Yazı Detayı
12 Temmuz 2015 - Pazar 12:33 Bu yazı 791 kez okundu
 
Gök Kapılarından geçmek
Ahmet Doğan İLBEY
lbeyali@hotmail.com
 
 

Geceleri gök kapılarına seyr ü sülûk etmenin ulvî heyecanını yaşıyor musunuz? İnsan-ı kâmillerin anlattığına göre, gök kapıları geceleri daha çok açılırmış. Eğer hakiki, yâni tasavvufî mânada ehl-i geceyseniz, uyanıkken gök kapılarının rüyasını görüyorsunuz demektir.

 

Gecenin ikinci yarısı namaz kılmayı seven Efendimiz Aleyhisselâtüvesselâm’ın sözüdür: “Gök kapıları geceleri açılır. Allah bu vakitte kullarına rahmetle bakar.”

 

Bu kudsî sözden dolayıdır ki tâat niyetiyle uykuyu fedâ eden teheccüd ehli bahtiyardır. Çünkü Allah, gece ehlinin yâni gece ibadet edenlerin Efendimiz Aleyhisselâtüvesselâm ile birlikte olduklarını buyurmuşlardır.

 

YEDİ KAT GÖK KAPISININ TÂLİMİ

 

Önce birinci kat gök kapısına ulaşmak gerek. Bu kapı Nefs-i Emmâre kapısıdır. Aklı ve kalbini maddî olana, masivaya kaptıranların durağıdır. Kötülüğü emreden kapıdır ki niyeti hâlis olanlar için nefsin kötü huylarının farkına varıp, secde ederek güzel ahlâka çevirmenin başladığı yerdir.

 

İkinci kat gök kapısına ulaşanlar Nefs-i Levvame kapısına geldiklerini bilmelidirler. Hevâ, heves ve kendini beğenme gibi kötü huyları kınayan nefs kapısıdır ki ulaşanlar gaflet uykusundan uyanır, kalp nuruyla aydınlanır, kendisini kınamaya başlar ve kötülükten tövbe ederler. Bu kapıda vazifesini tamamlayanlar için endişe bitmiştir, kalpleri ve imanları tamdır, üçüncü kat gök kapısına kolayca ulaşırlar.                                                                                                                                       

 

Üçüncü kat gök kapısı Nefs-i Mülhime, yâni aşk kapsıdır. Nefs sahibi bazen ağlayıp acı çeker, bazen sakinleşir ve kalbini ihya etmeye başlar ki türlü haller yaşar. Bütün azaları ile bir daha günah işlememek üzere tövbe eder. Fakat bu kapıya ulaşan yine de nefsinden emin değildir. Çünkü şeytan bu kez de “Sen artık Allah yoluna girdin…” diyerek aldatmaya çalışır.

 

Şeytan engelini aşanlar dördüncü kat gök kapısı Nefs-i Mutmainne kapısına ulaşırlar. Bu kapıya ulaşanlar insan-ı kâmil vasfını haiz olanlardır ki beşerî sıfatlardan kurtulup, Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanan zatlardır ve Allah aşkının ateşiyle cezbe hâlindedirler. Kalplerine “Hayy” ismi telkin edilir. Belli ölçüde keşf sahibidirler. Fakat henüz maddî âlemin perdelerinden kurtulamamışlardır. Şeytan, arada bir görünüp, “Ben sizin en yüce Rabbinizim…” sözleriyle aldatmaya çalışır.
                                                                                                                                       Beşinci kat gök kapısı Nefs-i Râzıye kapısıdır. Maddî varlıkların tamamından geçmeden ulaşılmaz. Allah'ın cemâl ve celâlî tecellilerine mazhar olmuş, hiçbir hâl ve şartta şikayeti bulunmayan, keramet, zühd, ihlâs, riyazet vasıflarını haiz velî kulların ulaştığı kapıdır. Allah'tan başka her şeyi terk etmiş, tam bir teslimiyet ve rızâ hâlindedirler. Kalplerine “Yâ Hakk” ismi telkin edilir ki halifelik makamına yükselmiş ve İlâhî huzura erişmişlerdir.     

 

Altıncı kat gök kapısı, yâni Nefs-i Marzıyye kapısına ulaşanlar evliyalardır ki her nefesiyle müşahede, Allah’a teveccüh, imanının enginliği ve yakîninin derinliği üzeredirler. Kalplerinde Allah'ın isim ve sıfatlarının tecellileri zuhur eder. Hataları bağışlayıcı ve ayıpları kapatıcıdırlar. Herkese şefkat gösterir, iyi zanda bulunurlar. Kalplerinde Halk ile Allah sevgisi bir aradadır. Bu kapıya erişmiş olanlardan Allah ve kulları razıdırlar. Keşf ve keramet gibi hallere sahiptirler, fakat buna önem vermezler.                                                                                                                     

 

Yedinci kat gök kapısı, gök kapılarına seyr ü sülûkun son durağı olan Nefs-i Sâfiyye kapısıdır. Sırrın sırrına sahip bir mertebedir ve çoklukta birlik, birlikte çokluk âlemidir. Bu kapıya ulaşanlara Allah'ın bütün isim ve sıfatlarının tecellîlerine mazhar olmuş mânasına gelen Nefs-i Sâfiyye veya Nefs-i Kâmile sahibi denir. Yâni Nefs-i şerifleri aslî sıfatını bulup nefsinden geçmiş olanlardır. “Kendini bilen Rabb'ini bilir” sözü bu kapıya ulaşanları ifade eder.

 

GÖK KAPILARININ KAPANDIĞI KULLARDAN OLMAYIN                                                                         

 

Dünyaya tapanlar gök kapılarını hatırlarlar mı? Gök kapılarının ilkine vardıklarında tâlimsizliklerinden dolayı ah ü vah edeceklerini düşünmezler mi? O kapıdan sağ omuzundaki ameliyle geçilebileceğine imanları tam mıdır?

Âyet mealidir: “Âyetlerimizi yalanlayanlar ve onlara karşı büyüklenenler, onlara gök kapıları açılmaz” (A’raf sûresi, 4o.âyet). 

 

En çok kandil gecelerinde ve oruç ayında açık olur gök kapıları, bilene… Seher vaktine kadar ruhunuzla, kalbinizle başbaşa kalın. Göğü bir iklim merkezi ve hava olarak tasavvur ediyorsanız, gök kapılarından haberiniz yoktur. İnsan-ı kâmillerin sözleriyle tâlim edip, göğe bakmayı öğrenmek gerek önce.

 

Gök kapılarının kapandığı kullardan olabileceğinizi düşündünüz mü hiç? Tereddüt edip titrediniz mi? Veya gök kapılarının açılacağından kalp ve imanınızla emin olmanın huzurunu yaşadınız mı? Gök kapılarının size kapalı olduğunu hissediyorsanız dünya kokuyorsunuz demektir.

 

Ruhunuzu kıvrandıran bu tereddüt karşısında, gök kapılarından girebilmenin ilâhî tâlimini her seher vaktine kadar yapmalısınız. Gök kapıları niçin bana kapalı, kalbime bir nebzecik de olsa nurdan bir cezbe doğmuyor diye kendinizle yüzleştiğinizde ateş basıyorsa içinizi ümitsiz değilsiniz.                                                                                                              

 

GÖK KAPILARINA YOLCULUK RÜYALARI GÖRÜN

 

Gök kapıları rahmet kapılarıdır. Gök kapılarına yolculuk rüyaları görmek gerek. Bu rüyaya niyet etmeyenler bahtsızdır. Gök kapıları yüzüne kapanan bahtsız kullardan olmayın.

 

Sadede geleyim; size değil, kendime söylüyorum bunları. Siz zamirinden kasıt benim. Kendimle konuştum.  

---------------------------------------

SAPIK VE ŞARLATAN ADNANOV OKTAROVİÇ’İN İFTARINA KATILANLARA YUH OLSUN!

 

Televizyonunda sözde İslâmî vitrinde görünmeye çalışan ve bu yönde yayın yaptığı imajı veren, dansöz, çıplak ve dekolte kızları karşısına alıp, utanmadan dînî ve memleket meseleleri üstüne seminer veren sapık, şarlatan, hayâsız ve ne idüğü belirsiz bir manyak olan Adnan Oktaroviç adlı sahte ve kepaze bir “hoca”, sözüm ona iftar yemeği vermiş. İftar mânasını taşımayan bu şenî dâvete masonlar, Museviler, dönmeler, azınlık temsilcileri, bir yığın sosyete beyazlar, levantenler katılmışlar. Sözüm ona  iftar etmek için!...

 

Buraya kadar tamam, Adnan denen herif  bu tür insanlarla öteden beri bağı var. Karışık bir beşer zaten. İftar programları zaten işin imaj tarafı. Dansözlerle, çıplak kızlar, acayip oğlanlarla yaptığı sözde dini ve memleket programları  son derece kötü bir örnek oluşturuyor ki, komünizmden, materyalimzden darvinizmden daha tehlikeli bir model bu…

 

Herifçioğlu, pavyona çevirdiği televizyonunda güya vaaz veriyor, Bediüzzaman Hazretleri gibi üstadları ağzına alıyor, milletçe seviler zat ve siyasilerin belgesellerini yayınlıyor. Dolayısıyla sahtekarlık ediyor, güya puan  ve imaj kaparak, “Müslümanlık böyle de olabilir…” demek istiyor ki Türkiye için tehlikenin en büyüğü budur.  

 

Peki, şenaat ve pespâyelik taşıyan bu iftara katılan bazı Müslüman ve Müslüman Türk siyasetçi, gazeteci ve iş adamlarına ne demeli… Sapık Adnan veya bir başka ifadeyle pezzevenk Harun, televizyonunda sözde iftarını şapırdatarak reklamını yaptırıyor. Filanlar katıldı… Milliyetçi partilerden, filan partilerden katılanlar oldu. Mazeretleri sebebiyle tebrik mesajları gönderenlerin boy boy isimlerini yayınlıyor.

 

 

Tekzip edecekler mi? Böyle bir yiğit var mı meydanda? Yuh olsun onlara! Ne olacak, fikir ve dâvasız insanlar böyle olur. Ölçüsü, fikri olmayınca her boyaya boyanır. Böyleleri namaz kılsa ne olur, oruç tutsa ne yazar…  Beyin, fikir ve dâvası olmadıkça…

 

Bir de Maraşlı eski bir mebus katılmış ki, adı Mehmet Ali, soyadı Bulut. Yazıklar olsun o âdeme… Kendisine Müslümanların, mukaddesatçıların verdiği oylar haram olsun, gözüne dizine dursun.

 
Etiketler: Gök, Kapılarından, geçmek
Yorumlar
Diğer Yazılar
Oy kullanmadan önce türkü dinleyin
Chp’nin iflâh olmayacağına dair
Açlığa medhiye
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Doğu’nun oğulları
Batı’nın oğulları üretme merkezi
Mebusluğun dayanılmaz(!)câzibesinden istikametini bozanlar
İyi nedir, iyi insan kimdir?
Anıtkabir’de îman tazelenir mi?
“Bir derdim var bin dermâna değişmem”
Doktorluk tasavvuf ve hikmet mektebinden sonra okunmalı
Hapishâne risâlesi-7
Hapishâne risâlesi-6
Hapishâne risâlesi-1
Kim İslâm üzere milliyetçiyim diyorsa makbuldür
Kur’anî mânada milliyet ve milliyetçilik
Ali Hocam yazısı
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Bâtıl Türkçüye göre Türkler “Araplaşıyor”muş-2
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
“Bitmeyen millî mücadele”
Dünya Kadınlar Günü’nün gerçek yüzü
Bâtıl Türkçünün Hakk’a tapan Türk’e zararları-3
Bâtıl Türkçüye göre din değişebilir, milliyet asla!
Bâtıl Türkçü ile Hakk’a tapan Türk bir değil
“Ne haçlı, ne şaman Türk! Müslüman, Müslüman Türk”
Necip Fâzıl’ın vasfettiği Türkler
Millet kimlikli Türk mü, ulus kimlikli Türk mü?
“Altun ordu” nam Türk ordusunun meziyeti
“Savletinle titresin” düşman ey Türk ordusu!
Hakk’a tapan Türk milletinin ordusu serhat boylarında…
Kültür Bakanına sual: Troyalılar Türk müydü?
Bosnalı millettaş Yemen Türküsü’nü söyleyince…
Dergiler fikir ve edebiyatın burçlarıdır
Evi barkı yıkan kitap delileri
İnönü Amerikancılığı utanç verici yıllardır
Kültürün iktidarı mı, iktidarın kültürü mü?
İstiklâl Marşı Şairi’ni fişleyen Cumhuriyet erdemli olabilir mi?
Mehmed Âkif’in cenazesinde Cumhuriyet’in şefleri yoktu
Yılbaşı kutlama pespâyeliğini Kemalistler resmîleştirdi
KUMARBAZ CUMHURİYET’İN MURDAR MİLLÎ (!) PİYANGOSU
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
Sahaf Hasan Efendi
“Selülozofiller” ve “Bibliyofiller”
Faydasız kitap okumak
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Cumhuriyet Bayramı”nı kimler niçin kutlar?
“Şifa kabul etmez ağır kitap hastaları”
Mecânin-i kütüb yahut kitap mecnûnları
Kitap yârânının efendisi
“Oku! zira okumayan azgınlaşır”
Musul / Kerkük’ün başına gelenlerin müsebbibi Lozancılardır
Türkler Hakk’a tapan millettir
Müslüman mahallesinde domuz dersi verilir mi?
İtirazın İsmailcesi
İsmail bayramı
Her kurban İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
İsmail ve bıçak
Kimi etine tâlib olur İsmail’in, kimi adanmışlığına
Milliyetçilik, cumhuriyet ve devlet Atatürkçülükle mi kaimdir?
Herkes İsmail olmalı
Osmanlı’da askerlik meselesi
Bir buğday yetiştiricisi bir darbeci generalden değerlidir
Dergi de okuyalım; dergisiz olmaz
Kitap ve dil
Yarın ölecekmiş gibi yazmak
Modern yazı seküler ve aidiyetsizdir
Kurtla çoban arasında mesai yapanlar
Kurtla bir olup kuzuyu yedikten sonra çobanla ağlayanlar
Darbeci bir general şu mısraları okuyabilir mi?
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Darbeci generaller psikopattır
Darbeci generallerin çöküşü
15 Temmuz darbeci generallerle milletin savaşıdır
Darbeye karşı selâ, ezan, millet
İyi yazı kütük ve nakış sahibidir
“İyi yazı kötü yazı”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Aynaya bakmak marifettir
Aynaya bakınca ne görüyoruz?
Somalili Mahmut’un yüreğinde Türkiye/Somali kardeşliği
Edebî hayatların kitabı: “Mekân Hikâyeleri”
Cümle Âlemin Efendisi’ne (s.a.v.) hâlnâme
Alkollü hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi
CHP’nin cemâziyelevvelini bilir misiniz?
Dil Kapısı’ndan geçenler
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Ehl-i gece olmak
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
Avrupa’nın binyıllık Türk korkusu
İstiklâl Marşı mı değişsin, Cumhuriyet mi?
Türk’ün güzel sıfatlarından alpereni doğru anlamak
Cumhuriyetin “Millî” kavramına ettiği zulümler
Terkip ve İnşâ dergisinden “İslâm maarif sistemi
Millet kimlikli Türklük mü, ulus kimlikli Türklük mü?
Türk’ü Türk yapan Cumhuriyet değil, İslâm’dır
Himmeti millet olan Türklüğe ihtiyaç var
Kumarbaz Cumhuriyetin Murdar Millî (!) Piyangosu
Kalbiniz kışa dönmüşse baharla diriltin
“Aman” diye kimi çağırmalı?
Şehitlerin kanı yüzümüze değiyor/ kaatil: ABDHDPKK’dır
“Çaldım yârin kapısın…”
“Çınar”ı nasıl bilirsiniz?
Sadra şifa bir kitap: “Evin Mahremi Olmak”-2-
Kemalistler Batılılaşma uğruna Musul’dan vazgeçti
Ey ahmak! ölümden güzel bir şey var mı?
Ölümle aranız nasıl?
Müslüman Doğulu musunuz, Batılı mı?
Dil Kapısı
İsmail ve bıçak
Cemaat önderi, hocaefendi ve âlim sıfatlı Belâmlar
Bu ülke ecdadımındı / bugün benim / yarın oğlumun ve onun oğullarının olacak
Darbeci generallerin soy ağacı
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Göster Âl-i Osman Türklüğünü Ey Türk Ordusu!
Siyaset elinde şahlanamayan bir hareket: Alperen Ocakları
Kurtlar ve darbeci generaller
Hayat yavaştı yavaş yaşardık eskiden
Ezanın hasmı darbecilerin ezana yenilişi
“General elbisesi giyen horoz”
Muhsin Yazıcıoğlu suikastının kuyruğu göründü…
Türkler Hakk’a tapan millettir
Darbeye karşı selâ, ezan ve millet
Tanrı yok, generaller var!
Darbeci generaller psikopattır
Bir buğday yetiştiricisi bir generalden değerlidir
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Türkiye Yazarlar Birliği Kahramanmaraş Şubesi’nin başına gelenler
Ey generaller! sizi sigaya çeken bir millet var
Darbeci generallerin çöküşü
Târih şöyle yazacak: Darbeci generallerle milletin savaşı
“Tek Kapı” ya açılan Kapılar…
İnsanlar televizyon seyrederek ölüyorlar
Müslümanın hayatına giren Avrupa âdetidir tâtil
Eşref-i mahlûkat’tan homoekonomikus’a dönüşenler
Ölüm haberleri ve tâziyelerimiz de laikleşiyor
Sizi alnınızdan öperim Alperenler!
Uykuya dost olan Müslüman çoğalıyor/sa…
Benim yaram derin derin…
Vatan hainliğinin târifi
Amerikan yardımı alan 27 Mayıs darbecileriyle CHP ikizdir
Sohbetle sahâbe olanların milletindeniz
Medeniyet dâvamızı omuzlayan dergi: Terkip ve İnşâ
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Yüreklerinde anne ateşi sönmeyen iki şair:
Hümâ kuşuna yahut “Himmet Hümâları” na tutunmak
Laik-altı ok anayasası Müslümanca ıslah edilmeli
Türkiye, Büyük Doğu Fikrine muhtaç
Dostunuzu, yâni benzerinizi bulun
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
Modernizme karşı dost ve dostluk
Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm doğduğunda
Suriye meselesini yakın tarihte aramak
Bin miligramlık şiir böyle olur efendiler!
“Okuryazar mısın, Uyurgezer mi?”
Dil Kapısı’ndan geçmedikçe
Vatan müdafaasına çıkan dost hüzün yollamış
Nekrofil PKK ve dış düşmanlar yine Ankara’da…
“Ağlayın su yükselsin belki kurtulur gemi”
28 Şubat’ın apoletli kurtlarıyla bir olup kuzuyu yiyenler
Mukaddesatçı iktidarın medeniyetle imtihanı
“Yârin Şifa Kapısı”
“Türkü Yazıları”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Bir Hocam ve Dükkânnâme
Türkiye, Bayırbucak’ı ilhak etmeli
Maraş Maraş Derler Kahramanlığın Adına
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Türkiye PYD’ya karşı Suriye Türkmenlerini Masa’ya getirmeli
Türkiye’de aydının anatomisi
Medine, Medeniyet ve Şehir
Akademisyenin recüliyeti var mı?
Hüda Par’dan iki mektup
Türkçülerin meylettiği müelliflerin medeniyet fikrindeki ârıza ve farklılıklar
Ârızasında ısrar eden bir Türkçünün ithamnâmesi
Mehmet Âkif, Kemalist cumhuriyeti tasdik etmedi
“İktidarda Kim Var?”
Mehmet Âkif’in cenazesinde cumhuriyetin şefleri yoktu
El çek hüznümden ey zâhir erbabı
Türkçülük hareketinin Türklük anlayışı ârızalıdır
Türk milliyetçilerinin iflah olmaz hastalığı: “Atatürk’e bağlılık”
Müslümanın itini bile seven adam: Muzaffer Gözükara!
Her yer kitap, her yer fikir ve edebiyattı o gün…
“Rıza” yahut “Râzı” olmayı unutunca…
“Kelimelerin Seyir Defteri”nde yazılanlar
İslâm Medeniyetinin mukaddimesi: Câmi
“Ya Tahammül Ya Sefer'den Bize ‘İstikrar’ Düştü!”
Türkiye’deki milliyetçi hareketler İslâmî ihtiyaçtan doğmadı
“Bosna Bizim Neyimiz Olur?”
Milliyetçilik yola özürlü çıkınca…
Alkollü laik hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi-1-
Chp’nin bugünü de cemâziyelevveli gibi kirlidir
“Maruz Kalanlar Nesli”
Kaldırım imarına değil, gönül imarına ihtiyaç var
Âkif, İslâm; Gökalp, Batı medeniyetinden yanadır
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
İslâm medeniyetinde mûsikî “hikmetten bir cüzdür”
Üç yaralı kavram: asabiyet, kavmiyet, milliyet
“Çağın İsmailleri! bize et size cennet düştü”
Her kurban bir İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Dindar Kürtlerin ve bir Astsubayın HDPKK hakkında görüşleri
Dindar / ümmetçi Kürt kardeşlerimizin cevapları
Dindar / Ümmetçi Kürtler de özerklik ve resmî dil istiyorsa…
Said Nursî Hazretlerinin “Medeniyet-i Kur’ânîye” fikri
“Aç canavara (HDPKK) tahabbüb, iyiliğini değil iştahını artırdı
Modernizmin bulaştırdığı bir hastalık: “İhtiyaç tuzağı”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Kim “HDPKK”ye oy ve medya desteği vermişse haindir
Fikir Teknesi’nden peş peşe fikirli kitaplar…
Ahmet Cevdet Paşa’nın fıkıh üstü Medeniyet-i Cedide’si
Şehitlerin kanı yerde mi kalacak?
Nekrofil (ölüsevici) PKK, Amerika/İsrail provokasyonu iş başında
“Gurbet nedir bilir mi o menfâya gitmeyen?”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Doğu Türkistan’a Ecdâdımız Gibi Gitmek
Alperen, İslâm devleti dâvasının mükellefiyetini taşıyana denir
Kürtçülüğün çâresi Said-i Nursi Hz.lerinin fikirlerindedir
CHP’nin desteklediği 27 Mayıs darbecilerine Amerikan yardımı
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
“Amerikan saatine göre uyuyan Türk münevveri…”
“Millet”in târifi yahut millet olmanın müslümancası
19 Mayıs bayram değil, Atatürkçülük karnavalıdır
Nü-sever General Evren’in Akıbeti
İdrakimize vurulan Atatürkçülük zincirini ne zaman kıracağız?
Medeniyetimize Kasteden Medeniyetsiz Cumhuriyet
İktidar da dâhil, partilerin seçim vaatleri bayat ve fikirsiz
Altı ok muhibbi bir zındık: domuzsever Abdullah Cevdet
“Dinî” mânasına gelen “millî” kavramı neleri haizdir
Dostâne Fiskeler
Efendimiz Aleyhisselâtüvesselâm’ın şehri Medine
Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm doğduğunda
“En iyi Türk ölü Türktür; en iyi Kürt ölü Kürttür”
“Daha Çok Ölü İstiyorum”
Fikir Teknesi’nden Necip Fazıl ve Büyük Doğu Devleti üstüne kitaplar
Tekbir, salavat ve mehterle Çanakkale şehitlerini yâdeden üniversite…
Altı Ok Cumhuriyetinin kadın projesi: “Kur’an’ı kapa, kadınları aç”
Hilâfetçilikten Devrimciliğe Evrilen “CHP Makyavelizmin Partisidir”
28 Şubat’ın paranoyak generalleri
Kıyafet İnkılâbının Kurbanı Kadınlar ve Kızlar
Bir “Türkçü” nün Türkler için zararlı fikirleri-2
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
K. Maraş
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
Güncelleme: 25.06.2018
Bugün
21° - 33°
Salı
22° - 33°
Çarşamba
22° - 35°
K. Maraş

Güncelleme: 25.06.2018
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı