Yazı Detayı
14 Aralık 2015 - Pazartesi 07:32 Bu yazı 710 kez okundu
 
Müslümanın itini bile seven adam: Muzaffer Gözükara!
Ahmet Doğan İLBEY
lbeyali@hotmail.com
 
 

Ey azizan!

Şair Memduh Atalay’ın vecdli kaleminden çıkan iyi yazı numunesi bir yazı okudum da kendimden geçip fikrim ve afakım genişledi, gönlüm bedii ve söylenmemiş yeni cümlelerle abâd oldu. Şair Memduh Atalay son zamanlarda halden hâle geçiyor ki, cezbeye tutulmuş kaleminden çıkan kelimeler bin miligramlık fikirli söz ve şiir olarak tecessüm ediyor. Onun bu değişikliğini hayra yoranlar çok. Bir Hocam namıyla maruf Dükkânın ârifi hocamıza sorduk da onun kanatlanışı…  Dedi ki: “O şairin vazife yaptığı Mekteb-i Beyza’nın başında âlim ve fâzıl bir zat var, onu tenvir ediyor. Bundandır ki o şair halden hâle geçip, kanatlarını yüksekçe vuruyor…”

 

Sadede geleyim; O şair ve edibin, balâda başlığını verdiğim yazısını paylaşmadan edemedim:

-------------------------------------------

Tarihe nasıl geçmek istediğini çok merak etmişimdir. Eğer seçenek sunsaydık, " iyi hoca, ülkücü hoca, derviş, keramet ehli zat, bir hocam, efendi hoca, balıkçı, ince ironi ustası, eski ülkücü" bütün bu vasıflardan hoşlanmaz,"müslümanın itini bile seven adam" olarak anılmayı ister diye düşünüyorum.

 

Bu sebeple bu yazının ona vereceği tek huzur, bu başlıkla anılmak olacağını bildiğimden yazının başlığı budur: Müslüman'ın itini bile seven adam! Grup, parti, cemaat, meşrep bağnazlığı taşımadan, daire içinde yer alan herkesi sevebilen bir ruh ve gönül genişliği, ayrılıkların fitneye, kavgaya döndüğü günümüzde bize bir işaret olmasın sakın! Elhak öyledir!

 

Öğretmenlik ve hocalığı ayırmanın yeri tam burası. Yirmi, otuz yıldır branşı her ne ise durmadan , değiştirmeden ,yenilenmeden hep aynı şeyi anlatmak  öğretmenlikse, ülke adına, millet adına, inanç adına gece gündüz öğrenciye istikamet vermek, hiçbir şeyden haberi olmayan çocukları bu çağda milliyetçi ve ülkü sahibi kılmak er kişinin kârı olsa gerektir ve bu yazıya konu olan Muzaffer Hocam tam da hoca vasfına layık olan zattır!

 

Bediüzzaman'ın yaşayan talebelerinden birisi, üstadın "muallimlik ya minarenin ucunda ya da dibinde olmaktır ortası yoktur." dediğini aktarırlar. Hocamın meşrebi ne olursa olsun herkesi seven, kucaklayan ve talebeye istikamet veren cehdinde minarenin ucunda olduğunu fark etmek zor olmasa gerek.

En çetrefil meseleyi düz ve sade bir şekilde halleden, kırılma ve dağılma noktalarında safça mukavemet alanları kuran, yenilgi psikolojisinin insana galip geldiği durumlarda bir golle muzafferiyet sağlayan, karamsar tablonun hakim olduğu durumlarda ince bir nükte ile yeniden umut aşılayan, korkuyu, kaypaklığı, hileyi, peşin menfaati, 'adam utmayı'  memnu ve kerih bir meyveye dönüştüren hocamın hallerine belli konu başlıkları ile bakmak daha doğru olacak.

 

BALIKÇILIĞI:

 

Balık onun nazarında bildiğimiz balık değil. Ülke ve millet meselelerinde, alemi İslam'a gelen her darbeyi ruhunda, kalbinde hisseden bir saf müslümanın, Sezai Karakoç ağabeyin dediği veçhile "Sırrımı söylüyorum vefakar balıklara/Onlar tutacak bu dünyada yerimi" çerçevesinde, sır tevdi etme ameliyesi olarak tecelli etmektedir. Dünyevi olarak közlenmiş soğan, arada bir Hacı'nın kuru fasulyesi, Ali Hocamın pişirdiği kebaplar beşeriyet muktezasıdır .Yahut tespihte gafleti aradığını söyleyen zişuur dervişin, çağcıl bir yansıması olarak da anlaşılabilir hocamın balıkçılığı.

 

Türk okur yazar tipinin Frenk meşrepliğine bir gönderme olarak da balıkçılık gündeme gelir bazen. Kendi dildaşlarını tenzih ederek aydınlığı bir marka gibi taşıyanlara gönderme olarak "yazarlar ve balıkçılar " ayrımı yaptığı da vakidir. Tabiatın fıtri diline dönmek, şehrin kaypak ve numaracı havasından kaçmak da elbet balıkçılık serüveninin bir başka yönüdür.

 

İNEKÇİLİĞİ:

 

Hocamın Vatan, Millet, Sakarya ekseni hiç değişmez. Uykuda, balıkta, uyanıkken, okulda, evde illa da vatan, illa da millet, illa da Sakarya çabası vardır. Bu çaba yoksa hocam kendisi değildir zaten. Bu sebeple ülke anormal, kendi tabiri ile hormonlu gündemlerle boğuşurken, ecnebi meftunu aydınları adam sayıp konuştururlarken hocam da ülke gündemine kendine has, saf ve yerli bakışla katkıda bulunur. Mazisi yirmi yıla dayanan Türk inekçiliği projesi ,yine ,böyle bir gündeme gönderme olarak tecelli etti ama hocamın kerameti ,memlekette bir inek krizi baş gösterdi ve angus nam hayvanlar ülkenin bir numaralı gündemi oldu.

 

Hocam Türk inekçiliği fikri ile liberalizm ve kapitalizmle kafası karışık, kendince ülkeye reçete sunanlara, hormonsuz bir çıkışla ayar vermek istemişti. O günlerde saçma sapan ABD ve AB eksenli projeleri tercümeden başka bir özelliği olmayan "devletlü" takımına ve şürekasına halk çıkışıydı. Ve zaman hocamı haklı çıkardı!

 

YABANCI DİL TUTUMU:

 

Hocam, Eyropa görmüş adamdır, dünyevi mesleği de kendi tabiri ile "gavurca" hocalığıdır. Kaderin tecellisine bakın ki kimse hocamı yabancı dil hocalığı ile bilmez, anmaz. O, düşünceleri, mefkuresi, sancılarıyla ve bu değerlerin bütünüyle anılan kelimenin tam manasıyla hocadır! Eyropa görmüş biri olarak Batı'yı "Frenk" bilen, pislikten kaynaklanan hastalığa "frengi" adını veren bir kültürün ahfadıdır. Almanya seyahatinde akşam sabah muz yediği yine ona dair tevatür arasındadır. Ülkemizin yıllardır bir ülkeyi geçindirecek kadar para sarf ettiği yabancı dil kompleksi elbette hocamın dikkatinden kaçamazdı. Her yıl milyar dolarların bu uğurda sarf edildiğini gören hocama göre "gavurca" zaman zaman "bonjur" kelimesi ile gündeme gelir ve onun ince nüktesinden nasibini alır.

 

Kendisi Eyropa görmüş bir zat olarak hem Avrupaperestliğe hem de yabancı dil tutumuna "bonjur" la öyle bir tokat vurur ki insanın yabancı hayranlığından, saçma sapan yabancı dil kompleksinden kuduz köpekten kaçar gibi kaçması gerekir.

 

UYKU, İLİM BİRLEŞKESİ:

 

Hocamın soğandan önce mi sonra mı tam kestiremediğim sevdiği başka şeyler de var. Bunlardan biri kesin uyku diğeri ise sıcak! Uyku deyince elbette akla ilk gelen Necip Fazıl'ın "Uyku katillerin bile çeşmesi/Yorgan Allahsıza kadar sığınak/ Teselli pınarı sabır memesi/Size şerbet bana kum dolu çanak" dörtlüğüdür elbet. Ancak hem hocamı hem Necip Fazıl'ı dikkatle okuyan biri, hocamın uykusunun son iki mısra ile irtibatlı olduğunu anlar. Hocam, teselli pınarı ve sabır memesinin bile kum dolu çanak olduğu eksende yanıyor diye düşünüyorum.

 

Uykuyu gündeme alması bile onun uyuduğunu, uyuyabildiğini değil tam tersi o teselli ve unutuş pınarından ne denli uzak olduğunun kanıtıdır. Ancak bu satırın yazarı İmam Ali Efendimizin Nehcü'l Belağa adlı eserini okurken "Yakin üzere olan uyku, şüphe üzere olan namazdan daha hayırlıdır." sözünü gördüğümde aklıma dostlarım ve arkadaşlarım arasında ilk hocam geldiyse hocamın uykusunda bir "yakin" kokusu olduğunu ifade etmeliyim!

 

MODA KAVRAMLARA BAKIŞI: FARKINDALIK

 

Hocamın, bazı mikroplardan daha zehirli, en ince diplomasiden daha etkili, en etkili silahtan daha öldürücü kelimeleri olduğunu bilenlerdenim: kadın hakları, laiklik, özgürlük, demokrasi... Nereye çeksen, çekilecek; geçtiği ele göre öyle ya da böyle anlam kazanacak kelimelere bilhassa alerjisi olduğu bir vakıa. Bu kavram bombardımanına, kavram kargaşasına hocamın tepkisi "farkındalık" ile sembolize edilebilir. Hocam İslamcı kesimin bu kavram zaafına "farkındalık" ile tepki koyar. Şimdilerde kişisel gelişim teranesinin yerini alan farkındalığın hocamın ironisinden nasiplendiğini belirteyim. Bu adı taşıyan eseri görür görmez ilk tepkisi "Ali bu farkındalık lafından huylanıyorum!"

 

Temel değerleri, adalet duygusunu, vicdanı, okunan ezanı, ağlayan yetimi es geçip de saçma sapan dünyevi şeylere gelince "farkındalık" taşıyanlar, taslayanlar hocama göre GDO'su değişmiş ürün misali tehlikeli ve özünü kaybetmiş zavallıdan başkası değildir!

 

ÖLÜ YATIRIMLARI:

 

Hocamın güzel beşeriyeti elbette kâra ayarlı olmaz, olamaz. Maraşlı olmayanlara yemek yedirmesi, siyasete girmeyecek kimselere umut bağlaması, ölü yatırımlar cümlesindendir. Ama yine de daha önce gurbeti yaşayan biri olarak, Çorum yıllarına hürmeten verdiği yemekler ile arkadaşlarında bulduğu cevher hasebiyle yaptığı yatırımlar, kendisine dönmese de ziyanda olduğunu sanmıyorum! Sivaslı biri de hocama Sivas'tan madımak getirerek ikramda bulunur yatırım ölü olmaktan çıkar bir nebzecik de olsa!

 

ÜLKÜCÜLÜĞÜ:

 

Hocama göre Türkiye'de hiçbir cemaat ve parti son tahlilde finali oynayamaz. Evet, Müslümanların itini sever, evet, diğer meşrepleri ülkücülerden daha derli toplu, daha intizamlı bulur ama mesele finale gelince hocam -ülkücülerin tüm arızalarına rağmen- finali ancak ülkücülerin oynayacağını bu sebeple de ocakların boş bırakılmaması konusunda değişmez, değiştirilemez bir asabiye taşır. Hocamın ülkücülere karşı hassasiyeti bu final öngörüsü ile alakalıdır! Ülkücüleri daha hesapsız, daha hasbi ve siyaseti ranta çevirme kabiliyeti bakımından diğerlerinden daha temiz bulan anlayışı şimdiye kadar değişmemiştir, şimdiden sonra da değiştirilemez.

 

Hocam için ülkücülük de budur: Millet namına, namsız, şöhretsiz ölebilmek! Hocam bu finalde sizin tezgahınızdan geçen, feyzinizden bereketlenen ama şimdilerde ülkücülere, ocaklara mesafeli gardaşlarım da oynayacak mı? İsmail, Hacı, Doktor, Ejderha, Fazlı, Ferhat ikinci yarıda mı girecek sahaya yoksa ta başından mı oyunda olacaklar?

"Muzaffer olur Gözükara ordular!"

"Hocam bonjur!"

 
Etiketler: Müslümanın, itini, bile, seven, adam, Muzaffer, Gözükara
Yorumlar
Diğer Yazılar
Sağcılık Kur’an-ı Kerim’e göredir.
Oy kullanmadan önce türkü dinleyin
Chp’nin iflâh olmayacağına dair
Açlığa medhiye
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Doğu’nun oğulları
Batı’nın oğulları üretme merkezi
Mebusluğun dayanılmaz(!)câzibesinden istikametini bozanlar
İyi nedir, iyi insan kimdir?
Anıtkabir’de îman tazelenir mi?
“Bir derdim var bin dermâna değişmem”
Doktorluk tasavvuf ve hikmet mektebinden sonra okunmalı
Hapishâne risâlesi-7
Hapishâne risâlesi-6
Hapishâne risâlesi-1
Kim İslâm üzere milliyetçiyim diyorsa makbuldür
Kur’anî mânada milliyet ve milliyetçilik
Ali Hocam yazısı
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Bâtıl Türkçüye göre Türkler “Araplaşıyor”muş-2
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
“Bitmeyen millî mücadele”
Dünya Kadınlar Günü’nün gerçek yüzü
Bâtıl Türkçünün Hakk’a tapan Türk’e zararları-3
Bâtıl Türkçüye göre din değişebilir, milliyet asla!
Bâtıl Türkçü ile Hakk’a tapan Türk bir değil
“Ne haçlı, ne şaman Türk! Müslüman, Müslüman Türk”
Necip Fâzıl’ın vasfettiği Türkler
Millet kimlikli Türk mü, ulus kimlikli Türk mü?
“Altun ordu” nam Türk ordusunun meziyeti
“Savletinle titresin” düşman ey Türk ordusu!
Hakk’a tapan Türk milletinin ordusu serhat boylarında…
Kültür Bakanına sual: Troyalılar Türk müydü?
Bosnalı millettaş Yemen Türküsü’nü söyleyince…
Dergiler fikir ve edebiyatın burçlarıdır
Evi barkı yıkan kitap delileri
İnönü Amerikancılığı utanç verici yıllardır
Kültürün iktidarı mı, iktidarın kültürü mü?
İstiklâl Marşı Şairi’ni fişleyen Cumhuriyet erdemli olabilir mi?
Mehmed Âkif’in cenazesinde Cumhuriyet’in şefleri yoktu
Yılbaşı kutlama pespâyeliğini Kemalistler resmîleştirdi
KUMARBAZ CUMHURİYET’İN MURDAR MİLLÎ (!) PİYANGOSU
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
Sahaf Hasan Efendi
“Selülozofiller” ve “Bibliyofiller”
Faydasız kitap okumak
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Cumhuriyet Bayramı”nı kimler niçin kutlar?
“Şifa kabul etmez ağır kitap hastaları”
Mecânin-i kütüb yahut kitap mecnûnları
Kitap yârânının efendisi
“Oku! zira okumayan azgınlaşır”
Musul / Kerkük’ün başına gelenlerin müsebbibi Lozancılardır
Türkler Hakk’a tapan millettir
Müslüman mahallesinde domuz dersi verilir mi?
İtirazın İsmailcesi
İsmail bayramı
Her kurban İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
İsmail ve bıçak
Kimi etine tâlib olur İsmail’in, kimi adanmışlığına
Milliyetçilik, cumhuriyet ve devlet Atatürkçülükle mi kaimdir?
Herkes İsmail olmalı
Osmanlı’da askerlik meselesi
Bir buğday yetiştiricisi bir darbeci generalden değerlidir
Dergi de okuyalım; dergisiz olmaz
Kitap ve dil
Yarın ölecekmiş gibi yazmak
Modern yazı seküler ve aidiyetsizdir
Kurtla çoban arasında mesai yapanlar
Kurtla bir olup kuzuyu yedikten sonra çobanla ağlayanlar
Darbeci bir general şu mısraları okuyabilir mi?
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Darbeci generaller psikopattır
Darbeci generallerin çöküşü
15 Temmuz darbeci generallerle milletin savaşıdır
Darbeye karşı selâ, ezan, millet
İyi yazı kütük ve nakış sahibidir
“İyi yazı kötü yazı”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Aynaya bakmak marifettir
Aynaya bakınca ne görüyoruz?
Somalili Mahmut’un yüreğinde Türkiye/Somali kardeşliği
Edebî hayatların kitabı: “Mekân Hikâyeleri”
Cümle Âlemin Efendisi’ne (s.a.v.) hâlnâme
Alkollü hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi
CHP’nin cemâziyelevvelini bilir misiniz?
Dil Kapısı’ndan geçenler
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Ehl-i gece olmak
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
Avrupa’nın binyıllık Türk korkusu
İstiklâl Marşı mı değişsin, Cumhuriyet mi?
Türk’ün güzel sıfatlarından alpereni doğru anlamak
Cumhuriyetin “Millî” kavramına ettiği zulümler
Terkip ve İnşâ dergisinden “İslâm maarif sistemi
Millet kimlikli Türklük mü, ulus kimlikli Türklük mü?
Türk’ü Türk yapan Cumhuriyet değil, İslâm’dır
Himmeti millet olan Türklüğe ihtiyaç var
Kumarbaz Cumhuriyetin Murdar Millî (!) Piyangosu
Kalbiniz kışa dönmüşse baharla diriltin
“Aman” diye kimi çağırmalı?
Şehitlerin kanı yüzümüze değiyor/ kaatil: ABDHDPKK’dır
“Çaldım yârin kapısın…”
“Çınar”ı nasıl bilirsiniz?
Sadra şifa bir kitap: “Evin Mahremi Olmak”-2-
Kemalistler Batılılaşma uğruna Musul’dan vazgeçti
Ey ahmak! ölümden güzel bir şey var mı?
Ölümle aranız nasıl?
Müslüman Doğulu musunuz, Batılı mı?
Dil Kapısı
İsmail ve bıçak
Cemaat önderi, hocaefendi ve âlim sıfatlı Belâmlar
Bu ülke ecdadımındı / bugün benim / yarın oğlumun ve onun oğullarının olacak
Darbeci generallerin soy ağacı
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Göster Âl-i Osman Türklüğünü Ey Türk Ordusu!
Siyaset elinde şahlanamayan bir hareket: Alperen Ocakları
Kurtlar ve darbeci generaller
Hayat yavaştı yavaş yaşardık eskiden
Ezanın hasmı darbecilerin ezana yenilişi
“General elbisesi giyen horoz”
Muhsin Yazıcıoğlu suikastının kuyruğu göründü…
Türkler Hakk’a tapan millettir
Darbeye karşı selâ, ezan ve millet
Tanrı yok, generaller var!
Darbeci generaller psikopattır
Bir buğday yetiştiricisi bir generalden değerlidir
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Türkiye Yazarlar Birliği Kahramanmaraş Şubesi’nin başına gelenler
Ey generaller! sizi sigaya çeken bir millet var
Darbeci generallerin çöküşü
Târih şöyle yazacak: Darbeci generallerle milletin savaşı
“Tek Kapı” ya açılan Kapılar…
İnsanlar televizyon seyrederek ölüyorlar
Müslümanın hayatına giren Avrupa âdetidir tâtil
Eşref-i mahlûkat’tan homoekonomikus’a dönüşenler
Ölüm haberleri ve tâziyelerimiz de laikleşiyor
Sizi alnınızdan öperim Alperenler!
Uykuya dost olan Müslüman çoğalıyor/sa…
Benim yaram derin derin…
Vatan hainliğinin târifi
Amerikan yardımı alan 27 Mayıs darbecileriyle CHP ikizdir
Sohbetle sahâbe olanların milletindeniz
Medeniyet dâvamızı omuzlayan dergi: Terkip ve İnşâ
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Yüreklerinde anne ateşi sönmeyen iki şair:
Hümâ kuşuna yahut “Himmet Hümâları” na tutunmak
Laik-altı ok anayasası Müslümanca ıslah edilmeli
Türkiye, Büyük Doğu Fikrine muhtaç
Dostunuzu, yâni benzerinizi bulun
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
Modernizme karşı dost ve dostluk
Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm doğduğunda
Suriye meselesini yakın tarihte aramak
Bin miligramlık şiir böyle olur efendiler!
“Okuryazar mısın, Uyurgezer mi?”
Dil Kapısı’ndan geçmedikçe
Vatan müdafaasına çıkan dost hüzün yollamış
Nekrofil PKK ve dış düşmanlar yine Ankara’da…
“Ağlayın su yükselsin belki kurtulur gemi”
28 Şubat’ın apoletli kurtlarıyla bir olup kuzuyu yiyenler
Mukaddesatçı iktidarın medeniyetle imtihanı
“Yârin Şifa Kapısı”
“Türkü Yazıları”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Bir Hocam ve Dükkânnâme
Türkiye, Bayırbucak’ı ilhak etmeli
Maraş Maraş Derler Kahramanlığın Adına
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Türkiye PYD’ya karşı Suriye Türkmenlerini Masa’ya getirmeli
Türkiye’de aydının anatomisi
Medine, Medeniyet ve Şehir
Akademisyenin recüliyeti var mı?
Hüda Par’dan iki mektup
Türkçülerin meylettiği müelliflerin medeniyet fikrindeki ârıza ve farklılıklar
Ârızasında ısrar eden bir Türkçünün ithamnâmesi
Mehmet Âkif, Kemalist cumhuriyeti tasdik etmedi
“İktidarda Kim Var?”
Mehmet Âkif’in cenazesinde cumhuriyetin şefleri yoktu
El çek hüznümden ey zâhir erbabı
Türkçülük hareketinin Türklük anlayışı ârızalıdır
Türk milliyetçilerinin iflah olmaz hastalığı: “Atatürk’e bağlılık”
Her yer kitap, her yer fikir ve edebiyattı o gün…
“Rıza” yahut “Râzı” olmayı unutunca…
“Kelimelerin Seyir Defteri”nde yazılanlar
İslâm Medeniyetinin mukaddimesi: Câmi
“Ya Tahammül Ya Sefer'den Bize ‘İstikrar’ Düştü!”
Türkiye’deki milliyetçi hareketler İslâmî ihtiyaçtan doğmadı
“Bosna Bizim Neyimiz Olur?”
Milliyetçilik yola özürlü çıkınca…
Alkollü laik hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi-1-
Chp’nin bugünü de cemâziyelevveli gibi kirlidir
“Maruz Kalanlar Nesli”
Kaldırım imarına değil, gönül imarına ihtiyaç var
Âkif, İslâm; Gökalp, Batı medeniyetinden yanadır
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
İslâm medeniyetinde mûsikî “hikmetten bir cüzdür”
Üç yaralı kavram: asabiyet, kavmiyet, milliyet
“Çağın İsmailleri! bize et size cennet düştü”
Her kurban bir İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Dindar Kürtlerin ve bir Astsubayın HDPKK hakkında görüşleri
Dindar / ümmetçi Kürt kardeşlerimizin cevapları
Dindar / Ümmetçi Kürtler de özerklik ve resmî dil istiyorsa…
Said Nursî Hazretlerinin “Medeniyet-i Kur’ânîye” fikri
“Aç canavara (HDPKK) tahabbüb, iyiliğini değil iştahını artırdı
Modernizmin bulaştırdığı bir hastalık: “İhtiyaç tuzağı”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Kim “HDPKK”ye oy ve medya desteği vermişse haindir
Fikir Teknesi’nden peş peşe fikirli kitaplar…
Ahmet Cevdet Paşa’nın fıkıh üstü Medeniyet-i Cedide’si
Şehitlerin kanı yerde mi kalacak?
Nekrofil (ölüsevici) PKK, Amerika/İsrail provokasyonu iş başında
“Gurbet nedir bilir mi o menfâya gitmeyen?”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Gök Kapılarından geçmek
Doğu Türkistan’a Ecdâdımız Gibi Gitmek
Alperen, İslâm devleti dâvasının mükellefiyetini taşıyana denir
Kürtçülüğün çâresi Said-i Nursi Hz.lerinin fikirlerindedir
CHP’nin desteklediği 27 Mayıs darbecilerine Amerikan yardımı
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
“Amerikan saatine göre uyuyan Türk münevveri…”
“Millet”in târifi yahut millet olmanın müslümancası
19 Mayıs bayram değil, Atatürkçülük karnavalıdır
Nü-sever General Evren’in Akıbeti
İdrakimize vurulan Atatürkçülük zincirini ne zaman kıracağız?
Medeniyetimize Kasteden Medeniyetsiz Cumhuriyet
İktidar da dâhil, partilerin seçim vaatleri bayat ve fikirsiz
Altı ok muhibbi bir zındık: domuzsever Abdullah Cevdet
“Dinî” mânasına gelen “millî” kavramı neleri haizdir
Dostâne Fiskeler
Efendimiz Aleyhisselâtüvesselâm’ın şehri Medine
Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm doğduğunda
“En iyi Türk ölü Türktür; en iyi Kürt ölü Kürttür”
“Daha Çok Ölü İstiyorum”
Fikir Teknesi’nden Necip Fazıl ve Büyük Doğu Devleti üstüne kitaplar
Tekbir, salavat ve mehterle Çanakkale şehitlerini yâdeden üniversite…
Altı Ok Cumhuriyetinin kadın projesi: “Kur’an’ı kapa, kadınları aç”
Hilâfetçilikten Devrimciliğe Evrilen “CHP Makyavelizmin Partisidir”
28 Şubat’ın paranoyak generalleri
Kıyafet İnkılâbının Kurbanı Kadınlar ve Kızlar
Bir “Türkçü” nün Türkler için zararlı fikirleri-2
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
K. Maraş
Az Bulutlu
Güncelleme: 17.07.2018
Bugün
23° - 37°
Çarşamba
23° - 36°
Perşembe
24° - 35°
K. Maraş

Güncelleme: 17.07.2018
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı