Yazı Detayı
07 Ekim 2016 - Cuma 14:16 Bu yazı 526 kez okundu
 
Müslüman Doğulu musunuz, Batılı mı?
Ahmet Doğan İLBEY
lbeyali@hotmail.com
 
 

Doğu ve Batı’nın defter-i âmaline bakarak “Işık Doğu’dan gelir” diyor âmâ üstad Cemil Meriç, Batı’dan değil. Allah’ın vahyine muhatap ışığın ve hikmetin Müslüman Doğu’dan geldiğini söylüyor. Bütün peygamberler Doğu'dan gelmiştir. Güneşin Doğu'dan doğduğu hakikati kadar, insanlığı fikren ve ruhen aydınlatan ışığın Doğu'dan geldiği de bir hakikattir.

 

İslâm medeniyeti yekpâre bir bütündür ona göre. Hicret’ten bu yana çeşitli ikbâl ve idbâr devirleri yaşamış, fakat aslî cevherini büyük bir titizlikle korumuştur. Bu medeniyetin dayandığı mukaddes kitaplar, milyonlarca insanın yoluna ışık serpmiş ve serpmektedir. İslâm’ın ‘Muhit ül Maarif’i Kur’ân-ı Kerim ile Hadis-i Şeriflerdir.

 

MÜSLÜMAN DOĞU’DAN GELEN IŞIK DİN, BATI’DAN GELEN ALLAHSIZLIK…

 

Müslüman Doğu’dan gelen ışık vahiydir, din ve dinden neşet eden hikmettir. Batı’dan gelen ise Allahsızlık, dinsizlik ve ruhu makinalaşmış seküler “ekonomik insan” dır. Necip Fâzıl, Müslüman Doğu’nun sınırlarını ve mânasını daha da genişleterek “Büyük Doğu” diyor:

 

“Büyük Doğu bir keşf-i kadimdir. Allah Resulü’nden (s.a.v.) günümüze kadar intikal eden İslâmî anlayışın keşif ve tatbikinden ibarettir. Mevcut hâliyle Büyük Doğu, İslâm’ın zuhuruyla başlar. Mazrufunu sahabenin mücadele tarzı doldurmaktadır. Tarih içerisinde görülen Büyük Doğu’nun sahabe devrinden tek farkı zarf değişikliğidir.  (…)Yani Allah Resulü (s.a.v.) ve sahabeden intikal eden manaya bağlı kalmak Büyük Doğu’nun esasını teşkil eder.”

VAHYİN VE RUHÎ DEĞERLERİN GELDİĞİ YER…

 

“Büyük Doğu” olarak vasıflandırdığı Müslüman Doğu’yu Batı’nın karşısında duran bütün İslâmların dinî, medenî ve siyasî coğrafyası olarak târif ediyor üstad:

 

 “Vahyin ve ruhî değerlerin; her şeyin geldiği yerdir. (…) Asıl Doğu âlemini, kubbe ve servi, saray ve künbed, kemer ve harabe, bütün dış çizgileri ve iç nakışlarından kucaklamakta... Bir aradaki bu çiftte delâletten sonra da, bütün insanlığa örnek olmak dâvasiyle, onların da üstünde ve güneş gibi topyekûn yeryüzünü yalayıcı bir mâna...”

 

Ona göre Batı, makineyi ve âleti emrine vereceği ruhî nizam, ahlâk ve iman kutbundan mahrumdur.’ Avrupa’nın bu zaafı dünyanın makinenin hâkimiyeti altına girmesiyle sonuçlanmıştır ve insanlık kaybolan ruh müeyyidesini aramaktadır. 

Müslüman Doğu medeniyet olarak varken, Batı ortada yoktu. Batı ve Batılılar pagan barbarlardı. Müslüman Doğu’nun değerlerine, peygamberlerine saygı göstermediler, bugün de göstermiyorlar. Müslüman Doğulular, Batı’yı ve Batılıları fethedilecek, yâni İslâm tanıştırılarak yüzü açılacak insanlar olarak görürler.

              

BATILI OLMAK NAMUSSUZ OLMAYI KABUL ETMEKTİR

                                                                                                                                    Batı’da mânevî kelimesinin karşılığı yok. Batılıysanız mânevî olanla işiniz yok demektir. Doğu bir baştan bir başa mânevî zemin üzerinde, yâni dinin temelleri üstünde yükselir. Batı’da namus kelimesinin karşılığı da yok. Batılı olmuşsanız namussuz olmayı bir hayat tarzı olarak kabul etmişsiniz demektir.

 

Batı’da Doğulu’nun anladığı mânada aşk kavramı ve duygusu yok. Allah aşkı, Peygamber aşkı, din aşkı, vatan aşkı, aile aşkı gibi ulviyetle mâna kazanmış aşk duygusunu bilmez Batılı olanlar.

 

DOĞULU YA DA BATILI OLMAK TERCİHİ İLE KARŞI KARŞIYAYIZ

 

Doğu’nun zemini dinî olduğu gibi yekpâre bir şekilde aşktır. Çünkü Doğu tasavvufla beslenir, Batı materyalist ve mekaniktir. Batılının aklı makine, Doğulunun aklı hikmetle örülüdür.

 

 
 

Müslüman Doğu ile Batı arasında ezelî bir mücadele var. Necip Fâzıl’ın “Doğu der ki Batıya, güneşi fethetsen de / ruh gerçeği bendedir, madde yalanı sende” mısralarında ifade bulan bir tercihle karşı karşıyayız. Kimlikleri ve gayeleri belli iki ayrı dünya.

 

Herkes kararını vermeli. İyice düşünün. Samimice içinizi, zihniyetinizi, kalp ve dimağınızı yoklayın. Hayat tarzınıza bakın. Nelerden hoşlanıp hoşlanmadığınızı bir daha ölçüp biçin. İslâm’la aranız nasıl? Seküler olarak mı yaşıyorsunuz? Modernizme karşı mısınız, taraf mısınız? Öyleyse suali soralım: Doğulu musunuz, Batılı mı?

 

“HEM DOĞULU’YUM, HEM BATILI” DİYENLER A’RAFTADIR

 

Tanzimat’tan Cumhuriyet’e kadar “Hem Doğulu’yum hem Batılı” diyen seküler aydınlar a’raftadır. Cumhuriyetle birlikte lâ-dinî “çağdaşlaşma” yı medenilik zannedenler Batılı oldular.

                                                                                                                         

MÜSLÜMAN DOĞULU OLMAKTAN UTANAN CUMHURİYET AYDINI

 

Müslüman Doğulu olmaktan utanıp hüviyet değiştiren, mukaddeslerini tanımayan, müstağrib aydınlarımız, “Kimin oğlusunuz?” sualine Müslüman Doğu’nun diyemiyorlar, bağıra bağıra “Batı’nın!” diyorlar. Çünkü Cumhuriyet modernleşmesine tâbi olanlar ruhen ve tabiyeten Batılı olmuşlardır.

 

Doğulu iken Batılılığa iltica edenlerin bir numunesi olan Ahmet Ağaoğlu’nun zihniyeti Cumhuriyet döneminde birçok Doğulu dimağı zehirleyerek Batılılaştırmıştır. “Ben hâlâ Batılı, yâni modernim…” diyenler bu zihniyetin utanç verici şu ifadelerini üstlenmiş sayılırlar:

“Yaşamak için yalnız libasımız ve bazı müesseselerimizle değil, kafamız, kalbimiz, tarz-ı telâkkimiz ve zihniyetimiz itibariyle de Avrupa'ya uymalıyız. Ama bunun için şahsiyet-i milliyemizi feda etmek lazım gelecekmiş. Adam; şahsiyet-i milliye de nedir ki? Din, ahlâk, hukuk birer safra. Gemimizi kurtarmak için vazgeçeceğiz onlardan.”

İNSANLIK YA MÜSLÜMAN DOĞULU OLACAK, YA DA BATILI

Batılı olmak, yâni Müslüman olmamak ne kötü! Cemil Meriç, Doğu’nun, yâni İslâm’ın ışığından kaçıp Batılı olanları müstağrib olarak tavsif eder:

“Bu, kendi derisinden çıkmak, kendi mukaddeslerini inkâr etmek ve peşin peşin köleliğe razı olmak değil mi? Biz apayrı bir medeniyetin çocuklarıyız; düşman bir medeniyetin, bambaşka ölçüleri olan, çok daha eski, çok daha asil, çok daha insanca bir medeniyetin.”                                                                                                                                       

“Doğu Doğu’dur Batı’da Batı ve bu ikisi hiçbir zaman birleşmeyecektir” sözü kıyamete kadar değişmeyecek. İstikbalde insanlık iki kimlikten birini tercih edecek; ya Müslüman Doğulu olacak, ya da Batılı…  

--------------------------------------------------

MEDENİYET DERGİSİ TERKİP VE İNŞÂ’nın 19. SAYISI ÇIKTI

 

Şehr-i Maraş’ta, Fikir Teknesi Yayınları’nın kurucusu Haki Demir’in sahipliği ve Yayın Müdürlüğünde çıkan Terkip ve İnşâ dergisi Ekim 2016 / 19. sayısıyla okuyucunun huzuruna çıktı. Bütün görevi yalnızca İslâm medeniyeti üstüne dosyalar yapmak olan “Terkip ve İnşâ”, iki asırdır üzerinde fikir yürütülen medeniyet anlayışımızı ihya etme gayreti içindedir.

Bu sayısında toplum yapımızın inşası için son derece mühim bir mevzu olan “AİLE TEDRİSATI VE MÜREBBİYELİK” dosyasını okuyoruz. Bu sayının mündericatı şöyle:

 

Erkek ve kadın / Ramazan KARTAL 

Erkek ve kadın fikriyatının ölümü / Ahmet Muhtar TURAN 

Müslüman aile numunesi / İbrahim SANCAK 

Aile tedrisatı / Haki DEMİR

Müslüman Doğulu musunuz, Batılı mı? / Ahmet Doğan İLBEY 

Ailedeki cennet kokusu / A.Bülent CİVAN 

Saf ruhi idrak sürecinde aile tedrisatı / Nurettin SARAYLI

Devşirme usulü ve aile terbiyesi / Melik ARVASİ

İlk inşa edilen müessese, aile / Hulusi ERYILMAZ 

Nefs safhasında ahlak inşası / Ünal YILMAZ 

Aklın teşekkül sürecinde iman tedrisatı / Osman GAZNELİ

Aile tedrisatında haya edep muhabbet / Oktay HACIMUSALI 

Mürebbiyelik müessesesi / Abdullah TATLI

Mürebbiye mektebi / Hamza KAHRAMAN

Mürebbiyenin lisan talimi vazifesi / Ahmet Kamil TUNCER 

Mülakat

Gelecek sayı mevzu haritası  

Karargâh Anadolu dergisi mevzu haritası

Fikir Kadro Hareket dergisi mevzu haritası

 
Etiketler: Müslüman, Doğulu, musunuz, Batılı, mı,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Sağcılık Kur’an-ı Kerim’e göredir.
Oy kullanmadan önce türkü dinleyin
Chp’nin iflâh olmayacağına dair
Açlığa medhiye
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Doğu’nun oğulları
Batı’nın oğulları üretme merkezi
Mebusluğun dayanılmaz(!)câzibesinden istikametini bozanlar
İyi nedir, iyi insan kimdir?
Anıtkabir’de îman tazelenir mi?
“Bir derdim var bin dermâna değişmem”
Doktorluk tasavvuf ve hikmet mektebinden sonra okunmalı
Hapishâne risâlesi-7
Hapishâne risâlesi-6
Hapishâne risâlesi-1
Kim İslâm üzere milliyetçiyim diyorsa makbuldür
Kur’anî mânada milliyet ve milliyetçilik
Ali Hocam yazısı
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Bâtıl Türkçüye göre Türkler “Araplaşıyor”muş-2
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
“Bitmeyen millî mücadele”
Dünya Kadınlar Günü’nün gerçek yüzü
Bâtıl Türkçünün Hakk’a tapan Türk’e zararları-3
Bâtıl Türkçüye göre din değişebilir, milliyet asla!
Bâtıl Türkçü ile Hakk’a tapan Türk bir değil
“Ne haçlı, ne şaman Türk! Müslüman, Müslüman Türk”
Necip Fâzıl’ın vasfettiği Türkler
Millet kimlikli Türk mü, ulus kimlikli Türk mü?
“Altun ordu” nam Türk ordusunun meziyeti
“Savletinle titresin” düşman ey Türk ordusu!
Hakk’a tapan Türk milletinin ordusu serhat boylarında…
Kültür Bakanına sual: Troyalılar Türk müydü?
Bosnalı millettaş Yemen Türküsü’nü söyleyince…
Dergiler fikir ve edebiyatın burçlarıdır
Evi barkı yıkan kitap delileri
İnönü Amerikancılığı utanç verici yıllardır
Kültürün iktidarı mı, iktidarın kültürü mü?
İstiklâl Marşı Şairi’ni fişleyen Cumhuriyet erdemli olabilir mi?
Mehmed Âkif’in cenazesinde Cumhuriyet’in şefleri yoktu
Yılbaşı kutlama pespâyeliğini Kemalistler resmîleştirdi
KUMARBAZ CUMHURİYET’İN MURDAR MİLLÎ (!) PİYANGOSU
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
Sahaf Hasan Efendi
“Selülozofiller” ve “Bibliyofiller”
Faydasız kitap okumak
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Cumhuriyet Bayramı”nı kimler niçin kutlar?
“Şifa kabul etmez ağır kitap hastaları”
Mecânin-i kütüb yahut kitap mecnûnları
Kitap yârânının efendisi
“Oku! zira okumayan azgınlaşır”
Musul / Kerkük’ün başına gelenlerin müsebbibi Lozancılardır
Türkler Hakk’a tapan millettir
Müslüman mahallesinde domuz dersi verilir mi?
İtirazın İsmailcesi
İsmail bayramı
Her kurban İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
İsmail ve bıçak
Kimi etine tâlib olur İsmail’in, kimi adanmışlığına
Milliyetçilik, cumhuriyet ve devlet Atatürkçülükle mi kaimdir?
Herkes İsmail olmalı
Osmanlı’da askerlik meselesi
Bir buğday yetiştiricisi bir darbeci generalden değerlidir
Dergi de okuyalım; dergisiz olmaz
Kitap ve dil
Yarın ölecekmiş gibi yazmak
Modern yazı seküler ve aidiyetsizdir
Kurtla çoban arasında mesai yapanlar
Kurtla bir olup kuzuyu yedikten sonra çobanla ağlayanlar
Darbeci bir general şu mısraları okuyabilir mi?
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Darbeci generaller psikopattır
Darbeci generallerin çöküşü
15 Temmuz darbeci generallerle milletin savaşıdır
Darbeye karşı selâ, ezan, millet
İyi yazı kütük ve nakış sahibidir
“İyi yazı kötü yazı”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Aynaya bakmak marifettir
Aynaya bakınca ne görüyoruz?
Somalili Mahmut’un yüreğinde Türkiye/Somali kardeşliği
Edebî hayatların kitabı: “Mekân Hikâyeleri”
Cümle Âlemin Efendisi’ne (s.a.v.) hâlnâme
Alkollü hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi
CHP’nin cemâziyelevvelini bilir misiniz?
Dil Kapısı’ndan geçenler
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Ehl-i gece olmak
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
Avrupa’nın binyıllık Türk korkusu
İstiklâl Marşı mı değişsin, Cumhuriyet mi?
Türk’ün güzel sıfatlarından alpereni doğru anlamak
Cumhuriyetin “Millî” kavramına ettiği zulümler
Terkip ve İnşâ dergisinden “İslâm maarif sistemi
Millet kimlikli Türklük mü, ulus kimlikli Türklük mü?
Türk’ü Türk yapan Cumhuriyet değil, İslâm’dır
Himmeti millet olan Türklüğe ihtiyaç var
Kumarbaz Cumhuriyetin Murdar Millî (!) Piyangosu
Kalbiniz kışa dönmüşse baharla diriltin
“Aman” diye kimi çağırmalı?
Şehitlerin kanı yüzümüze değiyor/ kaatil: ABDHDPKK’dır
“Çaldım yârin kapısın…”
“Çınar”ı nasıl bilirsiniz?
Sadra şifa bir kitap: “Evin Mahremi Olmak”-2-
Kemalistler Batılılaşma uğruna Musul’dan vazgeçti
Ey ahmak! ölümden güzel bir şey var mı?
Ölümle aranız nasıl?
Dil Kapısı
İsmail ve bıçak
Cemaat önderi, hocaefendi ve âlim sıfatlı Belâmlar
Bu ülke ecdadımındı / bugün benim / yarın oğlumun ve onun oğullarının olacak
Darbeci generallerin soy ağacı
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Göster Âl-i Osman Türklüğünü Ey Türk Ordusu!
Siyaset elinde şahlanamayan bir hareket: Alperen Ocakları
Kurtlar ve darbeci generaller
Hayat yavaştı yavaş yaşardık eskiden
Ezanın hasmı darbecilerin ezana yenilişi
“General elbisesi giyen horoz”
Muhsin Yazıcıoğlu suikastının kuyruğu göründü…
Türkler Hakk’a tapan millettir
Darbeye karşı selâ, ezan ve millet
Tanrı yok, generaller var!
Darbeci generaller psikopattır
Bir buğday yetiştiricisi bir generalden değerlidir
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Türkiye Yazarlar Birliği Kahramanmaraş Şubesi’nin başına gelenler
Ey generaller! sizi sigaya çeken bir millet var
Darbeci generallerin çöküşü
Târih şöyle yazacak: Darbeci generallerle milletin savaşı
“Tek Kapı” ya açılan Kapılar…
İnsanlar televizyon seyrederek ölüyorlar
Müslümanın hayatına giren Avrupa âdetidir tâtil
Eşref-i mahlûkat’tan homoekonomikus’a dönüşenler
Ölüm haberleri ve tâziyelerimiz de laikleşiyor
Sizi alnınızdan öperim Alperenler!
Uykuya dost olan Müslüman çoğalıyor/sa…
Benim yaram derin derin…
Vatan hainliğinin târifi
Amerikan yardımı alan 27 Mayıs darbecileriyle CHP ikizdir
Sohbetle sahâbe olanların milletindeniz
Medeniyet dâvamızı omuzlayan dergi: Terkip ve İnşâ
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Yüreklerinde anne ateşi sönmeyen iki şair:
Hümâ kuşuna yahut “Himmet Hümâları” na tutunmak
Laik-altı ok anayasası Müslümanca ıslah edilmeli
Türkiye, Büyük Doğu Fikrine muhtaç
Dostunuzu, yâni benzerinizi bulun
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
Modernizme karşı dost ve dostluk
Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm doğduğunda
Suriye meselesini yakın tarihte aramak
Bin miligramlık şiir böyle olur efendiler!
“Okuryazar mısın, Uyurgezer mi?”
Dil Kapısı’ndan geçmedikçe
Vatan müdafaasına çıkan dost hüzün yollamış
Nekrofil PKK ve dış düşmanlar yine Ankara’da…
“Ağlayın su yükselsin belki kurtulur gemi”
28 Şubat’ın apoletli kurtlarıyla bir olup kuzuyu yiyenler
Mukaddesatçı iktidarın medeniyetle imtihanı
“Yârin Şifa Kapısı”
“Türkü Yazıları”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Bir Hocam ve Dükkânnâme
Türkiye, Bayırbucak’ı ilhak etmeli
Maraş Maraş Derler Kahramanlığın Adına
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Türkiye PYD’ya karşı Suriye Türkmenlerini Masa’ya getirmeli
Türkiye’de aydının anatomisi
Medine, Medeniyet ve Şehir
Akademisyenin recüliyeti var mı?
Hüda Par’dan iki mektup
Türkçülerin meylettiği müelliflerin medeniyet fikrindeki ârıza ve farklılıklar
Ârızasında ısrar eden bir Türkçünün ithamnâmesi
Mehmet Âkif, Kemalist cumhuriyeti tasdik etmedi
“İktidarda Kim Var?”
Mehmet Âkif’in cenazesinde cumhuriyetin şefleri yoktu
El çek hüznümden ey zâhir erbabı
Türkçülük hareketinin Türklük anlayışı ârızalıdır
Türk milliyetçilerinin iflah olmaz hastalığı: “Atatürk’e bağlılık”
Müslümanın itini bile seven adam: Muzaffer Gözükara!
Her yer kitap, her yer fikir ve edebiyattı o gün…
“Rıza” yahut “Râzı” olmayı unutunca…
“Kelimelerin Seyir Defteri”nde yazılanlar
İslâm Medeniyetinin mukaddimesi: Câmi
“Ya Tahammül Ya Sefer'den Bize ‘İstikrar’ Düştü!”
Türkiye’deki milliyetçi hareketler İslâmî ihtiyaçtan doğmadı
“Bosna Bizim Neyimiz Olur?”
Milliyetçilik yola özürlü çıkınca…
Alkollü laik hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi-1-
Chp’nin bugünü de cemâziyelevveli gibi kirlidir
“Maruz Kalanlar Nesli”
Kaldırım imarına değil, gönül imarına ihtiyaç var
Âkif, İslâm; Gökalp, Batı medeniyetinden yanadır
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
İslâm medeniyetinde mûsikî “hikmetten bir cüzdür”
Üç yaralı kavram: asabiyet, kavmiyet, milliyet
“Çağın İsmailleri! bize et size cennet düştü”
Her kurban bir İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Dindar Kürtlerin ve bir Astsubayın HDPKK hakkında görüşleri
Dindar / ümmetçi Kürt kardeşlerimizin cevapları
Dindar / Ümmetçi Kürtler de özerklik ve resmî dil istiyorsa…
Said Nursî Hazretlerinin “Medeniyet-i Kur’ânîye” fikri
“Aç canavara (HDPKK) tahabbüb, iyiliğini değil iştahını artırdı
Modernizmin bulaştırdığı bir hastalık: “İhtiyaç tuzağı”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Kim “HDPKK”ye oy ve medya desteği vermişse haindir
Fikir Teknesi’nden peş peşe fikirli kitaplar…
Ahmet Cevdet Paşa’nın fıkıh üstü Medeniyet-i Cedide’si
Şehitlerin kanı yerde mi kalacak?
Nekrofil (ölüsevici) PKK, Amerika/İsrail provokasyonu iş başında
“Gurbet nedir bilir mi o menfâya gitmeyen?”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Gök Kapılarından geçmek
Doğu Türkistan’a Ecdâdımız Gibi Gitmek
Alperen, İslâm devleti dâvasının mükellefiyetini taşıyana denir
Kürtçülüğün çâresi Said-i Nursi Hz.lerinin fikirlerindedir
CHP’nin desteklediği 27 Mayıs darbecilerine Amerikan yardımı
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
“Amerikan saatine göre uyuyan Türk münevveri…”
“Millet”in târifi yahut millet olmanın müslümancası
19 Mayıs bayram değil, Atatürkçülük karnavalıdır
Nü-sever General Evren’in Akıbeti
İdrakimize vurulan Atatürkçülük zincirini ne zaman kıracağız?
Medeniyetimize Kasteden Medeniyetsiz Cumhuriyet
İktidar da dâhil, partilerin seçim vaatleri bayat ve fikirsiz
Altı ok muhibbi bir zındık: domuzsever Abdullah Cevdet
“Dinî” mânasına gelen “millî” kavramı neleri haizdir
Dostâne Fiskeler
Efendimiz Aleyhisselâtüvesselâm’ın şehri Medine
Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm doğduğunda
“En iyi Türk ölü Türktür; en iyi Kürt ölü Kürttür”
“Daha Çok Ölü İstiyorum”
Fikir Teknesi’nden Necip Fazıl ve Büyük Doğu Devleti üstüne kitaplar
Tekbir, salavat ve mehterle Çanakkale şehitlerini yâdeden üniversite…
Altı Ok Cumhuriyetinin kadın projesi: “Kur’an’ı kapa, kadınları aç”
Hilâfetçilikten Devrimciliğe Evrilen “CHP Makyavelizmin Partisidir”
28 Şubat’ın paranoyak generalleri
Kıyafet İnkılâbının Kurbanı Kadınlar ve Kızlar
Bir “Türkçü” nün Türkler için zararlı fikirleri-2
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
K. Maraş
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
Güncelleme: 20.07.2018
Bugün
23° - 33°
Cumartesi
23° - 34°
Pazar
24° - 35°
K. Maraş

Güncelleme: 19.07.2018
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı