Yazı Detayı
10 Mayıs 2015 - Pazar 19:04 Bu yazı 897 kez okundu
 
İdrakimize vurulan Atatürkçülük zincirini ne zaman kıracağız?
Ahmet Doğan İLBEY
lbeyali@hotmail.com
 
 

Bu ülkede Atatürkçülük zincirine beyinlerinden bağlı bürokratik ve oligarşik güçlerle bu zincirin Türklük ve Cumhuriyet’in kendisi olduğuna inanan Beyaz Türkler, ulusalcılar ve Chp’liler var.

 

Bu ülkede Atatürkçülük zincirinin “millî” bir zincir olduğunu zanneden statükocu donuk-milliyetçilerle, Atatürkçülük zincirine vurulduğunu fark etmeyen nâdanlar var.

 

ATATÜRKÇÜLÜK ZİNCİRİYLE BAĞLI OLANLAR

   

Ulusalcılar, laikçiler, modernler ve benzerleri Atatürkçülük zinciriyle bağlı ve zincirlerinden kurtulmak istemeyen bir sürüdür. Lâ-dînî Cumhuriyetin karanlığından geldiler ve bu karanlıkta yaşamakta ısrar ediyorlar.

 

Târihi yok kendini Atatürkçülük zincirine vuranların. Medeniyet-i İslâmiyesi, İslâmlaşmış Türkçeleri, gönülleri ve vicdanları yok. İslâm’ın mâneviyatından habersizler. Atatürkçülük tapınağında öğrendiklerini tekrarlayan bir sürü bunlar.

 

Bu zavallı sürü Atatürkçülüğün karanlığına bir uyuşturucu müptelâsı ve bir yarasa gibi alışmış. Aldandıklarını, aldatıldıklarını ve hakikati anlamaya mecalleri yok. İdrakleri ve beyinleri Atatürkçülük ayinleriyle sulanmış bir kere.

 

Boyunlarında sağcı, solcu, ulusalcı, Kemalist, liberal ve milliyetçi künyeler olan bir kısım akademisyen, yazar ve televizyon allâmeleri, “Atatürkçülük beyazdı, maviydi, sarıydı, sertti, yumuşaktı...” iddialarıyla sanki Atatürkçülük, devletin ve milletin kendisiymiş gibi başı sonu yanlış olan bir ideoloji üstünde tartışıyorlar. Farklı görüşler ileri sürüyor gibi görünseler de hepsi de iddialarında Atatürkçülüğü esas almaktadır. Onların bu durumu Cizvit papazlarının tartışmalarına benziyor. Erbabının bildiği bir hâdise:

 

ATATÜRKÇÜLÜĞE GÖRE ATIN AĞZINDA KAÇ DİŞ VAR?

 

Ortaçağ Paris’inde papazlar “atın ağzında kaç tane diş olduğunu?” tartışmak gayesiyle bir kilisede toplanmışlar. Rahatsız edilmemek için kilisenin kapılarını kapattırıp nöbetçiler dikmişler. Birkaç gün geçmesine rağmen kapılar açılmamış ve tartıştıkları “önemli mevzuda” bir türlü anlaşmaya varamamışlar. Çünkü, “Atın ağzında kaç tane diş olduğu İncil’de bildirilmemiş.”

 

Genç bir papaz, “Tartışmaya son verecek kolay bir çözüm var, dışarıya çıkıp bir at bulalım, ağzını açtırıp kaç tane dişi olduğunu sayalım” demiş. Kıdemli papazlar, “İncil’de bildirilmeyen bir bilginin gerçekliği kabul edilemez” diyerek onu aforoz etmişler.

 

ZİNCİRLİLERE GÖRE, ATATÜRKÇÜLÜKTEN ÖNCE BİR ÖNCE YOK, ATATÜRKÇÜLÜKTEN SONRA BİR SONRA YOK

 

Atatürkçülüğü esas alarak tartışan her grubun hareket noktası, papazların hareket noktasına benziyor ve “Atatürkçülükte bu var mı yok mu?” tartışması yapıyor, aynı ikonu savunuyorlar. Atatürkçülüğü devlet ve millet kimliğimizi belirleyen temel ölçü olarak görenlerin bu tartışmaları utanç vericidir. Bunlara göre Atatürkçülükten önce bir önce yok, Atatürkçülükten sonra bir sonra yok.

 

ATATÜRKÇÜLÜK MAĞARASINA BEYİNLERİNDEN ZİNCİRLENMİŞ SÜRÜLER

 

Atatürkçülük bir “izm”ler “mağarası”dır. Bu mağarada konuşanlar, millî değerlerimizi bu mağaranın kavramlarıyla tesbit etmeye çalışanlar, hakikati bu mağaranın duvarlarındaki tâgutî “önder” gölgelerinde arayanlar, Atatürkçülük zinciriyle bağlanmış sürülerdir.

 

Beyinlerinden zincirlenmiş bu sürüye göre Atatürkçülük, menşeimizin umdeleri ve milleti meydana getiren bin yıllık medeniyetin esaslarıdır. Oysa Atatürkçülük idrakleri iğdiş edilmiş, millî varlığını bu sun’î ideoloji üzerinden açıklamaya çalışan bir zümrenin putudur. Bu ülkenin, bu milletin doksan yıllık zamanını heba eden ceberrut lâ-dînî bir sistemdir.

 

Atatürkçülüğü milletin yeniden doğuşu ve tecdidi gibi gösterenler, devletin ve milletin varoluşuna dair her meselenin çâresini bu ucube ideolojide arayanlar bu ülkeye en büyük zarar veren eblehlerdir.

 

Solcuların karşısında görünüp, fakat bu güruh gibi Atatürkçülüğe sarılarak Türk Devleti’ni bu indî ideoloji ve ilkelerle târif eden, millet oluşumuzu ve millî kimliğimizi Atatürkçü kavramlarla açıklamaya çalışan bir kısım statükocu “milliyetçiler” de İslâmî köklerimize bağlı yolun önünü en az solcular kadar kapatmakla vebâl altındadırlar.

 

ATATÜRKÇÜLÜĞÜN ORTASI DA VE KENARI DA BİRDİR

 

Farklı kutuplarda durduğunu sanan herkes bu zararlı ideolojinin son kenar çizgisinde de olsa, tenkit de etse, Atatürkçülüğü kökten reddetmedikçe Atatürkçülük lekesi taşıyor demektir. Çünkü Atatürkçülüğün ortasında ve kenarında olmak mahiyet farkı arz etmez.

 

İslâmî mânasıyla millî bir hareketin içinde olduğu iddiasıyla yola çıkıp da ucundan kenarından Atatürkçülükten bir dirhem fikir alınsa o hareket Atatürkçülük lekesi taşımaktan kurtulamaz.

    

Târihimizi Osmanlı-İslâm asırlarından koparıp Hitit, Sümer târihine bağlayan, “Hakk’a tapan millet” hüviyetimizi ve İslâm medeniyetimizi “redd-i miras” ederek bizi Garbın pozitivist “uygarlığına” yamayan Atatürkçülük zincirini ne zaman koparacağız?

 

Âmâ üstad Cemil Meriç’in söyleyişiyle idrakimize vurulan Atatürkçülük zincirini ne zaman kıracağız?

---------------------------

ŞÂKİRTLERİ, BİR HOCAM’IN SUYUN ÜSTÜNDE SOFRA AÇTIĞINI, BALIK TUTTURDUĞUNU, NAMAZ KILDIRDIĞINI ANLATIYORLAR

 

Ey azizan! Bu hafta da bahtiyarım şükür. Bahtiyarlığımın ilki, Genç Dükkâncılardan olup da Erzincan’da bulunan Oflu Süleyman Kılıçbay’ın kalkıp yanımıza gelmesi. Bol miktarda aleyh getirmiş yanında. En çok da tercümanım Ferhat Ağca’nın aleyhinde konuştu. Bahtiyarlığımın ikincisi, Fikir Dükkânı’nın müdavimlerinden Mehmet Yaşar, Hacı Ahmet Eralp, Oflu Süleyman  Kılıçbay ve bu Genç Dükkâncıların hocası öğretim görevlisi İsmail Göktürk, Bir Hocam’la her vakit gittikleri baraj kenarına balık tutmaya gitmişler. Orada yaşadıklarını anlattılar da kendimden geçtim. Bir Hocam, kıyıdan hemen öteye eliyle dikdörtgen şeklinde bir alan çizmiş, “Buraya sofra kurun, burada oturacağız…” demiş. Dr. Hunu, Hacı İbrahim Arıkmert, Tayfun Göktürk, Yunus Barman, Enver Çapar gibi dostların da bulunduğu meclis Bir Hocam’ın çizdiği alana oturup kahvaltı etmişler. Bir Hocam bu dostların bazılarına (Dr. Hunu gibi) suyun üstünde balık tutturmuş ve bazılarına da tutturmamış. Bir Hikmeti var demek ki. Sonra Bir Hocam suyun üstünde namaza durunca diğerleri de durmuş. Bir ara Hacı İbrahim Arıkmert kaybolmuş, dostları telaşlanmış, nasıl olduysa Arıkmert Bir Hocam’ın yanında peyda oluvermiş.

 

Sözü uzatmayayım. Bu sırlı vak’ayı adını andığım dostlar Cuma Kapısı dediğimiz Fikir Dükkânı’nında etraf bilgisi ve ruhuyla, yâni kaidesiyle anlatacaklar. Kim iyi anlatırsa ona ödül vereceğimi söyledim. Görelim, kim güzel anlatacak?

--------------------------------------------------

ŞAİR MEMDUH ATALAY’DAN BİR FİKİRLİ ŞİİR DAHA…

 

Ey azizan! Şiir yazmam, fakat Müslüman Türklerin önce şair olduklarını sonra, işçi, memur, esnaf, bürokrat, padişah, şeyhülislam ve asker olduklarını bilir ve iyi şiiri severim. Bu mânada dostumuz eğitimci Memduh Atalay da bir şairdir. Son zamanlar da bir hâl hâle geçiyor olmalı ki yüreğimizi saran, trajik hallerimizi ve hüznümüzü anlatan şiir üstüne şiir yazıyor. Yüreğine ateşler düşüyor, sancılar yaşıyor olmalı ki şu sıralar, akıcılık, belagat, fikir, nakış, ses gibi şiirin birçok unsurunu taşıyan şiirlerle yüreğimizin üstünden geçiyor... Edebiyat ve Sanat dergisi “Yoldaki Kalemler” de okuduğum “Özrüm Bir Asa” şiiri de böyle bir şiir:

 

“Gece birdenbire ruhumu kaplar /Açılır önümde eski hesaplar / Nereye dönsem kıyamet uğultusu / Can telaşında can dostlar / Dünyanın bir çember gibi çevrildiğinde / Özrüm bir asa gibi tutunduğum / Denizi ikiye bölemesem de / Yaşamak ölüm gibi düşer biz neyiz biz / Her denemede aynı hüzün her kuyuda aynı ses / Çarşı pazar bir marka güvencesinde / Niçin üzerinden çekip alamıyoruz / Bu modern etiketi / İster çocuk ister kadın ister anne / Çiçekleri kuponlara değiştiler / Dolar gözlüm diyen genç aşığın / Hangi sureden hangi hatimden sonra / Takılırdı kalbi yerine / Kalbi bir beygir gibi sağa sola / Kadeh değil kalkan kalplerde eşya yükü / Şaraptan kaçtığınca sarhoşa lanet yağdırdığınca / Keşke konuşsaydık aşktan / Belki yazgısına bir vaha düşerdi ömrümüzün / Bir hırka giyerdik üstü nakış nakış / Baştan sona aynı kitaptan /Aynı soruların yer aldığı / Tekasürün ateş çemberinden / İçimizdeki kurumuş ölülerden geçebilirdik / Bir de gül büyütürdük /Anne toprağında burcu burcu / Peygamber terinden”

 
Etiketler: İdrakimize, vurulan, Atatürkçülük, zincirini, ne, zaman, kıracağız
Yorumlar
Diğer Yazılar
Oy kullanmadan önce türkü dinleyin
Chp’nin iflâh olmayacağına dair
Açlığa medhiye
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Doğu’nun oğulları
Batı’nın oğulları üretme merkezi
Mebusluğun dayanılmaz(!)câzibesinden istikametini bozanlar
İyi nedir, iyi insan kimdir?
Anıtkabir’de îman tazelenir mi?
“Bir derdim var bin dermâna değişmem”
Doktorluk tasavvuf ve hikmet mektebinden sonra okunmalı
Hapishâne risâlesi-7
Hapishâne risâlesi-6
Hapishâne risâlesi-1
Kim İslâm üzere milliyetçiyim diyorsa makbuldür
Kur’anî mânada milliyet ve milliyetçilik
Ali Hocam yazısı
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Bâtıl Türkçüye göre Türkler “Araplaşıyor”muş-2
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
“Bitmeyen millî mücadele”
Dünya Kadınlar Günü’nün gerçek yüzü
Bâtıl Türkçünün Hakk’a tapan Türk’e zararları-3
Bâtıl Türkçüye göre din değişebilir, milliyet asla!
Bâtıl Türkçü ile Hakk’a tapan Türk bir değil
“Ne haçlı, ne şaman Türk! Müslüman, Müslüman Türk”
Necip Fâzıl’ın vasfettiği Türkler
Millet kimlikli Türk mü, ulus kimlikli Türk mü?
“Altun ordu” nam Türk ordusunun meziyeti
“Savletinle titresin” düşman ey Türk ordusu!
Hakk’a tapan Türk milletinin ordusu serhat boylarında…
Kültür Bakanına sual: Troyalılar Türk müydü?
Bosnalı millettaş Yemen Türküsü’nü söyleyince…
Dergiler fikir ve edebiyatın burçlarıdır
Evi barkı yıkan kitap delileri
İnönü Amerikancılığı utanç verici yıllardır
Kültürün iktidarı mı, iktidarın kültürü mü?
İstiklâl Marşı Şairi’ni fişleyen Cumhuriyet erdemli olabilir mi?
Mehmed Âkif’in cenazesinde Cumhuriyet’in şefleri yoktu
Yılbaşı kutlama pespâyeliğini Kemalistler resmîleştirdi
KUMARBAZ CUMHURİYET’İN MURDAR MİLLÎ (!) PİYANGOSU
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
Sahaf Hasan Efendi
“Selülozofiller” ve “Bibliyofiller”
Faydasız kitap okumak
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Cumhuriyet Bayramı”nı kimler niçin kutlar?
“Şifa kabul etmez ağır kitap hastaları”
Mecânin-i kütüb yahut kitap mecnûnları
Kitap yârânının efendisi
“Oku! zira okumayan azgınlaşır”
Musul / Kerkük’ün başına gelenlerin müsebbibi Lozancılardır
Türkler Hakk’a tapan millettir
Müslüman mahallesinde domuz dersi verilir mi?
İtirazın İsmailcesi
İsmail bayramı
Her kurban İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
İsmail ve bıçak
Kimi etine tâlib olur İsmail’in, kimi adanmışlığına
Milliyetçilik, cumhuriyet ve devlet Atatürkçülükle mi kaimdir?
Herkes İsmail olmalı
Osmanlı’da askerlik meselesi
Bir buğday yetiştiricisi bir darbeci generalden değerlidir
Dergi de okuyalım; dergisiz olmaz
Kitap ve dil
Yarın ölecekmiş gibi yazmak
Modern yazı seküler ve aidiyetsizdir
Kurtla çoban arasında mesai yapanlar
Kurtla bir olup kuzuyu yedikten sonra çobanla ağlayanlar
Darbeci bir general şu mısraları okuyabilir mi?
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Darbeci generaller psikopattır
Darbeci generallerin çöküşü
15 Temmuz darbeci generallerle milletin savaşıdır
Darbeye karşı selâ, ezan, millet
İyi yazı kütük ve nakış sahibidir
“İyi yazı kötü yazı”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Aynaya bakmak marifettir
Aynaya bakınca ne görüyoruz?
Somalili Mahmut’un yüreğinde Türkiye/Somali kardeşliği
Edebî hayatların kitabı: “Mekân Hikâyeleri”
Cümle Âlemin Efendisi’ne (s.a.v.) hâlnâme
Alkollü hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi
CHP’nin cemâziyelevvelini bilir misiniz?
Dil Kapısı’ndan geçenler
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Ehl-i gece olmak
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
Avrupa’nın binyıllık Türk korkusu
İstiklâl Marşı mı değişsin, Cumhuriyet mi?
Türk’ün güzel sıfatlarından alpereni doğru anlamak
Cumhuriyetin “Millî” kavramına ettiği zulümler
Terkip ve İnşâ dergisinden “İslâm maarif sistemi
Millet kimlikli Türklük mü, ulus kimlikli Türklük mü?
Türk’ü Türk yapan Cumhuriyet değil, İslâm’dır
Himmeti millet olan Türklüğe ihtiyaç var
Kumarbaz Cumhuriyetin Murdar Millî (!) Piyangosu
Kalbiniz kışa dönmüşse baharla diriltin
“Aman” diye kimi çağırmalı?
Şehitlerin kanı yüzümüze değiyor/ kaatil: ABDHDPKK’dır
“Çaldım yârin kapısın…”
“Çınar”ı nasıl bilirsiniz?
Sadra şifa bir kitap: “Evin Mahremi Olmak”-2-
Kemalistler Batılılaşma uğruna Musul’dan vazgeçti
Ey ahmak! ölümden güzel bir şey var mı?
Ölümle aranız nasıl?
Müslüman Doğulu musunuz, Batılı mı?
Dil Kapısı
İsmail ve bıçak
Cemaat önderi, hocaefendi ve âlim sıfatlı Belâmlar
Bu ülke ecdadımındı / bugün benim / yarın oğlumun ve onun oğullarının olacak
Darbeci generallerin soy ağacı
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Göster Âl-i Osman Türklüğünü Ey Türk Ordusu!
Siyaset elinde şahlanamayan bir hareket: Alperen Ocakları
Kurtlar ve darbeci generaller
Hayat yavaştı yavaş yaşardık eskiden
Ezanın hasmı darbecilerin ezana yenilişi
“General elbisesi giyen horoz”
Muhsin Yazıcıoğlu suikastının kuyruğu göründü…
Türkler Hakk’a tapan millettir
Darbeye karşı selâ, ezan ve millet
Tanrı yok, generaller var!
Darbeci generaller psikopattır
Bir buğday yetiştiricisi bir generalden değerlidir
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Türkiye Yazarlar Birliği Kahramanmaraş Şubesi’nin başına gelenler
Ey generaller! sizi sigaya çeken bir millet var
Darbeci generallerin çöküşü
Târih şöyle yazacak: Darbeci generallerle milletin savaşı
“Tek Kapı” ya açılan Kapılar…
İnsanlar televizyon seyrederek ölüyorlar
Müslümanın hayatına giren Avrupa âdetidir tâtil
Eşref-i mahlûkat’tan homoekonomikus’a dönüşenler
Ölüm haberleri ve tâziyelerimiz de laikleşiyor
Sizi alnınızdan öperim Alperenler!
Uykuya dost olan Müslüman çoğalıyor/sa…
Benim yaram derin derin…
Vatan hainliğinin târifi
Amerikan yardımı alan 27 Mayıs darbecileriyle CHP ikizdir
Sohbetle sahâbe olanların milletindeniz
Medeniyet dâvamızı omuzlayan dergi: Terkip ve İnşâ
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Yüreklerinde anne ateşi sönmeyen iki şair:
Hümâ kuşuna yahut “Himmet Hümâları” na tutunmak
Laik-altı ok anayasası Müslümanca ıslah edilmeli
Türkiye, Büyük Doğu Fikrine muhtaç
Dostunuzu, yâni benzerinizi bulun
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
Modernizme karşı dost ve dostluk
Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm doğduğunda
Suriye meselesini yakın tarihte aramak
Bin miligramlık şiir böyle olur efendiler!
“Okuryazar mısın, Uyurgezer mi?”
Dil Kapısı’ndan geçmedikçe
Vatan müdafaasına çıkan dost hüzün yollamış
Nekrofil PKK ve dış düşmanlar yine Ankara’da…
“Ağlayın su yükselsin belki kurtulur gemi”
28 Şubat’ın apoletli kurtlarıyla bir olup kuzuyu yiyenler
Mukaddesatçı iktidarın medeniyetle imtihanı
“Yârin Şifa Kapısı”
“Türkü Yazıları”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Bir Hocam ve Dükkânnâme
Türkiye, Bayırbucak’ı ilhak etmeli
Maraş Maraş Derler Kahramanlığın Adına
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Türkiye PYD’ya karşı Suriye Türkmenlerini Masa’ya getirmeli
Türkiye’de aydının anatomisi
Medine, Medeniyet ve Şehir
Akademisyenin recüliyeti var mı?
Hüda Par’dan iki mektup
Türkçülerin meylettiği müelliflerin medeniyet fikrindeki ârıza ve farklılıklar
Ârızasında ısrar eden bir Türkçünün ithamnâmesi
Mehmet Âkif, Kemalist cumhuriyeti tasdik etmedi
“İktidarda Kim Var?”
Mehmet Âkif’in cenazesinde cumhuriyetin şefleri yoktu
El çek hüznümden ey zâhir erbabı
Türkçülük hareketinin Türklük anlayışı ârızalıdır
Türk milliyetçilerinin iflah olmaz hastalığı: “Atatürk’e bağlılık”
Müslümanın itini bile seven adam: Muzaffer Gözükara!
Her yer kitap, her yer fikir ve edebiyattı o gün…
“Rıza” yahut “Râzı” olmayı unutunca…
“Kelimelerin Seyir Defteri”nde yazılanlar
İslâm Medeniyetinin mukaddimesi: Câmi
“Ya Tahammül Ya Sefer'den Bize ‘İstikrar’ Düştü!”
Türkiye’deki milliyetçi hareketler İslâmî ihtiyaçtan doğmadı
“Bosna Bizim Neyimiz Olur?”
Milliyetçilik yola özürlü çıkınca…
Alkollü laik hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi-1-
Chp’nin bugünü de cemâziyelevveli gibi kirlidir
“Maruz Kalanlar Nesli”
Kaldırım imarına değil, gönül imarına ihtiyaç var
Âkif, İslâm; Gökalp, Batı medeniyetinden yanadır
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
İslâm medeniyetinde mûsikî “hikmetten bir cüzdür”
Üç yaralı kavram: asabiyet, kavmiyet, milliyet
“Çağın İsmailleri! bize et size cennet düştü”
Her kurban bir İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Dindar Kürtlerin ve bir Astsubayın HDPKK hakkında görüşleri
Dindar / ümmetçi Kürt kardeşlerimizin cevapları
Dindar / Ümmetçi Kürtler de özerklik ve resmî dil istiyorsa…
Said Nursî Hazretlerinin “Medeniyet-i Kur’ânîye” fikri
“Aç canavara (HDPKK) tahabbüb, iyiliğini değil iştahını artırdı
Modernizmin bulaştırdığı bir hastalık: “İhtiyaç tuzağı”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Kim “HDPKK”ye oy ve medya desteği vermişse haindir
Fikir Teknesi’nden peş peşe fikirli kitaplar…
Ahmet Cevdet Paşa’nın fıkıh üstü Medeniyet-i Cedide’si
Şehitlerin kanı yerde mi kalacak?
Nekrofil (ölüsevici) PKK, Amerika/İsrail provokasyonu iş başında
“Gurbet nedir bilir mi o menfâya gitmeyen?”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Gök Kapılarından geçmek
Doğu Türkistan’a Ecdâdımız Gibi Gitmek
Alperen, İslâm devleti dâvasının mükellefiyetini taşıyana denir
Kürtçülüğün çâresi Said-i Nursi Hz.lerinin fikirlerindedir
CHP’nin desteklediği 27 Mayıs darbecilerine Amerikan yardımı
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
“Amerikan saatine göre uyuyan Türk münevveri…”
“Millet”in târifi yahut millet olmanın müslümancası
19 Mayıs bayram değil, Atatürkçülük karnavalıdır
Nü-sever General Evren’in Akıbeti
Medeniyetimize Kasteden Medeniyetsiz Cumhuriyet
İktidar da dâhil, partilerin seçim vaatleri bayat ve fikirsiz
Altı ok muhibbi bir zındık: domuzsever Abdullah Cevdet
“Dinî” mânasına gelen “millî” kavramı neleri haizdir
Dostâne Fiskeler
Efendimiz Aleyhisselâtüvesselâm’ın şehri Medine
Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm doğduğunda
“En iyi Türk ölü Türktür; en iyi Kürt ölü Kürttür”
“Daha Çok Ölü İstiyorum”
Fikir Teknesi’nden Necip Fazıl ve Büyük Doğu Devleti üstüne kitaplar
Tekbir, salavat ve mehterle Çanakkale şehitlerini yâdeden üniversite…
Altı Ok Cumhuriyetinin kadın projesi: “Kur’an’ı kapa, kadınları aç”
Hilâfetçilikten Devrimciliğe Evrilen “CHP Makyavelizmin Partisidir”
28 Şubat’ın paranoyak generalleri
Kıyafet İnkılâbının Kurbanı Kadınlar ve Kızlar
Bir “Türkçü” nün Türkler için zararlı fikirleri-2
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
K. Maraş
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
Güncelleme: 25.06.2018
Bugün
21° - 33°
Salı
22° - 33°
Çarşamba
22° - 35°
K. Maraş

Güncelleme: 25.06.2018
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı