Yazı Detayı
02 Ekim 2017 - Pazartesi 05:12 Bu yazı 500 kez okundu
 
Musul / Kerkük’ün başına gelenlerin müsebbibi Lozancılardır
Ahmet Doğan İLBEY
lbeyali@hotmail.com
 
 

“Atatürk şöyleydi böyleydi” hurafesi yine hızlandı. İktidara mensup faal bir milletvekili de yalan söyleyen Atatürkçüler gibi konuşmuş:

 

“…Atatürk ve arkadaşları Lozan’da bir anlaşma yaptılar. Bana göre o günkü şartlar içinde yapılan en iyi anlaşmadır. Devletin tapusudur. Lozan’dan gelenler Ankara’ya gelince ağladı. Artık 100 yıl savaşmayacağız geleceğimizi kurtardık diye. Mustafa Kemal ölmeden önce Hatay’ı da memleketimize dâhil etti. Ömrü yeterse Musul ve Kerkük’ü de vatan topraklarına katacaktı fakat ömrü yetmedi.”

 

Bu beyanata aklın ola da inanasın. “Lozan o günkü şartlar içinde iyi anlaşmadır” demek bir fasaryadır. Beyan sahibi kafadan atmış.  Lozan anlaşmasını bilmediği veya zamâneye uyarak popülizm yaptığı açık.

 

Haçlıların, yâni Avrupalıların Lozan’da verdiği sertifikaya “Devletin tapusudur” demek, Türk millet ve devletine ağır saygısızlıktır, cehalettir, tarih bilmemektir.  Devletimizin tapusu 1071’de tescil edilmiştir. 1453’de ve 1920 İstiklâl Harbiyle de devletimiz tapusunun tescili şüheda kanlarıyla tescili bir daha yapılmıştır.

 

Diğer yanlış ise, Lozan delegeleri Ankara’ya gelince M. Kemal ağladı, ifadesi de kopkoyu bir yalan…  Ağladığını yazanlar Kemalist yandaş dostları ve gazete mensuplarıdır ki, bütünüyle propaganda maksadı taşıyor ve bir hezimet faturası olan Lozan anlaşmasını millet nezdinde önemli göstermenin reklâmlarından sadece biridir.

 

Beyanattaki üçüncü fasarya da “Ömrü yetseydi Musul ve Kerkük’ü de vatan topraklarına katacaktı…” ifadesidir. Böyle bir durum kesinlikle söz konusu değil. Bırakın ömrü yetseydi vatana katacak olmasını, Musul/ Kerkük’ten hem Batılı modern Cumhuriyet projesini hayata geçirmek, hem de Lozan’da kabul edilen sınırlar haricinde asla savaşmamaya karar verdikleri için böyle bir düşüncesinin olması gayr-ı kabil.

 

Çünkü bugün Musul / Kerkük’ün başına gelenlerin ardından “Musul’u unutmadık, Musul’u ve Türkmen soydaşları esaret altında bırakanlar” gibi yaftalarla ağzı dolusu konuşarak şimdiki zaman sorumlularını suçlamak gerçeklerden uzaktır. Oysa Musul’un başına gelenlerin ilk müsebbibi Kemalistlerdir.

 

Musul ve Kerkük’ün Türkmenleriyle birlikte Türkiye eliyle esaretten kurtarılmasını arzu edenlerdenim. Musul ve Kerkük’ün makus talihini Lozan ve Lozan sonrasında İngiltere’ye bırakanlar M. Kemal ve İnönü hükümetleriydi. M. Kemal ve kadrosu Millî Mücadele’nin sürdüğü 1922 yılı sonuna kadar Anadolu’daki Kürtleri hayli İslâmî bir dille “Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti, Türklerin olduğu kadar Kürtlerin de hükümetidir. Çünkü Kürtlerin gerçek ve meşrû temsilcileri Millet Meclisi’ne girmiştir. Türklerin temsilcileriyle aynı ölçüde ülkenin hükümetine ve yönetimine katılmaktadırlar. Kürt halkı ve meşrû temsilcileri, Musul Vilayeti’nde oturan kardeşlerinin anayurttan ayrılmasına razı değillerdir” tarzında siyaset yapıyordu.

 

MİSAK-I MİLLÎ BEYYANNÂMESİ’NDE MUSUL ÖNCE VAR, SONRA YOK

 

Efsanevî belge diye yutturulan Misak-ı Millî Beyannamesi defalarca delinmiştir. M. Kemal, Millî Mücadele öncesi Erzurum ve Sivas Kongresi konuşmalarında “haksız işgal edilen” yerleri sayarken Misak-ı Milli sınırları içindeki Musul’un adını saymaz. ABD’nin Anadolu’ya gönderdiği gözlemci General Harbord ile görüşmesinde Musul’un adı bile geçmez.

 

M. Kemal, başından beri Musul’u Misak-ı Milli sınırları içine katmak için savaş yapmaya razı değildi. Ancak Anadolu’daki Kürtleri Millî Mücadele’ye katılmaya razı etmek için bir müddet Musul’u kurtarma hedefini İslâmî üslûpla kullandı.

 

Mustafa Armağan’ın “Gerçekler ve Efsaneler” kitabına göre, M. Kemal 1920’de TBMM’nin açıldıktan sonra ki, İstiklâl Savaşı’nın ve Kürtlerin bulunduğu İslâmî dozlu Meclis’in durumunu hesaba katarak millî sınırımızın İskenderun’un güneyinden doğuya doğru uzanarak Musul’u, Süleymaniye’yi ve Kerkük’ü içine aldığını söyler. Doğudaki Kürt aşiretleri Millî Mücadele katmak siyasetiydi ki samimiyetle sürdürülseydi doğru bir siyasetti. 

                                                                                                                  

M. Kemal ve İsmet İnönü, Lozan görüşmelerine hazırlanırken “Musul Misak-ı Millî sınırları içindedir…” siyasetini yürüttüler. Hattâ Musul’dan fazla toprak almak uğruna Kürtlere Türkiye’de özerklik vermekten, İngiltere’ye de petrol ayrıcalıkları tanımaktan yana olduğunu, dahası Hilafetin kaldırılmasının dahi teklif edilebileceğini ileri sürdüler.

 

1923’ün başında İngilizlerden Musul ve Kuzey Irak’taki Kürtlere devlet değil, kısmî özerklik verileceğini öğrenen M. Kemal, plânladığı ulus devlet projesinde Kürtlerin problem çıkarması ihtimaline karşı Musul’u Misak-ı Millî sınırları dışında bırakan siyaseti öne çıkarır.

 

TBMM’de 27 Şubat’tan 6 Mart 1923’e kadar süren görüşmelerde, M. Kemal’e muhalif mebusların oluşturduğu İkinci Grup, hükümetin Musul/ Kerkük politikasını ağır şekilde eleştiriyordu. Grubun lideri Erzurum Milletvekili Hüseyin Avni Ulaş’ın konuşmasını iyi okumak gerek. Musul ve Kerkük’ün başına gelenleri anlamak ve müsebbiplerinin kimler olduğunu bilmek için sadece bu konuşmayı iplik iplik çözmek gerek.

 

O gün Meclis’te M. Kemal, İnönü ve yandaşlarına karşı yüreğinden fışkırırcasına gür ve samimi bir sesle konuşan gerçek bir vatansever Hüseyin Avni Bey’i dinleyelim:

 

“Efendim, Cemiyeti Akvam İngiliz şurasından başka bir şey değildir…. Eğer aczimiz varsa resmen veririz. Kendi kendimizi aldatmayız efendiler.… İngilizlerden Mısır’ı aldınız, Kıbrıs’ı aldınız mı efendiler? Musul’u bugün sana vermeyen yarın niçin versin?... Şimdi efendiler, eğer feda etmek icab ediyorsa millete yalancı bir sulh, yarım bir sulh getirmeyiniz…. Bir sene sonra Cemiyeti Akvam vermezse harb edeceğim diye aldatmayınız!”

 

M. KEMAL: “MİSAK-I MİLLÎ’NİN BELLİ BİR SINIR ÇİZMEDİĞİNİ” SÖYLÜYOR

 

Meclisteki Kürt asıllı milletvekilleri Musul’un Kürt vatanı olduğunu söyleyerek Musul’un kesinlikle bırakılmamasını istiyorlardı. M. Kemal, Hüseyin Avni’nin Meclis’teki en yakın dâva arkadaşı Trabzon Milletvekili Ali Şükrü Bey’in üzerine yürür. Sonra kürsüye çıkıp Misak-ı Millî’nin belli bir sınır çizmediğini, meseleyi bir yıl ertelemenin Musul’dan vazgeçmek anlamına gelmediğini, eğer istenirse Musul’un askerî yollardan alınabileceğini, ancak savaşa girmenin son derece sakıncalı olduğunu söyler.

 

Tartışmalar bu minval üzere sürerken, İkinci Grubun milletvekili Yusuf Ziya Bey “Musul Misak-ı Millî dâhilinde mi, değil mi?” diyerek Rauf Orbay Paşa’ya soru sorar. Paşa tek kelimeyle “Dâhilindedir” diyor.

 

Bunun üzerine kürsüye gelen M. Kemal, Misak-ı Millî’de harita ve dolayısıyla sınır olmadığını söyler. Misak-ı Millî yanlış anlaşılmıştır. O milletin menfaati ve Meclis’in isabet-i nazarından ibarettir. Dolayısıyla sabit değil, esnek bir kavramdır. Yerine ve zamanına göre yeniden şekillenebilir.”

 

Kemalistlerin Meclis’ten yeni hükümete güvenoyu isterken Musul meselesinde 1920’den bu yana oynak ve pragmatist siyasetine dikkatinizi çekerim. Bağımsızlığı tehlikeye düşürecek bir anlaşmanın imzalanmaması, ısrar edilirse savaşılması şartıyla hükümete güvenoyu ister. Oylamaya 190 milletvekili katılır, 170’i güvenoyu verirken 20 üye karşı oy kullanır, 85 üye ise oylamaya katılmıyor.

 

Tarihe dikkat edilmesini hatırlatırım. Hüseyin Avni’nin liderliğindeki İkinci Grup milletvekilleri listelerden çıkarılarak göstermelik seçime gidilir. M. Kemal’in bizzat yazdığı adayların seçildiği milletvekilleriyle Lozan görüşmelerinin ikinci turu başlar. Yeni meclis açılmadan 24 Temmuz 1923’de Lozan Anlaşması Musul/Kerkük dışarıda bırakılarak imzalanır.

 

Musul/ Kerkük meselesinin detaylarını öğrenmek isteyenler tarihçi Mustafa Armağan’ın adını zikrettiğimiz kitabıyla resmî tarihi çöpe atan D. Mehmet Doğan’ın “Türkiye Cumhuriyeti Tarihine Giriş” ve Prof. Dr. Mim Kemal Öke’nin “Musul-Kürdistan Sorunu” kitaplarına bakabilirler.

 
Etiketler: Musul, /, Kerkük’ün, başına, gelenlerin, müsebbibi, Lozancılardır,
Yorumlar
Diğer Yazılar
“Dil Edebi”
“Turnalar Ali’mi görmediniz mi?”
Ana ile oğulun dostluğu
Her kurban İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Modern inkırazlar geliyor…
İnkıraz bir kez gelmeye görsün…
Sağcılık Kur’an-ı Kerim’e göredir.
Oy kullanmadan önce türkü dinleyin
Chp’nin iflâh olmayacağına dair
Açlığa medhiye
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Doğu’nun oğulları
Batı’nın oğulları üretme merkezi
Mebusluğun dayanılmaz(!)câzibesinden istikametini bozanlar
İyi nedir, iyi insan kimdir?
Anıtkabir’de îman tazelenir mi?
“Bir derdim var bin dermâna değişmem”
Doktorluk tasavvuf ve hikmet mektebinden sonra okunmalı
Hapishâne risâlesi-7
Hapishâne risâlesi-6
Hapishâne risâlesi-1
Kim İslâm üzere milliyetçiyim diyorsa makbuldür
Kur’anî mânada milliyet ve milliyetçilik
Ali Hocam yazısı
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Bâtıl Türkçüye göre Türkler “Araplaşıyor”muş-2
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
“Bitmeyen millî mücadele”
Dünya Kadınlar Günü’nün gerçek yüzü
Bâtıl Türkçünün Hakk’a tapan Türk’e zararları-3
Bâtıl Türkçüye göre din değişebilir, milliyet asla!
Bâtıl Türkçü ile Hakk’a tapan Türk bir değil
“Ne haçlı, ne şaman Türk! Müslüman, Müslüman Türk”
Necip Fâzıl’ın vasfettiği Türkler
Millet kimlikli Türk mü, ulus kimlikli Türk mü?
“Altun ordu” nam Türk ordusunun meziyeti
“Savletinle titresin” düşman ey Türk ordusu!
Hakk’a tapan Türk milletinin ordusu serhat boylarında…
Kültür Bakanına sual: Troyalılar Türk müydü?
Bosnalı millettaş Yemen Türküsü’nü söyleyince…
Dergiler fikir ve edebiyatın burçlarıdır
Evi barkı yıkan kitap delileri
İnönü Amerikancılığı utanç verici yıllardır
Kültürün iktidarı mı, iktidarın kültürü mü?
İstiklâl Marşı Şairi’ni fişleyen Cumhuriyet erdemli olabilir mi?
Mehmed Âkif’in cenazesinde Cumhuriyet’in şefleri yoktu
Yılbaşı kutlama pespâyeliğini Kemalistler resmîleştirdi
KUMARBAZ CUMHURİYET’İN MURDAR MİLLÎ (!) PİYANGOSU
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
Sahaf Hasan Efendi
“Selülozofiller” ve “Bibliyofiller”
Faydasız kitap okumak
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Cumhuriyet Bayramı”nı kimler niçin kutlar?
“Şifa kabul etmez ağır kitap hastaları”
Mecânin-i kütüb yahut kitap mecnûnları
Kitap yârânının efendisi
“Oku! zira okumayan azgınlaşır”
Türkler Hakk’a tapan millettir
Müslüman mahallesinde domuz dersi verilir mi?
İtirazın İsmailcesi
İsmail bayramı
Her kurban İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
İsmail ve bıçak
Kimi etine tâlib olur İsmail’in, kimi adanmışlığına
Milliyetçilik, cumhuriyet ve devlet Atatürkçülükle mi kaimdir?
Herkes İsmail olmalı
Osmanlı’da askerlik meselesi
Bir buğday yetiştiricisi bir darbeci generalden değerlidir
Dergi de okuyalım; dergisiz olmaz
Kitap ve dil
Yarın ölecekmiş gibi yazmak
Modern yazı seküler ve aidiyetsizdir
Kurtla çoban arasında mesai yapanlar
Kurtla bir olup kuzuyu yedikten sonra çobanla ağlayanlar
Darbeci bir general şu mısraları okuyabilir mi?
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Darbeci generaller psikopattır
Darbeci generallerin çöküşü
15 Temmuz darbeci generallerle milletin savaşıdır
Darbeye karşı selâ, ezan, millet
İyi yazı kütük ve nakış sahibidir
“İyi yazı kötü yazı”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Aynaya bakmak marifettir
Aynaya bakınca ne görüyoruz?
Somalili Mahmut’un yüreğinde Türkiye/Somali kardeşliği
Edebî hayatların kitabı: “Mekân Hikâyeleri”
Cümle Âlemin Efendisi’ne (s.a.v.) hâlnâme
Alkollü hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi
CHP’nin cemâziyelevvelini bilir misiniz?
Dil Kapısı’ndan geçenler
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Ehl-i gece olmak
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
Avrupa’nın binyıllık Türk korkusu
İstiklâl Marşı mı değişsin, Cumhuriyet mi?
Türk’ün güzel sıfatlarından alpereni doğru anlamak
Cumhuriyetin “Millî” kavramına ettiği zulümler
Terkip ve İnşâ dergisinden “İslâm maarif sistemi
Millet kimlikli Türklük mü, ulus kimlikli Türklük mü?
Türk’ü Türk yapan Cumhuriyet değil, İslâm’dır
Himmeti millet olan Türklüğe ihtiyaç var
Kumarbaz Cumhuriyetin Murdar Millî (!) Piyangosu
Kalbiniz kışa dönmüşse baharla diriltin
“Aman” diye kimi çağırmalı?
Şehitlerin kanı yüzümüze değiyor/ kaatil: ABDHDPKK’dır
“Çaldım yârin kapısın…”
“Çınar”ı nasıl bilirsiniz?
Sadra şifa bir kitap: “Evin Mahremi Olmak”-2-
Kemalistler Batılılaşma uğruna Musul’dan vazgeçti
Ey ahmak! ölümden güzel bir şey var mı?
Ölümle aranız nasıl?
Müslüman Doğulu musunuz, Batılı mı?
Dil Kapısı
İsmail ve bıçak
Cemaat önderi, hocaefendi ve âlim sıfatlı Belâmlar
Bu ülke ecdadımındı / bugün benim / yarın oğlumun ve onun oğullarının olacak
Darbeci generallerin soy ağacı
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Göster Âl-i Osman Türklüğünü Ey Türk Ordusu!
Siyaset elinde şahlanamayan bir hareket: Alperen Ocakları
Kurtlar ve darbeci generaller
Hayat yavaştı yavaş yaşardık eskiden
Ezanın hasmı darbecilerin ezana yenilişi
“General elbisesi giyen horoz”
Muhsin Yazıcıoğlu suikastının kuyruğu göründü…
Türkler Hakk’a tapan millettir
Darbeye karşı selâ, ezan ve millet
Tanrı yok, generaller var!
Darbeci generaller psikopattır
Bir buğday yetiştiricisi bir generalden değerlidir
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Türkiye Yazarlar Birliği Kahramanmaraş Şubesi’nin başına gelenler
Ey generaller! sizi sigaya çeken bir millet var
Darbeci generallerin çöküşü
Târih şöyle yazacak: Darbeci generallerle milletin savaşı
“Tek Kapı” ya açılan Kapılar…
İnsanlar televizyon seyrederek ölüyorlar
Müslümanın hayatına giren Avrupa âdetidir tâtil
Eşref-i mahlûkat’tan homoekonomikus’a dönüşenler
Ölüm haberleri ve tâziyelerimiz de laikleşiyor
Sizi alnınızdan öperim Alperenler!
Uykuya dost olan Müslüman çoğalıyor/sa…
Benim yaram derin derin…
Vatan hainliğinin târifi
Amerikan yardımı alan 27 Mayıs darbecileriyle CHP ikizdir
Sohbetle sahâbe olanların milletindeniz
Medeniyet dâvamızı omuzlayan dergi: Terkip ve İnşâ
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Yüreklerinde anne ateşi sönmeyen iki şair:
Hümâ kuşuna yahut “Himmet Hümâları” na tutunmak
Laik-altı ok anayasası Müslümanca ıslah edilmeli
Türkiye, Büyük Doğu Fikrine muhtaç
Dostunuzu, yâni benzerinizi bulun
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
Modernizme karşı dost ve dostluk
Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm doğduğunda
Suriye meselesini yakın tarihte aramak
Bin miligramlık şiir böyle olur efendiler!
“Okuryazar mısın, Uyurgezer mi?”
Dil Kapısı’ndan geçmedikçe
Vatan müdafaasına çıkan dost hüzün yollamış
Nekrofil PKK ve dış düşmanlar yine Ankara’da…
“Ağlayın su yükselsin belki kurtulur gemi”
28 Şubat’ın apoletli kurtlarıyla bir olup kuzuyu yiyenler
Mukaddesatçı iktidarın medeniyetle imtihanı
“Yârin Şifa Kapısı”
“Türkü Yazıları”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Bir Hocam ve Dükkânnâme
Türkiye, Bayırbucak’ı ilhak etmeli
Maraş Maraş Derler Kahramanlığın Adına
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Türkiye PYD’ya karşı Suriye Türkmenlerini Masa’ya getirmeli
Türkiye’de aydının anatomisi
Medine, Medeniyet ve Şehir
Akademisyenin recüliyeti var mı?
Hüda Par’dan iki mektup
Türkçülerin meylettiği müelliflerin medeniyet fikrindeki ârıza ve farklılıklar
Ârızasında ısrar eden bir Türkçünün ithamnâmesi
Mehmet Âkif, Kemalist cumhuriyeti tasdik etmedi
“İktidarda Kim Var?”
Mehmet Âkif’in cenazesinde cumhuriyetin şefleri yoktu
El çek hüznümden ey zâhir erbabı
Türkçülük hareketinin Türklük anlayışı ârızalıdır
Türk milliyetçilerinin iflah olmaz hastalığı: “Atatürk’e bağlılık”
Müslümanın itini bile seven adam: Muzaffer Gözükara!
Her yer kitap, her yer fikir ve edebiyattı o gün…
“Rıza” yahut “Râzı” olmayı unutunca…
“Kelimelerin Seyir Defteri”nde yazılanlar
İslâm Medeniyetinin mukaddimesi: Câmi
“Ya Tahammül Ya Sefer'den Bize ‘İstikrar’ Düştü!”
Türkiye’deki milliyetçi hareketler İslâmî ihtiyaçtan doğmadı
“Bosna Bizim Neyimiz Olur?”
Milliyetçilik yola özürlü çıkınca…
Alkollü laik hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi-1-
Chp’nin bugünü de cemâziyelevveli gibi kirlidir
“Maruz Kalanlar Nesli”
Kaldırım imarına değil, gönül imarına ihtiyaç var
Âkif, İslâm; Gökalp, Batı medeniyetinden yanadır
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
İslâm medeniyetinde mûsikî “hikmetten bir cüzdür”
Üç yaralı kavram: asabiyet, kavmiyet, milliyet
“Çağın İsmailleri! bize et size cennet düştü”
Her kurban bir İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Dindar Kürtlerin ve bir Astsubayın HDPKK hakkında görüşleri
Dindar / ümmetçi Kürt kardeşlerimizin cevapları
Dindar / Ümmetçi Kürtler de özerklik ve resmî dil istiyorsa…
Said Nursî Hazretlerinin “Medeniyet-i Kur’ânîye” fikri
“Aç canavara (HDPKK) tahabbüb, iyiliğini değil iştahını artırdı
Modernizmin bulaştırdığı bir hastalık: “İhtiyaç tuzağı”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Kim “HDPKK”ye oy ve medya desteği vermişse haindir
Fikir Teknesi’nden peş peşe fikirli kitaplar…
Ahmet Cevdet Paşa’nın fıkıh üstü Medeniyet-i Cedide’si
Şehitlerin kanı yerde mi kalacak?
Nekrofil (ölüsevici) PKK, Amerika/İsrail provokasyonu iş başında
“Gurbet nedir bilir mi o menfâya gitmeyen?”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Gök Kapılarından geçmek
Doğu Türkistan’a Ecdâdımız Gibi Gitmek
Alperen, İslâm devleti dâvasının mükellefiyetini taşıyana denir
Kürtçülüğün çâresi Said-i Nursi Hz.lerinin fikirlerindedir
CHP’nin desteklediği 27 Mayıs darbecilerine Amerikan yardımı
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
“Amerikan saatine göre uyuyan Türk münevveri…”
“Millet”in târifi yahut millet olmanın müslümancası
19 Mayıs bayram değil, Atatürkçülük karnavalıdır
Nü-sever General Evren’in Akıbeti
İdrakimize vurulan Atatürkçülük zincirini ne zaman kıracağız?
Medeniyetimize Kasteden Medeniyetsiz Cumhuriyet
İktidar da dâhil, partilerin seçim vaatleri bayat ve fikirsiz
Altı ok muhibbi bir zındık: domuzsever Abdullah Cevdet
“Dinî” mânasına gelen “millî” kavramı neleri haizdir
Dostâne Fiskeler
Efendimiz Aleyhisselâtüvesselâm’ın şehri Medine
Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm doğduğunda
“En iyi Türk ölü Türktür; en iyi Kürt ölü Kürttür”
“Daha Çok Ölü İstiyorum”
Fikir Teknesi’nden Necip Fazıl ve Büyük Doğu Devleti üstüne kitaplar
Tekbir, salavat ve mehterle Çanakkale şehitlerini yâdeden üniversite…
Altı Ok Cumhuriyetinin kadın projesi: “Kur’an’ı kapa, kadınları aç”
Hilâfetçilikten Devrimciliğe Evrilen “CHP Makyavelizmin Partisidir”
28 Şubat’ın paranoyak generalleri
Kıyafet İnkılâbının Kurbanı Kadınlar ve Kızlar
Bir “Türkçü” nün Türkler için zararlı fikirleri-2
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
K. Maraş
Az Bulutlu
Güncelleme: 21.09.2018
Bugün
22° - 33°
Cumartesi
21° - 34°
Pazar
21° - 34°
K. Maraş

Güncelleme: 20.09.2018
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı