Yazı Detayı
25 Nisan 2018 - Çarşamba 08:48 Bu yazı 253 kez okundu
 
Doktorluk tasavvuf ve hikmet mektebinden sonra okunmalı
Ahmet Doğan İLBEY
lbeyali@hotmail.com
 
 

Evvel emirde beyan edelim ki aşağıda tasvir ve târif ettiğimiz, hastasına her cihetten yâr ve şifa olamayan doktor tipi ferdî değil, umumîdir. Elbette iki asırlık Batılılaşma neticesinde kurumlaşmış, tıp eğitimi ve hasta anlayışı bir türlü değişmeyen ve dokunulmazlığı olan bir sınıfın içinde doktorluğuna irfan ve hikmeti de katan nice doktorlar vardır.    

MODERN DOKTORLUĞUN DİNİ YOKTUR, SEKÜLERDİR 

Doktor olmak isteyen bir kişi insan bilgisini tahsil etmek için evvela bir müddet tasavvuf mektebinde tâlim etmeli, sonra tıp doktorluğu okumalı. Modern doktorluk, Avrupa menşeli pozitivist ve materyalist temelli bir meslektir. Hikmetten uzak, maddeci Batı’nın ürettiği bir bilimdir. Bu sebeptendir ki modern doktorluğun dini yoktur, sekülerdir.

Modern doktor hâl ehli değil, kâl ehlidir. Hastaya hâl üzere bakamaz, kâl ilmiyle bakabilir ancak. Gönlü viran olmuş hastanın ilacını bilemez. Lokman Hekim gibi tasavvuf ve hikmet eğitimi almamış ki bilsin.

DOKTOR POZİTİVİST TIP EĞİTİMİ ALMIŞTIR

Doktor Batılıdır, yâni pozitivist ve seküler tıp eğitimi almıştır. Tabib ve hekimle arasında mahiyet farkı var. İslâm’la Batı arasındaki kainat ve insan anlayışı gibi…  Modern doktorluğun Allah yahut “Tanrı” fikri yoktur. Hastalığa bakışta materyalisttir.

Hasta insan “sayısal” bir değerdir, makinadır, ettir. Hastanın ruhu, duyguları ve ahlâkı olabileceğini dikkate almaz. Onun işi âletle nabız ölçmek, röntgenlemektir. Hastanın eti ve kemiğinin yanında, onun fıtrat ve yaratılış bilgisiyle bilgilenmemiştir.

Modern bilimle malûl doktor hastasının kalbine başını koyup, yüreğindeki yaraları bilebilir mi? Allah’ın sıfatlarından sıfat taşıyan hekim gibi hastasının elini tutabilir mi? Mürşid-i kâmil gibi dokunabilir mi hastasına?         

                                                                                                                        HASTAYA ET DEĞİL, HZ. İNSAN OLARAK BAKMAK

Modern tıp eğitimi görmüş doktor hasta sayısına bakar. Hastaya hazret-i insan olarak bakmaz, derdini dert edinemez. Karşısında bir et yığını görür. Onun ruhu ve duygularının olduğunu düşünmez. Hastanın bir canlı olduğunu unutur. Hastanın keyfiyetine değil, kemmiyetine bakar. “Ne kadar hasta o kadar para!” 

Modern doktor insan sanatını bilmez; insan-ı kâmil değildir. Tasavvuf tâliminden mahrumdur. Hastanın içini okuyamaz. Hastaya istatistikî bilgilerle yaklaşır. Hastaya hasta olarak bakmaz, bir “obje” olarak görür. Hastanın bedenine rasyonel-kapitalist nazariyelerin bir ürünü olarak bakar. Aldığı eğitime göre hasta insan kan, kemik, et ve idrardır.                                                  

MODERN DOKTOR HER YARANIN MERHEMİNİ BİLMEZ 

Hastayı beş duyusu ile tedavi eğitimi almıştır doktor. İnsanın hakikatini bilmediği için onun derûnunu bilip, tedavi edemez. Her derdin, her yaranın merhemini bilmez. Yaraya, yâni ağrıya teknik olarak bakar, ağrıyı pozitivist  “deneyle” anlamaya çalışır. Hasta bir makinadır. Uzuvlarını da makinanın birer parçası olarak görür. Marifeti ve bilgisine Allah’ın insan bilgisini katmadığı gibi, insana kudsiyet atfederek tedavi etme eğitiminden mahrumdur.

Modern doktorluk bilimine göre ağrının şahsiyeti ve ruhu yoktur, biyolojiktir. Ağrı veya yara acıtan ve ıstırap veren bir hâl değil, ölçülebilen biyolojik bir “olgudur”, bir duygu olarak karşılığı yok. Ağrı veya yara bir nesne gibidir. Oysa ağrı, akıl ve beden arasında şahsîdir. Ağrı bedendedir ama ruhla irtibatı vardır.

Doktor, aldığı rasyonel eğitim gereği bunu bilemez, tabib yahut hekim bilir.

Hastalığınız kan ve etten sâdır olmuşsa doktora gidin. Üç beş maddî ilaç verir size. Mârifetinin hepsi o kadar. Hastalığınız, yâni yaralarınız bir memleket yarası, bir fikir yarası, bir ulvî sızı ise, doktor sizin derdinize çâre olamaz. “Kalplerin tabibi” yolunda olan insan-ı kâmil bir tabibe gidin. Bulabilirseniz hikmet sahibi bir hekime tedavi olun.

HASTASIYLA DOSTLUK KURAMAZ

“Sen tabib-i âşıkâne gelmişem / Dermân için sen Lokmân’a gelmişem” diyerek modern doktorun kapısını çalabilir misiniz? Ona “Dil hastasıyım, derdime çâre nedir?” diyebilir misiniz?

Modern doktor hastayla “dostluk” kuramaz. Aldığı pozitivist ve seküler tıp eğitimi gereğince hastayla dostluğu, yâni ünsiyeti yoktur. “Çatık kaşlı, bürokrat denen zâta” benzer. “Gamlı gönlüme şifa istesem dost elinden bir devâ bilir misin doktor?” diye sorun bakalım, hâlden anlayacak mı?

DOKTOR, TABİB / HEKİM HİKMETİNDEN MAHRUMDUR

Tabib ve hekimin bilgi kaynağı bütünüyle pozitif bilim değil, aynı zamanda dinîdir. Âriflerden ve insan-ı kâmillerden beslenir. Tabib, İslâm bilgisiyle tıp mesleği sahibi olan İslâmca bir ifadedir. Gönlümüze taht kurmuş güzel bir sıfattır. Doktora tabib yahut hekim demek bir yanılgıdır.

İslâm medeniyetinde tabiblerle hâl diliyle halleşilirdi. Bundandır ki tabib tasavvuf edebiyatında mecazen derman istenen yârdır, mürşiddir, şeyhtir. “Tabibü’l ervah” , ruhların tabibi Allah’tır. “Tabib-i cihan” dır. İnsanlık câmiasında en yüce tabib Efendimiz s.a.v.’dır.

Hekim,”hâkim”den gelir. Hikmet sahibidir. Medeniyetimizdeki mânasıyla hikemî vasfıyla birlikte hastalıkların teşhis ve tedavisiyle uğraşandır. Hüküm sahibi mânasına da gelen hekim hastalarla uğraşırken mesleğinin zeminine dinimizden neşet eden hikmet bilgisine de katar.

Velhâsıl, eğitimine Nebevî tıbbın anlayışını katmadıkça doktorluk hastayı hazret-i insan olarak göremeyen teknik bir meslek olarak kalmaya mahkûmdur.                                                                                                                       

 

 

 
Etiketler: Doktorluk, tasavvuf, ve, hikmet, mektebinden, sonra, okunmalı,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Doğu’nun oğulları
Batı’nın oğulları üretme merkezi
Mebusluğun dayanılmaz(!)câzibesinden istikametini bozanlar
İyi nedir, iyi insan kimdir?
Anıtkabir’de îman tazelenir mi?
“Bir derdim var bin dermâna değişmem”
Hapishâne risâlesi-7
Hapishâne risâlesi-6
Hapishâne risâlesi-1
Kim İslâm üzere milliyetçiyim diyorsa makbuldür
Kur’anî mânada milliyet ve milliyetçilik
Ali Hocam yazısı
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Bâtıl Türkçüye göre Türkler “Araplaşıyor”muş-2
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
“Bitmeyen millî mücadele”
Dünya Kadınlar Günü’nün gerçek yüzü
Bâtıl Türkçünün Hakk’a tapan Türk’e zararları-3
Bâtıl Türkçüye göre din değişebilir, milliyet asla!
Bâtıl Türkçü ile Hakk’a tapan Türk bir değil
“Ne haçlı, ne şaman Türk! Müslüman, Müslüman Türk”
Necip Fâzıl’ın vasfettiği Türkler
Millet kimlikli Türk mü, ulus kimlikli Türk mü?
“Altun ordu” nam Türk ordusunun meziyeti
“Savletinle titresin” düşman ey Türk ordusu!
Hakk’a tapan Türk milletinin ordusu serhat boylarında…
Kültür Bakanına sual: Troyalılar Türk müydü?
Bosnalı millettaş Yemen Türküsü’nü söyleyince…
Dergiler fikir ve edebiyatın burçlarıdır
Evi barkı yıkan kitap delileri
İnönü Amerikancılığı utanç verici yıllardır
Kültürün iktidarı mı, iktidarın kültürü mü?
İstiklâl Marşı Şairi’ni fişleyen Cumhuriyet erdemli olabilir mi?
Mehmed Âkif’in cenazesinde Cumhuriyet’in şefleri yoktu
Yılbaşı kutlama pespâyeliğini Kemalistler resmîleştirdi
KUMARBAZ CUMHURİYET’İN MURDAR MİLLÎ (!) PİYANGOSU
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
Sahaf Hasan Efendi
“Selülozofiller” ve “Bibliyofiller”
Faydasız kitap okumak
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Cumhuriyet Bayramı”nı kimler niçin kutlar?
“Şifa kabul etmez ağır kitap hastaları”
Mecânin-i kütüb yahut kitap mecnûnları
Kitap yârânının efendisi
“Oku! zira okumayan azgınlaşır”
Musul / Kerkük’ün başına gelenlerin müsebbibi Lozancılardır
Türkler Hakk’a tapan millettir
Müslüman mahallesinde domuz dersi verilir mi?
İtirazın İsmailcesi
İsmail bayramı
Her kurban İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
İsmail ve bıçak
Kimi etine tâlib olur İsmail’in, kimi adanmışlığına
Milliyetçilik, cumhuriyet ve devlet Atatürkçülükle mi kaimdir?
Herkes İsmail olmalı
Osmanlı’da askerlik meselesi
Bir buğday yetiştiricisi bir darbeci generalden değerlidir
Dergi de okuyalım; dergisiz olmaz
Kitap ve dil
Yarın ölecekmiş gibi yazmak
Modern yazı seküler ve aidiyetsizdir
Kurtla çoban arasında mesai yapanlar
Kurtla bir olup kuzuyu yedikten sonra çobanla ağlayanlar
Darbeci bir general şu mısraları okuyabilir mi?
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Darbeci generaller psikopattır
Darbeci generallerin çöküşü
15 Temmuz darbeci generallerle milletin savaşıdır
Darbeye karşı selâ, ezan, millet
İyi yazı kütük ve nakış sahibidir
“İyi yazı kötü yazı”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Aynaya bakmak marifettir
Aynaya bakınca ne görüyoruz?
Somalili Mahmut’un yüreğinde Türkiye/Somali kardeşliği
Edebî hayatların kitabı: “Mekân Hikâyeleri”
Cümle Âlemin Efendisi’ne (s.a.v.) hâlnâme
Alkollü hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi
CHP’nin cemâziyelevvelini bilir misiniz?
Dil Kapısı’ndan geçenler
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Ehl-i gece olmak
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
Avrupa’nın binyıllık Türk korkusu
İstiklâl Marşı mı değişsin, Cumhuriyet mi?
Türk’ün güzel sıfatlarından alpereni doğru anlamak
Cumhuriyetin “Millî” kavramına ettiği zulümler
Terkip ve İnşâ dergisinden “İslâm maarif sistemi
Millet kimlikli Türklük mü, ulus kimlikli Türklük mü?
Türk’ü Türk yapan Cumhuriyet değil, İslâm’dır
Himmeti millet olan Türklüğe ihtiyaç var
Kumarbaz Cumhuriyetin Murdar Millî (!) Piyangosu
Kalbiniz kışa dönmüşse baharla diriltin
“Aman” diye kimi çağırmalı?
Şehitlerin kanı yüzümüze değiyor/ kaatil: ABDHDPKK’dır
“Çaldım yârin kapısın…”
“Çınar”ı nasıl bilirsiniz?
Sadra şifa bir kitap: “Evin Mahremi Olmak”-2-
Kemalistler Batılılaşma uğruna Musul’dan vazgeçti
Ey ahmak! ölümden güzel bir şey var mı?
Ölümle aranız nasıl?
Müslüman Doğulu musunuz, Batılı mı?
Dil Kapısı
İsmail ve bıçak
Cemaat önderi, hocaefendi ve âlim sıfatlı Belâmlar
Bu ülke ecdadımındı / bugün benim / yarın oğlumun ve onun oğullarının olacak
Darbeci generallerin soy ağacı
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Göster Âl-i Osman Türklüğünü Ey Türk Ordusu!
Siyaset elinde şahlanamayan bir hareket: Alperen Ocakları
Kurtlar ve darbeci generaller
Hayat yavaştı yavaş yaşardık eskiden
Ezanın hasmı darbecilerin ezana yenilişi
“General elbisesi giyen horoz”
Muhsin Yazıcıoğlu suikastının kuyruğu göründü…
Türkler Hakk’a tapan millettir
Darbeye karşı selâ, ezan ve millet
Tanrı yok, generaller var!
Darbeci generaller psikopattır
Bir buğday yetiştiricisi bir generalden değerlidir
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Türkiye Yazarlar Birliği Kahramanmaraş Şubesi’nin başına gelenler
Ey generaller! sizi sigaya çeken bir millet var
Darbeci generallerin çöküşü
Târih şöyle yazacak: Darbeci generallerle milletin savaşı
“Tek Kapı” ya açılan Kapılar…
İnsanlar televizyon seyrederek ölüyorlar
Müslümanın hayatına giren Avrupa âdetidir tâtil
Eşref-i mahlûkat’tan homoekonomikus’a dönüşenler
Ölüm haberleri ve tâziyelerimiz de laikleşiyor
Sizi alnınızdan öperim Alperenler!
Uykuya dost olan Müslüman çoğalıyor/sa…
Benim yaram derin derin…
Vatan hainliğinin târifi
Amerikan yardımı alan 27 Mayıs darbecileriyle CHP ikizdir
Sohbetle sahâbe olanların milletindeniz
Medeniyet dâvamızı omuzlayan dergi: Terkip ve İnşâ
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Yüreklerinde anne ateşi sönmeyen iki şair:
Hümâ kuşuna yahut “Himmet Hümâları” na tutunmak
Laik-altı ok anayasası Müslümanca ıslah edilmeli
Türkiye, Büyük Doğu Fikrine muhtaç
Dostunuzu, yâni benzerinizi bulun
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
Modernizme karşı dost ve dostluk
Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm doğduğunda
Suriye meselesini yakın tarihte aramak
Bin miligramlık şiir böyle olur efendiler!
“Okuryazar mısın, Uyurgezer mi?”
Dil Kapısı’ndan geçmedikçe
Vatan müdafaasına çıkan dost hüzün yollamış
Nekrofil PKK ve dış düşmanlar yine Ankara’da…
“Ağlayın su yükselsin belki kurtulur gemi”
28 Şubat’ın apoletli kurtlarıyla bir olup kuzuyu yiyenler
Mukaddesatçı iktidarın medeniyetle imtihanı
“Yârin Şifa Kapısı”
“Türkü Yazıları”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Bir Hocam ve Dükkânnâme
Türkiye, Bayırbucak’ı ilhak etmeli
Maraş Maraş Derler Kahramanlığın Adına
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Türkiye PYD’ya karşı Suriye Türkmenlerini Masa’ya getirmeli
Türkiye’de aydının anatomisi
Medine, Medeniyet ve Şehir
Akademisyenin recüliyeti var mı?
Hüda Par’dan iki mektup
Türkçülerin meylettiği müelliflerin medeniyet fikrindeki ârıza ve farklılıklar
Ârızasında ısrar eden bir Türkçünün ithamnâmesi
Mehmet Âkif, Kemalist cumhuriyeti tasdik etmedi
“İktidarda Kim Var?”
Mehmet Âkif’in cenazesinde cumhuriyetin şefleri yoktu
El çek hüznümden ey zâhir erbabı
Türkçülük hareketinin Türklük anlayışı ârızalıdır
Türk milliyetçilerinin iflah olmaz hastalığı: “Atatürk’e bağlılık”
Müslümanın itini bile seven adam: Muzaffer Gözükara!
Her yer kitap, her yer fikir ve edebiyattı o gün…
“Rıza” yahut “Râzı” olmayı unutunca…
“Kelimelerin Seyir Defteri”nde yazılanlar
İslâm Medeniyetinin mukaddimesi: Câmi
“Ya Tahammül Ya Sefer'den Bize ‘İstikrar’ Düştü!”
Türkiye’deki milliyetçi hareketler İslâmî ihtiyaçtan doğmadı
“Bosna Bizim Neyimiz Olur?”
Milliyetçilik yola özürlü çıkınca…
Alkollü laik hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi-1-
Chp’nin bugünü de cemâziyelevveli gibi kirlidir
“Maruz Kalanlar Nesli”
Kaldırım imarına değil, gönül imarına ihtiyaç var
Âkif, İslâm; Gökalp, Batı medeniyetinden yanadır
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
İslâm medeniyetinde mûsikî “hikmetten bir cüzdür”
Üç yaralı kavram: asabiyet, kavmiyet, milliyet
“Çağın İsmailleri! bize et size cennet düştü”
Her kurban bir İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Dindar Kürtlerin ve bir Astsubayın HDPKK hakkında görüşleri
Dindar / ümmetçi Kürt kardeşlerimizin cevapları
Dindar / Ümmetçi Kürtler de özerklik ve resmî dil istiyorsa…
Said Nursî Hazretlerinin “Medeniyet-i Kur’ânîye” fikri
“Aç canavara (HDPKK) tahabbüb, iyiliğini değil iştahını artırdı
Modernizmin bulaştırdığı bir hastalık: “İhtiyaç tuzağı”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Kim “HDPKK”ye oy ve medya desteği vermişse haindir
Fikir Teknesi’nden peş peşe fikirli kitaplar…
Ahmet Cevdet Paşa’nın fıkıh üstü Medeniyet-i Cedide’si
Şehitlerin kanı yerde mi kalacak?
Nekrofil (ölüsevici) PKK, Amerika/İsrail provokasyonu iş başında
“Gurbet nedir bilir mi o menfâya gitmeyen?”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Gök Kapılarından geçmek
Doğu Türkistan’a Ecdâdımız Gibi Gitmek
Alperen, İslâm devleti dâvasının mükellefiyetini taşıyana denir
Kürtçülüğün çâresi Said-i Nursi Hz.lerinin fikirlerindedir
CHP’nin desteklediği 27 Mayıs darbecilerine Amerikan yardımı
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
“Amerikan saatine göre uyuyan Türk münevveri…”
“Millet”in târifi yahut millet olmanın müslümancası
19 Mayıs bayram değil, Atatürkçülük karnavalıdır
Nü-sever General Evren’in Akıbeti
İdrakimize vurulan Atatürkçülük zincirini ne zaman kıracağız?
Medeniyetimize Kasteden Medeniyetsiz Cumhuriyet
İktidar da dâhil, partilerin seçim vaatleri bayat ve fikirsiz
Altı ok muhibbi bir zındık: domuzsever Abdullah Cevdet
“Dinî” mânasına gelen “millî” kavramı neleri haizdir
Dostâne Fiskeler
Efendimiz Aleyhisselâtüvesselâm’ın şehri Medine
Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm doğduğunda
“En iyi Türk ölü Türktür; en iyi Kürt ölü Kürttür”
“Daha Çok Ölü İstiyorum”
Fikir Teknesi’nden Necip Fazıl ve Büyük Doğu Devleti üstüne kitaplar
Tekbir, salavat ve mehterle Çanakkale şehitlerini yâdeden üniversite…
Altı Ok Cumhuriyetinin kadın projesi: “Kur’an’ı kapa, kadınları aç”
Hilâfetçilikten Devrimciliğe Evrilen “CHP Makyavelizmin Partisidir”
28 Şubat’ın paranoyak generalleri
Kıyafet İnkılâbının Kurbanı Kadınlar ve Kızlar
Bir “Türkçü” nün Türkler için zararlı fikirleri-2
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
K. Maraş
Mevzi Sağanak
Güncelleme: 27.05.2018
Bugün
19° - 33°
Pazartesi
19° - 33°
Salı
18° - 31°
K. Maraş

Güncelleme: 26.05.2018
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı