değil iştahını artırdı
Modernizmin bulaştırdığı bir hastalık: “İhtiyaç tuzağı”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Kim “HDPKK”ye oy ve medya desteği vermişse haindir
Fikir Teknesi’nden peş peşe fikirli kitaplar…
Ahmet Cevdet Paşa’nın fıkıh üstü Medeniyet-i Cedide’si
Şehitlerin kanı yerde mi kalacak?
Nekrofil (ölüsevici) PKK, Amerika/İsrail provokasyonu iş başında
“Gurbet nedir bilir mi o menfâya gitmeyen?”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Gök Kapılarından geçmek
Doğu Türkistan’a Ecdâdımız Gibi Gitmek
Alperen, İslâm devleti dâvasının mükellefiyetini taşıyana denir
Kürtçülüğün çâresi Said-i Nursi Hz.lerinin fikirlerindedir
CHP’nin desteklediği 27 Mayıs darbecilerine Amerikan yardımı
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
“Amerikan saatine göre uyuyan Türk münevveri…”
“Millet”in târifi yahut millet olmanın müslümancası
19 Mayıs bayram değil, Atatürkçülük karnavalıdır
Nü-sever General Evren’in Akıbeti
İdrakimize vurulan Atatürkçülük zincirini ne zaman kıracağız?
Medeniyetimize Kasteden Medeniyetsiz Cumhuriyet
İktidar da dâhil, partilerin seçim vaatleri bayat ve fikirsiz
Altı ok muhibbi bir zındık: domuzsever Abdullah Cevdet
“Dinî” mânasına gelen “millî” kavramı neleri haizdir
Dostâne Fiskeler
Efendimiz Aleyhisselâtüvesselâm’ın şehri Medine
Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm doğduğunda
“En iyi Türk ölü Türktür; en iyi Kürt ölü Kürttür”
“Daha Çok Ölü İstiyorum”
Fikir Teknesi’nden Necip Fazıl ve Büyük Doğu Devleti üstüne kitaplar
Tekbir, salavat ve mehterle Çanakkale şehitlerini yâdeden üniversite…
Altı Ok Cumhuriyetinin kadın projesi: “Kur’an’ı kapa, kadınları aç”
Hilâfetçilikten Devrimciliğe Evrilen “CHP Makyavelizmin Partisidir”
28 Şubat’ın paranoyak generalleri
Kıyafet İnkılâbının Kurbanı Kadınlar ve Kızlar
Bir “Türkçü” nün Türkler için zararlı fikirleri-2
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
K. Maraş
Az Bulutlu
Güncelleme: 17.07.2018
Bugün
23° - 37°
Çarşamba
23° - 36°
Perşembe
24° - 35°
K. Maraş

Güncelleme: 17.07.2018
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı