Yazı Detayı
21 Aralık 2015 - Pazartesi 08:33 Bu yazı 859 kez okundu
 
Türkçülük hareketinin Türklük anlayışı ârızalıdır
Ahmet Doğan İLBEY
lbeyali@hotmail.com
 
 

Evvel emirde beyan edelim ki, bir yazarın ifadesiyle “Türkçülük, Türk olmayanların uğraştığı bir iştir.” Türkçülük, Avrupalı oryantalistlerin Türkler üstüne yaptıkları Türkoloji çalışmalarıyla başlamıştır. On asırdır İslâm medeniyet dairesinde millet olan ve İslâm medeniyetinin en önemli ayağını vücuda getiren Türklerin yaşattığı tarih ve cemiyet temellerinden kopuk, tamamen kültürel bir Türklük oluşturma anlayışının mahsulüdür.

 

İslâm öncesi dönemlerin ele alınıp, İslâm’ın devre dışı bırakılmasındaki asıl maksat, Türkleri İslâm üzerine inşa ettikleri geniş bir medeniyet ve hilafet zemininden uzak tutmak ve İslâm temelli Osmanlı Türklüğünün dışında İslâm öncesi Türklükle Batılı değerlerin terkip olduğu bir tarih şuuru oluşturmaktır. Bir sonraki aşamada ise, Türk milletini köklü değerlerinden uzaklaştırılmış Batılı aydınlanmacı ve seküler bir “ulusçu” kimliğe dönüştürmektir.

 

Türkçülüğün kültürel ve siyasî gelişmesinin kaynağı olan erbabınca bilindiği üzere Macar Türkolog Vambery’nin çalışmalarıyla 1864 yılında başlıyor. Bu çalışmaların Osmanlı aydınları üzerinde tesirleri üzerinde en çok duran Türkçü Ziya Gökalp, Vambery, Radlof, Leon Cahun, Mustafa Celaleddin Paşa, Arthur Lumbey Davis, Joseph Guignes gibi Türkologların Türkçülüğün ortaya çıkışının ve gelişmesinin temel isimleri olduğunu hayranlıkla belirtir.

 

Türkçülüğü siyasî bir toparlanma hareketi olarak gören Osmanlı’nın son dönem aydınları bu fikir akımını, Ruslara ve Panslavizme karşı Türk dünyasını Batı’dan mülhem ulus temelli anlayışla birleştirmek isteyen Kazan ve Azerbaycan’daki Türkçü aydınlardan tevarüs ettirmişlerdir.

 

Rusya’daki Türkî aydınların, Türkçü fikirlere kattıkları kavram ve ideolojik prensipler Panslavizm’den alınma olduğu belli. Türkçülüğün öne çıkmış isimlerinden “Ahmet Ağaoğlu Türk kültürünün korunması için Batı medeniyetinin doğrudan kabul edilmesi ve bu yolla da Türk milliyetçiliği düşüncesinin geliştirilmesinde ısrarcı olmuştur”( Mehmet Karakaş, Türk Ulusçuluğunun Doğuşu).

 

“SİZLERSİNİZ EY KAVM-İ MACAR BİZLERE İHVAN (…) MÜMKÜN MÜ AYIRSIN BİZİ İNCİL VE KUR’AN”

     

Vambery’den büyük tesirler alan ve onu taklit eden Azerî Hüseyinzâde Ali de Türkçü aydınlar üstünde iz bırakmış isimlerden… Bütünüyle Batılı aydınlanmacı-seküler ve pozitivist temelli Türkçü “ulus” birliğini ifade eden şu mısralar onundur: “Sizlersiniz ey kavm-i Macar bizlere ihvan / Ecdadımızın müştereken menşei Turan / Bir dindeyiz hepimiz, hakperestan / Mümkün mü ayırsın bizi İncil ile Kur’an”( Yusuf Akçura, Türkçülük, s.413).

 

Anlaşıldığı üzere Türkçüler için Kur’an, “ihvan”, yani kardeş olmak için hiç de önemli bir unsur değildir. Onlara göre karındaşlığı ve “kavim” kardeşliğini din birliğinde değil, “menşeye doğru kemik kırıntılarında” ve üç beş kelime benzerliğinde aramak gerek. Öyle ki, Türkçe bilen Hıristiyan Gagavuzlarla “ihvan” olmamız, Türkçülerin ileri sürdüğü Türkçü ulusa uygun olabilir, fakat Türkçe bilen bir Suriyeli Sunni Arap böyle bir “ulus” telifine uygun düşmez. 

 

Yusuf Akçura ile Sadri Maksudi Arsal’ın Türkçülüğü de İslâm’ı sâdece mânevî unsurlardan sayan ve diğer Türkçüler gibi modernist ve sekülerdir. Rusya’nın sultasından kurtulup istiklâllerini kazanabilmek için geliştirilmiş olan Türkçü hareketi dönemin şartları itibariyle ideolojik olarak İslâm’a mugayir olduklarını söyleyemeyiz.

 

Öncelikle Rusya çevresindeki Türk kökenli bölgelerdeki şartların doğurduğu bir harekettir. Harekete dair fikirler o bölgenin sosyal ve siyasi şartlarıyla alâkalıdır. Bu bakımdan İslâm’a seküler bakışları ve Batı’dan mülhem siyasî ve sosyal programları kendi şartları için geliştirilmiştir.

 

Bu bakımdandır ki Türkçü hareketin fikrî ve sosyal değerleri, İslâm medeniyetinin bânisi olan İslâmlaşmış Türklüğün içtimaî ve siyasî yapısıyla uyuşması tabiî olarak mümkün değil. Bu suni ilkah bugün dahi hissedilmektedir.

      

Peş peşe savaş ve bozgunların yaşandığı dönemlerin “mağlubiyet psikolojisiyle” Meşrutiyet ve Cumhuriyet’in devletlû ve münevveri Türkçülük hareketini Batılı devletlerle işbirliği vasıtası olarak tercih ettiler. Şu da söylenebilir. Rusya’nın Panslavizm siyaseti, 1919’lardan itibaren Bolşvevik Rusya’nın sosyalizmi yaymaya başlaması ve Türk dünyasının istiklâlini gasbetmeye başlaması, Rusya’daki Türklerle Osmanlı Türkçülerinin yeni siyaset ve medeniyet arayışları “konjonktürel” olarak varlığını öne çıkarmıştır.

 

Türkçülük, Batı karşıtı olmayan, laik muhtevaya sahip bir fikir hareketidir. Özellikle 1909’dan sonra İttihat Terakki döneminde Almanların desteğiyle Ruslara karşı bir siyasî koz olarak kullanıldı. Slav tehlikesine karşı Türk-Alman ittifakını destekleyen Türkçülerin, dağılması mukadder Osmanlı Devleti’nden sonra oluşturulacak yeni Türk Devletinin yapısına dair fikir kaynakları iki temellidir:

   

TÜRKÇÜLÜK, RUS HALKÇILIĞI, ALMAN KÖYLÜLÜĞÜ VE FRANSIZ İÇTİMAÎYETİNİN TAKLİDİDİR

   

Rus Halkçılığı (Narodnizm), yâni “halka doğru” görüşünden “Rus ulusçuluğunu” oluşturma hareketi ki, daha sonra Marksizm’le ters düşer. Diğeri ise Alman Völkisch ideolojisidir. Alman köylüsünün, Germen ırkının ve kültürünün en saf ve otantik kaynağı olduğu görüşünden hareketle Büyük Almanlığı yeniden inşa etme fikridir ki, Hitler’in Nazi Almanya’sının ideolojisi de bu kaynaktan beslenmiştir.

 

Bu iki kaynak, Yusuf Akçura, Ahmet Ağaoğlu ve Hüseyinzâde Ali gibi aydınların Türkçülük hareketinin fikir kaynaklarını oluşturmuştur. İttihat Terakki’nin ilk zamanlarında Alman tarih ve içtimaîyet düşüncesiyle Rus ve Bulgar Halkçılık anlayışının taklit edilmesiyle dilden içtimaî meselelere, tarih anlayışından “yeni ulusun” inşa edileceği maddî ve mânevî değerlere kadar pozitivist-seküler zeminde bir Türklük projesi oluşturulma faaliyetleri vardır ki, bir hayli problemli ve geniş bir mevzudur.

 

Türkçü derneklerin hâlen bu fikirleri işlediği malûm. Türkçülüğün ideologlarından Ziya Gökalp, 1918’den sonra Durkheim’in toplum anlayışını taklit ettiği ve pozitivizmin kurucusu A. Comteu’da olduğu gibi “bir insanlık dinidir” ki fertlerin kendini seküler ve pozitivist temeller üzerine inşa edilen topluma adaması fikrini Türkçü düşünceye zemin olarak aldığını bir daha belirtelim.

 

Türkçülerin dinî bir akide gibi sıkça kullandıkları “Batılı ilmî zihniyet”, bu “yeni Türk toplumun yaratılmasında” önceliğe alınır. “İlmî zihniyet” İslâm’ın emri gibi gösterilse de dinden arındırılmış seküler ve eklektik bir ilmi anlayış hâkimdir. Din, laik bir ahlâkın diğer adıdır. Bu ahlâk din ve dünya işlerinin birbirinden ayrıldığı bir ahlâktır.

 

Durkheim kopyacısı olan Gökalp’in ve Akçura gibi laikçi Fransız kültürü taraftarının düşüncelerinde tevarüs edilen ve günümüzün bir kısım Türk milliyetçileri ve Türkçü kuruluşların anlayışlarında hiçbir değişikliğe uğramadan “Türklüğün Esasları” diye hâlâ yaşatılması Türklük mefahirine sarılan gençlik için yanlış bir modeldir.  

 

Anlaşılan şu ki, Türkçü düşünce, İslâmlaşmış Türk milletinin değerleriyle bütünüyle paralellik arz etmez. Devlet ve millet yapısını tanzim etmeyen İslâm seküler bir değer olarak yer alır. İslâm öncesi Türkî değerlerle Batı’nın içtimaî ölçüleri ve medeniyet zihniyetini, belirleyici olmayan İslâm’la sentez yaparak Batı medeniyet dairesinde bir Türklük modelidir.

-----------------------------------------------------

MEDENİYET DEĞERLERİMİZİ TEBLİĞ İÇİN MOSTAR GENÇLİK SÖYLEŞİLERİNE ÇIKAN DOSTLAR DÖNDÜLER

 

Türkiye Yazarlar Birliği K. Maraş Şube Başkanı Öğrt. Gör. İsmail Göktürk, medeniyet anlayışımızı tebliğ için Çanakkale’den sonra Mostar Gençlik Söyleşileri konferanslarına Malatya’da devam etti.

 

Semerkand-Mostar Grubu’nun Türkiye ve medeniyet coğrafyamızın her köşesinde tertip ettiği “Mostar Gençlik Güz Söyleşileri” adıyla Tarih İhtisas ve Medeniyet Topluluğu, 12 Aralık’ta İsmail Göktürk ile “Medeniyetin İhyası için İnsanın İnşası” konulu konferans düzenledi. Söyleşisini Malatya’da yapıp gelen fikirli dostumuz neler anlattı, neler gördü Fikir Dükkânımzda biz de dinleyeceğiz.

 

Mostar Dergisi yazarı ve Fikir Dükkânı müdavimi Mehmet Raşit Küçükkürtül de “Medeniyetimizde kitap okumak” konulu konferansı için yine “Mostar Gençlik Güz Söyleşileri” nin Türkiye genelinde tertip ettiği medeniyet tebliği için Bursa ve Sakarya’ya gidip geldi. Dağarcığında neler getirdi, çok okuyan bu fikirli dostumuzu da dinleyeceğiz.

 

Medeniyet ihyası bununla da bitmiyor; Şehr-i Maraş Semerkand-Mostar Grubu’nun temsilcilerinden ve fakirin tercümanı Ferhat Ağca da Mostar Gençlik Faaliyetlerinin İstişare Toplantısı için gittiği İstanbul’dan döndü ki, dili şirin bu dost çok fikirli havadisler getirmiştir. Dahası var; Dükkânın Mes’ul Müdürü H. Ahmet Eralp’te de gün görmemiş çokça aleyh olduğuna eminim.

                                                                                                                             Dükkâncılar için sevindirici bir havadis daha var; Semerkand Dergisi yazarı âlim ve fâzıl insan Ali Yurtgezen hoca da “Mostar Gençlik Güz Söyleşileri” programları çerçevesinde İslâm medeniyet değerlerini tebliğ için Malatya’ya gidip geldi ve ardından Kayseri Mostar Gençliğiyle söyleşi yapacak.

 

Hâsıl-ı kelâm, bu Cuma Dükkânımızda sohbet ziyade demektir. Müdavimler bu hafta medeniyet tebliğinden gelen dostların sohbetleriyle âbad olacaklar…

------------------------------------------------

“BANA KİM ENSAR OLACAK?”

 

Bazı sohbet ve yârenlikler var ki gönüllere şifa, zihinlere bin miligramlık fikirler verir. Sıradan gibi görünen birkaç dostun telefondaki yarenlikleri birbirine zarf atmalarında dahi şimşek gibi parlayan, insanın hiç de aklına gelmediği, tasavvur edemediği ifadeler ortaya çıkar ki, vecize değerindedir.

 

Yoldaki Kalemler dergisinin yayın müdürü şair ve hikâyeci Hasan Ejderha dostumuz bu mânada yaşadığı bir yarenliği mektuplaştırıp fakire göndermiş. Eh-il dilin ve ehli- fikrin hoşuna gider deyi paylaşmak istedim:

 

“Üniversite kütüphanesindeki odamda oturuyoruz… İsmail Göktürk hoca çayını içiyor. Konumuz fikir, medeniyet, edebiyat az bir siyaset… Derken aklıma Memduh Atalay hoca geldi. Hüzünlendim. ‘Niye hüzünlendi’ diyeceksin, anlatayım.

 

Memduh hocayı düşündüm; o dik duruşunu, şaşmaz isabetli fikri mülahazalarını ve her konuda sağlamlığını. Ama bir anda durduğu yer ve hepimizin gönül verdiği fikir hareketini idare edenleri düşündüm. Hocanın tırnağı kadar dâva adamlığı olmayan, dâvayı başka emeller doğrultusunda kullanan kaygısız bu adamlar aslında yok mesabesindeydi ve Memduh hocanın dağ dibi durduğu o yer aslında boştu.

 

Bir an aklıma bir fikir geldi ve Memduh hocayı aradım. Telefonunu açınca dedim ki: “Hocam şu anda telefonumun mikrofonunu açtım ve odadaki herkes sesini duyuyor. Odada; İsmail Göktürk Hoca, Ben, Mehmet Yaşar ve Şeyhşamil Ejderha var.” Memduh hoca odadakileri selâmladıktan sonra “Buyur” dedi. Dedim, “Hocam seni Süleyman Şah türbesi gibi taşımak istiyoruz.”

 

Memduh hoca bir dakikaya yakın durdu. Birkaç kere hafif gülmesi bizlere kadar ulaştı.

 

‘Türbe yerinde durmalı’ dedi.

 

İtiraz ettim. Hocam o ihtişamda sizi çevreniz boş olarak bırakamayız, buna asla gönlümüz razı olmaz. Kesinlikle sizi çevrenizde sizin fikrinizde-zikrinizde insanların olduğu bir yere taşımalıyız dedim.

 

Arka arkaya kahkahalar attıktan sonra ‘İsmail hoca ne diyor’ dedi. İsmail hoca Memduh hocanın sesini duyar duymaz ‘Teslim ol kurtul’ dedi.

 

Memduh hoca: ‘Benim teslim olmayacağımı bilir’ dedi.

 

İsmail hoca tekrar ‘Teslim ol kurtuuul!’ dedi biraz uzatarak.

 

‘Hocam sancak bu tarafta. Sen çok yiğit ve dik durduğun için sancağa hâkim vaziyette bir konumla sancağın altında olduğunu düşünüyorsun ama hem sancağın altında değilsin, hem de etrafın iyice boşaldı seni Süleyman Şah türbesi gibi taşıyalım’ diye tekrar ettim.

 

Memduh hoca: Peki bana kim ensar olacak. Sor bakalım İsmail Hoca bana ensar olacak mı?

 

‘Seni duyuyor şu anda” dedim.

 

İsmail hoca cevap verdi: ‘Teslim ol kurtul!’

 

‘Hocam İsmail hoca sana ensar olmaz olur mu; hepimiz sana ensar oluruz dedim.’

 

Memduh hoca yine birkaç kere hafif kahkaha attıktan sonra, ‘Evvela sohbetinizde adım geçtiği için teşekkür ederim; çok mutlu oldum. Fakat gelmem. Şimdi gelsem hurma için geldi dersiniz’ dedi.

 

Hepimiz gülüştük: ‘Hurma için geldi demeyiz; hatta sana hurmanın çoğunu veririz’ dedik hep birlikte gülüşerek.

 

Memduh hoca: ‘Yok yok, siz hurma için geldi dersiniz’ diyerek veda etti.”

 

 
Etiketler: Türkçülük, hareketinin, Türklük, anlayışı, ârızalıdır
Yorumlar
Diğer Yazılar
“Dil Edebi”
“Turnalar Ali’mi görmediniz mi?”
Ana ile oğulun dostluğu
Her kurban İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Modern inkırazlar geliyor…
İnkıraz bir kez gelmeye görsün…
Sağcılık Kur’an-ı Kerim’e göredir.
Oy kullanmadan önce türkü dinleyin
Chp’nin iflâh olmayacağına dair
Açlığa medhiye
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Doğu’nun oğulları
Batı’nın oğulları üretme merkezi
Mebusluğun dayanılmaz(!)câzibesinden istikametini bozanlar
İyi nedir, iyi insan kimdir?
Anıtkabir’de îman tazelenir mi?
“Bir derdim var bin dermâna değişmem”
Doktorluk tasavvuf ve hikmet mektebinden sonra okunmalı
Hapishâne risâlesi-7
Hapishâne risâlesi-6
Hapishâne risâlesi-1
Kim İslâm üzere milliyetçiyim diyorsa makbuldür
Kur’anî mânada milliyet ve milliyetçilik
Ali Hocam yazısı
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Bâtıl Türkçüye göre Türkler “Araplaşıyor”muş-2
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
“Bitmeyen millî mücadele”
Dünya Kadınlar Günü’nün gerçek yüzü
Bâtıl Türkçünün Hakk’a tapan Türk’e zararları-3
Bâtıl Türkçüye göre din değişebilir, milliyet asla!
Bâtıl Türkçü ile Hakk’a tapan Türk bir değil
“Ne haçlı, ne şaman Türk! Müslüman, Müslüman Türk”
Necip Fâzıl’ın vasfettiği Türkler
Millet kimlikli Türk mü, ulus kimlikli Türk mü?
“Altun ordu” nam Türk ordusunun meziyeti
“Savletinle titresin” düşman ey Türk ordusu!
Hakk’a tapan Türk milletinin ordusu serhat boylarında…
Kültür Bakanına sual: Troyalılar Türk müydü?
Bosnalı millettaş Yemen Türküsü’nü söyleyince…
Dergiler fikir ve edebiyatın burçlarıdır
Evi barkı yıkan kitap delileri
İnönü Amerikancılığı utanç verici yıllardır
Kültürün iktidarı mı, iktidarın kültürü mü?
İstiklâl Marşı Şairi’ni fişleyen Cumhuriyet erdemli olabilir mi?
Mehmed Âkif’in cenazesinde Cumhuriyet’in şefleri yoktu
Yılbaşı kutlama pespâyeliğini Kemalistler resmîleştirdi
KUMARBAZ CUMHURİYET’İN MURDAR MİLLÎ (!) PİYANGOSU
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
Sahaf Hasan Efendi
“Selülozofiller” ve “Bibliyofiller”
Faydasız kitap okumak
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Cumhuriyet Bayramı”nı kimler niçin kutlar?
“Şifa kabul etmez ağır kitap hastaları”
Mecânin-i kütüb yahut kitap mecnûnları
Kitap yârânının efendisi
“Oku! zira okumayan azgınlaşır”
Musul / Kerkük’ün başına gelenlerin müsebbibi Lozancılardır
Türkler Hakk’a tapan millettir
Müslüman mahallesinde domuz dersi verilir mi?
İtirazın İsmailcesi
İsmail bayramı
Her kurban İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
İsmail ve bıçak
Kimi etine tâlib olur İsmail’in, kimi adanmışlığına
Milliyetçilik, cumhuriyet ve devlet Atatürkçülükle mi kaimdir?
Herkes İsmail olmalı
Osmanlı’da askerlik meselesi
Bir buğday yetiştiricisi bir darbeci generalden değerlidir
Dergi de okuyalım; dergisiz olmaz
Kitap ve dil
Yarın ölecekmiş gibi yazmak
Modern yazı seküler ve aidiyetsizdir
Kurtla çoban arasında mesai yapanlar
Kurtla bir olup kuzuyu yedikten sonra çobanla ağlayanlar
Darbeci bir general şu mısraları okuyabilir mi?
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Darbeci generaller psikopattır
Darbeci generallerin çöküşü
15 Temmuz darbeci generallerle milletin savaşıdır
Darbeye karşı selâ, ezan, millet
İyi yazı kütük ve nakış sahibidir
“İyi yazı kötü yazı”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Aynaya bakmak marifettir
Aynaya bakınca ne görüyoruz?
Somalili Mahmut’un yüreğinde Türkiye/Somali kardeşliği
Edebî hayatların kitabı: “Mekân Hikâyeleri”
Cümle Âlemin Efendisi’ne (s.a.v.) hâlnâme
Alkollü hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi
CHP’nin cemâziyelevvelini bilir misiniz?
Dil Kapısı’ndan geçenler
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Ehl-i gece olmak
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
Avrupa’nın binyıllık Türk korkusu
İstiklâl Marşı mı değişsin, Cumhuriyet mi?
Türk’ün güzel sıfatlarından alpereni doğru anlamak
Cumhuriyetin “Millî” kavramına ettiği zulümler
Terkip ve İnşâ dergisinden “İslâm maarif sistemi
Millet kimlikli Türklük mü, ulus kimlikli Türklük mü?
Türk’ü Türk yapan Cumhuriyet değil, İslâm’dır
Himmeti millet olan Türklüğe ihtiyaç var
Kumarbaz Cumhuriyetin Murdar Millî (!) Piyangosu
Kalbiniz kışa dönmüşse baharla diriltin
“Aman” diye kimi çağırmalı?
Şehitlerin kanı yüzümüze değiyor/ kaatil: ABDHDPKK’dır
“Çaldım yârin kapısın…”
“Çınar”ı nasıl bilirsiniz?
Sadra şifa bir kitap: “Evin Mahremi Olmak”-2-
Kemalistler Batılılaşma uğruna Musul’dan vazgeçti
Ey ahmak! ölümden güzel bir şey var mı?
Ölümle aranız nasıl?
Müslüman Doğulu musunuz, Batılı mı?
Dil Kapısı
İsmail ve bıçak
Cemaat önderi, hocaefendi ve âlim sıfatlı Belâmlar
Bu ülke ecdadımındı / bugün benim / yarın oğlumun ve onun oğullarının olacak
Darbeci generallerin soy ağacı
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Göster Âl-i Osman Türklüğünü Ey Türk Ordusu!
Siyaset elinde şahlanamayan bir hareket: Alperen Ocakları
Kurtlar ve darbeci generaller
Hayat yavaştı yavaş yaşardık eskiden
Ezanın hasmı darbecilerin ezana yenilişi
“General elbisesi giyen horoz”
Muhsin Yazıcıoğlu suikastının kuyruğu göründü…
Türkler Hakk’a tapan millettir
Darbeye karşı selâ, ezan ve millet
Tanrı yok, generaller var!
Darbeci generaller psikopattır
Bir buğday yetiştiricisi bir generalden değerlidir
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Türkiye Yazarlar Birliği Kahramanmaraş Şubesi’nin başına gelenler
Ey generaller! sizi sigaya çeken bir millet var
Darbeci generallerin çöküşü
Târih şöyle yazacak: Darbeci generallerle milletin savaşı
“Tek Kapı” ya açılan Kapılar…
İnsanlar televizyon seyrederek ölüyorlar
Müslümanın hayatına giren Avrupa âdetidir tâtil
Eşref-i mahlûkat’tan homoekonomikus’a dönüşenler
Ölüm haberleri ve tâziyelerimiz de laikleşiyor
Sizi alnınızdan öperim Alperenler!
Uykuya dost olan Müslüman çoğalıyor/sa…
Benim yaram derin derin…
Vatan hainliğinin târifi
Amerikan yardımı alan 27 Mayıs darbecileriyle CHP ikizdir
Sohbetle sahâbe olanların milletindeniz
Medeniyet dâvamızı omuzlayan dergi: Terkip ve İnşâ
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Yüreklerinde anne ateşi sönmeyen iki şair:
Hümâ kuşuna yahut “Himmet Hümâları” na tutunmak
Laik-altı ok anayasası Müslümanca ıslah edilmeli
Türkiye, Büyük Doğu Fikrine muhtaç
Dostunuzu, yâni benzerinizi bulun
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
Modernizme karşı dost ve dostluk
Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm doğduğunda
Suriye meselesini yakın tarihte aramak
Bin miligramlık şiir böyle olur efendiler!
“Okuryazar mısın, Uyurgezer mi?”
Dil Kapısı’ndan geçmedikçe
Vatan müdafaasına çıkan dost hüzün yollamış
Nekrofil PKK ve dış düşmanlar yine Ankara’da…
“Ağlayın su yükselsin belki kurtulur gemi”
28 Şubat’ın apoletli kurtlarıyla bir olup kuzuyu yiyenler
Mukaddesatçı iktidarın medeniyetle imtihanı
“Yârin Şifa Kapısı”
“Türkü Yazıları”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Bir Hocam ve Dükkânnâme
Türkiye, Bayırbucak’ı ilhak etmeli
Maraş Maraş Derler Kahramanlığın Adına
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Türkiye PYD’ya karşı Suriye Türkmenlerini Masa’ya getirmeli
Türkiye’de aydının anatomisi
Medine, Medeniyet ve Şehir
Akademisyenin recüliyeti var mı?
Hüda Par’dan iki mektup
Türkçülerin meylettiği müelliflerin medeniyet fikrindeki ârıza ve farklılıklar
Ârızasında ısrar eden bir Türkçünün ithamnâmesi
Mehmet Âkif, Kemalist cumhuriyeti tasdik etmedi
“İktidarda Kim Var?”
Mehmet Âkif’in cenazesinde cumhuriyetin şefleri yoktu
El çek hüznümden ey zâhir erbabı
Türk milliyetçilerinin iflah olmaz hastalığı: “Atatürk’e bağlılık”
Müslümanın itini bile seven adam: Muzaffer Gözükara!
Her yer kitap, her yer fikir ve edebiyattı o gün…
“Rıza” yahut “Râzı” olmayı unutunca…
“Kelimelerin Seyir Defteri”nde yazılanlar
İslâm Medeniyetinin mukaddimesi: Câmi
“Ya Tahammül Ya Sefer'den Bize ‘İstikrar’ Düştü!”
Türkiye’deki milliyetçi hareketler İslâmî ihtiyaçtan doğmadı
“Bosna Bizim Neyimiz Olur?”
Milliyetçilik yola özürlü çıkınca…
Alkollü laik hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi-1-
Chp’nin bugünü de cemâziyelevveli gibi kirlidir
“Maruz Kalanlar Nesli”
Kaldırım imarına değil, gönül imarına ihtiyaç var
Âkif, İslâm; Gökalp, Batı medeniyetinden yanadır
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
İslâm medeniyetinde mûsikî “hikmetten bir cüzdür”
Üç yaralı kavram: asabiyet, kavmiyet, milliyet
“Çağın İsmailleri! bize et size cennet düştü”
Her kurban bir İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Dindar Kürtlerin ve bir Astsubayın HDPKK hakkında görüşleri
Dindar / ümmetçi Kürt kardeşlerimizin cevapları
Dindar / Ümmetçi Kürtler de özerklik ve resmî dil istiyorsa…
Said Nursî Hazretlerinin “Medeniyet-i Kur’ânîye” fikri
“Aç canavara (HDPKK) tahabbüb, iyiliğini değil iştahını artırdı
Modernizmin bulaştırdığı bir hastalık: “İhtiyaç tuzağı”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Kim “HDPKK”ye oy ve medya desteği vermişse haindir
Fikir Teknesi’nden peş peşe fikirli kitaplar…
Ahmet Cevdet Paşa’nın fıkıh üstü Medeniyet-i Cedide’si
Şehitlerin kanı yerde mi kalacak?
Nekrofil (ölüsevici) PKK, Amerika/İsrail provokasyonu iş başında
“Gurbet nedir bilir mi o menfâya gitmeyen?”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Gök Kapılarından geçmek
Doğu Türkistan’a Ecdâdımız Gibi Gitmek
Alperen, İslâm devleti dâvasının mükellefiyetini taşıyana denir
Kürtçülüğün çâresi Said-i Nursi Hz.lerinin fikirlerindedir
CHP’nin desteklediği 27 Mayıs darbecilerine Amerikan yardımı
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
“Amerikan saatine göre uyuyan Türk münevveri…”
“Millet”in târifi yahut millet olmanın müslümancası
19 Mayıs bayram değil, Atatürkçülük karnavalıdır
Nü-sever General Evren’in Akıbeti
İdrakimize vurulan Atatürkçülük zincirini ne zaman kıracağız?
Medeniyetimize Kasteden Medeniyetsiz Cumhuriyet
İktidar da dâhil, partilerin seçim vaatleri bayat ve fikirsiz
Altı ok muhibbi bir zındık: domuzsever Abdullah Cevdet
“Dinî” mânasına gelen “millî” kavramı neleri haizdir
Dostâne Fiskeler
Efendimiz Aleyhisselâtüvesselâm’ın şehri Medine
Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm doğduğunda
“En iyi Türk ölü Türktür; en iyi Kürt ölü Kürttür”
“Daha Çok Ölü İstiyorum”
Fikir Teknesi’nden Necip Fazıl ve Büyük Doğu Devleti üstüne kitaplar
Tekbir, salavat ve mehterle Çanakkale şehitlerini yâdeden üniversite…
Altı Ok Cumhuriyetinin kadın projesi: “Kur’an’ı kapa, kadınları aç”
Hilâfetçilikten Devrimciliğe Evrilen “CHP Makyavelizmin Partisidir”
28 Şubat’ın paranoyak generalleri
Kıyafet İnkılâbının Kurbanı Kadınlar ve Kızlar
Bir “Türkçü” nün Türkler için zararlı fikirleri-2
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
K. Maraş
Sıcak
Güncelleme: 20.09.2018
Bugün
23° - 36°
Cuma
22° - 34°
Cumartesi
21° - 34°
K. Maraş

Güncelleme: 20.09.2018
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı