Yazı Detayı
04 Ocak 2016 - Pazartesi 08:39 Bu yazı 843 kez okundu
 
Mehmet Âkif, Kemalist cumhuriyeti tasdik etmedi
Ahmet Doğan İLBEY
lbeyali@hotmail.com
 
 

“Medeniyet denen tek kişi kalmış canavar”ın kanunlarından yapılma Kemalist Cumhuriyet’i tasdik etmedi. “Hakk’a tapan milletin”dâva adamıydı Âkif. Eyvallah etmedi zorba Cumhuriyet’in cellâtlarına. İstiklâl Savaşında Müslümanca bir Cumhuriyet vaat edip sonra aldatan Kemalist rejimin şeflerine yaltaklanmadı.

 

İstiklâl Marşı’nın fikirlerine sonuna kadar bağlı kalarak, “Devrimci Cumhuriyetin” emir kulu olmadı. Rejimin nimetlerine perestij etmedi. Zaruret içindeki yıllarını kanaatle geçirdi.

 

M. KEMAL, ÂKİF’İ DEĞİL, TEVFİK FİKRET’İ TUTARDI

 

M. Kemal’in çok beğendiği ve reform düşüncelerinden tesir aldığı şair olan “milletim nev-i beşerdir vatanım ruy-i zemin” diyen pozitivist Tevfik Fikret’i “en büyük Cumhuriyet şairi” olarak ilân eden ve İstiklâl Savaşı sırasında Avrupa şehirlerinde bohem hayatı yaşayan agnostik (Allah’ın varlığına ve İslâm’a inanmayan) Abdülhak Hamid’i milletvekili yapan Atatürkçü Cumhuriyet oligarşisi, Âkif’e İslâmcı fikirlerinden dolayı “irticacı” diyerek “takibat” altında tutmuşlardır. Bununla kalmayarak, “din-i İslâm üzere” yapılan Millî Mücadele şartlarında kabul ettikleri İstiklâl Marşı’nın fikirlerine karşı olmuşlardır.

 

“Şeriatçı, gerici, hilafetçi avının” ve Kemalist devrimlere karşı olan her şeyin tepelenmeye başlandığı bir zamanda aldatan Cumhuriyetçilerin kanlı inkılâplarına karşı, “Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem / Hak namına haksızlığa ölsem tapamam” diyerek, “Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ / Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ” dediği vatanından “gönüllü sürgün” olarak gitti.

İstiklâl Marşı yazdırdığı insanını polise takip ettiren, “çember sakallı” ve “gerici” diyen bir başka ülke var mıdır? 

 

ÂKİF’E SALDIRAN GENERALLER ATATÜRKÇÜ CUMHURİYETİN ÜRÜNÜDÜR

   

Eylül 1999'da koyu Atatürkçü Tabip Tuğgeneral Yalçın Işımer'in sözleri Âkif düşmanlığının bir tezahürüdür :

 

“Mehmet Âkif denen adam Arap hayranı. İstiklâl Marşı’nın yazarı olması dışında ülkeye ne faydası olduğu gerçekten tartışılır. Cumhuriyet ilân edilip devrimler birbiri ardına yapılmaya başlayınca Mısır'a kaçtı. Tam bir devrim karşıtı... Onun düşünce evreni Bedir Savaşı’nın ötesine gidememiş. Kur’an’ı Türkçe’ye çevirmedi. Atatürk'ün ricasını yerine getirmedi diye onu aziz kılanlar, şimdilerde Mehmet Akif Üniversitesi kurma çabasındalar. O üniversiteden çıkan kafalar, bilinmelidir ki El Ezher kafalı adamlar olacaktır. Arap milliyetçiliğinin adamı olacaklardır. Arap'ın adamı olacaklar. Arap'ın adamı olmak adamlık değildir. Ulusun adamı olmak yakışır adam olacak adama. Bu adamlara 'adam sen de' demeyeceğiz. Son zamanlarda, Atatürk’e… dil uzatanları bir şekilde belleyeceğiz.”

 

28 ŞUBATÇI GENERALLER ÂKİF’E SALDIRIYORLAR

 

Âkif düşmanlığında bununla kalmaz, “Bedir şehitleri ile Çanakkale şehitlerini mukayese eder. “Bedrin aslanları ancak bu kadar şanlı idi...” mısraına hakarette bulunuyor: “Bedir Savaşı'nda 500 kişiyle çarpışan 250 bedevî Arap’la, dünya uluslarına karşı destanlar yazan Mehmetçiği bir tutuyor da ‘o kadar şanlı idi’ diyor. Onun düşünce evreni, Bedir Savaşı'nın ötesine gidememiş.”        

 

“Niçin seni bekliyor Atatürk” değil de, “Seni bekliyor Peygamber” dedi diyerek Âkif’i “Arapçılıkla” suçluyor. Atatürkçü general Işımer ve benzerlerinin “Arabın adamı olmak” sözüyle Hz. Peygamberimize hakaret ettiği yüzlerine söylenmelidir. Âkif’i, Müslüman kimliğinden dolayı başta CHP’liler olmak üzere bütün Atatürkçüler sevmezler. Bu tavırlarıyla Âkif’in şahsında İslâmî değerlere sahip çıkan millete karşı olduklarını da göstermiş oluyorlar.

 

“Devrimci Cumhuriyetin” canlandırılmasını isteyen general Doğu Silâhçıoğlu da 21 Şubat 2008'de Cumhuriyet gazetesindeki yazısında Âkif'e kötü sözler sarfediyor ve evvelce puta tapan Arapların, Müslüman olduktan sonra, Şaman inancındaki Türklere soykırım uygulayıp onları Müslüman olmaya zorladıklarını, sonra İslâm'ı gönüllü olarak kabul ettiler yalanını uydurduklarını iddia ediyor, ardından “şeriatçı ümmetçi” dediği Âkif'e ve İstiklâl Marşı’na hakaret ediyor: “İstiklâl Marşı metnine Hak, ezan, cennet, iman gibi sözcükleri ustalıkla yerleştirdiğini, bir tek Türk sözcüğü için yer bulamamış bir ümmetçi.”

 

GENERALLER TARAFINI BELİRLİYOR: “ÂKİF ÜMMETÇİDİR, NİHAL ATSIZ TÜRKÇÜDÜR”

 

Milliyetçiler ve dindar kitleler arasında derin bir anlayış farkı olduğunu savunan Kemalist general Silahçıoğlu, “Bu fark Türk milliyetçisi Nihal Atsız'la, şeriat ümmetçisi Mehmet Âkif'in düşünce yapısındaki fark kadardı. Ümmetçi Mehmet Âkif'in yeni ardılları, onun Türk Arapsız yaşayamaz. Kim ki yaşar der delidir! ‘Arabın Türk ise, hem sağ gözü hem sağ elidir!’ dizelerinde belirttiği yoldan giderlerken, beraberlerindeki milliyetçiler gerçekleri göremediler” diyerek hayıflanıyor ve ardından Âkif’in “Cumhuriyet’i benimsemediğini” söylüyor:

 

“Emperyalizme karşı kazanılan zaferin üzerine kurulan Kemalist cumhuriyeti kendisine ne kadar yabancı hissetmiş olmalı ki, onun ‘şerrinden’ ülkesini terk ederek ‘darülislâm’ olarak seçtiği Mısır’a göç edecek. Âkif, ulusal kurtuluş savaşına İstiklâl Marşı ile katılıyor ama, cumhuriyeti görmüyor, göremiyor, benimsemiyor. Cumhuriyetin kurucusu ondan Kur’an’ı, Türkçe’ye çevirmesini istiyor. O, ‘küfre hizmet’ saydığı için olacak ki reddediyor.”

 

Yukarıdaki satırların anlattıkları doğrudur. Âkif için Kemalist rejim bir küfür rejimidir. O, Türkiye İslâm Cumhuriyeti dâvâsı olan bir şahsiyetti. Atatürkçü Cumhuriyet yandaşları, Âkif’in milletçe sevilmesini “hegemonyalarına” karşı olarak görüyorlar.

 

İSTİKLÂL MARŞI’NDA “M. KEMAL’İN ADI YOK” DİYE YARIŞMA AÇILIYOR

 

Ezanı değiştiren, Kur’ân-ı Kerim’den laikliğe aykırı sûreler çıkarılıp, yerine uydurma yeni sûreler ilâve edilmesini Meclise sunan, Türkçe ibadet için “dinde reform” hazırlayan Atatürkçü devlet, “laikliğe aykırı olduğu” gerekçesiyle yeni bir İstiklâl Marşı yazılmasını istemiştir.

 

1925 yılı kanlı Atatürkçü inkılâpların hız kazandığı dönemin başıdır. Cumhurbaşkanı M. Kemal, Başbakan İnönü ve M. Kemal yanlısı Maarif Vekili Mustafa Necati Bey’in imzalarını taşıyan tâlimatın ardından, Maarif Vekâleti Hars Müdürü Dr. Hamit Zübeyir Koşay tarafından “yeni İstiklâl Marşı için Yarışma Şartnâmesi” hazırlanmıştır.

 

Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürü Bekir Şahin, Mehmet Âkif Ersoy Araştırmaları Merkezi’ndeki “İstiklâl Marşı'nı Değiştirme Girişimleri ve Belgeleri (1925)” yazısında Kemalistlerin İstiklâl Marşı'na karşı oluşlarını bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Hülâsası şöyle:

 

“M. KEMAL’E ŞÜKRÂNE YOKLUĞU” KUSUR SAYILDI

 

İstiklâl Marşı’nda “Türk kelimesinin” olmaması, yani “Türk kelimesini zikir hususunda kıtlık göstermesi” ve M. Kemal’in adının geçmemesi kusur olarak karar altına alınmış ve bundan dolayı yeni bir İstiklâl Marşı’na lüzum görülmüş. Devrin Cumhuriyet Halk Fırkası (CHP’nin ikinci adı) seçkinlerinin de tazyikiyle pozitivist Atatürkçü Cumhuriyet oligarşisinin hazırlattığı “İstiklâl Marşı Şartnâmesi” şöyle başlıyor:

 

“1. Devletçe makbul olunacak resmî marşın umum müsabaka suretiyle bestelenmesi hususunda heyet-i celilenin 19.05.1340 tarihli kararı muvakki tatbike konacağı cihetle, kararnamede meskut geçilen bazı hususatı istihzaha mecburiyet hâsıl olmuştur. Millî Marşı’mıza yönelen tenkitler şu hususlarda odaklanmıştır: Batı Medeniyetine “canavar” deme, “Türk” kelimesinin geçmemesi, “lidere (M. Kemal) şükrâne yokluğu” ve “uzunluk” gibi ifadeler zikredilmektedir. Akif Bey’in şiiri “medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar” gibi gazetelerde kıyl-ü kâli mucip olan ibarelerden maada, Türk kelimesini zikir hususunda kıtlık gösterir.

 

2. Akif Bey’in İstiklâl Marşı, mücadele günlerinin bir hatırası olarak yaşamalı ve merasimlerde söylenmelidir. Fakat resmî devlet marşının güftesi:

a. Yüce Türk Milleti’nin metin gaye ile yürüdüğünü ifade etmeli,

b. Cumhuriyetten istidlâl ettiğimiz (anlama, sonuç çıkarma) mânayı ifade etmeli,

c. Türk Milletini saadete ulaştıranlara umum tarzda şükran ifade etmelidir.

 

3. Merasimlerde ayakta kalacak zevatın fazla yorulmaması bâis-i icab ittiği cihetle millî marşın nihayet 8-10 mısradan fazla olmamalıdır, bunlardan 5-6;9-

10 uncu satırlar nakarat olabilir.

 

4. Milli Marş güftesinin vakûr bestesinin de güfteye uyacak surette vakûr aynı zamanda ümit saçacak surette neşeli ve tasannulardan (yapmacıklık) ayrı olması lâzımdır.”

 

Bekir Şahin, belgelerden naklettiği yukarıdaki şartnâmenin tenkidini şöyle yapıyor:

 

“Bu şartname dönemin Millet ve Akşam gazetelerinde 13 Kasım 1925 tarihinde resmen duyurulmuştur.  Müracaat dilekçelerinde belirtildiği gibi 13 Kasım 1925’te başlayan katılım süreci, Ocak 1926 sonuna kadar devam etmiş ve 60 kadar müracaat olmuştur. Şiirler incelendiğinde (…) içlerinde Milli Mücadele ruhunu yansıtabilecek seviyede marş bulunmamaktadır. Belki de yarışmayı düzenleyenler de aynı kanaate varmış olmalılar ki, Âkif’in şiiri Milli Marş olarak kalmıştır. İşin bir diğer ilginç tarafı, devlet eliyle resmen ve alenen düzenlenen böylesine bir müsabaka nasıl olur da tarihin tozlu rafları arasında kaybolur gider? Bu konuda yapılan araştırmada bilgiye ulaşılamadığı gibi, döneme şahit olmuş kişilerin hatırat ve yazılarına da baktığımızda hiçbir bilgiye rastlayamıyoruz. Oysa yarışma Âkif hayatta iken düzenlenmiş, Âkif’e marşı yazmasında ısrar eden Hamdullah Suphi, Hasan Basri Çantay gibi zevat da bu dönemde hayatta idi. Âkif’ in 1925 yılı Kasım Ayı’nda Mısır’a gitmesi ile yarışmanın bu tarihlerde düzenlenmesi arasında bir ilişki var mıdır? Daha pek çok soru cevap beklemesine rağmen maalesef bugün bu sorulara bir karşılık bulamıyoruz…”

-----------------------------------

DÜKKÂN YÂRENLİKLERİ

 

Ey azizan! Fakir şu sıralar bir kısım kadîm dostları tarafından aleyh salvolarına tutuluyor. Aleyhimize atan atana. Güya Avm işletiyor, çok para kazanmak için gecenin ikinci yarılarına kadar müşteri bekliyor, dolayısıyla dostların fikir ve gönül tâlimine çokça katılamıyormuşum.

 

Geçen hafta da arz ettiğim üzere, en fikirli, en mantaliteli dostum İsmail Göktürk’ e göre yaşlanmışım, devrimci meşrebimden (bu sıfat İslâmî mânadadır) vazgeçmişim, kocamışım, seferlere katılamıyormuşum…

 

Şimdi de, fikir ve edebî hayatımda ilk göz ağrım şair ve hikâyeci Hasan Ejderha dostumuz aleyhimizde yazıp zarf atmış, fakirin Türk fikir hayatından çekilebileceğini, ehl-i işletme olmaya doğru kayıp gittiğimi ima etmiş ve “Ahmet Çavuş'ta iyisi var...”  başlığıyla yârenlik etmiş.

 

Atılan bu aleyhlerin bir zerresi fakirle uyuşur mu? Fakir ne işletmecidir,  ne de çalıştığı yerde Nasranilerin âdeti olan yılbaşı hindileri satılır. Orası gecenin tamamında ihtiyacını daralmadan, yanıbaşında bulabileceği bir avm’dir ki, ahî zihniyetiyle hizmet verir. Fakirin maişet yeri işte bu ağır şartlarda halkına hizmet eden bir mekândır.  Aşağıdaki aleyhi elinizi vicdanınız koyup okuyun ey azizan!:

 

“Babam ve amcalarım bir birleriyle konuşurlarken çok defa duymuşluğum vardır...

Satın aldıkları ya da alacakları bir şey için: 

- Ahmet Çavuş'ta iyisi var; deli misin elin adamından alacağına Ahmet Çavuş'tan al derlerdi.

Sonraları öğrendim Ahmet Çavuş'un zat-ı âlinizin dedeleri olduğunu.

Sonra yine başka bir şey için ise:

- Çoban Fahı'ya (Yusuf Bilgiç hoca'nın babası) gelmiş oradan al! Derlerdi.

Yine derlerdi ki: Birisi aynı şeyi başkasından almışsa; hatta aynı kalitede olduğu halde...

- Onunki iyi değil derlerdi.

Çoğaltabiliriz ve bu ve benzeri diyalogların bin ayrı versiyonunu benden daha iyi bilirsiniz.

İşte buradan, atalarımızın bu geleneğinden hareketle sormak istedim.

Malum işletmenizde yoğun sıcak, kuru para akışı olması dolayısıyla anlık yatırımlar yapıp kısa süreli işlerden temiz kâr elde etme düşüncesi ile yatırım düşünmeniz normal. Bu dünyanın her yerinde aynı. Her ticaret yapan hadiselere böyle bakar.

İşte buradan hareketle; yılbaşı dolayısıyla hindi satışlarınız varsa (canlı, temizlenmiş, parça v.s) hindi alımını sizden yapalım diye sordum. Pardon daha sormadım.

- AVM'nizde HİNDİ satışı var mı?

Ben herkese sizin AVM'nizin hindilerinin iyi olduğunu söylerim.

Hem bütün dostlar, kendi dostumuzdan alışveriş etmiş oluruz, hem de hindilerin elinizde kalmaması dolayısıyla size destek vermiş oluruz diye düşünüyoruz. 

Muhabbetlerimi sunuyor, hayırlı işler diliyorum.

 
Etiketler: Mehmet, Âkif, Kemalist, cumhuriyeti, tasdik, etmedi
Yorumlar
Diğer Yazılar
Doğu’nun oğulları
Batı’nın oğulları üretme merkezi
Mebusluğun dayanılmaz(!)câzibesinden istikametini bozanlar
İyi nedir, iyi insan kimdir?
Anıtkabir’de îman tazelenir mi?
“Bir derdim var bin dermâna değişmem”
Doktorluk tasavvuf ve hikmet mektebinden sonra okunmalı
Hapishâne risâlesi-7
Hapishâne risâlesi-6
Hapishâne risâlesi-1
Kim İslâm üzere milliyetçiyim diyorsa makbuldür
Kur’anî mânada milliyet ve milliyetçilik
Ali Hocam yazısı
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Bâtıl Türkçüye göre Türkler “Araplaşıyor”muş-2
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
“Bitmeyen millî mücadele”
Dünya Kadınlar Günü’nün gerçek yüzü
Bâtıl Türkçünün Hakk’a tapan Türk’e zararları-3
Bâtıl Türkçüye göre din değişebilir, milliyet asla!
Bâtıl Türkçü ile Hakk’a tapan Türk bir değil
“Ne haçlı, ne şaman Türk! Müslüman, Müslüman Türk”
Necip Fâzıl’ın vasfettiği Türkler
Millet kimlikli Türk mü, ulus kimlikli Türk mü?
“Altun ordu” nam Türk ordusunun meziyeti
“Savletinle titresin” düşman ey Türk ordusu!
Hakk’a tapan Türk milletinin ordusu serhat boylarında…
Kültür Bakanına sual: Troyalılar Türk müydü?
Bosnalı millettaş Yemen Türküsü’nü söyleyince…
Dergiler fikir ve edebiyatın burçlarıdır
Evi barkı yıkan kitap delileri
İnönü Amerikancılığı utanç verici yıllardır
Kültürün iktidarı mı, iktidarın kültürü mü?
İstiklâl Marşı Şairi’ni fişleyen Cumhuriyet erdemli olabilir mi?
Mehmed Âkif’in cenazesinde Cumhuriyet’in şefleri yoktu
Yılbaşı kutlama pespâyeliğini Kemalistler resmîleştirdi
KUMARBAZ CUMHURİYET’İN MURDAR MİLLÎ (!) PİYANGOSU
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
Sahaf Hasan Efendi
“Selülozofiller” ve “Bibliyofiller”
Faydasız kitap okumak
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Cumhuriyet Bayramı”nı kimler niçin kutlar?
“Şifa kabul etmez ağır kitap hastaları”
Mecânin-i kütüb yahut kitap mecnûnları
Kitap yârânının efendisi
“Oku! zira okumayan azgınlaşır”
Musul / Kerkük’ün başına gelenlerin müsebbibi Lozancılardır
Türkler Hakk’a tapan millettir
Müslüman mahallesinde domuz dersi verilir mi?
İtirazın İsmailcesi
İsmail bayramı
Her kurban İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
İsmail ve bıçak
Kimi etine tâlib olur İsmail’in, kimi adanmışlığına
Milliyetçilik, cumhuriyet ve devlet Atatürkçülükle mi kaimdir?
Herkes İsmail olmalı
Osmanlı’da askerlik meselesi
Bir buğday yetiştiricisi bir darbeci generalden değerlidir
Dergi de okuyalım; dergisiz olmaz
Kitap ve dil
Yarın ölecekmiş gibi yazmak
Modern yazı seküler ve aidiyetsizdir
Kurtla çoban arasında mesai yapanlar
Kurtla bir olup kuzuyu yedikten sonra çobanla ağlayanlar
Darbeci bir general şu mısraları okuyabilir mi?
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Darbeci generaller psikopattır
Darbeci generallerin çöküşü
15 Temmuz darbeci generallerle milletin savaşıdır
Darbeye karşı selâ, ezan, millet
İyi yazı kütük ve nakış sahibidir
“İyi yazı kötü yazı”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Aynaya bakmak marifettir
Aynaya bakınca ne görüyoruz?
Somalili Mahmut’un yüreğinde Türkiye/Somali kardeşliği
Edebî hayatların kitabı: “Mekân Hikâyeleri”
Cümle Âlemin Efendisi’ne (s.a.v.) hâlnâme
Alkollü hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi
CHP’nin cemâziyelevvelini bilir misiniz?
Dil Kapısı’ndan geçenler
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Ehl-i gece olmak
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
Avrupa’nın binyıllık Türk korkusu
İstiklâl Marşı mı değişsin, Cumhuriyet mi?
Türk’ün güzel sıfatlarından alpereni doğru anlamak
Cumhuriyetin “Millî” kavramına ettiği zulümler
Terkip ve İnşâ dergisinden “İslâm maarif sistemi
Millet kimlikli Türklük mü, ulus kimlikli Türklük mü?
Türk’ü Türk yapan Cumhuriyet değil, İslâm’dır
Himmeti millet olan Türklüğe ihtiyaç var
Kumarbaz Cumhuriyetin Murdar Millî (!) Piyangosu
Kalbiniz kışa dönmüşse baharla diriltin
“Aman” diye kimi çağırmalı?
Şehitlerin kanı yüzümüze değiyor/ kaatil: ABDHDPKK’dır
“Çaldım yârin kapısın…”
“Çınar”ı nasıl bilirsiniz?
Sadra şifa bir kitap: “Evin Mahremi Olmak”-2-
Kemalistler Batılılaşma uğruna Musul’dan vazgeçti
Ey ahmak! ölümden güzel bir şey var mı?
Ölümle aranız nasıl?
Müslüman Doğulu musunuz, Batılı mı?
Dil Kapısı
İsmail ve bıçak
Cemaat önderi, hocaefendi ve âlim sıfatlı Belâmlar
Bu ülke ecdadımındı / bugün benim / yarın oğlumun ve onun oğullarının olacak
Darbeci generallerin soy ağacı
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Göster Âl-i Osman Türklüğünü Ey Türk Ordusu!
Siyaset elinde şahlanamayan bir hareket: Alperen Ocakları
Kurtlar ve darbeci generaller
Hayat yavaştı yavaş yaşardık eskiden
Ezanın hasmı darbecilerin ezana yenilişi
“General elbisesi giyen horoz”
Muhsin Yazıcıoğlu suikastının kuyruğu göründü…
Türkler Hakk’a tapan millettir
Darbeye karşı selâ, ezan ve millet
Tanrı yok, generaller var!
Darbeci generaller psikopattır
Bir buğday yetiştiricisi bir generalden değerlidir
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Türkiye Yazarlar Birliği Kahramanmaraş Şubesi’nin başına gelenler
Ey generaller! sizi sigaya çeken bir millet var
Darbeci generallerin çöküşü
Târih şöyle yazacak: Darbeci generallerle milletin savaşı
“Tek Kapı” ya açılan Kapılar…
İnsanlar televizyon seyrederek ölüyorlar
Müslümanın hayatına giren Avrupa âdetidir tâtil
Eşref-i mahlûkat’tan homoekonomikus’a dönüşenler
Ölüm haberleri ve tâziyelerimiz de laikleşiyor
Sizi alnınızdan öperim Alperenler!
Uykuya dost olan Müslüman çoğalıyor/sa…
Benim yaram derin derin…
Vatan hainliğinin târifi
Amerikan yardımı alan 27 Mayıs darbecileriyle CHP ikizdir
Sohbetle sahâbe olanların milletindeniz
Medeniyet dâvamızı omuzlayan dergi: Terkip ve İnşâ
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Yüreklerinde anne ateşi sönmeyen iki şair:
Hümâ kuşuna yahut “Himmet Hümâları” na tutunmak
Laik-altı ok anayasası Müslümanca ıslah edilmeli
Türkiye, Büyük Doğu Fikrine muhtaç
Dostunuzu, yâni benzerinizi bulun
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
Modernizme karşı dost ve dostluk
Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm doğduğunda
Suriye meselesini yakın tarihte aramak
Bin miligramlık şiir böyle olur efendiler!
“Okuryazar mısın, Uyurgezer mi?”
Dil Kapısı’ndan geçmedikçe
Vatan müdafaasına çıkan dost hüzün yollamış
Nekrofil PKK ve dış düşmanlar yine Ankara’da…
“Ağlayın su yükselsin belki kurtulur gemi”
28 Şubat’ın apoletli kurtlarıyla bir olup kuzuyu yiyenler
Mukaddesatçı iktidarın medeniyetle imtihanı
“Yârin Şifa Kapısı”
“Türkü Yazıları”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Bir Hocam ve Dükkânnâme
Türkiye, Bayırbucak’ı ilhak etmeli
Maraş Maraş Derler Kahramanlığın Adına
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Türkiye PYD’ya karşı Suriye Türkmenlerini Masa’ya getirmeli
Türkiye’de aydının anatomisi
Medine, Medeniyet ve Şehir
Akademisyenin recüliyeti var mı?
Hüda Par’dan iki mektup
Türkçülerin meylettiği müelliflerin medeniyet fikrindeki ârıza ve farklılıklar
Ârızasında ısrar eden bir Türkçünün ithamnâmesi
“İktidarda Kim Var?”
Mehmet Âkif’in cenazesinde cumhuriyetin şefleri yoktu
El çek hüznümden ey zâhir erbabı
Türkçülük hareketinin Türklük anlayışı ârızalıdır
Türk milliyetçilerinin iflah olmaz hastalığı: “Atatürk’e bağlılık”
Müslümanın itini bile seven adam: Muzaffer Gözükara!
Her yer kitap, her yer fikir ve edebiyattı o gün…
“Rıza” yahut “Râzı” olmayı unutunca…
“Kelimelerin Seyir Defteri”nde yazılanlar
İslâm Medeniyetinin mukaddimesi: Câmi
“Ya Tahammül Ya Sefer'den Bize ‘İstikrar’ Düştü!”
Türkiye’deki milliyetçi hareketler İslâmî ihtiyaçtan doğmadı
“Bosna Bizim Neyimiz Olur?”
Milliyetçilik yola özürlü çıkınca…
Alkollü laik hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi-1-
Chp’nin bugünü de cemâziyelevveli gibi kirlidir
“Maruz Kalanlar Nesli”
Kaldırım imarına değil, gönül imarına ihtiyaç var
Âkif, İslâm; Gökalp, Batı medeniyetinden yanadır
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
İslâm medeniyetinde mûsikî “hikmetten bir cüzdür”
Üç yaralı kavram: asabiyet, kavmiyet, milliyet
“Çağın İsmailleri! bize et size cennet düştü”
Her kurban bir İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Dindar Kürtlerin ve bir Astsubayın HDPKK hakkında görüşleri
Dindar / ümmetçi Kürt kardeşlerimizin cevapları
Dindar / Ümmetçi Kürtler de özerklik ve resmî dil istiyorsa…
Said Nursî Hazretlerinin “Medeniyet-i Kur’ânîye” fikri
“Aç canavara (HDPKK) tahabbüb, iyiliğini değil iştahını artırdı
Modernizmin bulaştırdığı bir hastalık: “İhtiyaç tuzağı”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Kim “HDPKK”ye oy ve medya desteği vermişse haindir
Fikir Teknesi’nden peş peşe fikirli kitaplar…
Ahmet Cevdet Paşa’nın fıkıh üstü Medeniyet-i Cedide’si
Şehitlerin kanı yerde mi kalacak?
Nekrofil (ölüsevici) PKK, Amerika/İsrail provokasyonu iş başında
“Gurbet nedir bilir mi o menfâya gitmeyen?”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Gök Kapılarından geçmek
Doğu Türkistan’a Ecdâdımız Gibi Gitmek
Alperen, İslâm devleti dâvasının mükellefiyetini taşıyana denir
Kürtçülüğün çâresi Said-i Nursi Hz.lerinin fikirlerindedir
CHP’nin desteklediği 27 Mayıs darbecilerine Amerikan yardımı
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
“Amerikan saatine göre uyuyan Türk münevveri…”
“Millet”in târifi yahut millet olmanın müslümancası
19 Mayıs bayram değil, Atatürkçülük karnavalıdır
Nü-sever General Evren’in Akıbeti
İdrakimize vurulan Atatürkçülük zincirini ne zaman kıracağız?
Medeniyetimize Kasteden Medeniyetsiz Cumhuriyet
İktidar da dâhil, partilerin seçim vaatleri bayat ve fikirsiz
Altı ok muhibbi bir zındık: domuzsever Abdullah Cevdet
“Dinî” mânasına gelen “millî” kavramı neleri haizdir
Dostâne Fiskeler
Efendimiz Aleyhisselâtüvesselâm’ın şehri Medine
Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm doğduğunda
“En iyi Türk ölü Türktür; en iyi Kürt ölü Kürttür”
“Daha Çok Ölü İstiyorum”
Fikir Teknesi’nden Necip Fazıl ve Büyük Doğu Devleti üstüne kitaplar
Tekbir, salavat ve mehterle Çanakkale şehitlerini yâdeden üniversite…
Altı Ok Cumhuriyetinin kadın projesi: “Kur’an’ı kapa, kadınları aç”
Hilâfetçilikten Devrimciliğe Evrilen “CHP Makyavelizmin Partisidir”
28 Şubat’ın paranoyak generalleri
Kıyafet İnkılâbının Kurbanı Kadınlar ve Kızlar
Bir “Türkçü” nün Türkler için zararlı fikirleri-2
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
K. Maraş
Mevzi Sağanak
Güncelleme: 27.05.2018
Bugün
19° - 33°
Pazartesi
19° - 33°
Salı
18° - 31°
K. Maraş

Güncelleme: 26.05.2018
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı