Yazı Detayı
31 Ağustos 2015 - Pazartesi 08:32 Bu yazı 986 kez okundu
 
Said Nursî Hazretlerinin “Medeniyet-i Kur’ânîye” fikri
Ahmet Doğan İLBEY
lbeyali@hotmail.com
 
 

Batı’nın ,“Medeniyet bizdedir siz de yok” şeklindeki propagandaları karşısında aydınların ve devlet ricalinin recüliyetini kaybettiği bozgun dönemlerinde medeniyet hakkında âlimlerce alelacele yapılan tariflerin çoğu ârızalıdır.

 

Mağlubiyet psikolojisiyle medeniyetinin esaslarını tecditten mahrum bozgun aydınlarının ahkâm kestiği yıllarda Said Nursî Hazretleri medeniyet fikrinin, silkiniş geçirmesi gereken Müslümanların önüne gelen bir mesele olduğunu söyler ve tesbitlerine İslâm medeniyeti ile Batı medeniyeti arasında mukayeseler yaparak başlar.

 

GARB MEDENİYETİNE KARŞI “ŞERİAT-I GARRÂDAKİ MEDENİYET”

 

Batı’nın kibirle yükselttiği medeniyetini (uygarlık demek münasiptir) “Medeniyet-i habise”, “Garb medeniyet-i sefihanesi”, “muzır ve sefih medeniyet” ifadeleriyle kerih bir şekilde adlandırır. Bu kerih medeniyetin karşısına “Medeniyet-i Kur'ân”, “Medeniyet-i hakikiye” ve “Şeriat-ı garrâdaki (nurlu) medeniyet” mefhumlarıyla çıkar.

 

Ona göre medeniyet; ilim, fen ve san’atta tekâmül etmiş cemiyetlerin İslâmiyetin emirlerine göre usulü dâiresinde yaşayışıdır. Bu yaşayışın zemini İslâm’dan neşet eden adâlet ve şehirliliktir. Şeriat faziletli medeniyetin kaynağıdır ve İslâm medeniyeti bir başka medeniyete muhtaç değil, müstakil olmalı. Müslüman vasfını koruduğu müddetçe istiklâlini de koruyacaktır.

 

“Sözler” kitabının “Lemeât” bölümünde yer alan (s.663- 667) medeniyet bahsinden anladığımızı şöyle hülâsa edelim:

 

Medeniyet, Kur’ân-ı Kerîm ahlakî esasları üstüne kurulmazsa kalplerinden hürmet ve merhametin çıktığı insanların akıl ve zekâveti gâyet dehşetli ve gaddâr canavarlar hükmüne dönüşür ve bir daha siyâsetle idâre edilmez. Mârifet, san’at ve ticâret sâhaları üzerine kurulursa da temel esaslarını mânevî değerler ve telakkîler teşkîl eder. Beşer dehasından çıkan düşünce ve felsefeye istinat eden Batı medeniyetiyle vahy-i ilâhî’den gelen İslâm medeniyeti temel ilkelerde uyuşmaz, te’lîf olmaz, ortak tarafları bulunmaz ve bütünüyle farklı anlayışlara dayanır.

 

Medeniyet çarkını işleten beş temel ölçü vardır: Nokta-i istinad, Hedef, Düstûr-u hayat, Cemâatlerin râbıtası, Semerâtı (elde ettiği neticeler).

 

Batı medeniyetinin dayandığı nokta kuvvettir ve hedefi menfaattır. Düstur-u hayatı cidaldir (menfaat için mücadele). Cemaatlerin râbıtası unsuriyet, yâni menfî milliyettir. Semerâtı (gayesi), hevesât-ı nefsiyeyi (dünyevî istekleri) tatmin, hâcât-ı beşeriyeyi (insan ihtiyaçlarını) tezyîd (artırma) ve teshîldir (kolaylaştırmak).

 

Hikmet-i Kur`âniye bakımından medeniyetin dayandığı esas fazîlet ve rıza-yı İlâhîye istikametindedir. “Düstur-u cidal (kavga kuralları) yerine düstûr-u teâvünü, yâni umumi yardımlaşma kaidelerini esas tutar. Cemaatlerin râbıtalarında unsuriyet, yâni milliyet yerine râbıta-i dinî (ümmet birliğini) kabul eder. Nefsanî gayelere engel olur, ruhu yüksek ulvî mertebelere teşvîk eder. Din ve faziletin kaidesi birleştirmek ve birbirinin imdadına yetiştirmektir.               

 

“BATI MEDENİYETİ BEŞERÎ DEHAYA, İSLÂM MEDENİYETİ HÜDA’YA DAYANIR”                                                                                                                    

 

Batı medeniyetini kastettiği pozitivist ve seküler anlayış üstüne yükselen “Medeniyet-i Hâzıra’nın (şimdiki medeniyet) hayat-ı içtimaiye-i beşeriyedeki” prensiplerinin maddî kuvvete dayandığını ve hedefinin menfaat olduğunu söyler:

 

İnsanları pis ahlâka sevkeden, fısk çamuru ile mülevves (kirli) Batı medeniyeti beşerî dehaya, İslâm medeniyeti Hüdâ`ya dayanır. Bu temel farklardan dolayı ikisinin birleşme ve barışması imkânsızdır. Batı medeniyetinde deha dimağda işler, kalbi karıştırır. Nefse ve cisme bakar, nefsânî kabiliyetler geliştirir ve insanı şeytanlaştırır. Sadece dünya hayatını tanır, maddeperesttir. İslâm medeniyetinin kaynağı Hüda’dır ve ruhu aydınlatır, kabiliyeti ve tabiatı ışıklandırır. Himmetli insanı melekleştirir. Allah’ın şuurlu sanatını ve hikmetli kudretini gösterir.

 

“MİMSİZ MEDENİYET”

 

Bu sebepledir ki Batı medeniyetinin kuyruğu olan Cumhuriyet devletinin yerleştirmeye çalıştığı asrî medeniyete denî, alçak ve ahlâksız mânasına gelen “Mimsiz medeniyet” diyor. “Medeniyet bu ise, medeniyetten istifa ettiğini…” söyler. Sadeleştirerek nakledelim:

 

Mimsiz medeniyet, şeriatça merdud (reddedilmiş), sefih, gaddar, vahşi, dışı süs, içi pis, beşerin nefs-i emaresidir ve kurtlanmış bir ağaca benzer. Mimsiz medeniyette (Kemalist Cumhuriyeti kastediyor) görmediğim fikir hürriyeti ve ifade serbestliği Şarkî Anadolu’nun dağlarında tam mânâsıyla hükümfermadır. Eğer medeniyet haysiyet kırıcı tecavüzlere, nifak verici iftiralara, şeytancasına mugalatalara, diyânette laübalicesine hareketlere, istibdad, sefahet ve zillete müsait bir zemin ise, yüksek dağlardaki bedeviyet çadırlarını tercih ediyorum.(Said Nursî /Tarihçe-i Hayatı, s. 75.)                                                                                                                                         

 

Kitaplardan öğrendiğimiz üzere, “Mimsiz medeniyet” ifadesindeki “medeniyet” kelimesinin ilk harfi olan “mim” kaldırıldığında “deniyet” mânasını almaktadır. Deniyet ise alçaklık, ahlâksızlık gibi mânaya gelir ki, bu fiilin sahibine de denî veya ednâ kişi denir. Medeni olamayan, yâni Hz. Peygamberimizin mübarek ismi Muhammedî (s.a.v.) olmanın sembolü ve ilk harfi olan mimi düşüren ve böylece denî olan demek.

 

Ona göre Avrupa ikidir. Birincisi İsevînin din-i hakîkîden ve İslâmiyetten aldığı feyz ile cemiyet hayatı için nâfi sanatları, adâlet ve hakkaniyete hizmet eden fünunları takip eden Avrupa’dır ki bunu kastetmediğini belirtir. Felsefenin zulmetiyle, medeniyetin seyyiatını, yâni kötülüklerini mehâsin (güzellik, iyilik) zannederek beşerî sefâhete ve dalâlete sevkeden bozulmuş ikinci Avrupa’ya hitap ettiğini söyler.

 

“İSLÂM AHLÂKINCA TEKNOLOJİ MEDENİYETE KAZANDIRILMALI…”

 

Fakat Avrupa’dan  “Terakkiyât-ı medeniyete yardım edecek noktaları almamız” gerektiğini de söyler. Devrin bütün münevveran ve âlimlerinde olduğu gibi ona göre de teknik, medeniyetin istinad ettiği mârifet (ilim), san’at ve ticaretten ibâret üç esasın sanat kısmını temsîl eder. Teknik, insanın aczine ve ihtiyacına binaen Allah’ın bir lütfudur.

 

Batı’nın fen ve teknolojisinin İslâm medeniyet anlayışıyla uyuşmayacağını, medeniyetin teknik gelişme hedefinin olmadığını, medeniyetin İslâm’dan neşet eden adâlet, sosyal hayat ve şehir düzeni olduğunu söyleyenlerin aksine teknolojik imkânların İslâm ahlâkınca medeniyete dâhil edilmesi fikri Said Nursî Hazretlerinde vardır.

 

Medeniyete dair fikirleri, İslâmî ahkâmın hâkim olduğu bir sistemde Batı’nın fen ve teknolojisinin insanlığa faydalı olacağına inanan A. Cevdet Paşa, Sait Hâlim Paşa, Mehmet Âkif, Necip Fazıl ve Sezai Karakoç gibi muhafazakâr İslâmcı çizginin medeniyet anlayışıyla benzerlik taşır.

 

Bozgun devrinin muhafazakâr birçok âlim ve aydınlarında olduğu gibi, Batı’nın teknolojisini kendi millî ölçüleriyle ikame eden Japon modelinin alınması fikri de bu yöndedir. Görüşlerinin hülâsası sadeleştirilmiş Türkçe ile şöyle:

 

Kesb-i medeniyette (medeniyet kazanmada) Japonlara iktida (örnek almak) bize lâzımdır. Medeniyetin güzellikleri ve iyilikleri) insaniyet-i kübranın (insanlığın en mükemmeli olan İslâmiyetin) mukaddimesidir. Teknolojinin insanlığa getirdiği faydalar, insanın diğer canlılardan üstünlüğünün küçük bir göstergesidir. Bu sebepten, insanoğlu uçaklarla kuşlardan daha süratli uçabilmiş, denizde balinaları geçebilmiş, hattâ uzayda keşiflere çıkabilmiştir. İslâmiyete sarılmazsa kötü ahlâklı birisi yerde gezerken de o ahlâkı taşır, aya çıksa da aynı huyunu oraya da götürür. İslâmiyetten ruh almayanlar, medeniyetin iyiliklerini de kötüye kullanmışlardır. Yaptıkları uçaklarla masumları bombalamışlar. Bu zamanda İla-yı Kelimetullah maddeten terakkiye mütevakkıftır. Medeniyet-i hakikiyeye girmekle ilâ-yı kelimetullah edebiliriz. Bizim muradımız medeniyetin güzellik ve iyilikleridir; günahları ve seyyiatları değildir.(Said Nursî, Muhakemat)                                                                                                                                                                       

 

Bu noktada bir açıklama yapmak gerekiyor. Muhafazakâr İslâm anlayışına sahip mütefekkirlerin İslâmî esaslara bağlı olarak Batı’nın teknolojisinin Müslüman ahlâkınca alınması fikrinin, Batı’nın medeniyet metodlarını İslâm’ın miri malı gibi gösteren modernist İslâm taraftarlarının fikirleriyle (Fazlurrahman gibi) ayrıştığını belirtelim.

----------------------------------------------------------------------------

 

HER SAYISIYLA İSLÂM MEDENİYET DOSYASI YAPAN “TERKİP VE İNŞA DERGİSİ” NİN 6. SAYISI ÇIKTI
                                                                                                                               

Fikir Teknesi Yayınları’nın kurucusu Haki Demir’in sahipliğinde ve Metin Acıpayam’ın Yayın Müdürlüğünde çıkan Terkip ve İnşa Dergisi 6. Sayısıyla içtimaya çıktı. Bütün görevi yalnızca medeniyet fikri üstüne düşündürmek olan “Terkip ve İnşa” dergisinin mündericatı şöyle:

 

Takdim / Editör Adnan Köksöken
İlimlerin tasnifi ve terkip ilimleri / İbrahim Sancak
Terkip İlimleri / Haki Demir
Said Nursî Hazretlerinin “Medeniyet-i Kur’ânîye” fikri / Ahmet Doğan İlbey
Terkip ilimleri yoksa eklektizm kaçınılmazdır / Nurettin Saraylı
Pozitif akıl-Bilgi kaosu-Eklektizm Üçlü kıskacında Ne Yapmalı / Atilla Fikri Ergun
Bütün fikri ve eklektizm / A. Bülent Civan
İhtisaslaşma ve terkip ilimleri / Ebubekir Sıddık Karataş
İhtisaslaşma ve bilgide kaos / Faruk Adil
İhtisaslaşma meselesi ve bilginin terkibi / Metin Acıpayam
Tevhid ve vahdet çerçevesinde bilgi bahsi / Hamza Kahraman
Maarif nizamı ve terkip ilimleri medresesi /Abdullah Tatlı
Terkip ilimleri ve tetkik ilimleri / Ramazan Kartal
İlimlerin anası tefsir ilmi /Alihan Haydar
İlimlerin şahikası hakikat ilmi / Ahmet Kamil Tuncer
İlimlerin zirvesi insan ilmi / Selahattin Adanalı
Terkibin zirvesi tekevvün ilmi /Ahmet Selçuki
Kitap tanıtımı / Rıfat Boynubükük
Sempozyum iptal edildi / Mustafa Karaşahin

 
Etiketler: Said, Nursî, Hazretlerinin, “Medeniyeti, Kur’ânîye”, fikri, ,
Yorumlar
Diğer Yazılar
“Dil Edebi”
“Turnalar Ali’mi görmediniz mi?”
Ana ile oğulun dostluğu
Her kurban İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Modern inkırazlar geliyor…
İnkıraz bir kez gelmeye görsün…
Sağcılık Kur’an-ı Kerim’e göredir.
Oy kullanmadan önce türkü dinleyin
Chp’nin iflâh olmayacağına dair
Açlığa medhiye
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Doğu’nun oğulları
Batı’nın oğulları üretme merkezi
Mebusluğun dayanılmaz(!)câzibesinden istikametini bozanlar
İyi nedir, iyi insan kimdir?
Anıtkabir’de îman tazelenir mi?
“Bir derdim var bin dermâna değişmem”
Doktorluk tasavvuf ve hikmet mektebinden sonra okunmalı
Hapishâne risâlesi-7
Hapishâne risâlesi-6
Hapishâne risâlesi-1
Kim İslâm üzere milliyetçiyim diyorsa makbuldür
Kur’anî mânada milliyet ve milliyetçilik
Ali Hocam yazısı
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Bâtıl Türkçüye göre Türkler “Araplaşıyor”muş-2
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
“Bitmeyen millî mücadele”
Dünya Kadınlar Günü’nün gerçek yüzü
Bâtıl Türkçünün Hakk’a tapan Türk’e zararları-3
Bâtıl Türkçüye göre din değişebilir, milliyet asla!
Bâtıl Türkçü ile Hakk’a tapan Türk bir değil
“Ne haçlı, ne şaman Türk! Müslüman, Müslüman Türk”
Necip Fâzıl’ın vasfettiği Türkler
Millet kimlikli Türk mü, ulus kimlikli Türk mü?
“Altun ordu” nam Türk ordusunun meziyeti
“Savletinle titresin” düşman ey Türk ordusu!
Hakk’a tapan Türk milletinin ordusu serhat boylarında…
Kültür Bakanına sual: Troyalılar Türk müydü?
Bosnalı millettaş Yemen Türküsü’nü söyleyince…
Dergiler fikir ve edebiyatın burçlarıdır
Evi barkı yıkan kitap delileri
İnönü Amerikancılığı utanç verici yıllardır
Kültürün iktidarı mı, iktidarın kültürü mü?
İstiklâl Marşı Şairi’ni fişleyen Cumhuriyet erdemli olabilir mi?
Mehmed Âkif’in cenazesinde Cumhuriyet’in şefleri yoktu
Yılbaşı kutlama pespâyeliğini Kemalistler resmîleştirdi
KUMARBAZ CUMHURİYET’İN MURDAR MİLLÎ (!) PİYANGOSU
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
Sahaf Hasan Efendi
“Selülozofiller” ve “Bibliyofiller”
Faydasız kitap okumak
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Cumhuriyet Bayramı”nı kimler niçin kutlar?
“Şifa kabul etmez ağır kitap hastaları”
Mecânin-i kütüb yahut kitap mecnûnları
Kitap yârânının efendisi
“Oku! zira okumayan azgınlaşır”
Musul / Kerkük’ün başına gelenlerin müsebbibi Lozancılardır
Türkler Hakk’a tapan millettir
Müslüman mahallesinde domuz dersi verilir mi?
İtirazın İsmailcesi
İsmail bayramı
Her kurban İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
İsmail ve bıçak
Kimi etine tâlib olur İsmail’in, kimi adanmışlığına
Milliyetçilik, cumhuriyet ve devlet Atatürkçülükle mi kaimdir?
Herkes İsmail olmalı
Osmanlı’da askerlik meselesi
Bir buğday yetiştiricisi bir darbeci generalden değerlidir
Dergi de okuyalım; dergisiz olmaz
Kitap ve dil
Yarın ölecekmiş gibi yazmak
Modern yazı seküler ve aidiyetsizdir
Kurtla çoban arasında mesai yapanlar
Kurtla bir olup kuzuyu yedikten sonra çobanla ağlayanlar
Darbeci bir general şu mısraları okuyabilir mi?
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Darbeci generaller psikopattır
Darbeci generallerin çöküşü
15 Temmuz darbeci generallerle milletin savaşıdır
Darbeye karşı selâ, ezan, millet
İyi yazı kütük ve nakış sahibidir
“İyi yazı kötü yazı”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Aynaya bakmak marifettir
Aynaya bakınca ne görüyoruz?
Somalili Mahmut’un yüreğinde Türkiye/Somali kardeşliği
Edebî hayatların kitabı: “Mekân Hikâyeleri”
Cümle Âlemin Efendisi’ne (s.a.v.) hâlnâme
Alkollü hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi
CHP’nin cemâziyelevvelini bilir misiniz?
Dil Kapısı’ndan geçenler
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Ehl-i gece olmak
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
Avrupa’nın binyıllık Türk korkusu
İstiklâl Marşı mı değişsin, Cumhuriyet mi?
Türk’ün güzel sıfatlarından alpereni doğru anlamak
Cumhuriyetin “Millî” kavramına ettiği zulümler
Terkip ve İnşâ dergisinden “İslâm maarif sistemi
Millet kimlikli Türklük mü, ulus kimlikli Türklük mü?
Türk’ü Türk yapan Cumhuriyet değil, İslâm’dır
Himmeti millet olan Türklüğe ihtiyaç var
Kumarbaz Cumhuriyetin Murdar Millî (!) Piyangosu
Kalbiniz kışa dönmüşse baharla diriltin
“Aman” diye kimi çağırmalı?
Şehitlerin kanı yüzümüze değiyor/ kaatil: ABDHDPKK’dır
“Çaldım yârin kapısın…”
“Çınar”ı nasıl bilirsiniz?
Sadra şifa bir kitap: “Evin Mahremi Olmak”-2-
Kemalistler Batılılaşma uğruna Musul’dan vazgeçti
Ey ahmak! ölümden güzel bir şey var mı?
Ölümle aranız nasıl?
Müslüman Doğulu musunuz, Batılı mı?
Dil Kapısı
İsmail ve bıçak
Cemaat önderi, hocaefendi ve âlim sıfatlı Belâmlar
Bu ülke ecdadımındı / bugün benim / yarın oğlumun ve onun oğullarının olacak
Darbeci generallerin soy ağacı
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Göster Âl-i Osman Türklüğünü Ey Türk Ordusu!
Siyaset elinde şahlanamayan bir hareket: Alperen Ocakları
Kurtlar ve darbeci generaller
Hayat yavaştı yavaş yaşardık eskiden
Ezanın hasmı darbecilerin ezana yenilişi
“General elbisesi giyen horoz”
Muhsin Yazıcıoğlu suikastının kuyruğu göründü…
Türkler Hakk’a tapan millettir
Darbeye karşı selâ, ezan ve millet
Tanrı yok, generaller var!
Darbeci generaller psikopattır
Bir buğday yetiştiricisi bir generalden değerlidir
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Türkiye Yazarlar Birliği Kahramanmaraş Şubesi’nin başına gelenler
Ey generaller! sizi sigaya çeken bir millet var
Darbeci generallerin çöküşü
Târih şöyle yazacak: Darbeci generallerle milletin savaşı
“Tek Kapı” ya açılan Kapılar…
İnsanlar televizyon seyrederek ölüyorlar
Müslümanın hayatına giren Avrupa âdetidir tâtil
Eşref-i mahlûkat’tan homoekonomikus’a dönüşenler
Ölüm haberleri ve tâziyelerimiz de laikleşiyor
Sizi alnınızdan öperim Alperenler!
Uykuya dost olan Müslüman çoğalıyor/sa…
Benim yaram derin derin…
Vatan hainliğinin târifi
Amerikan yardımı alan 27 Mayıs darbecileriyle CHP ikizdir
Sohbetle sahâbe olanların milletindeniz
Medeniyet dâvamızı omuzlayan dergi: Terkip ve İnşâ
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Yüreklerinde anne ateşi sönmeyen iki şair:
Hümâ kuşuna yahut “Himmet Hümâları” na tutunmak
Laik-altı ok anayasası Müslümanca ıslah edilmeli
Türkiye, Büyük Doğu Fikrine muhtaç
Dostunuzu, yâni benzerinizi bulun
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
Modernizme karşı dost ve dostluk
Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm doğduğunda
Suriye meselesini yakın tarihte aramak
Bin miligramlık şiir böyle olur efendiler!
“Okuryazar mısın, Uyurgezer mi?”
Dil Kapısı’ndan geçmedikçe
Vatan müdafaasına çıkan dost hüzün yollamış
Nekrofil PKK ve dış düşmanlar yine Ankara’da…
“Ağlayın su yükselsin belki kurtulur gemi”
28 Şubat’ın apoletli kurtlarıyla bir olup kuzuyu yiyenler
Mukaddesatçı iktidarın medeniyetle imtihanı
“Yârin Şifa Kapısı”
“Türkü Yazıları”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Bir Hocam ve Dükkânnâme
Türkiye, Bayırbucak’ı ilhak etmeli
Maraş Maraş Derler Kahramanlığın Adına
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Türkiye PYD’ya karşı Suriye Türkmenlerini Masa’ya getirmeli
Türkiye’de aydının anatomisi
Medine, Medeniyet ve Şehir
Akademisyenin recüliyeti var mı?
Hüda Par’dan iki mektup
Türkçülerin meylettiği müelliflerin medeniyet fikrindeki ârıza ve farklılıklar
Ârızasında ısrar eden bir Türkçünün ithamnâmesi
Mehmet Âkif, Kemalist cumhuriyeti tasdik etmedi
“İktidarda Kim Var?”
Mehmet Âkif’in cenazesinde cumhuriyetin şefleri yoktu
El çek hüznümden ey zâhir erbabı
Türkçülük hareketinin Türklük anlayışı ârızalıdır
Türk milliyetçilerinin iflah olmaz hastalığı: “Atatürk’e bağlılık”
Müslümanın itini bile seven adam: Muzaffer Gözükara!
Her yer kitap, her yer fikir ve edebiyattı o gün…
“Rıza” yahut “Râzı” olmayı unutunca…
“Kelimelerin Seyir Defteri”nde yazılanlar
İslâm Medeniyetinin mukaddimesi: Câmi
“Ya Tahammül Ya Sefer'den Bize ‘İstikrar’ Düştü!”
Türkiye’deki milliyetçi hareketler İslâmî ihtiyaçtan doğmadı
“Bosna Bizim Neyimiz Olur?”
Milliyetçilik yola özürlü çıkınca…
Alkollü laik hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi-1-
Chp’nin bugünü de cemâziyelevveli gibi kirlidir
“Maruz Kalanlar Nesli”
Kaldırım imarına değil, gönül imarına ihtiyaç var
Âkif, İslâm; Gökalp, Batı medeniyetinden yanadır
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
İslâm medeniyetinde mûsikî “hikmetten bir cüzdür”
Üç yaralı kavram: asabiyet, kavmiyet, milliyet
“Çağın İsmailleri! bize et size cennet düştü”
Her kurban bir İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Dindar Kürtlerin ve bir Astsubayın HDPKK hakkında görüşleri
Dindar / ümmetçi Kürt kardeşlerimizin cevapları
Dindar / Ümmetçi Kürtler de özerklik ve resmî dil istiyorsa…
“Aç canavara (HDPKK) tahabbüb, iyiliğini değil iştahını artırdı
Modernizmin bulaştırdığı bir hastalık: “İhtiyaç tuzağı”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Kim “HDPKK”ye oy ve medya desteği vermişse haindir
Fikir Teknesi’nden peş peşe fikirli kitaplar…
Ahmet Cevdet Paşa’nın fıkıh üstü Medeniyet-i Cedide’si
Şehitlerin kanı yerde mi kalacak?
Nekrofil (ölüsevici) PKK, Amerika/İsrail provokasyonu iş başında
“Gurbet nedir bilir mi o menfâya gitmeyen?”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Gök Kapılarından geçmek
Doğu Türkistan’a Ecdâdımız Gibi Gitmek
Alperen, İslâm devleti dâvasının mükellefiyetini taşıyana denir
Kürtçülüğün çâresi Said-i Nursi Hz.lerinin fikirlerindedir
CHP’nin desteklediği 27 Mayıs darbecilerine Amerikan yardımı
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
“Amerikan saatine göre uyuyan Türk münevveri…”
“Millet”in târifi yahut millet olmanın müslümancası
19 Mayıs bayram değil, Atatürkçülük karnavalıdır
Nü-sever General Evren’in Akıbeti
İdrakimize vurulan Atatürkçülük zincirini ne zaman kıracağız?
Medeniyetimize Kasteden Medeniyetsiz Cumhuriyet
İktidar da dâhil, partilerin seçim vaatleri bayat ve fikirsiz
Altı ok muhibbi bir zındık: domuzsever Abdullah Cevdet
“Dinî” mânasına gelen “millî” kavramı neleri haizdir
Dostâne Fiskeler
Efendimiz Aleyhisselâtüvesselâm’ın şehri Medine
Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm doğduğunda
“En iyi Türk ölü Türktür; en iyi Kürt ölü Kürttür”
“Daha Çok Ölü İstiyorum”
Fikir Teknesi’nden Necip Fazıl ve Büyük Doğu Devleti üstüne kitaplar
Tekbir, salavat ve mehterle Çanakkale şehitlerini yâdeden üniversite…
Altı Ok Cumhuriyetinin kadın projesi: “Kur’an’ı kapa, kadınları aç”
Hilâfetçilikten Devrimciliğe Evrilen “CHP Makyavelizmin Partisidir”
28 Şubat’ın paranoyak generalleri
Kıyafet İnkılâbının Kurbanı Kadınlar ve Kızlar
Bir “Türkçü” nün Türkler için zararlı fikirleri-2
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
K. Maraş
Sıcak
Güncelleme: 20.09.2018
Bugün
23° - 36°
Cuma
22° - 34°
Cumartesi
21° - 34°
K. Maraş

Güncelleme: 20.09.2018
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı