Yazı Detayı
21 Şubat 2015 - Cumartesi 12:55 Bu yazı 955 kez okundu
 
DOSTOZAN ( M.HANİFİ SARIYILDIZ) - 2
Atilla SARIYILDIZ
marastrk@gmail.com
 
 

Merhaba sevgili okurlar, sevgili dostlar.

İlk yazıma gösterdiğiniz ilgiden dolayı teşekkür ederim. Yaşı 35 üzeri olanlar iyi bilir; Radyolarda arkası yarınlar vardı, her gün bir önceki günün devamını anlatan hikayeler olurdu. Merakla radyonun başında beklerdik. İnşallah siz sevgili dostlara o tatta tanıtım yapmaya çalışacağım. Lafı fazla uzatmadan kaldığım yerden devam edeyim. Dost kelimesinden bahsederek başlamıştık Dostozan kitabını tanıtmaya. Bu seferde Kitabın takdiminde ve tanıtımında Sayın Kahramanmaraş Belediye Başkanımız Mustafa Poyraz ve Dostozan’ ın rahmetli yeğeni Mimar-Yazar-Şair Kadir Tanır beyin kitaptaki yazılarını naklediyorum.

MUSTAFA POYRAZ" 'TAKDİM

 

Bazı anlar olur ki sözcükler insanın boğazında düğümlenir. Kurduğu, oluşturduğu cümleler kanatlanır uçar kafasından bir kuş misali. Tek bir kelime dökülmez dudaklardan. İşte o anlardan biridir şu an yaşadığım.

Hanifi abiyi kelimelerle anlatmak ne mümkün.

Mahalleden abimizdi o bizim. Hayatımızı şekillendiren ve bizi bugüne hazırlayan birçok davranışı biz onda gördük, ondan aldık. Sevgiyi, saygıyı ve de hoşgörüyü ondan öğrendik. Güreşi o sevdirdi bize tıpkı şiiri sevdirdiği gibi…

Kahramanmaraş’ı onun kadar çok sevenini görmedim desem mübalaga olmaz sanırım. O, Kahramanmaraş’a hizmeti bir ibadet olarak gören biri idi. Türk güreşinin  Kahramanmaraş’ta yeniden ayağa kalkması yolunda büyük çaba gösterdi. Şiirler yazdı, organizasyonlar yaptı. Sonuçta Karakucak Güreş Festivallerinin oluşmasına ve süreklilik kazanmasına büyük katkılar sağladı.

Güreş ve şiirin yanı sıra kültür dernekleri bünyesinde Kahramanmaraş’ı dağ taş demeyip gezdi. Ozanlarla atıştı, halkın derdini kendine dert edindi.

O, Hanifi abimizdi bizim.

Şimdi ebedi alemde…

Kendi gitti ama yazdıkları bizimle…

Onlar bize birer miras…

Birbirinden güzel ve anlamlı o şiirler bizimle ve de bizden sonra yaşayacak hep… Hem de yazarına Fatihalar okutarak…

Hanifi abinin şiirlerini ilk olarak 12 Şubat dergilerinde okumuştum… Maraş’a yazdığı mektuplar aynı zamanda bizim de mektuplarımızdı…

Hanifi abi o mektupları kaleme alırken bizim de duygu ve düşüncelerimize tercüman oluyordu. Bizden de duygular, düşünceler vardı o mektuplarda.

Sonra “Maraşça ve Kar” çıktı. O şiirleri bir arada okumanın zevkine erdik.

O’nun şiirlerini Serdar Yakar kardeşimiz bizlerle yeniden buluşturdu. Üstelik hiç yayınlanmamış olan şiirleri ile birlikte… Kendisine bu gayretinden dolayı teşekkür ediyorum. Ayrıca eserin  belediyemiz kültür yayını olarak yayınlanması hususunda desteklerini esirgemeyen Adnan ve Atilla Sarıyıldız kardeşlere ve ailenin diğer fertlerine de teşekkürler ediyorum.

Saygı ve dualarımla…

KADİR TANIR·

 

ÖNSÖZ

 

  Dostozan M. Hanefi Sarıyıldız, benim öz dayımdır. Bir Çerkez göçmeni olan dedem Mahmut Ağa ile Maraşlı ninem Gülsüm Hatun’un yedi çocuğundan en küçüğü olarak dünyaya gelir. Kardeşler altı erkek bir kızdır. Tek bacı elbet annem olmaktadır. Aile içinde ve doğduğu mahalle olan Akbaşı’ında bilinen adı Mehmet Ali’dir. (Maraş şivesi ile bazen ‘Memedali’ bazen de ‘Memmedali’. Bu mahallede eskiler hala onu bu isimle bilir ve anarken de bu ismi kullanır.)

Memedali çocuk yaşlardayken, ev, erkeğini kaybeder. Tek bacı olan annem, kendi yükünü ona hissettirmeden altı kardeşin yükünü paylaşmak için anneye ortak olur. Bu, büyük kardeşlere hizmetkâr, küçüklerine de anne olmak demektir. Bu yüzden iki küçükten en küçük olan Memedali, ablasını ikinci anne olarak bilir.

  Memedali Dayı yedi kardeşin üniversite okuyan tek çocuğudur. Okuduğu Ankara Ziraat’da işi hercailiğe vurup talebelik hayatını uzattıkça uzatır. Mezun olunca orada iş bulup yerleşir, evlenir, askere gider. Bundan dolayı biz yeğenleri için uzak ve ne olduğu bilinmez bir dayı-amca olur. İzin, bayram ve buna benzer gelişlerinde de yanına yaklaşılmaz, uzaktan bakılan, çekinilen, kaçınılan bir dayı-amcadır. Nedense o da sanki el el durur. Ne zamana kadar? Memuriyetinde dönüp dolaşıp Maraş Toprak İskan Müdürü olarak memleketine yerleşinceye kadar. Ondan sonra gitgide sülalesine, bilhassa artık her biri üniversite okumuş, aydın fikirli ve ev-aile sahibi birer erkek olan yeğenlerine yaklaşır, ışır, aydınlanır. O kadar tatlı, babacan ve kafa dengidir ki yeğenleri (başta ben elbet) onunla istisnasız her şeyi akranı bir arkadaş gibi rahatlıkla konuşur, gülüşür. Artık adı da değişmiş, Memedali gide gide unutulmuş, genel geçer adı olan Hanefi’ye dönüşmüştür. (Nüfusta kayıtlı şekli Hanifi, doğrusu ise Hanefi’dir.)   

  Hanefi Dayı ile dayı-yeğen ilişkisi dışında en çok yaklaşıp haşır-neşir olanı bu satırların yazarıdır. Onunla tam on dört sene mesai birlikteliğim vardır. Toprak İskan Müdürü, Köy hizmetleri İnşaat İskan Şube Müdürü ve Köy Hizmetleri İl Müdürü iken hep yanı başında bulunmuş, birlikte nice köylere, kasabalara seyahat etmiş, gerek işle ilgili, gerek kişisel ve ailevi nice problemli işleri kafa kafaya vererek çözmüşüzdür. Nice tatlı-acı sohbetlerimiz olmuştur. Bu ilişkide de bir yanı daima dayı olmuş, hiçbir zaman bir amir uzaklığı ve kibri taşımamıştır. En yüksek mevkii olan İl Müdürlüğü’nde dahi daima mütevazıdır. Ziyaretlerinde aynen bir anneye gösterilecek bir hürmetle eğilip annemin elini öpmüş, ona defaatle: “Benim için dua et bacı, işim zor,” demiştir. Yani o uzak dayı/amca/kardeş, yeğenlerine bir baba, hepsi kendinden büyük olan kardeşlerine bir kardeş/evlat yakınlığıyla daima içlere sokulmuştur. Yaşlar ilerleyip hastalıklar baş gösterdiğinde de o kendisine aynı ilgi gösterilsin, gösterilmesin fark etmeksizin daima sülalesinin yanında bulunmuştur. Denilebilir ki sülalede onca yakın, onca ilgili bir akraba, bir büyük daha olmamıştır. Bu sevgi ve bağlılık hemen her fertten katbekat karşılık bulmuştur. Öyle ki bu satırların yazarı, annesinin babasının mezarı başında bir damla gözyaşı dökememişken onunkinin başında (yalnız bir ziyaret) hıçkırıklara boğulmuştur.

  O hayatını tanıyanlarına örnek olacak, gıpta edilecek kadar güzel geçirmiştir. Gereksiz öfkelenmemiş, kalp kırmamış, küskünlük bilmemiş, haklı olarak da olsa birini incitmişse –eğer onu seviyorsa- günü dolmadan gönlünü almak için peşine düşmüş, sevmediklerine ise -isterse o kendisine zararı dokunacak bir güçte, mevkide bulunsun- metelik vermemiştir. Asla haram yememiş, kul hakkına girmemiş, hatta tatsızlık olmasın diye bazı haklarından vazgeçmiş, bazı davranışlardan geri durmuştur.

  Kısacası gerçek bir dosttur o. Evi, ailesi, sülalesi bir yana tam bir insan dostu, bir halk dostu. Dostozanmahlasını alması boşuna değildir yani.      

  O en az bir seksen boyunda, iri yapılı, gösterişli, vakarlı ve çok güzel bir insandı. Tüm kardeşler gibi sarışın, renkli gözlü, kırmızı yüzlü idi. Yüzünde en dikkati çeken kısım ise alnı idi. Bu alın yüksek ve yeni doğmuş bir bebeğinki gibi tatlı bir meyille arkaya yatıktı. Dokununca incinecek gibi ipeksi ve nazenin bir görünümdeydi. Tepesi o kadar tatlı bir şekilde yükselerek yuvarlaklaşırdı ki.. dökülmüş saçlarındaki ak tüysellikler de bu sevimli bebek görünümünü pekiştirirdi. Onu seyrederken zaman zaman içimden şu duayı ettiğimi hatırlarım: “Allah’ım bu heybetli bebeği sen koru, bu sevimli başı sen esirge, sen onu sevdiklerine bağışla…”

İnşaallah bağışlamıştır. Sevdiklerine ve sevildiklerine.

Dostozan, şiirlerinde genellikle hece vezni kullanmıştır. Serbest vezinde yazdıkları şiirler de vardır. Fakat hecede daha başarılı olduğu görülür. Kullandığı temalardan memleket sevgisi daima ön plana çıkar. Öyle ki o, Maraş’ın havasına, suyuna, diline, şivesine, doğal zenginliklerine, yöresel ürünlerine: dondurmasına, biberine, tarhanasına, firiğine, çöreğine.. gene yöresel oyun ve sporlarına, meyve bahçelerine, üzüm bağlarına.. ve de kaynak sularına, bilhassa da onların çıktığı yerlere vurgundur. (Ona suyun çıktığı yer denilince kilometrelerce yokuş yukarı yürüyerek o yere ulaşmadan, o noktayı doya doya seyretmeden edemezdi.) Ve de elbet insanına… Onun şiirlerinde çocukluk arkadaşları sıraya dizilir, sevimli lakaplarıyla bir bir insanın önünden resmigeçit yapar ve kişinin huzurlarına  özelliklerini sunar… Maraş meşhurlarını: bilhassa pehlivanlarını ve delilerini de unutmaz. Anne-babası ve kardeşleri de eserlerinde yerli yerini alır. Kullandığı diğer bir tema ise gerek kendisinin, gerek vatandaşlarının gördüğü haksızlıklardır. Bu haksızlıklara sık sık isyan eder.

Şiirleri gide gide metafizik bir düşünceye yönelmiştir. Son dönem eserlerinde ihtiyarlık acısı, hastalık ve düşkünlük korkusu ve ölüm fikri başlıca temalarıdır. Bunları yazarken Yunus Emre ve Mevlana hayranı olduğunu saklamaz ve bazen onların, bazen de Necip Fazıl, Yahya Kemal, hatta Hayati Vasfi, Abdurrahim Karakoç dilini kullanmaktan çekinmez. Hatta ‘Lügatçe’ ve ‘Tek yol İslam Yazacağım’ da onların unuttuklarını, sanki onların diliyle yazmış ve tamam etmiştir. Tarzını, dilini kim, kime benzetmiş umurunda değildir. Onun derdi anlatacağını anlatmaktır. Bunu yaparken de, kendi has dilini kullanırken de gayet başarılı olduğu görülür.

Sonuç olarak rahatlıkla: Dostozan, yerelden hareketle ulusalı ve evrenseli yakalamıştır diyebiliriz. Bunu derken adı büyük şair olarak geçen kişilerin eserleriyle onunkini karşılaştırmak ve kıyaslamak yeterli olacaktır. Bu mükemmel şiirler bir köşede unutulsa herhalde çok yazık ve onun hatırasına büyük saygısızlık olacaktı. Eserin ortaya çıkarılıp basım ve yayımında emeği geçen herkesi kutluyorum. Şimdi iş bu nadide eseri layık olduğu yere iletebilmekte. 

 

Bir dahaki yazıda buluşmak ümidiyle dostça kalın.17.09.2012


 
 
Etiketler: DOSTOZAN, (, MHANİFİ, SARIYILDIZ), , 2
Yorumlar
Diğer Yazılar
MUAMMA
SAÇLARIN
AÇIK GİTMESİN GÖZLERİM
YOLLAR
DAMLATAŞ
HASRET
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ
UYAN
GÜLMEK
Vah Vah
ŞEHR-İ RAMAZAN HOŞGELDİN
ANAM
SELAM OLSUN PEHLİVANLARA
BERAT KANDİLİ
GÖZLERİN
MELEĞİM
HOŞ GELDİNİZ PEHLİVANLAR YURDUNA
DÖRTLÜKLER
İHTİYAR
ROTASYON
8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ
Vergi Haftası ve 1 Mart Muhasebeciler Günü
ÜLKÜCÜ ŞEHİTLER
ONİKİ ŞUBAT ve SAYGISIZLAR
KURTULUŞ BAYRAMI YAKLAŞIRKEN
BEKLEDİĞİM SES
YAĞMUR DUASI
ŞAHİT OLUNUZ
2018 TÜRKİYE’NİN YILI
ÖLÜM
KIR ŞU KALEMİ
YAKARIŞ
DEPREM
DOST
KAR AYDINLIĞI
ODAM VE FARELER
ATİLLA
ÖZLEM
CANIM ANNEM
KÖR KANDİL
KURBAN BAYRAMI
HAL-İ PÜR MELALİMİZ
HAK
K.MARAŞ VE SORUNLAR -2-
SEN
KAHRAMANMARAŞ VE SORUNLAR
KARADENİZ GEZİM VE GÖZLEMLERİM
Eskiye Özlem
ÇOBAN VE HIZIR
ERMİŞ İKİ KARDEŞ
SEN VE BEN
ARAYIŞ
HESABI VAR
BİRİZ
ARİF EREN VE DOSTOZAN
İSTİKLAL MADALYASI
KAHRAMANMARAŞ VE SPOR
YAŞLILAR HAFTASI
SAVULUN HEY !
BEHAEDDİN KURTOĞLU VE DOSTOZAN
1 MART MUHASEBECİLER GÜNÜ
DOSTOZAN ANMA PROGRAMI
KURTULUŞ
ÖVGÜ
YAĞMUR DUASI
TALAN EYLEDİN
DURUM
SEN YOKSUN-Demokrasi Şehitlerine
2 Ekim Hicri Yılbaşı ve Dünya Yaşlılar Günü
KURBAN… BİR TEBESSÜM
MARAŞ’ CA
BUYURUN
HASRET
BİR DESTAN Kİ
ALLAH BELASINI VERSİN
İdam Mahkumu Adnan Menderes ve İhtilal Anısına
CENNET VATAN TÜRKİYE
Maraş'ta Gezi
MARAŞ’IM MARAŞ’LIYIM BEN
NAAT
BİZ DOSTLUĞU İHLASLA HAKEDERİZ
BİLMEK İSTERDİM
Kar
İDAM MAHKUMU-3-
DOSTOZAN ( M.HANİFİ SARIYILDIZ) – 103 Hayatı ve Şiirleri
PEHLİVAN
SELAM
HOŞ GELDİNİZ PEHLİVANLAR YURDUNA
LÜĞATÇE -3-
LÜĞATÇE -2-
LÜĞATÇE -1-
KIZIM ATİYENUR
ADALETİN MÜLKÜ
8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ
1 Mart Muhasebeciler Günü
MARAŞLI-2-
MARAŞLI
EZANLAR BAYRAK OLDULAR
ONİKİ ŞUBAT
Ankara’daki Uçak Kazasına Ağıt
MARAŞ’A ÖVGÜ
MARAŞ
10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ
BOŞUNA DEĞİL
Mevlana
CANIM BABAM
Kadir Tanır
Aşı
ÖNEMLİ GÜNLER
HAYAT ARKADAŞIM
Küçük Levent
Merhaba
Gel
ASKER MEKTUBU
Aşure Ayı – Duralım Hak Divanına
ASKERE MEKTUP
HEM HAL OLALIM
CANIM ANNEM VE BABAM
OSMANLI’ NIN DOĞUŞU
Esir Alsam Mermileri
Türkiye
Kimler Açtı Aramızı
Zelzele
BorabOy
ŞEHİT PİLOT CENGİZ TOPEL
Devlet Gemisi
Sevgi
BAYRAMMIŞ…
NEFSE DİZGİN VURUP GEZENLERİZ BİZ
Gül
ŞEHR-İ RAMAZAN
İDAM MAHKUMU-2-
TEK YOL İSLAM YAZACAĞIM
İdam Mahkumu
MERYEM ÇİL KALESİ EFSANESİ
REYHAN HEMŞİRE
MARAŞ’A METHİYE
BİR ERMENİLER EKSİKTİ
HAYATİ VASFİ TAŞYÜREK
Kutlu Doğum
Görmek İstediğim
Maraş'a Mektup 6
Maraş'a Mektup 5
İhtiyar ve İkigenç
Tıp Bayramı
KADINIM
1 Mart Muhasebeciler Günü
Şehit Olan Taze Fidanlar
DOSTOZAN ( M.HANİFİ SARIYILDIZ) - 3
DOSTOZAN ( M.Hanifi SARIYILDIZ) - 1 Hayatı ve Şiirleri
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
K. Maraş
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 25.09.2018
Bugün
22° - 35°
Çarşamba
20° - 33°
Perşembe
20° - 34°
K. Maraş

Güncelleme: 24.09.2018
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı