Yazı Detayı
12 Mayıs 2015 - Salı 07:30 Bu yazı 1366 kez okundu
 
Nü-sever General Evren’in Akıbeti
Ahmet Doğan İLBEY
lbeyali@hotmail.com
 
 

12 Eylül Darbesi’nin cebrî ve askerî gücü sayesinde gayr-ı meşru cumhurbaşkanı olan general Evren’in, “Darbe yapmak anayasada suç değildir. Kurucu iradeleri yargılamak, ihtilâlcinin bir başka ihtilâlci tarafından yargılanmasıdır” diyerek akla ziyan savunma yapması, onun cemâziyelevvelini, yani “nü” severliğini aklıma düşürdü.

 

Emekli olup “Marmaris sâkini” olunca şenaat ve ahlâksızlık taşıyan “nü” ressamlığını âşikar etmiş, doksanı aşan yaşına rağmen “nü” resimler yaptığını dünya âleme duyurmuştu.

 

“Nü”: Fransızca’da çıplak vücut resmi demekmiş. Nü (çıplaklık) eski Yunan toplumunda tanrıların cinsî cazibesi ve fizikî güzelliğinden doğan estetik sanatı imiş. Çıplak kadın tablosu mânasına gelen bu ahlâksız kelime, Batılılaşmış entel çevrelerde yaygın olarak “çıplak kadın” mânasıyla da kullanılıyor. Sûret tasvirinin dahi yasak olduğu İslâm anlayışında böyle bir sanatın ahlâksızlık olduğunu söylemeye gerek var mı?

 

Bir general olarak müptelâ olduğu nü resim sanatının millet değerlerine göre ayıp ve ahlâksız bir sanat olduğunu kabul etmemesi normal. Çünkü generallik Avrupa ürünü olup dinî hiçbir değere dayanmayan lâ-dînî bir subaylıktır. Millet-i beyzânın bin yıldır devletlü arasında saydığı “şanlı paşa” lıkla zihnî ve fikrî, amelî ve ahlâkî bakımdan hiçbir benzerliği yok.

 

DARBECİLİKTEN DAHA AĞIR BİR SUÇ: NÜ RESİM YAPMAK                                                        

Bu bedbaht generalin darbecilikten, insan haklarını ihlâlden ve hukuka aykırı infazlardan dolayı müebbet hapis talebiyle yargılanması, Türkiye’nin her yerinde okullardan ve caddelerden adının silinmesi onun nü-severliğinin yanında çok hafif kalırdı. 

 

12 Eylül darbesinin şefgenerali Evren nü-resimler yaparken “nü model sıkıntısı çektiğini” dile getirdiğinde yüzü hiç kızarmamıştı. Pir ü pak güzel bir ihtiyarın simasında görmeye alıştığımız edep ve hâya çizgileri onun çehresinde yoktu. Zorba, lâ-dînî ve darbeci olmasının yanında anadan üryan nü-tablolar yaparak ordunun şerefini lekeleyen bir generaldi o. 

 

“Nü” resimlerini sergilediği salonda yaptığı konuşmasının ardından nü-şinas laikçi medyamız sevinçten dört köşe olmuş, onu överek göklere çıkarmış, nü resimlerinden sitayişle bahsetmişti.

 

EVREN: “NÜ TABLOLAR YAPABİLMEK İÇİN ÇIPLAK KADIN FOTOMODEL SIKINTISI ÇEKİYORUM”

 

Nü tablolarının alâka görmesinden memnun olduğunu söylemiş ve bir şikayetini dile getirip utanç verici ve necaset kokan şu sözleri sarf etmişti: “Nü tablolar yapabilmek için değişik pozisyonlarda saatlerce çıplak (anadan üryan) kalabilecek kadın fotomodel sıkıntısı çekiyorum.” (1 Ağustos 1997 târihli gazeteler)

 

Bu edep dışı sözleri söylerken yüzünde utanma alâmeti yoktu. Utanç veren beyanatı üzerine nü-modeller gazete ve televizyon yoluyla, “Bu isteğini gönüllü olarak ve zevkle yerine getirebileceklerini...” bildirmişlerdi. Ahlâksızlık numunesi yüz kızartıcı bir sahne kadını haber göndererek “Her önüne gelen çıplak modellerin değil, benim nü tablomu yapmalıydı. Vakit geçmiş değil. Netekim ben de paşamdan bir nü tablo istiyorum” demişti.

 

Şenî bir kadının hayâsız talebi, general Evren’in gayr-ı ahlâkî hüneriyle âhir ömründe iyice pespâyeleştiğini gösteriyordu. Kendisi gibi nü-sever bir kadın gazeteci, “Nü” lük üstüne yaptığı röportajında “Nü tabloları modelli mi modelsiz mi yapacağını” sorunca, “Modelsiz canım, nereden bulacağım ben modeli?” demişti. Fakat nü-sever gazeteci “Size modellik yapmak isteyen çok kişi çıktı” deyince susup kalmıştı.  

 

Kanlı darbeciliğinden ötürü onu hiç sevmemiş olan millet, 5 Mart 2002 tarihli gazetelerde “Paşam, N’olursun Nü Resim Yap” başlığıyla verilen “Bazı büyük bayan sanatçılarımızın çıplak tablolarını yaparak ülke gündemini meşgul etmişti Sayın Paşa. Son çalışmalarında ‘Nü’ diye bilinen çıplak kadın tabloları yapma konusunda oldukça fazla mesai sarf ettiği de yine efkâr-ı umumiyenin mâlumatları dahilindedir…” şeklindeki haberi okuyunca onu ahlâken “düşük adam” ilân etmişti.

 

“ÇIPLAK KADIN RESMİ YAPIP SEYREDEN” GENERAL

 

30 Temmuz 2004’de bir televizyon kanalında ona sorulan suallerden biri, “Copların Gölgesinde” adlı kitapta geçen “80’in de çıplak kadın resmi yapıp eserini seyredenlerin bu ihtilâl tablolarını seyretmelerini ve vicdanlarıyla baş başa kalmalarını istedim...” cümlelerinin ne mânaya geldiğine dairdi. Verdiği cevap “nü” resim kadar âdiydi:

 

“Ben çıplak resim yaparım. O benim bileceğim bir şeydir. Başkalarının bunun üzerinde konuşma hakkı olduğunu zannetmiyorum. Nü resim yapmak herhalde yasak bir şey değildir.”  

 

Ne kadar kerih ve utanç verici bir ifade bu. Müslüman milletin inancı ve kanlarıyla yoğrulan bir ülkenin Harp Okulları’ndan böyle bir general çıkabiliyorsa oturup düşünmek lâzım. 10 Mart 2005 târihli gazetelerde şöyle bir haber okuduğunuzda general Evren’in önce darbeciliğini mi, yüz kızartıcı ressamlığını mı yargılarsınız?:

 

“Ünlü Alman nü ressam Möckelmann,  7. Cumhurbaşkanı Evren’in yaptığı nü resimleri basından izlediğini, çok beğendiğini, o da nü resimler yaptığına göre bu tür resimler Türk toplumunda her evin duvarını süsleyebileceğini söyler.”

 

“Emekli olduktan sonra ressamlığa başlayan eski cumhurbaşkanı Evren, hayatını Buzlar kraliçesi Alman buz patenti Katarina’nın çıplak resmini tuvale aktararak sürdürüyor” haberini (12 Temmuz 1999 târihli gazeteler) okuyunca kusasım gelmişti.

 

NÜ RESİMLERİYLE NESİLLERE KÖTÜ ÖRNEK OLMAKLA DA YARGILANMALIYDI

 

Târihimizde faziletten ve hâyadan mahrum böyle bir general numunesi görülmemiştir. Öyle ki, Mardin’in bir köyünde resim yapma merakı olan evli bir çoban çıplak kadın resimleri yapmaya başlayınca ailesi ve akrabaları tarafından ayıplanarak şiddetli tepki görür. Tuhaf olan şu ki, çoban kendini “Televizyonda eski cumhurbaşkanı Evren’in çıplak kadın resimleri yaptığını dinledim ve ben de yapabilirim” diyerek savunur.

 

İşte böylesine bir şenaat içindeydi darbeci general Evren. Lâ-dînî Atatürkçü Cumhuriyet eğitimi ona nü-resim yapmasının “ileri ve çağdaş bir sanat olduğunu” öğretmişti? Âhir ömründe kanlı darbeciliğinden evvel, ahlâksız bir sanatla iştigal etmekten dolayı yargılanmalıydı.

 

Onun hakkındaki şikayet dilekçeleri arasında anayasaya göre suç olan yüz kızartıcı resim yapmak ve sergileyerek cemiyeti ifsad etmekten dolayı dilekçeler de olmalıydı. Sivil toplum kuruluşları, din ü millete aidiyet hisseden herkes onun yüz kızartıcı meşguliyetini dâva etmeliydiler. Mahkeme, nü resim yaparak millî kültüre, din ü millete zül getirdiğini ve nesillere kötü örnek olmak suçunu işlediğini karar altına alarak umumi efkâra duyurmalıydı.

 

Erzurum’da bir ramazan günü miting kürsüsünde su içince Erzurumlular meydanı terk ettiler diye cezalandırma yoluna gidecek kadar zayıf karakterli biriydi. Bu cibiliyetsiz huylarından sonra ona gayr-ı meşru cumhurbaşkanı demekten, darbecilikle yargılamaktan ne çıkar. Anadan üryan kadın resimleri yapmakla zaten millete nazarında yargılanmış.

 

EVREN’İN BİR BAŞKA SOSYAL (!) YÖNÜ: MASONSEVERLİK

 

Nü-sever general Evren’in bir başka sosyal (!) yönü daha vardı: Masonseverlik. 1 Ağustos 1997 tarihli Zaman Gazetesi’nde Taha Kıvanç’ın yazısı şöyle başlıyordu:

 

“İlk Uluslararası Mason Şenliği, Marmaris Locası’nın birinci yıldönümü vesilesiyle Türkiye’nin Riviyerası denilen Marmaris’te dünyanın ünlü Mason biraderleri ve eşlerinin bulunduğu bir toplantıyla gerçekleştirilmiş... Bir yabancı Mason dergisi, Evren’in 12 Eylül 1980’de Türkiye’de masonluğu yasak ettiğini, fakat sonra Masonların Türkiye’de gerçekleştirdiği Marmaris Şenliklerine katılarak konuşma yaptığını ve Marmaris Şenlikleri hâtırası olarak masonlarla birlikte poz verdiğini, ayrıca ‘Masonluk hakkında o zaman (1980’de) çok yanlış bilgilendirildiğime eminim, ama o benim hatam değildi neyse ki. Şimdi aranızda bulunmaktan gurur duyuyorum, sizi destekliyorum’ dediğini aktarıyordu.”

 

Gizil güçlere gülücük dağıttığına göre kanlı darbeciliğinin millet çocuklarından gayrısına kararlı bir tavrı yokmuş. “Anayasaya evet çıkarsa, ben bunu kabul edemem, tabancamdaki kurşunlardan biri, her şeyi bitirmeye yeter. Bendi kendi işimi kendim hallederim. Onlara beni yargılama zevki tattırmam” demişti. “Hoca çocuğu olduğunu ve Kur’an’a inandığını” söyleyen bir kişi kafasına kurşun sıkıp intihar eder mi? Kümeste yakalanacağı sırada kafasına sıktığı kurşunla intihar eden İttihatçı subay Kara Kemal’in trajik akıbeti mâlumdur.           

 

“KAFAMA BİR KURŞUN SIKARIM” DİYEN EVREN, ATATÜRKÇÜ CUMHURİYETİN ÜRÜNÜDÜR

 

İntihar etmesinden korkan yakınları evindeki silahları toplamışlar. Ahbapları ve ailesiyle bir aradayken sık sık “Yüzde doksan iki oy verenler nasıl olup da bugün sesini çıkartmıyor” diye hayıflanırmış. 27 Mayıs Darbesi’nden bu yana tımarhaneye düşen, akıl sağlığını kaybeden nice darbeci generallerde görülmeyen trajik bir akıbet bu.

 

Bu sözleriyle, insan-ı kâmil bir çizgide dünya hayatını tamamlamaya niyetli olmadığını belli etmişti. “Ben bir darbe yaptım, vicdanım rahatsız; mahkemenin hakkımda vereceği kararı başımın üstüne koyup milletimden ve hukukunu çiğnediğim mazlum insanlardan af dileyerek ahirete öyle göçmek istiyorum” diyememişti. Aklından zoru olacak ki haklı olduğunu beyan ederek “Ömrüm müsaade ederse yargılamanın sonucunu ve aklandığımı görmek istiyorum” demişti.

 

“CUMA NAMAZI KILMASAM DA OLUR, BİZLER DEVLET ADAMIYIZ, NAMAZ İSE AVAMIN İŞİDİR”

 

Eski Diyanet İşleri Başkanı Tayyar Altıkulaç’ın yazdığına göre, Evren’in eşinin cenaze namazı cuma gününe rastgelir. “Cuma namazı kılmasam da olur. Bizler devlet adamıyız, namaz ise avamın işidir, cumayı kılmak onların işi...” diyerek, dışarıda mahiyeti ile bekler.

 

Cumhuriyet inkılâplarıyla hızlanan pozitivist zihniyetin hâkim olduğu Atatürkçü askerî eğitimin mahsulü olan nü-sever general Evren’den bu neticenin hâsıl olacağı belliydi.

 

Fenâ bir akıbet bu. İçinde yaşadığı toplumun gözünde zavallılaşarak ve çürüyerek ölmektir bunun adı.    

----------------------------------------

DOSTÂNE FİSKELER

 

Refikimiz bir gazetenin bildik bir yazarının yazdığı “Alperenliğin kavramsal çerçevesi” başlıklı yazısında kendisi nâmına üzüldüğümüz bir hayli problemli görüş ve tesbitler vardı. Târihten günümüze örnek alperen tiplerini saymış.

 

Hızını alamamış, lâdinî Cumhuriyetin “önderi” pozitivist M. Kemal’i ve aynı düşüncelere sahip Ziya Gökalp’i, üstüne üstlük bir de şamanist, pozitivist ve sosyal darvinist Nihal Atsız’ı İ’lâ’yı Kelimetullah’ı tebliğ için, İslâm ümmeti ve devletinin bekâsı için fütühata çıkan, cihad eden hem savaşçı, hem derviş hususiyetini haiz “Alperen” liğe dâhil etmiş. Hayret ki hayret! Alperen ki  Yesevî ocağından çıkıp diyar-ı Rum’da Müslümanlaşması eksik olan Türkleri  İslâmlaştırmak için gazaya çıkan derviştir ki, şeriatı hâkim kılmak isteyen denir.

 

M. Kemal, Gökalp ve Atsız bu vasıfları haiz midir ki alperen olsunlar?  Osman Bey’le, Fatih’le,  Akşemseddin’le, Hacı Bayram-ı Veli’yle…  M. Kemal’i, Gökalp’i ve Atsız’ı aynı safta göstermek akıl kârı mıdır? Kafası karışık yazıdan bir pasajı alperenliği hakkıyla bilenlerin izanına sunuyorum:

 

“Alperen, bin yıllık terkibimizin bir kişilik adıdır. Bir kişilik ki, davranış kodlarından başlayarak hayatının bütün zaman ve mekân bileşkesinde sadakat, mesuliyet ve samimiyet numunesi olmayı şiar edinmiştir. Yunus ve Yavuz, iki alperen olarak bu üçlemenin yatay düzlemdeki iki sivri ucudur. Üçgenin göğe bakan sivri ucunda ise kişi kendini bulmalıdır. Oraya Fatih’i, Alpertunga’yı (Afrasyab), Abdulhamid’i, Osman beyi, Kılıçaslan’ı, Nasreddin Hoca’yı, Selahaddin Eyyubi’yi, Akşemseddin’i, Molla Gürani’yi, Şeyh Bedreddin’i, Hacı Bayram Veli’yi, Somuncu Baba’yı, Pir Sultan’ı, Hacı Bektaş’ı, Vani Mehmed Efendi’yi, Namık Kemal’i, Mehmet Akif’i, Ziya Gökalp’i, Yahya Kemal’i, Mustafa Kemal’i, Kazım Karabekir’i, Nurettin Topçu’yu, Necip Fazıl’ı, Seyyid Ahmet Arvasi’yi, Erol Güngör’ü, Arif Nihat Asya’yı, Atsız’ı ve daha sayısız, özellikle de isimsiz kahramanı oturtabilirsiniz “

 
Etiketler: Nüsever, General, Evren’in, Akıbeti
Yorumlar
Diğer Yazılar
“Dil Edebi”
“Turnalar Ali’mi görmediniz mi?”
Ana ile oğulun dostluğu
Her kurban İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Modern inkırazlar geliyor…
İnkıraz bir kez gelmeye görsün…
Sağcılık Kur’an-ı Kerim’e göredir.
Oy kullanmadan önce türkü dinleyin
Chp’nin iflâh olmayacağına dair
Açlığa medhiye
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Doğu’nun oğulları
Batı’nın oğulları üretme merkezi
Mebusluğun dayanılmaz(!)câzibesinden istikametini bozanlar
İyi nedir, iyi insan kimdir?
Anıtkabir’de îman tazelenir mi?
“Bir derdim var bin dermâna değişmem”
Doktorluk tasavvuf ve hikmet mektebinden sonra okunmalı
Hapishâne risâlesi-7
Hapishâne risâlesi-6
Hapishâne risâlesi-1
Kim İslâm üzere milliyetçiyim diyorsa makbuldür
Kur’anî mânada milliyet ve milliyetçilik
Ali Hocam yazısı
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Bâtıl Türkçüye göre Türkler “Araplaşıyor”muş-2
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
“Bitmeyen millî mücadele”
Dünya Kadınlar Günü’nün gerçek yüzü
Bâtıl Türkçünün Hakk’a tapan Türk’e zararları-3
Bâtıl Türkçüye göre din değişebilir, milliyet asla!
Bâtıl Türkçü ile Hakk’a tapan Türk bir değil
“Ne haçlı, ne şaman Türk! Müslüman, Müslüman Türk”
Necip Fâzıl’ın vasfettiği Türkler
Millet kimlikli Türk mü, ulus kimlikli Türk mü?
“Altun ordu” nam Türk ordusunun meziyeti
“Savletinle titresin” düşman ey Türk ordusu!
Hakk’a tapan Türk milletinin ordusu serhat boylarında…
Kültür Bakanına sual: Troyalılar Türk müydü?
Bosnalı millettaş Yemen Türküsü’nü söyleyince…
Dergiler fikir ve edebiyatın burçlarıdır
Evi barkı yıkan kitap delileri
İnönü Amerikancılığı utanç verici yıllardır
Kültürün iktidarı mı, iktidarın kültürü mü?
İstiklâl Marşı Şairi’ni fişleyen Cumhuriyet erdemli olabilir mi?
Mehmed Âkif’in cenazesinde Cumhuriyet’in şefleri yoktu
Yılbaşı kutlama pespâyeliğini Kemalistler resmîleştirdi
KUMARBAZ CUMHURİYET’İN MURDAR MİLLÎ (!) PİYANGOSU
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
Sahaf Hasan Efendi
“Selülozofiller” ve “Bibliyofiller”
Faydasız kitap okumak
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Cumhuriyet Bayramı”nı kimler niçin kutlar?
“Şifa kabul etmez ağır kitap hastaları”
Mecânin-i kütüb yahut kitap mecnûnları
Kitap yârânının efendisi
“Oku! zira okumayan azgınlaşır”
Musul / Kerkük’ün başına gelenlerin müsebbibi Lozancılardır
Türkler Hakk’a tapan millettir
Müslüman mahallesinde domuz dersi verilir mi?
İtirazın İsmailcesi
İsmail bayramı
Her kurban İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
İsmail ve bıçak
Kimi etine tâlib olur İsmail’in, kimi adanmışlığına
Milliyetçilik, cumhuriyet ve devlet Atatürkçülükle mi kaimdir?
Herkes İsmail olmalı
Osmanlı’da askerlik meselesi
Bir buğday yetiştiricisi bir darbeci generalden değerlidir
Dergi de okuyalım; dergisiz olmaz
Kitap ve dil
Yarın ölecekmiş gibi yazmak
Modern yazı seküler ve aidiyetsizdir
Kurtla çoban arasında mesai yapanlar
Kurtla bir olup kuzuyu yedikten sonra çobanla ağlayanlar
Darbeci bir general şu mısraları okuyabilir mi?
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Darbeci generaller psikopattır
Darbeci generallerin çöküşü
15 Temmuz darbeci generallerle milletin savaşıdır
Darbeye karşı selâ, ezan, millet
İyi yazı kütük ve nakış sahibidir
“İyi yazı kötü yazı”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Aynaya bakmak marifettir
Aynaya bakınca ne görüyoruz?
Somalili Mahmut’un yüreğinde Türkiye/Somali kardeşliği
Edebî hayatların kitabı: “Mekân Hikâyeleri”
Cümle Âlemin Efendisi’ne (s.a.v.) hâlnâme
Alkollü hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi
CHP’nin cemâziyelevvelini bilir misiniz?
Dil Kapısı’ndan geçenler
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Ehl-i gece olmak
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
Avrupa’nın binyıllık Türk korkusu
İstiklâl Marşı mı değişsin, Cumhuriyet mi?
Türk’ün güzel sıfatlarından alpereni doğru anlamak
Cumhuriyetin “Millî” kavramına ettiği zulümler
Terkip ve İnşâ dergisinden “İslâm maarif sistemi
Millet kimlikli Türklük mü, ulus kimlikli Türklük mü?
Türk’ü Türk yapan Cumhuriyet değil, İslâm’dır
Himmeti millet olan Türklüğe ihtiyaç var
Kumarbaz Cumhuriyetin Murdar Millî (!) Piyangosu
Kalbiniz kışa dönmüşse baharla diriltin
“Aman” diye kimi çağırmalı?
Şehitlerin kanı yüzümüze değiyor/ kaatil: ABDHDPKK’dır
“Çaldım yârin kapısın…”
“Çınar”ı nasıl bilirsiniz?
Sadra şifa bir kitap: “Evin Mahremi Olmak”-2-
Kemalistler Batılılaşma uğruna Musul’dan vazgeçti
Ey ahmak! ölümden güzel bir şey var mı?
Ölümle aranız nasıl?
Müslüman Doğulu musunuz, Batılı mı?
Dil Kapısı
İsmail ve bıçak
Cemaat önderi, hocaefendi ve âlim sıfatlı Belâmlar
Bu ülke ecdadımındı / bugün benim / yarın oğlumun ve onun oğullarının olacak
Darbeci generallerin soy ağacı
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Göster Âl-i Osman Türklüğünü Ey Türk Ordusu!
Siyaset elinde şahlanamayan bir hareket: Alperen Ocakları
Kurtlar ve darbeci generaller
Hayat yavaştı yavaş yaşardık eskiden
Ezanın hasmı darbecilerin ezana yenilişi
“General elbisesi giyen horoz”
Muhsin Yazıcıoğlu suikastının kuyruğu göründü…
Türkler Hakk’a tapan millettir
Darbeye karşı selâ, ezan ve millet
Tanrı yok, generaller var!
Darbeci generaller psikopattır
Bir buğday yetiştiricisi bir generalden değerlidir
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Türkiye Yazarlar Birliği Kahramanmaraş Şubesi’nin başına gelenler
Ey generaller! sizi sigaya çeken bir millet var
Darbeci generallerin çöküşü
Târih şöyle yazacak: Darbeci generallerle milletin savaşı
“Tek Kapı” ya açılan Kapılar…
İnsanlar televizyon seyrederek ölüyorlar
Müslümanın hayatına giren Avrupa âdetidir tâtil
Eşref-i mahlûkat’tan homoekonomikus’a dönüşenler
Ölüm haberleri ve tâziyelerimiz de laikleşiyor
Sizi alnınızdan öperim Alperenler!
Uykuya dost olan Müslüman çoğalıyor/sa…
Benim yaram derin derin…
Vatan hainliğinin târifi
Amerikan yardımı alan 27 Mayıs darbecileriyle CHP ikizdir
Sohbetle sahâbe olanların milletindeniz
Medeniyet dâvamızı omuzlayan dergi: Terkip ve İnşâ
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Yüreklerinde anne ateşi sönmeyen iki şair:
Hümâ kuşuna yahut “Himmet Hümâları” na tutunmak
Laik-altı ok anayasası Müslümanca ıslah edilmeli
Türkiye, Büyük Doğu Fikrine muhtaç
Dostunuzu, yâni benzerinizi bulun
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
Modernizme karşı dost ve dostluk
Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm doğduğunda
Suriye meselesini yakın tarihte aramak
Bin miligramlık şiir böyle olur efendiler!
“Okuryazar mısın, Uyurgezer mi?”
Dil Kapısı’ndan geçmedikçe
Vatan müdafaasına çıkan dost hüzün yollamış
Nekrofil PKK ve dış düşmanlar yine Ankara’da…
“Ağlayın su yükselsin belki kurtulur gemi”
28 Şubat’ın apoletli kurtlarıyla bir olup kuzuyu yiyenler
Mukaddesatçı iktidarın medeniyetle imtihanı
“Yârin Şifa Kapısı”
“Türkü Yazıları”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Bir Hocam ve Dükkânnâme
Türkiye, Bayırbucak’ı ilhak etmeli
Maraş Maraş Derler Kahramanlığın Adına
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Türkiye PYD’ya karşı Suriye Türkmenlerini Masa’ya getirmeli
Türkiye’de aydının anatomisi
Medine, Medeniyet ve Şehir
Akademisyenin recüliyeti var mı?
Hüda Par’dan iki mektup
Türkçülerin meylettiği müelliflerin medeniyet fikrindeki ârıza ve farklılıklar
Ârızasında ısrar eden bir Türkçünün ithamnâmesi
Mehmet Âkif, Kemalist cumhuriyeti tasdik etmedi
“İktidarda Kim Var?”
Mehmet Âkif’in cenazesinde cumhuriyetin şefleri yoktu
El çek hüznümden ey zâhir erbabı
Türkçülük hareketinin Türklük anlayışı ârızalıdır
Türk milliyetçilerinin iflah olmaz hastalığı: “Atatürk’e bağlılık”
Müslümanın itini bile seven adam: Muzaffer Gözükara!
Her yer kitap, her yer fikir ve edebiyattı o gün…
“Rıza” yahut “Râzı” olmayı unutunca…
“Kelimelerin Seyir Defteri”nde yazılanlar
İslâm Medeniyetinin mukaddimesi: Câmi
“Ya Tahammül Ya Sefer'den Bize ‘İstikrar’ Düştü!”
Türkiye’deki milliyetçi hareketler İslâmî ihtiyaçtan doğmadı
“Bosna Bizim Neyimiz Olur?”
Milliyetçilik yola özürlü çıkınca…
Alkollü laik hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi-1-
Chp’nin bugünü de cemâziyelevveli gibi kirlidir
“Maruz Kalanlar Nesli”
Kaldırım imarına değil, gönül imarına ihtiyaç var
Âkif, İslâm; Gökalp, Batı medeniyetinden yanadır
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
İslâm medeniyetinde mûsikî “hikmetten bir cüzdür”
Üç yaralı kavram: asabiyet, kavmiyet, milliyet
“Çağın İsmailleri! bize et size cennet düştü”
Her kurban bir İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Dindar Kürtlerin ve bir Astsubayın HDPKK hakkında görüşleri
Dindar / ümmetçi Kürt kardeşlerimizin cevapları
Dindar / Ümmetçi Kürtler de özerklik ve resmî dil istiyorsa…
Said Nursî Hazretlerinin “Medeniyet-i Kur’ânîye” fikri
“Aç canavara (HDPKK) tahabbüb, iyiliğini değil iştahını artırdı
Modernizmin bulaştırdığı bir hastalık: “İhtiyaç tuzağı”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Kim “HDPKK”ye oy ve medya desteği vermişse haindir
Fikir Teknesi’nden peş peşe fikirli kitaplar…
Ahmet Cevdet Paşa’nın fıkıh üstü Medeniyet-i Cedide’si
Şehitlerin kanı yerde mi kalacak?
Nekrofil (ölüsevici) PKK, Amerika/İsrail provokasyonu iş başında
“Gurbet nedir bilir mi o menfâya gitmeyen?”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Gök Kapılarından geçmek
Doğu Türkistan’a Ecdâdımız Gibi Gitmek
Alperen, İslâm devleti dâvasının mükellefiyetini taşıyana denir
Kürtçülüğün çâresi Said-i Nursi Hz.lerinin fikirlerindedir
CHP’nin desteklediği 27 Mayıs darbecilerine Amerikan yardımı
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
“Amerikan saatine göre uyuyan Türk münevveri…”
“Millet”in târifi yahut millet olmanın müslümancası
19 Mayıs bayram değil, Atatürkçülük karnavalıdır
İdrakimize vurulan Atatürkçülük zincirini ne zaman kıracağız?
Medeniyetimize Kasteden Medeniyetsiz Cumhuriyet
İktidar da dâhil, partilerin seçim vaatleri bayat ve fikirsiz
Altı ok muhibbi bir zındık: domuzsever Abdullah Cevdet
“Dinî” mânasına gelen “millî” kavramı neleri haizdir
Dostâne Fiskeler
Efendimiz Aleyhisselâtüvesselâm’ın şehri Medine
Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm doğduğunda
“En iyi Türk ölü Türktür; en iyi Kürt ölü Kürttür”
“Daha Çok Ölü İstiyorum”
Fikir Teknesi’nden Necip Fazıl ve Büyük Doğu Devleti üstüne kitaplar
Tekbir, salavat ve mehterle Çanakkale şehitlerini yâdeden üniversite…
Altı Ok Cumhuriyetinin kadın projesi: “Kur’an’ı kapa, kadınları aç”
Hilâfetçilikten Devrimciliğe Evrilen “CHP Makyavelizmin Partisidir”
28 Şubat’ın paranoyak generalleri
Kıyafet İnkılâbının Kurbanı Kadınlar ve Kızlar
Bir “Türkçü” nün Türkler için zararlı fikirleri-2
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
K. Maraş
Sıcak
Güncelleme: 20.09.2018
Bugün
23° - 36°
Cuma
22° - 34°
Cumartesi
21° - 34°
K. Maraş

Güncelleme: 20.09.2018
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı