Yazı Detayı
08 Ekim 2015 - Perşembe 07:23 Bu yazı 977 kez okundu
 
İslâm medeniyetinde mûsikî “hikmetten bir cüzdür”
Ahmet Doğan İLBEY
lbeyali@hotmail.com
 
 

Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamberimiz s.a.v.’ın Sünnet’inden neşet eden İslâm medeniyetinin sanata bakışı İslâm’ın dünya ve âhiret anlayışından doğmuştur.

Bu imânî sebepledir ki İslâm medeniyetine mensup bir sanatçı sanatını kendi indî anlayışıyla ve benliğini yüceltmek gayesiyle icrâ etmez; haddini bilir. İcrâ ettiği sanatın Allah ve dininin ölçülerine göre olması gerektiğinin idrâkindedir. Benlik duygusu Allah’ın ulviyeti karşısında yok olmuştur.

 

Batılı seküler sanatçı gibi kendisini Yaradan’ın yerine koymaz. Sanat yoluyla ortaya koyduğu her şekil, ses, renk ve düşünce Allah’ın cemal sıfatından neşet eden ölçülerle uyumludur. Allah’ın güzeli sevdiğini bilir ve sanatını da bu bilgiyle icrâ ederek güzele ulaşmaya çalışır. (Diyanet İslâm Ansiklopedisi, cilt: 31, sayfa: 257-261)

 

MÛSİKİ TEFEKKÜR VE ALLAH’I ZİKİR VAZİFESİ GÖRÜR

 

Mûsiki sanatındaki tavrı da bu yöndedir. Mûsiki icrâ ederken güzeli yaratan Allah’ı yüceltmeyi ve bu istikametteki insan duygularını ölçü alır. Sesleri ulvî bilgi ile kaynaştırarak nağmeler meydana getirir. İcrâ ettiği mûsiki hem tefekküre vesiledir, hem Allah’ı zikir vazifesi görür.

 

Allah’ın bahşettiği sesi ruh ve gönüllere sürur verecek bir sanat hâline getirmektir gaye. Ulvî mânada ahengi ve güzel sesi elde etmek önemlidir. Medeniyet mûsikimizin türkü, şarkı, ilâhî gibi belli başlı formlarının millet ruhunda cezbeli varlığını sürdürmesi bu incelik sâyesindedir.

 

İbn-i Haldun’un Mukaddime’sindeki (cilt:2) şu ifadelerinden medeniyet mûsikimizin sosyal-psikolojisini anlamak mümkün: “Mûsiki devletlerin bunalım ve dönüşüm devirlerinde gerileyen sanatların başında gelir. Çünkü bunalım dönemlerinde ruhun zevklerinden çok, bedenin zevklerine hizmet edilir. Ruhu ilgilendiren mûsikiye ancak sükun ve huzur dönemlerinde hizmet edilir.”

Batılılaşma hareketleriyle medeniyet köklerinden kopan Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinde en evvel mûsiki yozlaşmaya başladı. Mütefekkirlerin ifadesiyle bir medeniyetin çöküşünde o medeniyeti ilk terk eden mûsikisidir.

 

MEDENİYET MÛSİKİMİZDE SÜFLİ DUYGU VE DÜŞÜNCELERE YER VERİLMEZ

 

İslâm medeniyet mûsikîsinde dünyevî de olsa süflilik ve kötülük neşet eden duygu ve düşüncelere yer verilmez. Aşk, hüzün, hasret, gurbet, sevinç, neşe gibi duygular dünyevî mânada da, ulvî mânada da icrâ edilse aynı esaslara bağlıdır. Esas olan Allah’ın cemal sıfatına ve dînine muhalif duygu ve düşüncelerin sâdır olmamasıdır.

 

MÛSİKİYİ ŞİFA KAYNAĞI YAPAN MEDENİYET

 

İslâm medeniyetinde mûsiki inanç temellerimizden hareketle icrâ edildiği için malâyânî zevklere âlet edilmez. Öyle ki mûsikiyi şifa kaynağına dönüştüren yalnızca İslâm medeniyetidir. Duyguları incelten ve gönle sürur veren mûsikiyi zihin ve ruh hastalıklarının tedavisi için müesseseleştirerek şifa kaynağı yapan Osmanlı-İslâm medeniyetinin bu sahadaki zengin metodları müstakil bir mevzudur.

 

“Tedavi yollarından biri, hastanın aklî ve ruhî gücünü artırmak, hastanın nazarında çevresini sevimli ve hoşa gider hâle getirmek için ona en iyi ve uygun mûsikiyi dinletmektir. Ses tonu değişiklikleri insanın ruh hallerini belirtir. Mûsikiyi bize hoş gösteren işitme gücümüz değil, o besteden çeşitli telkinler çıkaran idrak kabiliyetimizdir” diyerek mûsikiyi ruh ve akıl hastalıklarına şifa kaynağı yapan İbn-i Sina’nın mûsikiye yüklediği mânayı bâtıl ve modern Batı medeniyetinin tıbbında görmek mümkün değildir. (R. Güvenç Oruç, “Eski Türklerde Müzik İle Tedavi”, Türkler Ansiklopedisi, cilt: 3.)

                                                                                                                                            Çünkü Allah’ı ve dinini tasavvurundan çıkaran ruhsuz medeniyetlerin insana bakışı Allah merkezli değildir. “Homoekonomik”, yâni ekonomik insan gözüyle bakar.                                                                                                                                  

 

Medeniyetimizi inşa eden dînin esasları ve varlık tasavvuru bütün sanatlarda ölçü olduğu gibi sesi kullanmakta da esastır. Pozitivist ve seküler anlayışla sentez olan Hıristiyan medeniyetinde mûsiki sanatının dünya sevgisi, ten aşkı, haz, şehvet ve öfke gibi süfli duygularla sürdüğü malûmdur. Medeniyet mûsikîsimizde Hıristiyan medeniyetinde olduğu gibi gürültülü ses ve şatafat yoktur. Sükûnet ve dinginlik vardır.

 

VARLIĞIN DÖNÜŞÜNÜ VE DAİREVÎ HAREKETİNİ İFADE EDEN MÛSİKİ

 

Medeniyet mûsikimizin erbabı Doç. Dr. Yalçın Çetinkaya’nın görüşlerine göre (9 / 25 Kasım 2014 tarihli gazete yazıları) Batı medeniyeti sesleri, yâni mûsikiyi keskinleştirir ve köşeli hâle getirir. İslâm medeniyetinin mûsikîsi varlığın dönüşünü ve dairevî hareketini ifade eder. Mûsikînin dairevî hareketi makamın veya nağmenin başladığı yere dönmesi ve orada nihayete ermesi mânâsına gelir.

 

Mûsikide dairevî hareket, yâni başladığı yere dönüş ve orada bitiş şu mânaya gelir: Allah’tan geldik ve Allah’a döneceğiz.

Tasavvuf ehli âlimlerin sözleriyle ifade edelim ki İslâm medeniyetinin mûsikîsi, kâinattaki bütün varlıklar kendi lisanları ile Allah’ı zikrettikleri için kâinatın o muazzam mûsikîsini taklit eder ve feleklerin hareketindeki ahengi yansıtır. Bu mânada Hz. Mevlânâ’nın, “Hakîmler, ‘biz mûsikî nağmelerini feleklerin dönüşünden aldık’ demişler” sözü tekkelerde mûsiki icrâ edenler için önemli kaynaklardan biridir.

 

Hikmet ehline göre İslâm medeniyetinde mûsikî “Hikmetten bir cüzdür ve özellikle rebab dinlemek Bezm-i Elest’ten sesler işitmektir.” Hz. Mevlânâ’nın, “Padişahın rebab dinlemekten maksadı, hitâb-ı ilâhîye olan iştiyâkîndendir” sözü mûsiki ile zikir yapan dervişlerin moral kaynağıdır.

 

Medeniyetimizde mûsiki Dîvan şiiriyle iç içe tekâmül etmiştir. Bundandır ki Dîvan şairlerinin çoğu aynı zamanda birer mûsiki üstadıdırlar. Dîvan şiirinden hareketle “Tevhid”, “Münacat”, “Na’at”, “Salat”, “Kaside”, “Medhiye” gibi mûsıki biçimleri çoğalmış, câmide okunan Kur’an tilaveti ve ezan gibi dîni musikisinin gelişmesine kaynak olmuştur.( Bülent Aksoy, “ Osmanlı Geleneğinde Dînî Mûsıki Üstüne Birkaç Not”, Diyanet Aylık Dergi Mayıs /2009)

 

MÛSİKİ MUTLAK SEVGİLİYE YAKIN OLMAK İÇİNDİR       

                                                                                                                      

Tarikatlarda mûsikinin gayesi Allah’a, yâni Mutlak Sevgili’ye yakın olma yolunda aşk ve vecdi kuvvetlendirdiği içindir. Dergâhlarda mûsiki eşliğinde yapılan zikirlerde bu maksat gözetilir.

 

Ehlinin yazdıklarından öğrendiğimize göre kudümün ilk vuruşu “Ol” emrinin ifadesidir. Ney, medeniyet mûsikimizde insân-ı kâmil mânasına gelir. Ney’den çıkan ses, insan-ı kâmilin asıl vatanına duyduğu hasretten dolayı hüzünlü feryadıdır. Bundandır ki cehrî tarikatlarda dervişler Ney üflerler. Mevlevî âyinlerinde ney, kudüm ve rebabın kullanıldığını Mesnevî okuyanlar bilirler.

Tapduk Emre’nin dergâhında kopuz ile çeşte sazlarının çalındığını Hz.Yunus Emre ‘nin şiirlerinden öğreniyoruz. “Ey kopuz ile çeşte, aslın ne dürür (nedir) işte? /Yunus imdi Sübhân'ı vasf eylegil gönülde / Ayrı değil âriften bu kopuz ile çeşte.”

 

MÛSİKİNİN ESASLARI İSLÂM’IN SÜZGECİNDEN GEÇER

                                                                                                                               Tasavvufta mûsikinin vazifesi dergâhlarda ruhî bir hava oluşturmaktır. Farabi gibi İslâm mütefekkirleri ve Abdülkadir Merâği gibi mûsikî bilginlerinin mûsikinin esaslarını İslâm’ın süzgecinden geçirerek ölçü koymaları, haram nazarıyla bakışı azalttığından dergâhlarda ve toplumda yayılmıştır. Öyle ki, tekkeler mûsikişinasların buluşma mekânı hâline gelmiştir. Mûsiki dinlemek için tekkelere gidilirdi. (Doç. Dr. Mahmut Kaplan , “Tekke Şiirinde Mûsıki”, Köprü Dergisi, 2002 Yaz, sayı:79)

Sultanları, şeyhleri, âlimleri bile bestekâr olan medeniyet mûsikimizin basit ve indî düşüncelerden oluşan bir sanat olmadığı şüphesizdir. Aziz Mahmud Hüdâî Hz.leri gibi mutasavvıfların beste yaptığı mûsiki sanatımızın iddialı felsefî nazariyelerle dahi kıyaslanamayacak derecede bediî ve ulvî esaslardan meydana geldiğini anlatmak bu yazının harcı değildir.

Itri, Dede Efendi, Hacı Arif Bey gibi bestekârların mûsiki dilini ve ruhunu zamanımıza aktaracak, tecdit edecek sanat hamlelerini ne zaman göreceğiz.

----------------------------------------

“TERKİP VE İNŞA DERGİSİ”  İSLÂM MEDENİYET DOSYASIYLA ( 7. SAYISI ) ÇIKTI
                                                                                                                               
Fikir Teknesi Yayınları’nın kurucusu Haki Demir’in sahipliğinde ve Metin Acıpayam’ın Yayın Müdürlüğünde çıkan Terkip ve İnşa Dergisi 7. Sayısıyla okuyucunun huzuruna çıktı. Bütün görevi yalnızca medeniyet fikri üstüne düşündürmek olan “Terkip ve İnşa” dergisinin mündericatı şöyle:

 

Takdim / Adnan Köksöken
Mutlak ilim, nispi ilim, izafi ilim / Abdullah Tatlı
Tetkik ilimlerinin ana tasnifteki yeri / İbrahim Sancak
Tetkik ilimleri / Haki Demir
Tetkik ilimleri ve bilginin deveranı / Ebubekir Sıddık Karataş
Bilgi evrenleri arasındaki deveran / Selahattin Adanalı
Tetkik ilimleri mecrasının terki ve medeniyetimizin çöküşü / Atilla Fikri Ergun
İslâm medeniyetinde mûsikî “hikmetten bir cüzdür” / Ahmet Doğan İlbey
İlim telakkimiz ve tetkik ilimleri / A.Bülent Civan
Tetkik ilimleri hakkında / Metin Acıpayam
Terkip ilimleri yoksa tetkik ilimleri anlamsızdır / Ahmet Kamil Tuncer
İlmi inkişafın emniyetli çerçevesi / Faruk Adil
Tetkik ilimleri, keşif mahareti ve nevzuhur düşünceler / Nurettin Saraylı
Mustafa Yıldız ile mülakat
İlimlerin tasnifinin altyapısı tetkik ilimleridir / Ramazan Kartal
Tetkik ilimlerinde ihtisaslaşma nasıl olmalıdır / Alihan Haydar
Tetkik ilimleri ve “mevzu haritası” / Osman Gazneli
Kitap tanıtımı / Rıfat Boynubükük

 
Etiketler: İslâm, medeniyetinde, mûsikî, “hikmetten, bir, cüzdür”
Yorumlar
Diğer Yazılar
Sağcılık Kur’an-ı Kerim’e göredir.
Oy kullanmadan önce türkü dinleyin
Chp’nin iflâh olmayacağına dair
Açlığa medhiye
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Doğu’nun oğulları
Batı’nın oğulları üretme merkezi
Mebusluğun dayanılmaz(!)câzibesinden istikametini bozanlar
İyi nedir, iyi insan kimdir?
Anıtkabir’de îman tazelenir mi?
“Bir derdim var bin dermâna değişmem”
Doktorluk tasavvuf ve hikmet mektebinden sonra okunmalı
Hapishâne risâlesi-7
Hapishâne risâlesi-6
Hapishâne risâlesi-1
Kim İslâm üzere milliyetçiyim diyorsa makbuldür
Kur’anî mânada milliyet ve milliyetçilik
Ali Hocam yazısı
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Bâtıl Türkçüye göre Türkler “Araplaşıyor”muş-2
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
“Bitmeyen millî mücadele”
Dünya Kadınlar Günü’nün gerçek yüzü
Bâtıl Türkçünün Hakk’a tapan Türk’e zararları-3
Bâtıl Türkçüye göre din değişebilir, milliyet asla!
Bâtıl Türkçü ile Hakk’a tapan Türk bir değil
“Ne haçlı, ne şaman Türk! Müslüman, Müslüman Türk”
Necip Fâzıl’ın vasfettiği Türkler
Millet kimlikli Türk mü, ulus kimlikli Türk mü?
“Altun ordu” nam Türk ordusunun meziyeti
“Savletinle titresin” düşman ey Türk ordusu!
Hakk’a tapan Türk milletinin ordusu serhat boylarında…
Kültür Bakanına sual: Troyalılar Türk müydü?
Bosnalı millettaş Yemen Türküsü’nü söyleyince…
Dergiler fikir ve edebiyatın burçlarıdır
Evi barkı yıkan kitap delileri
İnönü Amerikancılığı utanç verici yıllardır
Kültürün iktidarı mı, iktidarın kültürü mü?
İstiklâl Marşı Şairi’ni fişleyen Cumhuriyet erdemli olabilir mi?
Mehmed Âkif’in cenazesinde Cumhuriyet’in şefleri yoktu
Yılbaşı kutlama pespâyeliğini Kemalistler resmîleştirdi
KUMARBAZ CUMHURİYET’İN MURDAR MİLLÎ (!) PİYANGOSU
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
Sahaf Hasan Efendi
“Selülozofiller” ve “Bibliyofiller”
Faydasız kitap okumak
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Cumhuriyet Bayramı”nı kimler niçin kutlar?
“Şifa kabul etmez ağır kitap hastaları”
Mecânin-i kütüb yahut kitap mecnûnları
Kitap yârânının efendisi
“Oku! zira okumayan azgınlaşır”
Musul / Kerkük’ün başına gelenlerin müsebbibi Lozancılardır
Türkler Hakk’a tapan millettir
Müslüman mahallesinde domuz dersi verilir mi?
İtirazın İsmailcesi
İsmail bayramı
Her kurban İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
İsmail ve bıçak
Kimi etine tâlib olur İsmail’in, kimi adanmışlığına
Milliyetçilik, cumhuriyet ve devlet Atatürkçülükle mi kaimdir?
Herkes İsmail olmalı
Osmanlı’da askerlik meselesi
Bir buğday yetiştiricisi bir darbeci generalden değerlidir
Dergi de okuyalım; dergisiz olmaz
Kitap ve dil
Yarın ölecekmiş gibi yazmak
Modern yazı seküler ve aidiyetsizdir
Kurtla çoban arasında mesai yapanlar
Kurtla bir olup kuzuyu yedikten sonra çobanla ağlayanlar
Darbeci bir general şu mısraları okuyabilir mi?
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Darbeci generaller psikopattır
Darbeci generallerin çöküşü
15 Temmuz darbeci generallerle milletin savaşıdır
Darbeye karşı selâ, ezan, millet
İyi yazı kütük ve nakış sahibidir
“İyi yazı kötü yazı”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Aynaya bakmak marifettir
Aynaya bakınca ne görüyoruz?
Somalili Mahmut’un yüreğinde Türkiye/Somali kardeşliği
Edebî hayatların kitabı: “Mekân Hikâyeleri”
Cümle Âlemin Efendisi’ne (s.a.v.) hâlnâme
Alkollü hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi
CHP’nin cemâziyelevvelini bilir misiniz?
Dil Kapısı’ndan geçenler
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Ehl-i gece olmak
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
Avrupa’nın binyıllık Türk korkusu
İstiklâl Marşı mı değişsin, Cumhuriyet mi?
Türk’ün güzel sıfatlarından alpereni doğru anlamak
Cumhuriyetin “Millî” kavramına ettiği zulümler
Terkip ve İnşâ dergisinden “İslâm maarif sistemi
Millet kimlikli Türklük mü, ulus kimlikli Türklük mü?
Türk’ü Türk yapan Cumhuriyet değil, İslâm’dır
Himmeti millet olan Türklüğe ihtiyaç var
Kumarbaz Cumhuriyetin Murdar Millî (!) Piyangosu
Kalbiniz kışa dönmüşse baharla diriltin
“Aman” diye kimi çağırmalı?
Şehitlerin kanı yüzümüze değiyor/ kaatil: ABDHDPKK’dır
“Çaldım yârin kapısın…”
“Çınar”ı nasıl bilirsiniz?
Sadra şifa bir kitap: “Evin Mahremi Olmak”-2-
Kemalistler Batılılaşma uğruna Musul’dan vazgeçti
Ey ahmak! ölümden güzel bir şey var mı?
Ölümle aranız nasıl?
Müslüman Doğulu musunuz, Batılı mı?
Dil Kapısı
İsmail ve bıçak
Cemaat önderi, hocaefendi ve âlim sıfatlı Belâmlar
Bu ülke ecdadımındı / bugün benim / yarın oğlumun ve onun oğullarının olacak
Darbeci generallerin soy ağacı
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Göster Âl-i Osman Türklüğünü Ey Türk Ordusu!
Siyaset elinde şahlanamayan bir hareket: Alperen Ocakları
Kurtlar ve darbeci generaller
Hayat yavaştı yavaş yaşardık eskiden
Ezanın hasmı darbecilerin ezana yenilişi
“General elbisesi giyen horoz”
Muhsin Yazıcıoğlu suikastının kuyruğu göründü…
Türkler Hakk’a tapan millettir
Darbeye karşı selâ, ezan ve millet
Tanrı yok, generaller var!
Darbeci generaller psikopattır
Bir buğday yetiştiricisi bir generalden değerlidir
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Türkiye Yazarlar Birliği Kahramanmaraş Şubesi’nin başına gelenler
Ey generaller! sizi sigaya çeken bir millet var
Darbeci generallerin çöküşü
Târih şöyle yazacak: Darbeci generallerle milletin savaşı
“Tek Kapı” ya açılan Kapılar…
İnsanlar televizyon seyrederek ölüyorlar
Müslümanın hayatına giren Avrupa âdetidir tâtil
Eşref-i mahlûkat’tan homoekonomikus’a dönüşenler
Ölüm haberleri ve tâziyelerimiz de laikleşiyor
Sizi alnınızdan öperim Alperenler!
Uykuya dost olan Müslüman çoğalıyor/sa…
Benim yaram derin derin…
Vatan hainliğinin târifi
Amerikan yardımı alan 27 Mayıs darbecileriyle CHP ikizdir
Sohbetle sahâbe olanların milletindeniz
Medeniyet dâvamızı omuzlayan dergi: Terkip ve İnşâ
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Yüreklerinde anne ateşi sönmeyen iki şair:
Hümâ kuşuna yahut “Himmet Hümâları” na tutunmak
Laik-altı ok anayasası Müslümanca ıslah edilmeli
Türkiye, Büyük Doğu Fikrine muhtaç
Dostunuzu, yâni benzerinizi bulun
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
Modernizme karşı dost ve dostluk
Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm doğduğunda
Suriye meselesini yakın tarihte aramak
Bin miligramlık şiir böyle olur efendiler!
“Okuryazar mısın, Uyurgezer mi?”
Dil Kapısı’ndan geçmedikçe
Vatan müdafaasına çıkan dost hüzün yollamış
Nekrofil PKK ve dış düşmanlar yine Ankara’da…
“Ağlayın su yükselsin belki kurtulur gemi”
28 Şubat’ın apoletli kurtlarıyla bir olup kuzuyu yiyenler
Mukaddesatçı iktidarın medeniyetle imtihanı
“Yârin Şifa Kapısı”
“Türkü Yazıları”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Bir Hocam ve Dükkânnâme
Türkiye, Bayırbucak’ı ilhak etmeli
Maraş Maraş Derler Kahramanlığın Adına
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Türkiye PYD’ya karşı Suriye Türkmenlerini Masa’ya getirmeli
Türkiye’de aydının anatomisi
Medine, Medeniyet ve Şehir
Akademisyenin recüliyeti var mı?
Hüda Par’dan iki mektup
Türkçülerin meylettiği müelliflerin medeniyet fikrindeki ârıza ve farklılıklar
Ârızasında ısrar eden bir Türkçünün ithamnâmesi
Mehmet Âkif, Kemalist cumhuriyeti tasdik etmedi
“İktidarda Kim Var?”
Mehmet Âkif’in cenazesinde cumhuriyetin şefleri yoktu
El çek hüznümden ey zâhir erbabı
Türkçülük hareketinin Türklük anlayışı ârızalıdır
Türk milliyetçilerinin iflah olmaz hastalığı: “Atatürk’e bağlılık”
Müslümanın itini bile seven adam: Muzaffer Gözükara!
Her yer kitap, her yer fikir ve edebiyattı o gün…
“Rıza” yahut “Râzı” olmayı unutunca…
“Kelimelerin Seyir Defteri”nde yazılanlar
İslâm Medeniyetinin mukaddimesi: Câmi
“Ya Tahammül Ya Sefer'den Bize ‘İstikrar’ Düştü!”
Türkiye’deki milliyetçi hareketler İslâmî ihtiyaçtan doğmadı
“Bosna Bizim Neyimiz Olur?”
Milliyetçilik yola özürlü çıkınca…
Alkollü laik hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi-1-
Chp’nin bugünü de cemâziyelevveli gibi kirlidir
“Maruz Kalanlar Nesli”
Kaldırım imarına değil, gönül imarına ihtiyaç var
Âkif, İslâm; Gökalp, Batı medeniyetinden yanadır
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
Üç yaralı kavram: asabiyet, kavmiyet, milliyet
“Çağın İsmailleri! bize et size cennet düştü”
Her kurban bir İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Dindar Kürtlerin ve bir Astsubayın HDPKK hakkında görüşleri
Dindar / ümmetçi Kürt kardeşlerimizin cevapları
Dindar / Ümmetçi Kürtler de özerklik ve resmî dil istiyorsa…
Said Nursî Hazretlerinin “Medeniyet-i Kur’ânîye” fikri
“Aç canavara (HDPKK) tahabbüb, iyiliğini değil iştahını artırdı
Modernizmin bulaştırdığı bir hastalık: “İhtiyaç tuzağı”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Kim “HDPKK”ye oy ve medya desteği vermişse haindir
Fikir Teknesi’nden peş peşe fikirli kitaplar…
Ahmet Cevdet Paşa’nın fıkıh üstü Medeniyet-i Cedide’si
Şehitlerin kanı yerde mi kalacak?
Nekrofil (ölüsevici) PKK, Amerika/İsrail provokasyonu iş başında
“Gurbet nedir bilir mi o menfâya gitmeyen?”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Gök Kapılarından geçmek
Doğu Türkistan’a Ecdâdımız Gibi Gitmek
Alperen, İslâm devleti dâvasının mükellefiyetini taşıyana denir
Kürtçülüğün çâresi Said-i Nursi Hz.lerinin fikirlerindedir
CHP’nin desteklediği 27 Mayıs darbecilerine Amerikan yardımı
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
“Amerikan saatine göre uyuyan Türk münevveri…”
“Millet”in târifi yahut millet olmanın müslümancası
19 Mayıs bayram değil, Atatürkçülük karnavalıdır
Nü-sever General Evren’in Akıbeti
İdrakimize vurulan Atatürkçülük zincirini ne zaman kıracağız?
Medeniyetimize Kasteden Medeniyetsiz Cumhuriyet
İktidar da dâhil, partilerin seçim vaatleri bayat ve fikirsiz
Altı ok muhibbi bir zındık: domuzsever Abdullah Cevdet
“Dinî” mânasına gelen “millî” kavramı neleri haizdir
Dostâne Fiskeler
Efendimiz Aleyhisselâtüvesselâm’ın şehri Medine
Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm doğduğunda
“En iyi Türk ölü Türktür; en iyi Kürt ölü Kürttür”
“Daha Çok Ölü İstiyorum”
Fikir Teknesi’nden Necip Fazıl ve Büyük Doğu Devleti üstüne kitaplar
Tekbir, salavat ve mehterle Çanakkale şehitlerini yâdeden üniversite…
Altı Ok Cumhuriyetinin kadın projesi: “Kur’an’ı kapa, kadınları aç”
Hilâfetçilikten Devrimciliğe Evrilen “CHP Makyavelizmin Partisidir”
28 Şubat’ın paranoyak generalleri
Kıyafet İnkılâbının Kurbanı Kadınlar ve Kızlar
Bir “Türkçü” nün Türkler için zararlı fikirleri-2
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
K. Maraş
Sıcak
Güncelleme: 22.07.2018
Bugün
24° - 36°
Pazartesi
24° - 37°
Salı
24° - 37°
K. Maraş

Güncelleme: 21.07.2018
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı