Yazı Detayı
22 Nisan 2015 - Çarşamba 10:58 Bu yazı 1385 kez okundu
 
Dostâne Fiskeler
Ahmet Doğan İLBEY
lbeyali@hotmail.com
 
 

Refikimiz bir gazetenin bildik bir yazarının geçen hafta yazdığı bir yazısında kendisi nâmına üzüldüğümüz bir hayli problemli görüş ve tesbitler vardı.

Meselâ, “Üç Tarz-ı Si­ya­set bir tür­lü ev­ren­sel-ci­han­şü­mul bir dü­şün­me tar­zı­na bir fel­se­fe­ye ulaş­tı­rıl­ma­mış” ifadesi son derece problemli.

 

12 Eylül öncesinin Nizam-ı Alem dergisini çıkaran kadronun içinde olan bir yazarın Türkiye’de bu saatten sonra Yusuf Akçura’nın “Üç Tarzı Siyaset” ni yazıp anlatması hayra alâmet değildir.

 

Bir başka misal: “Me­de­ni­yet se­vi­ye­si ve kül­tü­rel mi­ras kar­şı­laş­tı­rı­la­cak­sa eğer o da M. Ke­ma­l’­in ‘mil­lî kül­tü­rü­mü­zü mua­sır me­de­ni­yet se­vi­ye­si­nin üs­tü­ne çı­ka­ra­ca­ğı­z’ id­di­ası­na da­ya­nan bir ken­di­ne gü­ven psi­ko­lo­ji­si için­de bu­nun ger­çek­leş­ti­ril­me­sin­den baş­ka ne ola­bi­lir­di ki?”  ifadeleri ne kadar bayat, ağyar ve hayatımızdan uzak.

 

Bugün hâlâ “muasır me­de­ni­yet se­vi­ye­si...” ni yazı ve konuşmalara bir “veri “ olarak katmak çok fena! “Muasır medeniyet seviyesi” oltaya takılmış bir Batılılaşma yemidir ve İslâm medeniyetinden koparılmış Müslüman Türklere Cumhuriyet ideolojisinin dayattığı Frenkleşmenin adıdır.

 

Hele şu satırlar, Atatürkçü Cumhuriyet gömleğini çıkarmaya çalışan Türkiye’nin arayışı karşısında ne kadar uçuk ve statükocu görüşler taşıyor:

 

“…M. Ke­mal, At­ti­la İl­ha­n’­ın da ıs­rar­la vur­gu­la­dı­ğı gi­bi hiç­bir za­man em­per­ya­list Ba­tı­’ya bu­gün­kü­ler gi­bi tam tes­li­mi­yet içi­ne gir­me­di hiç ol­maz­sa söy­lem ola­rak bu­na as­la te­ves­sül et­me­di. O’­nun ağ­zın­dan as­la bu­gün­kü Ke­ma­list­ler gi­bi % 100 Ba­tı me­de­ni­ye­ti­ne il­ti­hak he­ves­kâr­lı­ğı­nı te­ren­nüm eden bir ve­ci­ze çık­ma­dı. Cum­hu­ri­yet fil­min­de­ki M. Ke­mal o yüz­den mil­let ta­ra­fın­dan be­ğe­nil­me­di ve mil­let bu Ata­tür­k’­e hiç ben­ze­me­yen ti­yat­ro­cu­nun mil­le­tin­den ta­ma­men ko­puk ta­vır­la­rı­nı Ata­tür­k’­e ya­kış­tır­ma­dı. Ata­türk hiç ‘Var­lı­ğı­nın ve mev­cu­di­ye­ti­nin ye­gâ­ne te­me­li bu­du­r” der miy­di? ‘Mev­cu­di­ye­ti­nin ve is­tik­ba­li­nin ye­gâ­ne te­me­li bu­du­r’ sö­zü na­sıl olur­du da var­lı­ğı­nın ve mev­cu­di­ye­ti­nin di­ye ay­nı an­lam­da iki ke­li­me­nin peş pe­şe sı­ra­lan­dı­ğı bir her­ze­ye dö­nü­şür­dü. Ko­nu­muz ta­bi­i ki Cum­hu­ri­yet fil­mi de­ğil fa­kat yüz­yı­lın son yı­lın­da ya­pa­bil­di­ği­miz ve övünç­le ek­ran­la­ra ta­şı­dı­ğı­mız ye­gâ­ne ya­kın ta­ri­hi de­ğer­len­di­ren ya­pım o... Hâ­lâ Ata­tür­k’­ü, dö­ne­mi­ni, dü­şün­ce akım­la­rı­nı an­la­ya­bil­miş de­ği­liz”

 

Yukarıdaki satırlar da, l2 Eylül öncesinin Nizam-ı Alem dergisini çıkaran ve İslâm’ı esas alan bir milliyetçi yazara hiç mi hiç yakışık düşmemiş. Türkiye’nin sosyolojisinde, içtimaiyesinde, medeniyet arayışında M. Kemal mi, Gökalp mi, Yusuf Akçura mı kaldı artık?

 

Bunlar tarihin çöplüğüne atıldı da, anayasa gereği ve darbe korkusuyla dokunulamıyor ve formalite icabı tutuluyor vs…

 

Böyle bir geçmişi olan yazar Türkiye’de bütün taşların yerinden oynamaya başladığı şu günlerde “Atatürk’tü, Gökalp’ti, Üç tarz-ı Siyasetti” gibi fosilleşmiş ve Türkiye sosyolojisine hiç mi hiç uymayan (zaten baştan beri uyumuyordu da zorba Cumhuriyetin dayatmasıydı) mevzuları “Çözüm yolları” olarak yazıp anlatması gerçekten üzücü bir vaka.

 

Şunu diyesi geliyor insanın: “Türk Milliyetçileri hâlâ kaldığınız yerde misiniz?

 

“YOLDAKİ KALEMLER” DERGİSİNDEN İLHAMLA “VAKT-I SÜKÛT” DERGİSİNİN DOĞUŞU

 

İnternet edebiyat dergiciliğinin yayıldığı ve daha çabuk ulaşılarak okunduğu herkesin malumu. Teknolojinin hâkimiyetinin önüne geçilemediği de bir gerçek. Fakat belirtelim ki kağıda ve basılı mevkuteye olan bağlılığımız kolayca kopmayacak .  İnternet dergiciliğinin has örneği olan “Yoldaki Kalemler” dergisinden bahsettiğimi bu fakiri takip edenler hatırlar.

 

Entellektüel hikâyecilerin yanaşmadığı Anadolu insanımızın ve unutulan köyümüzün hikâyecisi ve şair Hasan Ejderha’nın yayın müdürlüğünde çıkan şirin mi şirin, samimi mi samimi, güzel mi güzel bir edebiyat dergisi olan Yoldaki Kalemler şair Memduh Atalay, Yasin Mortaş, Mehmet Mortaş gibi kıdemlilerle, Fazlı Bayram, Gün Sazak Göktürk, Nurcihan Kızmaz, Şeyhşamil Ejderha, İsmail Sağır, Sibel Kök, Murat Türkmenoğlu, Hilâl Ejderha, Metin Acar gibi iki kuşağın bir arada yazdığı ve dolayısıyla kısa sürede bölge dergiciliğini aşan hayli çekici bir dergi.

 

Şair Memduh Atalay’ın son yazdığı “Coğrafya Üzerine Dipnot” şiirin okuyunca Yoldaki Kalemler’e, emsallerini aşan gerçekten güçlü şiirlerin bulunduğu dergi diyebiliriz:

 

“Aynı zamanda yaşadık / Güneş doğduğunda / Bulut ağdığında / Çiçek açtığında / Yağmur yağdığında / Bir çocuk dile geldiğinde… / Ekmek için ev için toprağı karıştırırken / Birlikte idik yeryüzünde / Ezanla açılan evlerimizde / Birlikte oturduk iftar sofrasına / Kutlu gecelerde / Ellerimiz birlikte açıldı Hak katına / Meydanlarda ‘kahrolsun, yaşasın’ ekseninde / Buluştu ‘zenci’ sesimiz / Nasıl koptu ki kalplerin bağı / İçe döndü öfkemiz! / Seni benim tüfeğimle vurdular / Beni senin ellerinle boğdular! / Yine doğuyor güneş / Yine yağıyor yağmurlar içli / Yine açıyor çiçekler hazin / Yine dile geliyor bu şirin çocuk / Dilinde sevgi yok, aşk yok / Ölüm gösterirken tüm saatler / Yaşatma aşkından eser yok! / Yaralı ve yanık coğrafya üstüne / Türküler bile söylenmez! / Kalplere yerleşmiş intikam / Kılıçlar çekilmiş bizden bize / Toprağa düşer günde yüzlerce can / Bu ne korkunç öfkedir / Öznesi Müslüman!”

 

Ehli bilir ki bin miligramlık şiir böyle olur…

 

Sadede geleyim. Yoldaki kalemler dergisinden bahsedişim, bu güzel dergide Hatay’dan yazanlardan Yoldaki Kalemler’den güç ve ilham alarak Vakt-ı Sükût adıyla şiir ve denemelerle yola çıkan bir dergi doğdu. Adı güzel, muhtevası güzel Vakt-ı Sükût dergisi, kelimelere dokunuşlarından anlaşılıyor ki yola devam edeceğe benziyor. Hasan Ejderha’nın rehberliğinde yola çıktıklarını beyan etmişler ki hayırlı olsun diyoruz.

 

Bize ulaşan ikinci sayısının ön kapağına ünlü ve usta şair Bahaettin Karakoç’un resmini, arka kapağına şiirini koymalarından anladım şiire tutunduklarını…   Derginin bu sayısında şu imzalar yer almaktadır: Gazi Balcı, İlknur Söker, Şeyhşamil Ejderha, İsmail Sağır, Mehmet Yıkılmaz, Muhammet İbrahim Balcı, Berrin Müzeyyen Alpay,  Saliha Güngör, Abdulkadir Şahin, Nedim Yılmaz, Ramazan Akyel, Betül Güngör, Zeynep Kıraç, Çetin İdem, Şahin Şanal, Naci Yengin ve Gülsen Gülbin Alakay, Adem Tokaç, Kadir Erdoğan, Ahmet Menteş, Ülkü Güven, Abdurrahman Balta, Muhammet İsa Öztürk, Hasan Konç, Rana İslam Değirmenci, Figen Dalkıran ve İbrahim Türkhan.

--------------------------------

 

“AYLIK ŞİİR DERGİSİ HECE TAŞLARI”

 

Güzel, anlamlı ve ustaların şiirleriyle dolu bir internet dergisi daha ulaştı adresimize: Hece Taşları. Derginin Genel Yayın Müdürü Tayyip Atmaca,  “Önsöz” veya “Başlarken” yerine “Cılga” kelimesiyle başlamış. Böyle bir kelimeyi ancak atışma ve halk şiirimizin usullerini yaşatan Tayyip Atmaca bulabilirdi.

 

Sözlüğe batığımda “Cılga” nın dağlık ve ormanlık yamaçlarda ince, dar keçi yolu, patika” mânasına geldiğini öğrendim. “Cılga”, maalesef unuttuğumuz bir kelimeydi. Hattâ, “Ay ay akşamdan aş da gel / cılga yola düşte gel” diye bir türkünün sözlerinde de geçtiğini öğrenmiş oldum.

 

Okuduğumuz ikinci sayısında Abdurrahim Karakoç, M. Önal Mengüşoğlu, C. Ünaldı Hasannebioğlu, Arif Bilgin, Mehmet Durmaz, Mehmet Gözükara, Ekrem Kaftan, Muhsin İlyas Subaşı, Talat Ülker, İbrahim Sağır, Mustafa Suna, Yunus Kara, İsmail Kutlu, Özalp Mehmet Baġ, Nuri Peksöz, Tayyib Atmaca, Aşık Cemal Divani, Seher Atmaca, Mehmet Özdemir, Seyit Ahmet Kutuzman ve Nurullah Genç’in şiir ve nesirleri yer almaktadır.

 

Merhum usta şair Abdurrahim Karakaoç’un “Gezinti” şiirini okudum önce: “Yalnızlık caddede sokakta evde / Ben beni özlerim gurbet bu derim / Mezarlıkta güler bir yaşlı dede /  Yaşarır gözlerim gaflet bu derim / Sevgi gürül gürül içime akar / Gönlüm dalgalanır ayağa kalkar / Özüm dost kucaklar gözüm dost bakar / Bağlarım çözerim rahmet bu derim”

 

Bir vasfı da atışma şairi olan ve şiirdeki bu geleneği Türkiye’de yaşatan son temsilcilerinden olan Tayyib Atmaca’nın “Dükkân Kapanıyor” şiirinin başlığının görünce yüreğim sızladı. Çünkü bir zamanlar “Buna benzer bir başlıkta yazı yazmıştı şairim Mehmet Narlı. “Fikir Dükkânı” dediğim Mekteb-i İrfan, yani Mağaramız hakkında yazıldı sandım biran. Fakat korktuğum gibi değilmiş. Tayyip Atmaca’nın  “Dükkân Kapanıyor” şiiri bir kitapçının sanıyorum moderniz karşısında yalnızlığını ve trajik hallerini anlatıyor. Şiir şöyle başlıyor: “Dükkân kapanıyor baylar buyursun / Hangi kitap işinize yararsa / Askılıkta bir paltom var uyarsa / Aç karnına geldiyseniz simit var / Üç çay içme hakkınız var üstelik / Dükkân kapanıyor geç gelen yanar / Boşa ovuşturur avuçlarını / Yakında olanlar uzak duranlar / Hesabı olanlar borçlu olanlar / Yarına kalana sonsuzluk kalır…”

“Hece Taşları” nın ilk sayısı da aynı şekilde güzel ve anlamlı şiir ve nesirle doluydu. Bahaettin Karakoç, Mustafa Özçelik, Mehmet Avşar, M. Fatih Köksal, Mehmet Gözükara, Durmuş Kaya, Halil Gürkan, Cevat Akkanat, Ali Parlak, Halit Yıldırım, Yusuf Dursun, Fatma Aras, İbrahim Sağır, Ahmet Çıtak,  Haşim Kalender, Salih Sefa Yazar, Ş ükrü Ünal, Bestami Yazgan,  İsmail Kutlu Özalp, Mehmet Durmaz gibi imzaların şiir ve yazılarıyla zengin bir muhtevaya sahipti.

 

Hâsıl-ı kelâm; şiir ve deneme severlere “Hece Taşları” nı okumalarını salık veririz.

 
Etiketler: Dostâne, Fiskeler
Yorumlar
Diğer Yazılar
Oy kullanmadan önce türkü dinleyin
Chp’nin iflâh olmayacağına dair
Açlığa medhiye
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Doğu’nun oğulları
Batı’nın oğulları üretme merkezi
Mebusluğun dayanılmaz(!)câzibesinden istikametini bozanlar
İyi nedir, iyi insan kimdir?
Anıtkabir’de îman tazelenir mi?
“Bir derdim var bin dermâna değişmem”
Doktorluk tasavvuf ve hikmet mektebinden sonra okunmalı
Hapishâne risâlesi-7
Hapishâne risâlesi-6
Hapishâne risâlesi-1
Kim İslâm üzere milliyetçiyim diyorsa makbuldür
Kur’anî mânada milliyet ve milliyetçilik
Ali Hocam yazısı
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Bâtıl Türkçüye göre Türkler “Araplaşıyor”muş-2
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
“Bitmeyen millî mücadele”
Dünya Kadınlar Günü’nün gerçek yüzü
Bâtıl Türkçünün Hakk’a tapan Türk’e zararları-3
Bâtıl Türkçüye göre din değişebilir, milliyet asla!
Bâtıl Türkçü ile Hakk’a tapan Türk bir değil
“Ne haçlı, ne şaman Türk! Müslüman, Müslüman Türk”
Necip Fâzıl’ın vasfettiği Türkler
Millet kimlikli Türk mü, ulus kimlikli Türk mü?
“Altun ordu” nam Türk ordusunun meziyeti
“Savletinle titresin” düşman ey Türk ordusu!
Hakk’a tapan Türk milletinin ordusu serhat boylarında…
Kültür Bakanına sual: Troyalılar Türk müydü?
Bosnalı millettaş Yemen Türküsü’nü söyleyince…
Dergiler fikir ve edebiyatın burçlarıdır
Evi barkı yıkan kitap delileri
İnönü Amerikancılığı utanç verici yıllardır
Kültürün iktidarı mı, iktidarın kültürü mü?
İstiklâl Marşı Şairi’ni fişleyen Cumhuriyet erdemli olabilir mi?
Mehmed Âkif’in cenazesinde Cumhuriyet’in şefleri yoktu
Yılbaşı kutlama pespâyeliğini Kemalistler resmîleştirdi
KUMARBAZ CUMHURİYET’İN MURDAR MİLLÎ (!) PİYANGOSU
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
Sahaf Hasan Efendi
“Selülozofiller” ve “Bibliyofiller”
Faydasız kitap okumak
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Cumhuriyet Bayramı”nı kimler niçin kutlar?
“Şifa kabul etmez ağır kitap hastaları”
Mecânin-i kütüb yahut kitap mecnûnları
Kitap yârânının efendisi
“Oku! zira okumayan azgınlaşır”
Musul / Kerkük’ün başına gelenlerin müsebbibi Lozancılardır
Türkler Hakk’a tapan millettir
Müslüman mahallesinde domuz dersi verilir mi?
İtirazın İsmailcesi
İsmail bayramı
Her kurban İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
İsmail ve bıçak
Kimi etine tâlib olur İsmail’in, kimi adanmışlığına
Milliyetçilik, cumhuriyet ve devlet Atatürkçülükle mi kaimdir?
Herkes İsmail olmalı
Osmanlı’da askerlik meselesi
Bir buğday yetiştiricisi bir darbeci generalden değerlidir
Dergi de okuyalım; dergisiz olmaz
Kitap ve dil
Yarın ölecekmiş gibi yazmak
Modern yazı seküler ve aidiyetsizdir
Kurtla çoban arasında mesai yapanlar
Kurtla bir olup kuzuyu yedikten sonra çobanla ağlayanlar
Darbeci bir general şu mısraları okuyabilir mi?
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Darbeci generaller psikopattır
Darbeci generallerin çöküşü
15 Temmuz darbeci generallerle milletin savaşıdır
Darbeye karşı selâ, ezan, millet
İyi yazı kütük ve nakış sahibidir
“İyi yazı kötü yazı”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Aynaya bakmak marifettir
Aynaya bakınca ne görüyoruz?
Somalili Mahmut’un yüreğinde Türkiye/Somali kardeşliği
Edebî hayatların kitabı: “Mekân Hikâyeleri”
Cümle Âlemin Efendisi’ne (s.a.v.) hâlnâme
Alkollü hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi
CHP’nin cemâziyelevvelini bilir misiniz?
Dil Kapısı’ndan geçenler
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Ehl-i gece olmak
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
Avrupa’nın binyıllık Türk korkusu
İstiklâl Marşı mı değişsin, Cumhuriyet mi?
Türk’ün güzel sıfatlarından alpereni doğru anlamak
Cumhuriyetin “Millî” kavramına ettiği zulümler
Terkip ve İnşâ dergisinden “İslâm maarif sistemi
Millet kimlikli Türklük mü, ulus kimlikli Türklük mü?
Türk’ü Türk yapan Cumhuriyet değil, İslâm’dır
Himmeti millet olan Türklüğe ihtiyaç var
Kumarbaz Cumhuriyetin Murdar Millî (!) Piyangosu
Kalbiniz kışa dönmüşse baharla diriltin
“Aman” diye kimi çağırmalı?
Şehitlerin kanı yüzümüze değiyor/ kaatil: ABDHDPKK’dır
“Çaldım yârin kapısın…”
“Çınar”ı nasıl bilirsiniz?
Sadra şifa bir kitap: “Evin Mahremi Olmak”-2-
Kemalistler Batılılaşma uğruna Musul’dan vazgeçti
Ey ahmak! ölümden güzel bir şey var mı?
Ölümle aranız nasıl?
Müslüman Doğulu musunuz, Batılı mı?
Dil Kapısı
İsmail ve bıçak
Cemaat önderi, hocaefendi ve âlim sıfatlı Belâmlar
Bu ülke ecdadımındı / bugün benim / yarın oğlumun ve onun oğullarının olacak
Darbeci generallerin soy ağacı
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Göster Âl-i Osman Türklüğünü Ey Türk Ordusu!
Siyaset elinde şahlanamayan bir hareket: Alperen Ocakları
Kurtlar ve darbeci generaller
Hayat yavaştı yavaş yaşardık eskiden
Ezanın hasmı darbecilerin ezana yenilişi
“General elbisesi giyen horoz”
Muhsin Yazıcıoğlu suikastının kuyruğu göründü…
Türkler Hakk’a tapan millettir
Darbeye karşı selâ, ezan ve millet
Tanrı yok, generaller var!
Darbeci generaller psikopattır
Bir buğday yetiştiricisi bir generalden değerlidir
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Türkiye Yazarlar Birliği Kahramanmaraş Şubesi’nin başına gelenler
Ey generaller! sizi sigaya çeken bir millet var
Darbeci generallerin çöküşü
Târih şöyle yazacak: Darbeci generallerle milletin savaşı
“Tek Kapı” ya açılan Kapılar…
İnsanlar televizyon seyrederek ölüyorlar
Müslümanın hayatına giren Avrupa âdetidir tâtil
Eşref-i mahlûkat’tan homoekonomikus’a dönüşenler
Ölüm haberleri ve tâziyelerimiz de laikleşiyor
Sizi alnınızdan öperim Alperenler!
Uykuya dost olan Müslüman çoğalıyor/sa…
Benim yaram derin derin…
Vatan hainliğinin târifi
Amerikan yardımı alan 27 Mayıs darbecileriyle CHP ikizdir
Sohbetle sahâbe olanların milletindeniz
Medeniyet dâvamızı omuzlayan dergi: Terkip ve İnşâ
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Yüreklerinde anne ateşi sönmeyen iki şair:
Hümâ kuşuna yahut “Himmet Hümâları” na tutunmak
Laik-altı ok anayasası Müslümanca ıslah edilmeli
Türkiye, Büyük Doğu Fikrine muhtaç
Dostunuzu, yâni benzerinizi bulun
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
Modernizme karşı dost ve dostluk
Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm doğduğunda
Suriye meselesini yakın tarihte aramak
Bin miligramlık şiir böyle olur efendiler!
“Okuryazar mısın, Uyurgezer mi?”
Dil Kapısı’ndan geçmedikçe
Vatan müdafaasına çıkan dost hüzün yollamış
Nekrofil PKK ve dış düşmanlar yine Ankara’da…
“Ağlayın su yükselsin belki kurtulur gemi”
28 Şubat’ın apoletli kurtlarıyla bir olup kuzuyu yiyenler
Mukaddesatçı iktidarın medeniyetle imtihanı
“Yârin Şifa Kapısı”
“Türkü Yazıları”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Bir Hocam ve Dükkânnâme
Türkiye, Bayırbucak’ı ilhak etmeli
Maraş Maraş Derler Kahramanlığın Adına
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Türkiye PYD’ya karşı Suriye Türkmenlerini Masa’ya getirmeli
Türkiye’de aydının anatomisi
Medine, Medeniyet ve Şehir
Akademisyenin recüliyeti var mı?
Hüda Par’dan iki mektup
Türkçülerin meylettiği müelliflerin medeniyet fikrindeki ârıza ve farklılıklar
Ârızasında ısrar eden bir Türkçünün ithamnâmesi
Mehmet Âkif, Kemalist cumhuriyeti tasdik etmedi
“İktidarda Kim Var?”
Mehmet Âkif’in cenazesinde cumhuriyetin şefleri yoktu
El çek hüznümden ey zâhir erbabı
Türkçülük hareketinin Türklük anlayışı ârızalıdır
Türk milliyetçilerinin iflah olmaz hastalığı: “Atatürk’e bağlılık”
Müslümanın itini bile seven adam: Muzaffer Gözükara!
Her yer kitap, her yer fikir ve edebiyattı o gün…
“Rıza” yahut “Râzı” olmayı unutunca…
“Kelimelerin Seyir Defteri”nde yazılanlar
İslâm Medeniyetinin mukaddimesi: Câmi
“Ya Tahammül Ya Sefer'den Bize ‘İstikrar’ Düştü!”
Türkiye’deki milliyetçi hareketler İslâmî ihtiyaçtan doğmadı
“Bosna Bizim Neyimiz Olur?”
Milliyetçilik yola özürlü çıkınca…
Alkollü laik hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi-1-
Chp’nin bugünü de cemâziyelevveli gibi kirlidir
“Maruz Kalanlar Nesli”
Kaldırım imarına değil, gönül imarına ihtiyaç var
Âkif, İslâm; Gökalp, Batı medeniyetinden yanadır
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
İslâm medeniyetinde mûsikî “hikmetten bir cüzdür”
Üç yaralı kavram: asabiyet, kavmiyet, milliyet
“Çağın İsmailleri! bize et size cennet düştü”
Her kurban bir İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Dindar Kürtlerin ve bir Astsubayın HDPKK hakkında görüşleri
Dindar / ümmetçi Kürt kardeşlerimizin cevapları
Dindar / Ümmetçi Kürtler de özerklik ve resmî dil istiyorsa…
Said Nursî Hazretlerinin “Medeniyet-i Kur’ânîye” fikri
“Aç canavara (HDPKK) tahabbüb, iyiliğini değil iştahını artırdı
Modernizmin bulaştırdığı bir hastalık: “İhtiyaç tuzağı”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Kim “HDPKK”ye oy ve medya desteği vermişse haindir
Fikir Teknesi’nden peş peşe fikirli kitaplar…
Ahmet Cevdet Paşa’nın fıkıh üstü Medeniyet-i Cedide’si
Şehitlerin kanı yerde mi kalacak?
Nekrofil (ölüsevici) PKK, Amerika/İsrail provokasyonu iş başında
“Gurbet nedir bilir mi o menfâya gitmeyen?”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Gök Kapılarından geçmek
Doğu Türkistan’a Ecdâdımız Gibi Gitmek
Alperen, İslâm devleti dâvasının mükellefiyetini taşıyana denir
Kürtçülüğün çâresi Said-i Nursi Hz.lerinin fikirlerindedir
CHP’nin desteklediği 27 Mayıs darbecilerine Amerikan yardımı
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
“Amerikan saatine göre uyuyan Türk münevveri…”
“Millet”in târifi yahut millet olmanın müslümancası
19 Mayıs bayram değil, Atatürkçülük karnavalıdır
Nü-sever General Evren’in Akıbeti
İdrakimize vurulan Atatürkçülük zincirini ne zaman kıracağız?
Medeniyetimize Kasteden Medeniyetsiz Cumhuriyet
İktidar da dâhil, partilerin seçim vaatleri bayat ve fikirsiz
Altı ok muhibbi bir zındık: domuzsever Abdullah Cevdet
“Dinî” mânasına gelen “millî” kavramı neleri haizdir
Efendimiz Aleyhisselâtüvesselâm’ın şehri Medine
Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm doğduğunda
“En iyi Türk ölü Türktür; en iyi Kürt ölü Kürttür”
“Daha Çok Ölü İstiyorum”
Fikir Teknesi’nden Necip Fazıl ve Büyük Doğu Devleti üstüne kitaplar
Tekbir, salavat ve mehterle Çanakkale şehitlerini yâdeden üniversite…
Altı Ok Cumhuriyetinin kadın projesi: “Kur’an’ı kapa, kadınları aç”
Hilâfetçilikten Devrimciliğe Evrilen “CHP Makyavelizmin Partisidir”
28 Şubat’ın paranoyak generalleri
Kıyafet İnkılâbının Kurbanı Kadınlar ve Kızlar
Bir “Türkçü” nün Türkler için zararlı fikirleri-2
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
K. Maraş
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
Güncelleme: 25.06.2018
Bugün
21° - 33°
Salı
22° - 33°
Çarşamba
22° - 35°
K. Maraş

Güncelleme: 25.06.2018
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı