Yazı Detayı
25 Ağustos 2016 - Perşembe 13:18 Bu yazı 564 kez okundu
 
Siyaset elinde şahlanamayan bir hareket: Alperen Ocakları
Ahmet Doğan İLBEY
lbeyali@hotmail.com
 
 

Evvel emirde belirteyim ki bu yazıdan maksadım, Alperen Ocakları’nın gençlik hareketi olarak bilinen BBP’nin dâhili ve hârici, idarî ve şahsî işlerine karışmak değildir. Bilen bilir ki hiçbir siyasî partiye üyeliğim ve kadrosunda yer almışlığım yok. Partiler üstü bir anlayış ve tavra sahibim.

 

Elbette Türklüğü bâtıl Türklük anlayışlarından tefrik ederek İslâm üzere yol tutan millet olduğunu ve Türk’ün Müslüman mânasına geldiğini savunan partilere kısa müddetlerle meyil ve hissimiz olmuştur. Hayâlimizdeki Türk İslâm Cumhuriyetine kim “katkıda” bulunuyorsa, hatâlarının tenkid edilmesi şartıyla hangi parti bu hayâlin bir karesini bile gerçekleştiriyorsa iktidarına hürmet ederiz.

 

Sadede geliyorum. Bin yıllık İslâmlaşmış Türk tarihindeki hususi yerinden, din-i mübinin ve din ü devlet mülk ü millet anlayışının hayata geçirilmesindeki rolünden ve İslâmlaşmış millet oluşumuzu tamamlayan temel unsurlarından biri oluşundan dolayı “Alperen” mefhumuna ve bu unvanın muhtevasına inancım ve hürmetim ziyadedir.

 

Romantik ve hissî bir anlayış değil bu. Hem derviş hem mücahit, hem ahlâk ve fikir sahibi, hem de devlet ve millet meselelerine hassasiyeti olan müdahaleci ve aksiyon sahibi gençlik tipinin alperenlikte vücut bulacağına inanan bir bakış…        

ALPERENLER MİSYONUNA UYGUN BİR VASATTA DURMUYOR

 

Alperenlik mefhum ve mevkiini fikrî mücadelesine esas alan “Alperen Ocakları” nın ismine ve misyonuna uygun bir vasatta durmadığını, siyaset elinde incitildiğini ve muhteva gücünün azaltıldığını gönülden boşalan bir dille anlatmak istiyorum.

 

Bizi bu düşüncelere sevk eden saiklerden biri, “Büyük Birlik Hareketi şahsında dâva arkadaşlarımıza deklarasyon beyannâmesi” ne yâni haklı ve ahlâklı bir itiraza öncülük eden Alperen Ocakları’nın emektarı ve Şehr-i Maraş Başkanı Fatin Rüştü Kayıran’ın fikirli isyanıdır. Diğer bir saik de bu hareketin en fikirli öncülerinden şair Memduh Atalay’ın târif ettiğim alperen çizgisindeki şahsiyetidir.

 

Irkçı ve kavmiyetçi olmayan bu iki insan, alperenliği Allah’a, dinine ve şeriatına inanan mücahit olarak anladılar, kendilerini zaferle değil seferle mükellef bildiler.

 

Gücünü ve kaynağını İslâmlaşmış Türk tarihinden alan alperen ocağını, bin yıldır devletin kurucusu ve üst kimliği olan Türklerin hâkimiyet hakkını İslâm üzere sürdürmesi için çalışan ve “dîn ü devlet, mülk ü millet” anlayışının gerçekleşmesi için mücadele eden bir ocak olarak sahiplendiler.  

Alperenliğin dünya görüşünde sekülerliğe, laikleşmiş milliyetçiliğe, Atatürkçülüğe yer olmadığına, Türklüğün millet olarak doğuşunun ve kimliğinin İslâm’la meczolduktan sonra Osmanlı asırlarında inkişaf ettiğine, Atatürkçü Cumhuriyetin oluşturmak istediği Türklük anlayışının seküler ve bâtıl olduğuna inandılar.

 

ALPERENLER SİYASET ELİNDE İNCİTİLİYOR

 

Alperen Ocakları, ölçü olarak kabul ettiğimiz bu iki şahsiyetin anlayış ve fikrî damarını taşıyor ve sürdürüyorsa hâlen umut vardır, siyaset elinde incitilmesine, pörsütülmesine üzülürüz.

 

Fatin Rüştü Kayıran, alperenlerin hâmisi olan şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun kurduğu partinin son dönem politikalarını tenkid ediyor ve bu politikanın Alperen Ocakları’nın fikrî muhteva ve teşkilat yapına zarar verdiğini dile getiriyor. Haykırışının sebebi alperen ocağının yukarıda târif ettiğimiz misyonu ve varoluş kaygısıdır. Hülâsa ifadeyle şöyle diyor:    

 

“Şerefle ifade etmek isteriz ki Alperen Ocakları’nın mensubuyuz. Rahmetli Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu 1992’de ‘hak bildikleriyle’ itiraz ederek tarihe yeni bir parantez açmıştır. Bu parantez Türk-İslâm âleminin ’Büyük Birlik İdealini’ ifade etmektedir. Bugün tarihin bizlerin sırtına yüklediği mes’uliyet bizi itiraz etmeye mecbur bırakmıştır. İstişare ve tenkit müessesesinin işlevini yitirmiş olduğu ortadadır. Şimdiye kadar yetkililere karşı yaptığımız tenkitlerin hiçbir etkisi olmamıştır. Muhsin Yazıcıoğlu’na bile tenkitlerin yüksek sesle, korkusuzca ve özgürce iletilebildiği gerçeğinden hareketle haklı itirazımıza karşı gösterilen tepkileri kabul etmemiz asla mümkün değildir. Bizler kapalı kapılar arkasında sonucu olmayan tavırlar koymak yerine camiamızın tamamının duyacağı bir sesle, üzerinde ’Mutabakata’ varacağı meseleleri bu şekilde haykırma kararı aldık. Görevlerimizin bize yüklediği mes’uliyeti yerine getirmekteyiz. Bu tavrımızın altında hiçbir art niyet yoktur. Aksine, bu tavrın taban bulması ve hayırlara vesile olması amacını taşımaktayız. Tabanı Türk-İslam Düşüncesi ve damarı taşıyan Büyük Birlik Camiası savrulacak bir noktaya gelmişse, getirilmişse bizim siyasi müktesebatımıza ve misyonumuza uygun bir siyasi kadronun Muhsin Başkan'ın topluma sigorta ve ışık olacak siyasetini takip etmesi gerekmektedir. Bu mevcut yönetimi itham değil müktesebatımızı devreye sokma hamlesidir. Referanslarımızı şanlı tarihten, Hz. Ömer’e ‘Seni kılıcımızla düzeltiriz ya Ömer!’ diyen sahabeden ve Muhsin Yazıcıoğlu’ndan almaktayız. Milletin ‘Referans kaynağı’ olan Büyük Birlik Partisinin politikasından dolayı bugün sokaklarda ‘Paralelci” ve  ‘Farklı bir nazarla’ bakılmaktadır. Bunun diyetini de maalesef ki ‘Hata yapan kadrolar’ değil hareketimiz mensupları ödemektedir. FETÖ ile hiçbir ünsiyeti bulunmayan alperenlerimiz bu tür şüphelerle işlerinden olmaktadır. Bir insan ömrünün en şerefli vesikası olan ‘Alperenlik’ bugün mevcut hatalar yüzünden insanlarımızın alnına kirli odaklarca ‘kara bir leke’ gibi sürülmeye çalışılmaktadır. ’kuruluş felsefemizi’ yeniden hayata geçirebilecek liyakat sahibi kişilere devredeceğiniz inancını taşımaktayız. Bugün tarih size bu ‘görevi’ yüklemektedir. Görevi yerine getireceğiniz, alperenlerin kalbine yeniden taht kuracağınız inancındayız. Bu tavrımızın hayırlara vesile olmasını Yüce Rabbimizden niyaz eder, Muhsin Yazıcıoğlu’nun yolunu takip etmesini tavsiye ederiz.”      

 

Yaşanan bu talihsizliklerden dolayı Alperen Ocakları’na düşen her ateşi yüreğimize düşmüş sayarız. Bu ocağın siyaset elinde gücünün azaltılmasına, dermansız bırakılmasına, itibarının zedelenmesine gönlümüz râzı olmaz.

Yeri gelmişken belirtelim ki, adı geçen siyasî partinin şehit Muhsin Yazıcıoğlu’ndan sonra istikametini kaybettiğini, fikrî misyonunun gerilemeye başladığını söylemek haksızlık olmasa gerek. Türkiye’nin siyaset sosyolojisi açısından uzun bir tahlil mevzudur bu… 

 

ALPEREN VE PARTİCİLİK; MEŞREBLERİ AYRI İKİ İNSAN GİBİDİR

 

Alperen Ocakları’nın Yazıcıoğlu’nun şehitliğinden sonra adı geçen parti veya bu partinin yeni versiyonu ile de âbad olması, uyuşması mümkün değil. Yapısına zarar verir. Bir partinin gençlik hareketi olmaya ihtiyacı yok. Siyasî partilerin tabiatı farklıdır. Siyaset millî endişelerinden sapmasan şartları kollayan ve manevra sahasını esnek tutması gereken bir yoldur. Bu, tarihte de böyledir. Alperenlik ve parti; meşrep ve vasıfları ayrı olan iki insan gibidir.                              

 

Gaye ve tarz olarak siyasetten apayrı bir yol olan alperenlik gibi Müslüman Türklerin varoluşunda son derece kudsiyeti haiz bir hareketin siyasî parti bünyesinde ve belirleyiciliğinde misyonunu gerçekleştirmesi mümkün değildir. Kendi başına bağımsız bir kültür medeniyet ve eğitim ocağı olmalı. Muhtevasını ve alperen tipini yukarıda beyan ettiğimiz tarzda yenilemeli ve yolunu netleştirmeli. 

 

Fatin Rüştü Kayıran’ın kaygısı ve sancısı da bu noktada toplanıyor. Kendisini dinleyelim:

 

“Ocak mensuplarına partimiz tarafından ‘Afiş asmaya memur’ kişiler nazarıyla bakılması ocaklarımızın insan kazanamamasına, günden güne insan kaynağının erimesine, üniversitelerden yavaş yavaş çekilmesine sebebiyet vermektedir. Büyük Birlik Partimizden ocaklarımızın bu faaliyetlerine destek olması, ön açması beklenirken bunun karşısında birçok yerde üzerinde ‘Tahakküm’ kurulmaya çalışılması alperenleri incitmektedir. Bilinmesini isteriz ki, Alperen Ocakları asırlar öncesinin ‘Yesevi Dergâhları’ olmak iddiasıyla yola yola çıkmıştır. Amacı da yalnızca Büyük Birlik Partisi’ne değil, devlete ve millete faydalı fertler yetiştirmek ve Anadolu mayasını bünyesinde koruyarak gelecekte devletine ve milletine yön târif edecek kadroların ‘Birliğini’ teşkil etmektir. Gelinen süreçte, yapılan hataların en büyük yansıması Alperen Ocaklarında görülmektedir. Bu mesele biz Alperen Ocakları Genel Merkez yöneticilerine ve kıymetli teşkilat başkanlarına tarihî bir mes’uliyet yüklemektedir.”

 

Hâsıl-ı kelâm, yüreğimizden fışkıran bir seda ile söylerim ki alperenliğin mükellefiyetini taşımak hakikaten zor ve emek isteyen bir dâva…

 

Necip Fâzıl’ın Türklük anlayışından ve Büyük Doğu Fikriyatından beslenmeli. Fikrî kilometre taşları Necip Fâzıl, Nurettin Topçu, Sezai Karakoç, Seyid Ahmet Arvasi, Erol Göngör olmalı ve Muhsin Yazıcıoğlu’nun başlattığı hamleyle yola çıkmalı ve yola devam etmeli…

 

Türk milliyetçiliğini ve Türklük anlayışını laik Cumhuriyet zemininde sürdüren Türkçü bazı grup ve hareketlerin kavram ve sözlerini kullanmamalı, itibar etmemelidir. Alperenliğin mânasına göre dünya görüşünü, devlet ve millet anlayışını yukarıda temas ettiğimiz değerler üzerinden İslâmî esaslar doğrultusunda yeniden inşa etmelidir.

 
Etiketler: Siyaset, elinde, şahlanamayan, bir, hareket, Alperen, Ocakları,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Sağcılık Kur’an-ı Kerim’e göredir.
Oy kullanmadan önce türkü dinleyin
Chp’nin iflâh olmayacağına dair
Açlığa medhiye
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Doğu’nun oğulları
Batı’nın oğulları üretme merkezi
Mebusluğun dayanılmaz(!)câzibesinden istikametini bozanlar
İyi nedir, iyi insan kimdir?
Anıtkabir’de îman tazelenir mi?
“Bir derdim var bin dermâna değişmem”
Doktorluk tasavvuf ve hikmet mektebinden sonra okunmalı
Hapishâne risâlesi-7
Hapishâne risâlesi-6
Hapishâne risâlesi-1
Kim İslâm üzere milliyetçiyim diyorsa makbuldür
Kur’anî mânada milliyet ve milliyetçilik
Ali Hocam yazısı
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Bâtıl Türkçüye göre Türkler “Araplaşıyor”muş-2
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
“Bitmeyen millî mücadele”
Dünya Kadınlar Günü’nün gerçek yüzü
Bâtıl Türkçünün Hakk’a tapan Türk’e zararları-3
Bâtıl Türkçüye göre din değişebilir, milliyet asla!
Bâtıl Türkçü ile Hakk’a tapan Türk bir değil
“Ne haçlı, ne şaman Türk! Müslüman, Müslüman Türk”
Necip Fâzıl’ın vasfettiği Türkler
Millet kimlikli Türk mü, ulus kimlikli Türk mü?
“Altun ordu” nam Türk ordusunun meziyeti
“Savletinle titresin” düşman ey Türk ordusu!
Hakk’a tapan Türk milletinin ordusu serhat boylarında…
Kültür Bakanına sual: Troyalılar Türk müydü?
Bosnalı millettaş Yemen Türküsü’nü söyleyince…
Dergiler fikir ve edebiyatın burçlarıdır
Evi barkı yıkan kitap delileri
İnönü Amerikancılığı utanç verici yıllardır
Kültürün iktidarı mı, iktidarın kültürü mü?
İstiklâl Marşı Şairi’ni fişleyen Cumhuriyet erdemli olabilir mi?
Mehmed Âkif’in cenazesinde Cumhuriyet’in şefleri yoktu
Yılbaşı kutlama pespâyeliğini Kemalistler resmîleştirdi
KUMARBAZ CUMHURİYET’İN MURDAR MİLLÎ (!) PİYANGOSU
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
Sahaf Hasan Efendi
“Selülozofiller” ve “Bibliyofiller”
Faydasız kitap okumak
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Cumhuriyet Bayramı”nı kimler niçin kutlar?
“Şifa kabul etmez ağır kitap hastaları”
Mecânin-i kütüb yahut kitap mecnûnları
Kitap yârânının efendisi
“Oku! zira okumayan azgınlaşır”
Musul / Kerkük’ün başına gelenlerin müsebbibi Lozancılardır
Türkler Hakk’a tapan millettir
Müslüman mahallesinde domuz dersi verilir mi?
İtirazın İsmailcesi
İsmail bayramı
Her kurban İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
İsmail ve bıçak
Kimi etine tâlib olur İsmail’in, kimi adanmışlığına
Milliyetçilik, cumhuriyet ve devlet Atatürkçülükle mi kaimdir?
Herkes İsmail olmalı
Osmanlı’da askerlik meselesi
Bir buğday yetiştiricisi bir darbeci generalden değerlidir
Dergi de okuyalım; dergisiz olmaz
Kitap ve dil
Yarın ölecekmiş gibi yazmak
Modern yazı seküler ve aidiyetsizdir
Kurtla çoban arasında mesai yapanlar
Kurtla bir olup kuzuyu yedikten sonra çobanla ağlayanlar
Darbeci bir general şu mısraları okuyabilir mi?
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Darbeci generaller psikopattır
Darbeci generallerin çöküşü
15 Temmuz darbeci generallerle milletin savaşıdır
Darbeye karşı selâ, ezan, millet
İyi yazı kütük ve nakış sahibidir
“İyi yazı kötü yazı”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Aynaya bakmak marifettir
Aynaya bakınca ne görüyoruz?
Somalili Mahmut’un yüreğinde Türkiye/Somali kardeşliği
Edebî hayatların kitabı: “Mekân Hikâyeleri”
Cümle Âlemin Efendisi’ne (s.a.v.) hâlnâme
Alkollü hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi
CHP’nin cemâziyelevvelini bilir misiniz?
Dil Kapısı’ndan geçenler
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Ehl-i gece olmak
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
Avrupa’nın binyıllık Türk korkusu
İstiklâl Marşı mı değişsin, Cumhuriyet mi?
Türk’ün güzel sıfatlarından alpereni doğru anlamak
Cumhuriyetin “Millî” kavramına ettiği zulümler
Terkip ve İnşâ dergisinden “İslâm maarif sistemi
Millet kimlikli Türklük mü, ulus kimlikli Türklük mü?
Türk’ü Türk yapan Cumhuriyet değil, İslâm’dır
Himmeti millet olan Türklüğe ihtiyaç var
Kumarbaz Cumhuriyetin Murdar Millî (!) Piyangosu
Kalbiniz kışa dönmüşse baharla diriltin
“Aman” diye kimi çağırmalı?
Şehitlerin kanı yüzümüze değiyor/ kaatil: ABDHDPKK’dır
“Çaldım yârin kapısın…”
“Çınar”ı nasıl bilirsiniz?
Sadra şifa bir kitap: “Evin Mahremi Olmak”-2-
Kemalistler Batılılaşma uğruna Musul’dan vazgeçti
Ey ahmak! ölümden güzel bir şey var mı?
Ölümle aranız nasıl?
Müslüman Doğulu musunuz, Batılı mı?
Dil Kapısı
İsmail ve bıçak
Cemaat önderi, hocaefendi ve âlim sıfatlı Belâmlar
Bu ülke ecdadımındı / bugün benim / yarın oğlumun ve onun oğullarının olacak
Darbeci generallerin soy ağacı
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Göster Âl-i Osman Türklüğünü Ey Türk Ordusu!
Kurtlar ve darbeci generaller
Hayat yavaştı yavaş yaşardık eskiden
Ezanın hasmı darbecilerin ezana yenilişi
“General elbisesi giyen horoz”
Muhsin Yazıcıoğlu suikastının kuyruğu göründü…
Türkler Hakk’a tapan millettir
Darbeye karşı selâ, ezan ve millet
Tanrı yok, generaller var!
Darbeci generaller psikopattır
Bir buğday yetiştiricisi bir generalden değerlidir
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Türkiye Yazarlar Birliği Kahramanmaraş Şubesi’nin başına gelenler
Ey generaller! sizi sigaya çeken bir millet var
Darbeci generallerin çöküşü
Târih şöyle yazacak: Darbeci generallerle milletin savaşı
“Tek Kapı” ya açılan Kapılar…
İnsanlar televizyon seyrederek ölüyorlar
Müslümanın hayatına giren Avrupa âdetidir tâtil
Eşref-i mahlûkat’tan homoekonomikus’a dönüşenler
Ölüm haberleri ve tâziyelerimiz de laikleşiyor
Sizi alnınızdan öperim Alperenler!
Uykuya dost olan Müslüman çoğalıyor/sa…
Benim yaram derin derin…
Vatan hainliğinin târifi
Amerikan yardımı alan 27 Mayıs darbecileriyle CHP ikizdir
Sohbetle sahâbe olanların milletindeniz
Medeniyet dâvamızı omuzlayan dergi: Terkip ve İnşâ
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Yüreklerinde anne ateşi sönmeyen iki şair:
Hümâ kuşuna yahut “Himmet Hümâları” na tutunmak
Laik-altı ok anayasası Müslümanca ıslah edilmeli
Türkiye, Büyük Doğu Fikrine muhtaç
Dostunuzu, yâni benzerinizi bulun
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
Modernizme karşı dost ve dostluk
Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm doğduğunda
Suriye meselesini yakın tarihte aramak
Bin miligramlık şiir böyle olur efendiler!
“Okuryazar mısın, Uyurgezer mi?”
Dil Kapısı’ndan geçmedikçe
Vatan müdafaasına çıkan dost hüzün yollamış
Nekrofil PKK ve dış düşmanlar yine Ankara’da…
“Ağlayın su yükselsin belki kurtulur gemi”
28 Şubat’ın apoletli kurtlarıyla bir olup kuzuyu yiyenler
Mukaddesatçı iktidarın medeniyetle imtihanı
“Yârin Şifa Kapısı”
“Türkü Yazıları”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Bir Hocam ve Dükkânnâme
Türkiye, Bayırbucak’ı ilhak etmeli
Maraş Maraş Derler Kahramanlığın Adına
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Türkiye PYD’ya karşı Suriye Türkmenlerini Masa’ya getirmeli
Türkiye’de aydının anatomisi
Medine, Medeniyet ve Şehir
Akademisyenin recüliyeti var mı?
Hüda Par’dan iki mektup
Türkçülerin meylettiği müelliflerin medeniyet fikrindeki ârıza ve farklılıklar
Ârızasında ısrar eden bir Türkçünün ithamnâmesi
Mehmet Âkif, Kemalist cumhuriyeti tasdik etmedi
“İktidarda Kim Var?”
Mehmet Âkif’in cenazesinde cumhuriyetin şefleri yoktu
El çek hüznümden ey zâhir erbabı
Türkçülük hareketinin Türklük anlayışı ârızalıdır
Türk milliyetçilerinin iflah olmaz hastalığı: “Atatürk’e bağlılık”
Müslümanın itini bile seven adam: Muzaffer Gözükara!
Her yer kitap, her yer fikir ve edebiyattı o gün…
“Rıza” yahut “Râzı” olmayı unutunca…
“Kelimelerin Seyir Defteri”nde yazılanlar
İslâm Medeniyetinin mukaddimesi: Câmi
“Ya Tahammül Ya Sefer'den Bize ‘İstikrar’ Düştü!”
Türkiye’deki milliyetçi hareketler İslâmî ihtiyaçtan doğmadı
“Bosna Bizim Neyimiz Olur?”
Milliyetçilik yola özürlü çıkınca…
Alkollü laik hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi-1-
Chp’nin bugünü de cemâziyelevveli gibi kirlidir
“Maruz Kalanlar Nesli”
Kaldırım imarına değil, gönül imarına ihtiyaç var
Âkif, İslâm; Gökalp, Batı medeniyetinden yanadır
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
İslâm medeniyetinde mûsikî “hikmetten bir cüzdür”
Üç yaralı kavram: asabiyet, kavmiyet, milliyet
“Çağın İsmailleri! bize et size cennet düştü”
Her kurban bir İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Dindar Kürtlerin ve bir Astsubayın HDPKK hakkında görüşleri
Dindar / ümmetçi Kürt kardeşlerimizin cevapları
Dindar / Ümmetçi Kürtler de özerklik ve resmî dil istiyorsa…
Said Nursî Hazretlerinin “Medeniyet-i Kur’ânîye” fikri
“Aç canavara (HDPKK) tahabbüb, iyiliğini değil iştahını artırdı
Modernizmin bulaştırdığı bir hastalık: “İhtiyaç tuzağı”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Kim “HDPKK”ye oy ve medya desteği vermişse haindir
Fikir Teknesi’nden peş peşe fikirli kitaplar…
Ahmet Cevdet Paşa’nın fıkıh üstü Medeniyet-i Cedide’si
Şehitlerin kanı yerde mi kalacak?
Nekrofil (ölüsevici) PKK, Amerika/İsrail provokasyonu iş başında
“Gurbet nedir bilir mi o menfâya gitmeyen?”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Gök Kapılarından geçmek
Doğu Türkistan’a Ecdâdımız Gibi Gitmek
Alperen, İslâm devleti dâvasının mükellefiyetini taşıyana denir
Kürtçülüğün çâresi Said-i Nursi Hz.lerinin fikirlerindedir
CHP’nin desteklediği 27 Mayıs darbecilerine Amerikan yardımı
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
“Amerikan saatine göre uyuyan Türk münevveri…”
“Millet”in târifi yahut millet olmanın müslümancası
19 Mayıs bayram değil, Atatürkçülük karnavalıdır
Nü-sever General Evren’in Akıbeti
İdrakimize vurulan Atatürkçülük zincirini ne zaman kıracağız?
Medeniyetimize Kasteden Medeniyetsiz Cumhuriyet
İktidar da dâhil, partilerin seçim vaatleri bayat ve fikirsiz
Altı ok muhibbi bir zındık: domuzsever Abdullah Cevdet
“Dinî” mânasına gelen “millî” kavramı neleri haizdir
Dostâne Fiskeler
Efendimiz Aleyhisselâtüvesselâm’ın şehri Medine
Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm doğduğunda
“En iyi Türk ölü Türktür; en iyi Kürt ölü Kürttür”
“Daha Çok Ölü İstiyorum”
Fikir Teknesi’nden Necip Fazıl ve Büyük Doğu Devleti üstüne kitaplar
Tekbir, salavat ve mehterle Çanakkale şehitlerini yâdeden üniversite…
Altı Ok Cumhuriyetinin kadın projesi: “Kur’an’ı kapa, kadınları aç”
Hilâfetçilikten Devrimciliğe Evrilen “CHP Makyavelizmin Partisidir”
28 Şubat’ın paranoyak generalleri
Kıyafet İnkılâbının Kurbanı Kadınlar ve Kızlar
Bir “Türkçü” nün Türkler için zararlı fikirleri-2
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
K. Maraş
Az Bulutlu
Güncelleme: 17.07.2018
Bugün
23° - 37°
Çarşamba
23° - 36°
Perşembe
24° - 35°
K. Maraş

Güncelleme: 17.07.2018
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı