Yazı Detayı
26 Aralık 2015 - Cumartesi 12:42 Bu yazı 849 kez okundu
 
Mehmet Âkif’in cenazesinde cumhuriyetin şefleri yoktu
Ahmet Doğan İLBEY
lbeyali@hotmail.com
 
 

Âkif’in cenazesinde Altı Ok Cumhuriyetinin kara yüzlü yandaşları ve İstiklâl Savaşı’nda ona irşad vazifesi verip sonra aldatan Kemalistler yoktu. Ne gam! Tabutuna ay yıldızlı bayrağı sardırmayan Atatürkçü resmî zevatın kara vicdanlarına karşı, “Hakk’a tapan millet” mensupları ve “Asım’ın Nesli” vardı.

 

Midhat Cemal Kuntay, Beyazıt Meydanı’ndaki hüzünlü cenazeyi şöyle anlatıyor: “Cenaze Beyazıd’dan kalkacak. Oraya gittim. Kimseler yok. (…) Çok sonra birkaç kişi göründü biraz sonra çıplak bir tabut geldi. Bir fıkara cenazesi olmalı dedim. O anda Emin Efendi Lokantasının sahibi elinde bir bayrakla cenazeye koştu. Sebebini anlamadım. Yine o anda yüzlerce genç peyda oldu. Üniversitenin büyük sancağına çıplak tabutu sardılar. Ellerimi yüzüme kapadım. Cenazeyi tanışmıştım.” (M. Âkif, Hayatı, Seciyesi Sanatı)

 

ÂKİF’İN TABUTU KÜLLÜK’ÜN ÖNÜNE GETİRİLİR


Âkif hayranlığı genç bir hoca iken başlayan Prof. Ali Nihat Tarlan, cenazeyi anlatırken yüreğini hüzün kapladığı belliydi: “Divanyolu'nda kahvede oturuyordum. Birkaç tıbbiyeli arkadaş koşarak geldiler. 'Hocam' dediler, ‘Âkif’in cenazesini Küllük'e getirmişler, bir araba içinde bırakmışlar, ne yapalım?’ ‘Beyazıt Câmii'nden cenaze örtüsü, üniversiteden de bir bayrak alınız, hizmetinde bulunalım’ dedim. Koşup gittiler. Bir saat geçti ya da geçmedi, cenaze teçhiz edilip omuzlara alınmıştı. Nasıl oldu bilmiyorum ama, meydan dolmuştu. Hatta cenaze, Fatih Bulvarı'nda iken daha Beyazıt Meydanı'ndan hareket bile edilmemişti. Kar, kış kıyamette, hocaları tarafından yol kenarında dizilen küçük yavrular, ilkokul öğrencileri, göz yaşartacak bir manzara teşkil ediyordu. Üniversite talebeleri cenazenin arkasında idi. Kiminin üzerinde bir pardösü bile yoktu.”

 

Onun en yakın dostu Eşref Edip’in anlattıkları, Âkif’e “mürteci” diyen (Ne mutlu Âkif gibi mürteci olmak) Atatürkçü rejimin zihniyetini daha iyi idrak etmemize vesile oluyor: “Çıplak, örtüsüz, yalnız tahtadan ibaret bir tabut. Talebeler hüngür hüngür ağlamaya başladılar. Çıplak bir tahta ile tabut, musalla taşında al sancaklarla, kâbe örtüleriyle donatıldı. Âkif, İstiklâl Marşı ile götürüldü…” (İsmail Hakkı Şengüler, Mehmet Âkif Külliyatı)

 

Âkif’in vefatında tıp öğrencisi olan Dr. Macit Bumin’in yazdıklarından da Cumhuriyet zevatının cenazeye ideolojik olarak katılmadığı anlaşılıyor: “Vakit erkendi. Kütüphanenin açılma saatini, tam karşısında bulunan ve Küllük denilen kahvelerin birinde oturarak bekliyorduk. Sulu kar yağıyordu. Tam bu sırada caddeden tek atlı bir araba geçiyordu. Arabacının yanında fesli bir genç oturuyordu. Yükü, örtüsüz bir tabut olan araba, cami kapısına yöneldi. Sorduk: ‘Bu tabut kime ait?’ ‘Mehmet Akif Bey’e aittir.’ (…) Bir câmi avlusu ve bir tabut. İçinde İstiklal Marşı’mızın şairi Mehmet Akif Ersoy. Devlet erkânı yok…” (Türk Edebiyatı,  mart1983)

 

M. KEMAL’DEN "ÂKİF’İN CENAZESİNE KATILMAYIN" TÂLİMATI

Zorba Tek Parti (CHP) iktidarının İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, İstanbul valiliğine gönderdiği tâlimatta Âkif’in cenazesine sahip çıkılmamasını ve tüm resmi zevatın cenazeden uzak durmasını istemişti. ( Prof. Dr. Osman Özsoy, 27.12.2012,Yeni Şafak)

 

Brüksel’de elçiyken içki sonrası bir kadına sarkıntılık ettiği için diplomat kartı yırtılan ve dayak yiyen, 1914-1922 yılları arasında Meclis-i Ayan üyeliği yapıp, İstanbul’dan dışarı çıkmayan, yani Millî Mücadele’ye katılmayan agnostik şair Abdülhak Hâmid’e Cumhuriyet’in ilânından sonra M. Kemal, emekli aylığı bağlattırıp, öldüğünde devlet töreniyle defnedilmesini sağladığı halde, Millî Mücadele’ye katılan Âkif’in cenazesine sahip çıkmadığı gibi, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’ya yayınlattırdığı resmî tâlimatla “Mehmet Akif’in cenazesinden uzak durulmasını…” emretmiştir.

 

“ÂKİF’E DÜŞMANLIK MİLLET DÜŞMANLIKTIR”

 

“Âkif’e düşmanlık=Millete düşmanlık” olduğunu belirten D. Mehmet Doğan bir mülakatında “M. Kemal Paşa, Nutuk’ta Mehmet Âkif’ten hiç söz etmiyor. Âkif’e karşı bu şahsî tutumu neden kaynaklanıyor? Bu bir resmî ‘yok sayma’ projesi…” diyor.

 

Cumhuriyet despotlarının İstiklâl Marşı’nın uyandırdığı fikirlerden ve Türkiye’yi terk edişindeki tavrından dolayı Âkif’in cenazesine katılmayı yasak ettikleri bu mülakattan okuyalım:

 

“İyi ki bahsetmiyor! Çünkü Nutuk’da sözü edilen Millî mücadelenin bütün önemli şahsiyetleri ile ilgili olarak Kemal Paşa olumsuz ifadeler kullanmaktadır. Kendini Millî Mücadele’nin tek adamı olarak takdim eden Paşa’nın bu tek adamlığı zaafa uğratacak şahsiyetlerle işi olamaz. Elbette, bu yıllarda Mehmed Âkif’in unutturulmak istendiğinden şüphe yoktur. Nitekim vefat haberi günün gazetelerinde üç beş satırla verilmiş, İstanbul Üniversitesi rektörüne, milli şairin cenazesine katılmaması, gençlerin katılmasını da önlemesi tâlimatı gönderilmiştir. Fakat bu sefer emir demiri kesememiş, gençler ve halk Mehmed Âkif’e sahip çıkarak Cumhuriyet tarihinin ilk dönüştürücü tepkisini ortaya koymuştur.” (Câmideki Şair)


M. Ertuğrul Düzdağ’ın “Mehmet Akif Ersoy” kitabındaki yürek kanatıcı bir hadise, Atatürkçü oligarşinin Âkif’in cenazesine karşı tavır aldığını belirtiyor. Âkif’in cenaze törenine hukuk fakültesi öğrencisi iken katılan Prof. Dr. Sulhi Dönmezer’in anlattıklarını millî öfkemize hâkim olmadan okuyabilecek miyiz? :

 

“O zamanlar ülkemizde egemen tek partinin otoriter düzeni içinde kimse idare ile çelişkiye düşmek istemediği için basında Mehmet Âkif’in yurda dönüşü ve hastalığının seyri hakkında pek fazla haber yayınlanmazdı. Bir cenaze otomobilinin geldiğini gördük, iki kişi üzerine örtü dahi konmamış bir tabutu indirdiler. Yoksul birinin cenazesinin getirildiğini düşünerek bir kısım arkadaşlar yardıma teşebbüs ettiler. Fakat tabutun Mehmet Âkif’e ait bulunduğu anlaşılınca gençler ağlamaya başladı. (…) Merhumun bir kısım arkadaşları gelmeye başladı, ama ne vali, ne belediye reisi ve ne de tek partinin zimamdarlarından (idarecilerinden) hiç kimse ortalarda yoktu. Cenaze gençlerin sorumluluğunda kalmıştı. Saygı ve vakar içinde, hiçbir tahrike kapılmaksızın cenazeyi omuzlarında Edirnekapı Mezarlığı’nın Şehitlik karşısında bulunan kısmına taşıdılar. Dini merasim yapılmadan önce hep bir ağızdan hançerelerimizi patlatırcasına İstiklâl Marşı’nı söyledik.”

ÂKİF’İN CENAZESİNE KATILAN TALEBELER SORUŞTURMA GEÇİRİYOR


Bir başka zulüm örneği de Âkif’in mezarında konuşma yapan gençlerden Prof. Dr. Abdülkadir Karahan’ın Yüksek Öğretmen Okulu’ndan Emniyet Müdürlüğü’ne getirilerek sorgulanmasıdır. “Ne sıfatla, resmî makamların törene gerek görmediği bir şairin kabri başında konuşma yaptığı” sorulur. Cevabı şöyledir: “Ben herhangi bir şairin değil, Türk bayrağı göndere çekilirken yazdığı İstiklal Marşı ile göklere seslenen bir zâtın kabri başında milletimin duygusunu, saygısını dile getirdim.” (İlkadım Dergisi, sayı: 270, Ocak 2011)

 

İlkadım Dergisi’nin aynı sayısında 16 Aralık 1971 tarihli “Babıâlî’de Sabah” gazetesinde Dr. Neşet Adnan Zentürk’e ait yazıdan ibretle okunacak bir anekdot daha verilir:

 

“Atatürk cenazeye katılmamış, katılan gençleri de kınamıştır. Cenazenin kaldırılmasına üniversite gençliğinin öncülük etmesi M. Kemal’i öfkelendirmişti. Cenazeden sonra İstanbul’a geldiği bir gün Pera Palas’ta Yüksek Ticaret Okulu’nun yıllık balosunda kendisine gösteri yapan ‘yaşa gâzi’ diye tezahürat yapan gençlere, ‘Ben size devrimlerimi emanet ettim. Siz ise benim devrimlerime karşı olan Mehmet Âkif’in cenazesini büyük törenle kaldırdınız’ diye sitemde bulunur ve ağır konuşur.”

 

VEFATINDAN SONRA DA KEMALİST ALEYHTARLIK SÜRÜYOR

 

Kemalist devlet, vefat ettiği yıllar dahil, Âkif’i İlk Meclis’ten sonra yok saymıştır. Onun dostlarını (Eşref Edip ve Tahir’ül Mevlevi…) mahkûm ediyordu. Devrin Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 1940 yılından sonra hazırlanan Kemalist ve oryantalist bakışa sahip İslâm Ansiklopedisi’nde, İstanbul’da bohem hayatı yaşayıp Millî Mücadele’ye katılmayan şair ve edebiyatçılara yer verilirken, Âkif’e yer verilmemiştir. Hasan Âli Yücel, onun cenazesine katılmayanlardandır. Âkif’in vefatından sonra onu “büyük bir dalâlete düşmüş” olmakla itham ediyordu.

 

CHP İKTİDARI ÂKİF’İ SEVMEYİ YASAKLIYOR

 

Yazar Fatih Bayhan, bir televizyon konuşmasında (28.12. 2012 tarihli gazeteler) “Atatürk’ün, Mehmet Âkif’e vefasızlık yaptığını, cenazesinde devletin olmadığını, CHP'nin, millete onun cenazesine gitmeyi ve CHP'nin diktatör zihniyetinin Mehmet Âkif’i sevmeyi yasakladığını…” duygulu ifadelerle anlatmıştı.

 

Âkif, devrin Kemalist basınında “geri sutlarda pusu kurmuş, inkılâba diş bilemiş” biri olarak suçlanıyor ve “bir sıfır” olarak değerlendiriliyordu. (İstiklâl Marşı Şairimizin Son Günleri, Yrd. Doç. Dr. Fatih Bağcıoğlu)
 

Nisan 1936'da ölen hiçbir millî (İslâmî) edebiyat ve düşünceye imza atmamış olan Sami Paşazade Sezai'ye gösterilen ilgi Âkif'ten esirgendi. Âkif’in, lâ-dinî Kemalistlerin esirgemesine muhatap olmaması bir bahtiyarlıktır aslında. Millî Mücadele yıllarında Amerikan mandasını savuna İstanbul'dan dışarı çıkmayan yazar ve şairleri himaye eden ve devlet töreniyle defneden Kemalist devlet, “İslâm şairi” Âkif’in cenazesine katılmayı yasaklayacak kadar alçalmıştır.

 

ÂKİF’İN PORTRESİNİ ATATÜRKÇÜ MEKÂNLARDA VE KIŞLALARDA GÖREMEZSİNİZ

 

İslâmî bir Cumhuriyet taraftarıydı. Şahsiyetiyle “Hakka Tapan milletin” bir numunesiydi. Müslüman Türk milletinin sevdalısı, mahzun ve mütedeyyindi. D. Mehmet Doğan’ın ifadesiyle “Câmideki Şair” di, câmi cemaatindendi. Bundandır ki onun hüzünlü ve Müslümanca sîmasını kışlalarda ve Atatürkçü müesseselerde göremezsiniz.    

 

“Çok sevdiğini” söylediği Hz. Peygamberimizin (s.a.v.) vefatı yaşında, yani altmış üç yaşında Hakk’a uçtu. Hasta iken öleceğini hissetmiş olacak ki, “Çöz de artık yükümün kördüğüm olmuş bağını / Bana çok görme İlâhi bîr avuç toprağını!..” mısralarını yazmıştı. Ondan geriye hüzün, yoksulluk, bir kat esvap, bir mavzer tüfeği ve istiklâl madalyası kalmıştı.

 

 
Etiketler: Mehmet, Âkif’in, cenazesinde, cumhuriyetin, şefleri, yoktu
Yorumlar
Diğer Yazılar
Mebusluğun dayanılmaz(!)câzibesinden istikametini bozanlar
İyi nedir, iyi insan kimdir?
Anıtkabir’de îman tazelenir mi?
“Bir derdim var bin dermâna değişmem”
Doktorluk tasavvuf ve hikmet mektebinden sonra okunmalı
Hapishâne risâlesi-7
Hapishâne risâlesi-6
Hapishâne risâlesi-1
Kim İslâm üzere milliyetçiyim diyorsa makbuldür
Kur’anî mânada milliyet ve milliyetçilik
Ali Hocam yazısı
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Bâtıl Türkçüye göre Türkler “Araplaşıyor”muş-2
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
“Bitmeyen millî mücadele”
Dünya Kadınlar Günü’nün gerçek yüzü
Bâtıl Türkçünün Hakk’a tapan Türk’e zararları-3
Bâtıl Türkçüye göre din değişebilir, milliyet asla!
Bâtıl Türkçü ile Hakk’a tapan Türk bir değil
“Ne haçlı, ne şaman Türk! Müslüman, Müslüman Türk”
Necip Fâzıl’ın vasfettiği Türkler
Millet kimlikli Türk mü, ulus kimlikli Türk mü?
“Altun ordu” nam Türk ordusunun meziyeti
“Savletinle titresin” düşman ey Türk ordusu!
Hakk’a tapan Türk milletinin ordusu serhat boylarında…
Kültür Bakanına sual: Troyalılar Türk müydü?
Bosnalı millettaş Yemen Türküsü’nü söyleyince…
Dergiler fikir ve edebiyatın burçlarıdır
Evi barkı yıkan kitap delileri
İnönü Amerikancılığı utanç verici yıllardır
Kültürün iktidarı mı, iktidarın kültürü mü?
İstiklâl Marşı Şairi’ni fişleyen Cumhuriyet erdemli olabilir mi?
Mehmed Âkif’in cenazesinde Cumhuriyet’in şefleri yoktu
Yılbaşı kutlama pespâyeliğini Kemalistler resmîleştirdi
KUMARBAZ CUMHURİYET’İN MURDAR MİLLÎ (!) PİYANGOSU
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
Sahaf Hasan Efendi
“Selülozofiller” ve “Bibliyofiller”
Faydasız kitap okumak
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Cumhuriyet Bayramı”nı kimler niçin kutlar?
“Şifa kabul etmez ağır kitap hastaları”
Mecânin-i kütüb yahut kitap mecnûnları
Kitap yârânının efendisi
“Oku! zira okumayan azgınlaşır”
Musul / Kerkük’ün başına gelenlerin müsebbibi Lozancılardır
Türkler Hakk’a tapan millettir
Müslüman mahallesinde domuz dersi verilir mi?
İtirazın İsmailcesi
İsmail bayramı
Her kurban İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
İsmail ve bıçak
Kimi etine tâlib olur İsmail’in, kimi adanmışlığına
Milliyetçilik, cumhuriyet ve devlet Atatürkçülükle mi kaimdir?
Herkes İsmail olmalı
Osmanlı’da askerlik meselesi
Bir buğday yetiştiricisi bir darbeci generalden değerlidir
Dergi de okuyalım; dergisiz olmaz
Kitap ve dil
Yarın ölecekmiş gibi yazmak
Modern yazı seküler ve aidiyetsizdir
Kurtla çoban arasında mesai yapanlar
Kurtla bir olup kuzuyu yedikten sonra çobanla ağlayanlar
Darbeci bir general şu mısraları okuyabilir mi?
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Darbeci generaller psikopattır
Darbeci generallerin çöküşü
15 Temmuz darbeci generallerle milletin savaşıdır
Darbeye karşı selâ, ezan, millet
İyi yazı kütük ve nakış sahibidir
“İyi yazı kötü yazı”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Aynaya bakmak marifettir
Aynaya bakınca ne görüyoruz?
Somalili Mahmut’un yüreğinde Türkiye/Somali kardeşliği
Edebî hayatların kitabı: “Mekân Hikâyeleri”
Cümle Âlemin Efendisi’ne (s.a.v.) hâlnâme
Alkollü hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi
CHP’nin cemâziyelevvelini bilir misiniz?
Dil Kapısı’ndan geçenler
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Ehl-i gece olmak
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
Avrupa’nın binyıllık Türk korkusu
İstiklâl Marşı mı değişsin, Cumhuriyet mi?
Türk’ün güzel sıfatlarından alpereni doğru anlamak
Cumhuriyetin “Millî” kavramına ettiği zulümler
Terkip ve İnşâ dergisinden “İslâm maarif sistemi
Millet kimlikli Türklük mü, ulus kimlikli Türklük mü?
Türk’ü Türk yapan Cumhuriyet değil, İslâm’dır
Himmeti millet olan Türklüğe ihtiyaç var
Kumarbaz Cumhuriyetin Murdar Millî (!) Piyangosu
Kalbiniz kışa dönmüşse baharla diriltin
“Aman” diye kimi çağırmalı?
Şehitlerin kanı yüzümüze değiyor/ kaatil: ABDHDPKK’dır
“Çaldım yârin kapısın…”
“Çınar”ı nasıl bilirsiniz?
Sadra şifa bir kitap: “Evin Mahremi Olmak”-2-
Kemalistler Batılılaşma uğruna Musul’dan vazgeçti
Ey ahmak! ölümden güzel bir şey var mı?
Ölümle aranız nasıl?
Müslüman Doğulu musunuz, Batılı mı?
Dil Kapısı
İsmail ve bıçak
Cemaat önderi, hocaefendi ve âlim sıfatlı Belâmlar
Bu ülke ecdadımındı / bugün benim / yarın oğlumun ve onun oğullarının olacak
Darbeci generallerin soy ağacı
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Göster Âl-i Osman Türklüğünü Ey Türk Ordusu!
Siyaset elinde şahlanamayan bir hareket: Alperen Ocakları
Kurtlar ve darbeci generaller
Hayat yavaştı yavaş yaşardık eskiden
Ezanın hasmı darbecilerin ezana yenilişi
“General elbisesi giyen horoz”
Muhsin Yazıcıoğlu suikastının kuyruğu göründü…
Türkler Hakk’a tapan millettir
Darbeye karşı selâ, ezan ve millet
Tanrı yok, generaller var!
Darbeci generaller psikopattır
Bir buğday yetiştiricisi bir generalden değerlidir
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Türkiye Yazarlar Birliği Kahramanmaraş Şubesi’nin başına gelenler
Ey generaller! sizi sigaya çeken bir millet var
Darbeci generallerin çöküşü
Târih şöyle yazacak: Darbeci generallerle milletin savaşı
“Tek Kapı” ya açılan Kapılar…
İnsanlar televizyon seyrederek ölüyorlar
Müslümanın hayatına giren Avrupa âdetidir tâtil
Eşref-i mahlûkat’tan homoekonomikus’a dönüşenler
Ölüm haberleri ve tâziyelerimiz de laikleşiyor
Sizi alnınızdan öperim Alperenler!
Uykuya dost olan Müslüman çoğalıyor/sa…
Benim yaram derin derin…
Vatan hainliğinin târifi
Amerikan yardımı alan 27 Mayıs darbecileriyle CHP ikizdir
Sohbetle sahâbe olanların milletindeniz
Medeniyet dâvamızı omuzlayan dergi: Terkip ve İnşâ
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Yüreklerinde anne ateşi sönmeyen iki şair:
Hümâ kuşuna yahut “Himmet Hümâları” na tutunmak
Laik-altı ok anayasası Müslümanca ıslah edilmeli
Türkiye, Büyük Doğu Fikrine muhtaç
Dostunuzu, yâni benzerinizi bulun
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
Modernizme karşı dost ve dostluk
Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm doğduğunda
Suriye meselesini yakın tarihte aramak
Bin miligramlık şiir böyle olur efendiler!
“Okuryazar mısın, Uyurgezer mi?”
Dil Kapısı’ndan geçmedikçe
Vatan müdafaasına çıkan dost hüzün yollamış
Nekrofil PKK ve dış düşmanlar yine Ankara’da…
“Ağlayın su yükselsin belki kurtulur gemi”
28 Şubat’ın apoletli kurtlarıyla bir olup kuzuyu yiyenler
Mukaddesatçı iktidarın medeniyetle imtihanı
“Yârin Şifa Kapısı”
“Türkü Yazıları”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Bir Hocam ve Dükkânnâme
Türkiye, Bayırbucak’ı ilhak etmeli
Maraş Maraş Derler Kahramanlığın Adına
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Türkiye PYD’ya karşı Suriye Türkmenlerini Masa’ya getirmeli
Türkiye’de aydının anatomisi
Medine, Medeniyet ve Şehir
Akademisyenin recüliyeti var mı?
Hüda Par’dan iki mektup
Türkçülerin meylettiği müelliflerin medeniyet fikrindeki ârıza ve farklılıklar
Ârızasında ısrar eden bir Türkçünün ithamnâmesi
Mehmet Âkif, Kemalist cumhuriyeti tasdik etmedi
“İktidarda Kim Var?”
El çek hüznümden ey zâhir erbabı
Türkçülük hareketinin Türklük anlayışı ârızalıdır
Türk milliyetçilerinin iflah olmaz hastalığı: “Atatürk’e bağlılık”
Müslümanın itini bile seven adam: Muzaffer Gözükara!
Her yer kitap, her yer fikir ve edebiyattı o gün…
“Rıza” yahut “Râzı” olmayı unutunca…
“Kelimelerin Seyir Defteri”nde yazılanlar
İslâm Medeniyetinin mukaddimesi: Câmi
“Ya Tahammül Ya Sefer'den Bize ‘İstikrar’ Düştü!”
Türkiye’deki milliyetçi hareketler İslâmî ihtiyaçtan doğmadı
“Bosna Bizim Neyimiz Olur?”
Milliyetçilik yola özürlü çıkınca…
Alkollü laik hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi-1-
Chp’nin bugünü de cemâziyelevveli gibi kirlidir
“Maruz Kalanlar Nesli”
Kaldırım imarına değil, gönül imarına ihtiyaç var
Âkif, İslâm; Gökalp, Batı medeniyetinden yanadır
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
İslâm medeniyetinde mûsikî “hikmetten bir cüzdür”
Üç yaralı kavram: asabiyet, kavmiyet, milliyet
“Çağın İsmailleri! bize et size cennet düştü”
Her kurban bir İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Dindar Kürtlerin ve bir Astsubayın HDPKK hakkında görüşleri
Dindar / ümmetçi Kürt kardeşlerimizin cevapları
Dindar / Ümmetçi Kürtler de özerklik ve resmî dil istiyorsa…
Said Nursî Hazretlerinin “Medeniyet-i Kur’ânîye” fikri
“Aç canavara (HDPKK) tahabbüb, iyiliğini değil iştahını artırdı
Modernizmin bulaştırdığı bir hastalık: “İhtiyaç tuzağı”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Kim “HDPKK”ye oy ve medya desteği vermişse haindir
Fikir Teknesi’nden peş peşe fikirli kitaplar…
Ahmet Cevdet Paşa’nın fıkıh üstü Medeniyet-i Cedide’si
Şehitlerin kanı yerde mi kalacak?
Nekrofil (ölüsevici) PKK, Amerika/İsrail provokasyonu iş başında
“Gurbet nedir bilir mi o menfâya gitmeyen?”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Gök Kapılarından geçmek
Doğu Türkistan’a Ecdâdımız Gibi Gitmek
Alperen, İslâm devleti dâvasının mükellefiyetini taşıyana denir
Kürtçülüğün çâresi Said-i Nursi Hz.lerinin fikirlerindedir
CHP’nin desteklediği 27 Mayıs darbecilerine Amerikan yardımı
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
“Amerikan saatine göre uyuyan Türk münevveri…”
“Millet”in târifi yahut millet olmanın müslümancası
19 Mayıs bayram değil, Atatürkçülük karnavalıdır
Nü-sever General Evren’in Akıbeti
İdrakimize vurulan Atatürkçülük zincirini ne zaman kıracağız?
Medeniyetimize Kasteden Medeniyetsiz Cumhuriyet
İktidar da dâhil, partilerin seçim vaatleri bayat ve fikirsiz
Altı ok muhibbi bir zındık: domuzsever Abdullah Cevdet
“Dinî” mânasına gelen “millî” kavramı neleri haizdir
Dostâne Fiskeler
Efendimiz Aleyhisselâtüvesselâm’ın şehri Medine
Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm doğduğunda
“En iyi Türk ölü Türktür; en iyi Kürt ölü Kürttür”
“Daha Çok Ölü İstiyorum”
Fikir Teknesi’nden Necip Fazıl ve Büyük Doğu Devleti üstüne kitaplar
Tekbir, salavat ve mehterle Çanakkale şehitlerini yâdeden üniversite…
Altı Ok Cumhuriyetinin kadın projesi: “Kur’an’ı kapa, kadınları aç”
Hilâfetçilikten Devrimciliğe Evrilen “CHP Makyavelizmin Partisidir”
28 Şubat’ın paranoyak generalleri
Kıyafet İnkılâbının Kurbanı Kadınlar ve Kızlar
Bir “Türkçü” nün Türkler için zararlı fikirleri-2
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
K. Maraş
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
Güncelleme: 22.05.2018
Bugün
18° - 31°
Çarşamba
18° - 31°
Perşembe
18° - 29°
K. Maraş

Güncelleme: 22.05.2018
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı