Yazı Detayı
01 Eylül 2015 - Salı 16:02 Bu yazı 987 kez okundu
 
Dindar / Ümmetçi Kürtler de özerklik ve resmî dil istiyorsa…
Ahmet Doğan İLBEY
lbeyali@hotmail.com
 
 

1920 ilk Meclis muhtevasına uygun bir üniter yapıyı sağlayamayan ulusalcı-Kemalist Cumhuriyet rejiminin ârızalarıyla yol alan Türkiye şimdi de Kürt etnikçilerin özerklik ve Kürtçe resmî dil talepleri altında eziliyor.

 

“HDPKK” nın özerk bir Kürdistan veya “kantonlara” ayrılmış özerk yönetimler istediğini sağır sultandan karıncalara kadar her mahlukat biliyor. Bu kanlı örgütün geri dönüşü yok. Operasyonlar devam etse de, kendiliğinden de olsa bu kanlı ve hainâne “Kürdistan dâvasından” vazgeçmeyeceği açık. 

 

Dindar Kürtlerin temsilcisi olmadığını aşikâr eden, hattâ karşı olan, onlara fizikî ve psikolojik her türlü eziyeti yapan “HDPKK” nın Türkiye’nin üniter bütünlüğünden ayrılmak istediği, yâni açık bir düşman olduğu tescillenmiş oldu. Zaman ne gösterir bilemeyiz. İnşallah sulh ve selâmetle neticelenir.

 

DİNDAR KÜRT TEMSİLCİLERİ NET KONUŞMUYORLAR

 

Kanatılan ve azdırılan yarayı “HDPKK” ile sınırlı sanıp tedbiri ona göre alırken, yavaş yavaş başka yaralar çıkacak gibi duruyor. Ulusalcı Cumhuriyetin problemlerinin halledilmesi şartıyla Türkiye ile bir olmak isteyen dindar Kürtlerin de son zamanlarda “özerklik” ve “Kürtçenin resmî dil” talebini tüzüklerine koyduklarını ve dile getirdiklerini okuyoruz. Üzücü olan budur.  Şimdilik bir örnek verelim:

 

Türkiye’nin bütünlüğü içinde olmak isteyen dindar Kürtlerin sahiplendiği parti olarak bilinen HÜDA-PAR’ın tüzüğünden bazı maddelerin mesajını anlamaya çalışalım:

 

“Türkiye Cumhuriyeti devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin Türk olduğu nitelemesinden vazgeçilerek Kürtlerin varlığı anayasal olarak tanınmalı, Türkler ve Kürtler, ülkenin asli kurucu halkları olarak kabul edilmelidir.”

Bu madedeki istekler “HDPKK”  da mevcut.  Elbette herkese zorla “Türk” demek” doğru değil, ama Kürtler de asli kurucu unsur olarak zikredildiğinde özerlik hakkını tanımayı gerektirir ki, bunun sonu bölünmektir. İblis Batı’nın bölücü destekleri berdevam olduğu bir zamanda böyle bir istek sakıncalıdır.

 

Bu maddenin devamını okuyalım: “Kürtçe, Türkçe ile beraber ikinci resmî dil olarak kabul edilmeli, Kürtçe aynı zamanda eğitim dili olmalıdır…”

Dünyanın hangi ülkesinde ik resmî dil var? Kör gözleri kamaştıran sözde gelişmiş Amerika’da mı, Almanya da mı, Fransa da mı, İngilterede mi? Suudi Arabistan’da mı, İran’da mı? Nerede? Buna Anadolu’da ham teklif derler. Eğitim ve konuşma dili zaten haktır. Fakat resmî dil, özerklik ve bu cadı kazanı çağda bir süre sonra kopuş mânasına gelir.

 

Şu madde kabul edilebilir: “…Irkçılık kokan ‘Andımız’ ve benzeri metinler kaldırılmalıdır. ‘Ne Mutlu Türküm Diyene’ gibi yazılar silinmeli… Irkçı söylemlere son verilmelidir.”

 

İnanıyoruz ki bu dayatma kaldırılacak ve “Andımız”  İslâmî aidiyet üslûbuna dönüştürülerek değişecek.

 

Şu maddeler de, yarınki dindar Türkiye’nin hazırlığını yapan ve asırlardır devletin kurucusu olan Türklerin de (Türk, ırk ve ulusalcı mânada değil, siyasî ve medeniyet bakımından bünyesindeki herkesi İslâm anlayışı içinde temsil eden millet mânasındadır) gönlünü yaralayan ve düzeltilmesini istediği meselelerdendir:

 

“Zulüm ve ayrımcılık uygulamış olan tarihi şahsiyetlerin isimlerini taşıyan okul, kışla, cadde, sokak ve benzeri yerlerin isimleri derhal değiştirilmelidir. (…) Medreseler iyileştirilmeli, asli fonksiyonlarına kavuşturulmalı… (…) İstiklâl Mahkemeleri ile ilgili arşivler derhal açılmalıdır… Kürt âlimlerine zulmedildiği resmen kabul edilmeli, yakınlarından ve halktan özür dilenmelidir.”

 

VALİ VE KAYMAKAM HALK TARAFINDAN SEÇİLDİĞİ GÜN BÖLÜNME BAŞLAR

 

Şimd de HÜDA-PAR’ın bölünmeyi hızlandırabilecek en netameli maddelerinden birkaçını okuyalım; acaba hangi mantık bu maddelerin önce özerklik sonra ayrı devlet doğurmayacağını söyleyebilir?

 

“Katı merkeziyetçi yönetime son verilerek yerel yönetimler güçlendirilmeli ve tüm yerel yöneticiler (vali, kaymakam, daire müdürleri vb. leri) halk tarafından seçilmelidir. (…) Merkezi yönetimin yerel yönetimler üzerindeki vesayeti kaldırılmalı, bunun yerine karşılıklı işbirliği sağlanarak, yerel yönetimlerin iç denetim mekanizmaları etkin hâle getirilmelidir. Yine merkezi idarenin belediyeler üzerindeki denetimi; belediyelerin özerkliğine zarar vermeyecek düzeyde, orantılı, sadece anayasa ve yasalara uygunluk denetiminden ibaret olmalı, yerindelik denetimi olmamalıdır. Merkezi yönetim hiçbir şekilde geçici dahi olsa seçilmiş bir yöneticinin görevine son verememeli ve onu görevden uzaklaştıramamalıdır. Yine yerel meclisler (belediye meclisi, il genel meclisi) tarafından alınan kararların merkezi yönetimin onamasına tâbi olması uygulaması sonlandırılmalıdır. İdari yetkilerin bir kısmının yerel yönetimlere devri ile beraber bölge halkının yönetime katılımı arttırılmalı, kendi bölgeleriyle ilgili alınacak kararlarda söz sahibi olmaları sağlanmalıdır. (…) Mevcut merkezi ve yerel devlet organizasyon yapısının ıslahı ile beraber, mevcut yapının tabu olarak kabulünden vazgeçilerek olumlu ve olumsuz tüm yönleri ile eyalet sistemi, özerklik, federasyon gibi yönetim modelleri üzerinde serbestçe tartışılabilmelidir…”

 

Bu maddeler Türkiye’nin bütünlüğüne zarar verici olup, ulusalcı-laik rejim proplemlerinin hal yoluna girmesinden sonra Türkiye ile bütünlük içinde olmak isteyen dindar Kürtlerin böyle bir talepte bulunması samimi görülmüyor.

 

DİNDAR KÜRTLER DE “YUMUŞAK KARIN” OLURSA “ÖZERK” LİĞE MÂNİ OLAMAZSINIZ

 

Mahallî idarenin halk tarafından seçildiği Güneydoğu’ da daha birinci hafta içinde “Kürdistan Özerk Bölgesi” ilân edileceği, ay’ın beyaz olduğunun kesinliği gibi kesin ve nettir. Hattâ bir süre sonra ayrı devlet olmak için Birleşmiş Milletler’e ve Amerika, İngilltere, Almanya gibi Batı’nın azılı devletlerine müracaat etmeleri ihtimal dâhilindedir.

 

Bunları soğukkanlılıkla muhasebe eden, ona göre çâre arayıp istikbâl plânı yapabilen liderler ne düşünüyorlar? Bu muhtemel yakın hâdiselere hazırlığı var mıdır devlet erkânı ve hükümet sahiplerinin?

 

 

“Özerklik” deyip geçmeyin. Her kavmin kendi kendini idare etmesi tabîi haktır düsturunun zemini, ulusal-laikçi rejim proplemini halletmeye çalışan Türkiye’de yoktur. Kürtlerin homojen bir bölgede ikamet etmedikleri, ülkenin her beldesine dağıldıkları, hattâ Türk nüfusla karıştıkları dikkate alındığında özerkliğin iki tarafada ne kadar büyük bir zarar vereceği anlaşılabilir.

 

Kürt özerkliği istenilen bölgeye asırlardır ve hâlen yapılan her türlü hizmetin karşılığı ve özerklik istenen bölgenin dışında ikamet eden Kürtlerin durumu ne olacak?

 

DİNDAR KÜRTLERİN “VİCDANÎ RED” İSTEĞİ SAMİMİYETLERİNE GÖLGE DÜŞÜRÜYOR

 

Hüda-Par Genel Sekreteri 11 Kasım 2013’deki beyanatında “Askerliğin zorunlu olmaktan çıkarılıp vicdani ret hakkının tanınması beklenirken tam tersi yönünde bir anlayışla asker kaçaklarına para cezası uygulanması büyük bir mağduriyetin yaşattığını” belirtiyor ve “Bu uygulamadan derhal vazgeçilmeli, mağduriyet telafi edilerek en azından makul bir takvim çerçevesinde geçiş süresi öngörülmeli, vicdani ret hakkı tanınmalı ve profesyonel orduya geçiş için gerekli adımlar atılmalıdır” diyor.

 

Kemalist rejim problemlerini halletmeye çalışan Türkiye ile bir olmak isteyen dindar Kürtler “vatan” kavramına ve ülke bütünlüğüne uygun olup olmadığı tartışılan “vicdanî red” taraftarı olmasını nasıl açıklayabiliriz?

 

Buna benzer sayısız durum, Kürtlerin, rejim problemini halletmiş bir Türkiye’nin bütünlüğü içinde olmalarını hayırlı kılıyor. Kürtlerin târih boyunca tuz ekmek olduğu Türklerle bir arada yaşadığı şartlar Irak’taki, Suriye’de şartlarla bir değildir.

 

Bu sebeptendir ki, dindar Kürtler nâmına “özerklik” talepleri hem gerçekçi değil, hem yakışık düşmüyor.  Ümmet arasında savaş ve ayrılık olmamalı.

---------------------------------------

 

DİYARBAKIRLI KÜRT MÜSLÜMANDAN PKK’NIN İTLAF EDİLMESİNİ İSTEYEN MEKTUP

 

“HDPKK” NIN semirmesi ve PKK’nın itlaf edilmesi konulu yazılarımıza, “Diyarbakır'da güvenliğimiz yok” diyerek isminin ve e.mail adresinin yazılmasını istemeyen Diyarbakırlı R. D. den son derece duyarlı ve anlamlı bir mektup geldi.

 

Hükümet sahiplerinin “açılım” meselesindeki hatalarını ve gevşekliklerini iyice muhasebe etmeleri için bu mektuptaki can alıcı bazı bölümleri paylaşmak istiyorum:

 

“Diyarbakır'da yaşayan T.C. Vatandaşı bir Kürt olarak yazdıklarınıza bir katkı sunmak istedim. Çözüm süreci Pkk rahat propaganda yapsın diye getirildi. Ak Parti'nin Kürt oylarının düşmesinin temel sebebi çözüm sürecidir. Süreç sayesinde Pkk bölgenin egemen gücü oldu ve vatandaşa şunu söyledi: Devlet burada kiracıdır, buraların hâkimi biz olacağız, dağlardaki gerillamız (çeteleri) ve şehirlerdeki YDH-H üyelerimiz asker ve polis vazifesi görecekler.

Halk, artık geleceğini devletin safında olmakla değil; Pkk'nın yanında yer almakla görmeye başladı. Ak Parti iktidarı devletin yanında duran köy korucularını dahi savunamadı. Çözüm sürecinde onlarca korucu şehit edildi. Seçimlerden önce Pkk’lılar köy köy şehir şehir dolaşarak vatandaşı ölümle tehdit ettiler.

Kürt halkı Çözüm süreciyle zaten Pkk'ya terkedilmiş durumda. Çözüm süreciyle birlikte etnik ve zihinsel bölünme çoktan gerçekleşti. 30 yaş altındaki gençlerin belki de %90'dan fazlası Pkk / Hdp'nin ideolojik eğitiminden geçiyor ve aynı zamanda İslam’a düşman olarak yetişiyor bu gençler. Bunun manevi vebali Çözüm sürecinin aktörlerinedir. Pkk'lı belediyelerin Eğitim Destek Evleri beyin yıkama merkezleri gibi çalışıyor. Diyarbakır Belediyesi yılda 52 bin çocuğu sosyalist-ideolojik eğitimden geçirdiğini biliyor muydunuz? Artık  bizleri nasıl bir gelecek beklediğini tahmin edin. Türkiye hızlı bir şekilde bölünme sürecine doğru gidiyor, farkında mısınız?

 

Sivrisinekleri öldürmekle bitiremezsiniz. Bataklığı kurutmanız lazım. Pkk'lı canilerin kökünün kazılması için;

1-Pkk'lı belediyelerin EĞİTİM DESTEK EVLERİ kesinlikle kapatılmalıdır. Kürt çocukların beyinleri  buralarda Pkk virüsüyle kirletiliyor.

2-Pkk yandaşı sol tandanslı sözde eğitimci bir sendikanın öğretmenleri PKK'ya militan temin ediyorlar. Pkk'nın eleman kazanmasında bu öğretmenler aktif rol oynuyor. Pkk'lı öğretmenler ya görevden atılmalı ya da sürgün edilmelidir.

Ben Diyarbakır'da yaşayan bir Kürt olarak tüm olup bitenleri bizzat aynel yakin olarak yaşıyorum. Ankara ve İstanbul'da oturarak Güneydoğu'da olup bitenleri göremezsiniz. Durumun vahametini anlayabilmeniz için buralarda bir müddet yaşamanız gerekir. Hükûmete yakın medyanın şişirdiği gibi değil durum. 

Çözüm süreci sayesinde Pkk'nın vahşi ve daha gaddar OHAL'ı başladı. Pkk, kırk yıl savaştı ancak % 5-6 oy alabildi. Çözüm süreci sayesinde % 13'lere ulaştı. Ben bir Kürt olarak bu şekliyle bir çözüm sürecini istemiyorum. Belki beni tuhaf karşılarsınız ancak biz OHAL döneminden daha memnun idik. Pkk militanları eskiden sadece dağlarda idi. Şu anda ise köy köy şehir şehir dolaşıyorlar. Pkk'yı eleştiremiyoruz. Pkk'nın Stalinist zihniyeti hiçbir muhalif görüşe müsaade etmiyor. Buna sebep olanlara hakkımız helal değildir. Çözüm süreciyle Kürt halkı Pkk’ya tapulandı. Ben, Çözüm sürecinin aktörlerinin ‘vatana ihanetten’ yargılanmalarını istiyorum.

 

Ülkemiz bölünüyor. Çözüm sürecinin getirdiği yıkımı halkımıza daha gör bir şekilde anlatalım. Ak Parti iktidarı PKK'ya operasyonları devam ettirilmelidir. Pkk'lı caniler toparlanmak için barış istiyorlar, devlet buna kanmamalıdır.

‘HDPPK’ çözüm sürecinin tadına vardı bunun bitmesini istemezler. Buzdolabına konulan çözüm sürecinin önlerine konulmasını büyük bir iştahla bekliyorlar.

 

Çözüm sürecini buzdolabına değil, toprağa gömüp üzerine beton dökeceksin ey güzel uzun adam!

 

Sen iyi niyetle sorunu çözmek istedin ancak karşındakinin akrep olduğunu göremedin. Onun görevi sokmaktır hala anlamadın mı? Müslüman, bir delikten iki defa sokulmaz.

 

Ben, seni ve partini çok seviyorum. İktidarı kaybettik diye günlerce hüzünlendim. Ancak ‘her şerde hayır vardır’ hadisi mucibince teskinlendim. sizler de bu şefkat tokadının gereğini yapın.

Allah’a emanet olun.”

---------------------------------

Mektubun söylediklerine hem Kürtler, hem Türkler ve en başta hükümet sahipleri kulak vermelidir, diyoruz.

 
Etiketler: Dindar, , Ümmetçi, Kürtler, de, özerklik, resmî, dil, istiyorsa…
Yorumlar
Diğer Yazılar
Mebusluğun dayanılmaz(!)câzibesinden istikametini bozanlar
İyi nedir, iyi insan kimdir?
Anıtkabir’de îman tazelenir mi?
“Bir derdim var bin dermâna değişmem”
Doktorluk tasavvuf ve hikmet mektebinden sonra okunmalı
Hapishâne risâlesi-7
Hapishâne risâlesi-6
Hapishâne risâlesi-1
Kim İslâm üzere milliyetçiyim diyorsa makbuldür
Kur’anî mânada milliyet ve milliyetçilik
Ali Hocam yazısı
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Bâtıl Türkçüye göre Türkler “Araplaşıyor”muş-2
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
“Bitmeyen millî mücadele”
Dünya Kadınlar Günü’nün gerçek yüzü
Bâtıl Türkçünün Hakk’a tapan Türk’e zararları-3
Bâtıl Türkçüye göre din değişebilir, milliyet asla!
Bâtıl Türkçü ile Hakk’a tapan Türk bir değil
“Ne haçlı, ne şaman Türk! Müslüman, Müslüman Türk”
Necip Fâzıl’ın vasfettiği Türkler
Millet kimlikli Türk mü, ulus kimlikli Türk mü?
“Altun ordu” nam Türk ordusunun meziyeti
“Savletinle titresin” düşman ey Türk ordusu!
Hakk’a tapan Türk milletinin ordusu serhat boylarında…
Kültür Bakanına sual: Troyalılar Türk müydü?
Bosnalı millettaş Yemen Türküsü’nü söyleyince…
Dergiler fikir ve edebiyatın burçlarıdır
Evi barkı yıkan kitap delileri
İnönü Amerikancılığı utanç verici yıllardır
Kültürün iktidarı mı, iktidarın kültürü mü?
İstiklâl Marşı Şairi’ni fişleyen Cumhuriyet erdemli olabilir mi?
Mehmed Âkif’in cenazesinde Cumhuriyet’in şefleri yoktu
Yılbaşı kutlama pespâyeliğini Kemalistler resmîleştirdi
KUMARBAZ CUMHURİYET’İN MURDAR MİLLÎ (!) PİYANGOSU
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
Sahaf Hasan Efendi
“Selülozofiller” ve “Bibliyofiller”
Faydasız kitap okumak
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Cumhuriyet Bayramı”nı kimler niçin kutlar?
“Şifa kabul etmez ağır kitap hastaları”
Mecânin-i kütüb yahut kitap mecnûnları
Kitap yârânının efendisi
“Oku! zira okumayan azgınlaşır”
Musul / Kerkük’ün başına gelenlerin müsebbibi Lozancılardır
Türkler Hakk’a tapan millettir
Müslüman mahallesinde domuz dersi verilir mi?
İtirazın İsmailcesi
İsmail bayramı
Her kurban İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
İsmail ve bıçak
Kimi etine tâlib olur İsmail’in, kimi adanmışlığına
Milliyetçilik, cumhuriyet ve devlet Atatürkçülükle mi kaimdir?
Herkes İsmail olmalı
Osmanlı’da askerlik meselesi
Bir buğday yetiştiricisi bir darbeci generalden değerlidir
Dergi de okuyalım; dergisiz olmaz
Kitap ve dil
Yarın ölecekmiş gibi yazmak
Modern yazı seküler ve aidiyetsizdir
Kurtla çoban arasında mesai yapanlar
Kurtla bir olup kuzuyu yedikten sonra çobanla ağlayanlar
Darbeci bir general şu mısraları okuyabilir mi?
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Darbeci generaller psikopattır
Darbeci generallerin çöküşü
15 Temmuz darbeci generallerle milletin savaşıdır
Darbeye karşı selâ, ezan, millet
İyi yazı kütük ve nakış sahibidir
“İyi yazı kötü yazı”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Aynaya bakmak marifettir
Aynaya bakınca ne görüyoruz?
Somalili Mahmut’un yüreğinde Türkiye/Somali kardeşliği
Edebî hayatların kitabı: “Mekân Hikâyeleri”
Cümle Âlemin Efendisi’ne (s.a.v.) hâlnâme
Alkollü hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi
CHP’nin cemâziyelevvelini bilir misiniz?
Dil Kapısı’ndan geçenler
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Ehl-i gece olmak
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
Avrupa’nın binyıllık Türk korkusu
İstiklâl Marşı mı değişsin, Cumhuriyet mi?
Türk’ün güzel sıfatlarından alpereni doğru anlamak
Cumhuriyetin “Millî” kavramına ettiği zulümler
Terkip ve İnşâ dergisinden “İslâm maarif sistemi
Millet kimlikli Türklük mü, ulus kimlikli Türklük mü?
Türk’ü Türk yapan Cumhuriyet değil, İslâm’dır
Himmeti millet olan Türklüğe ihtiyaç var
Kumarbaz Cumhuriyetin Murdar Millî (!) Piyangosu
Kalbiniz kışa dönmüşse baharla diriltin
“Aman” diye kimi çağırmalı?
Şehitlerin kanı yüzümüze değiyor/ kaatil: ABDHDPKK’dır
“Çaldım yârin kapısın…”
“Çınar”ı nasıl bilirsiniz?
Sadra şifa bir kitap: “Evin Mahremi Olmak”-2-
Kemalistler Batılılaşma uğruna Musul’dan vazgeçti
Ey ahmak! ölümden güzel bir şey var mı?
Ölümle aranız nasıl?
Müslüman Doğulu musunuz, Batılı mı?
Dil Kapısı
İsmail ve bıçak
Cemaat önderi, hocaefendi ve âlim sıfatlı Belâmlar
Bu ülke ecdadımındı / bugün benim / yarın oğlumun ve onun oğullarının olacak
Darbeci generallerin soy ağacı
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Göster Âl-i Osman Türklüğünü Ey Türk Ordusu!
Siyaset elinde şahlanamayan bir hareket: Alperen Ocakları
Kurtlar ve darbeci generaller
Hayat yavaştı yavaş yaşardık eskiden
Ezanın hasmı darbecilerin ezana yenilişi
“General elbisesi giyen horoz”
Muhsin Yazıcıoğlu suikastının kuyruğu göründü…
Türkler Hakk’a tapan millettir
Darbeye karşı selâ, ezan ve millet
Tanrı yok, generaller var!
Darbeci generaller psikopattır
Bir buğday yetiştiricisi bir generalden değerlidir
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Türkiye Yazarlar Birliği Kahramanmaraş Şubesi’nin başına gelenler
Ey generaller! sizi sigaya çeken bir millet var
Darbeci generallerin çöküşü
Târih şöyle yazacak: Darbeci generallerle milletin savaşı
“Tek Kapı” ya açılan Kapılar…
İnsanlar televizyon seyrederek ölüyorlar
Müslümanın hayatına giren Avrupa âdetidir tâtil
Eşref-i mahlûkat’tan homoekonomikus’a dönüşenler
Ölüm haberleri ve tâziyelerimiz de laikleşiyor
Sizi alnınızdan öperim Alperenler!
Uykuya dost olan Müslüman çoğalıyor/sa…
Benim yaram derin derin…
Vatan hainliğinin târifi
Amerikan yardımı alan 27 Mayıs darbecileriyle CHP ikizdir
Sohbetle sahâbe olanların milletindeniz
Medeniyet dâvamızı omuzlayan dergi: Terkip ve İnşâ
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Yüreklerinde anne ateşi sönmeyen iki şair:
Hümâ kuşuna yahut “Himmet Hümâları” na tutunmak
Laik-altı ok anayasası Müslümanca ıslah edilmeli
Türkiye, Büyük Doğu Fikrine muhtaç
Dostunuzu, yâni benzerinizi bulun
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
Modernizme karşı dost ve dostluk
Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm doğduğunda
Suriye meselesini yakın tarihte aramak
Bin miligramlık şiir böyle olur efendiler!
“Okuryazar mısın, Uyurgezer mi?”
Dil Kapısı’ndan geçmedikçe
Vatan müdafaasına çıkan dost hüzün yollamış
Nekrofil PKK ve dış düşmanlar yine Ankara’da…
“Ağlayın su yükselsin belki kurtulur gemi”
28 Şubat’ın apoletli kurtlarıyla bir olup kuzuyu yiyenler
Mukaddesatçı iktidarın medeniyetle imtihanı
“Yârin Şifa Kapısı”
“Türkü Yazıları”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Bir Hocam ve Dükkânnâme
Türkiye, Bayırbucak’ı ilhak etmeli
Maraş Maraş Derler Kahramanlığın Adına
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Türkiye PYD’ya karşı Suriye Türkmenlerini Masa’ya getirmeli
Türkiye’de aydının anatomisi
Medine, Medeniyet ve Şehir
Akademisyenin recüliyeti var mı?
Hüda Par’dan iki mektup
Türkçülerin meylettiği müelliflerin medeniyet fikrindeki ârıza ve farklılıklar
Ârızasında ısrar eden bir Türkçünün ithamnâmesi
Mehmet Âkif, Kemalist cumhuriyeti tasdik etmedi
“İktidarda Kim Var?”
Mehmet Âkif’in cenazesinde cumhuriyetin şefleri yoktu
El çek hüznümden ey zâhir erbabı
Türkçülük hareketinin Türklük anlayışı ârızalıdır
Türk milliyetçilerinin iflah olmaz hastalığı: “Atatürk’e bağlılık”
Müslümanın itini bile seven adam: Muzaffer Gözükara!
Her yer kitap, her yer fikir ve edebiyattı o gün…
“Rıza” yahut “Râzı” olmayı unutunca…
“Kelimelerin Seyir Defteri”nde yazılanlar
İslâm Medeniyetinin mukaddimesi: Câmi
“Ya Tahammül Ya Sefer'den Bize ‘İstikrar’ Düştü!”
Türkiye’deki milliyetçi hareketler İslâmî ihtiyaçtan doğmadı
“Bosna Bizim Neyimiz Olur?”
Milliyetçilik yola özürlü çıkınca…
Alkollü laik hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi-1-
Chp’nin bugünü de cemâziyelevveli gibi kirlidir
“Maruz Kalanlar Nesli”
Kaldırım imarına değil, gönül imarına ihtiyaç var
Âkif, İslâm; Gökalp, Batı medeniyetinden yanadır
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
İslâm medeniyetinde mûsikî “hikmetten bir cüzdür”
Üç yaralı kavram: asabiyet, kavmiyet, milliyet
“Çağın İsmailleri! bize et size cennet düştü”
Her kurban bir İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Dindar Kürtlerin ve bir Astsubayın HDPKK hakkında görüşleri
Dindar / ümmetçi Kürt kardeşlerimizin cevapları
Said Nursî Hazretlerinin “Medeniyet-i Kur’ânîye” fikri
“Aç canavara (HDPKK) tahabbüb, iyiliğini değil iştahını artırdı
Modernizmin bulaştırdığı bir hastalık: “İhtiyaç tuzağı”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Kim “HDPKK”ye oy ve medya desteği vermişse haindir
Fikir Teknesi’nden peş peşe fikirli kitaplar…
Ahmet Cevdet Paşa’nın fıkıh üstü Medeniyet-i Cedide’si
Şehitlerin kanı yerde mi kalacak?
Nekrofil (ölüsevici) PKK, Amerika/İsrail provokasyonu iş başında
“Gurbet nedir bilir mi o menfâya gitmeyen?”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Gök Kapılarından geçmek
Doğu Türkistan’a Ecdâdımız Gibi Gitmek
Alperen, İslâm devleti dâvasının mükellefiyetini taşıyana denir
Kürtçülüğün çâresi Said-i Nursi Hz.lerinin fikirlerindedir
CHP’nin desteklediği 27 Mayıs darbecilerine Amerikan yardımı
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
“Amerikan saatine göre uyuyan Türk münevveri…”
“Millet”in târifi yahut millet olmanın müslümancası
19 Mayıs bayram değil, Atatürkçülük karnavalıdır
Nü-sever General Evren’in Akıbeti
İdrakimize vurulan Atatürkçülük zincirini ne zaman kıracağız?
Medeniyetimize Kasteden Medeniyetsiz Cumhuriyet
İktidar da dâhil, partilerin seçim vaatleri bayat ve fikirsiz
Altı ok muhibbi bir zındık: domuzsever Abdullah Cevdet
“Dinî” mânasına gelen “millî” kavramı neleri haizdir
Dostâne Fiskeler
Efendimiz Aleyhisselâtüvesselâm’ın şehri Medine
Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm doğduğunda
“En iyi Türk ölü Türktür; en iyi Kürt ölü Kürttür”
“Daha Çok Ölü İstiyorum”
Fikir Teknesi’nden Necip Fazıl ve Büyük Doğu Devleti üstüne kitaplar
Tekbir, salavat ve mehterle Çanakkale şehitlerini yâdeden üniversite…
Altı Ok Cumhuriyetinin kadın projesi: “Kur’an’ı kapa, kadınları aç”
Hilâfetçilikten Devrimciliğe Evrilen “CHP Makyavelizmin Partisidir”
28 Şubat’ın paranoyak generalleri
Kıyafet İnkılâbının Kurbanı Kadınlar ve Kızlar
Bir “Türkçü” nün Türkler için zararlı fikirleri-2
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
K. Maraş
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
Güncelleme: 22.05.2018
Bugün
18° - 31°
Çarşamba
18° - 31°
Perşembe
18° - 29°
K. Maraş

Güncelleme: 22.05.2018
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı