Yazı Detayı
29 Ocak 2016 - Cuma 08:09 Bu yazı 743 kez okundu
 
Türkiye’de aydının anatomisi
Ahmet Doğan İLBEY
lbeyali@hotmail.com
 
 

Türkiye’de aydının anatomisi bozuk ve karışıktır. Seküler bir kavramdır aydın. Batılılaşmanın ürünüdür. Aydının meşruiyet kaynağı Batı’dır. Tanzimat aydını Şinasi ile başlar, Cumhuriyet aydını Yaşar Nuri ile devam eder. Sömürge münevveri cumhuriyet sonrasında seküler aydın kelimesiyle karşılık bulmuş.

 

Münevverden önce bizde âlim ve mürşid-i kâmil vardı. Peki hangisi bu milletin temsilcisi? Arif olan bilir. Aydının recüliyeti, yani erginliği, bağımsız bir fikrî şahsiyeti cesareti, salahiyeti, iktidarı var mıdır?

 

Fikrî şahsiyetiyle, bilgisiyle amel edebilir mi? Sahasında yalnız doğruyu söyleyebilir mi? Doğruları, yâni Müslüman Türk milletinin değerleri  dile getirebilir mi? Münevver şahsiyetini kullanabilir mi? Kanaat önderi olabilir mi? Yeri geldiğinde bir mürşid gibi insanları sohbet ve yazılarıyla irşad edebilir mi?

 

AYDIN, BU MİLLETİN VİCDANI DEĞİLDİR?

 

Millete yakın bir adamlığı var mıdır aydınların? Bu ülkede aydınların kafası kışla zihniyeti ve nizamıyla işler. Millete ağyar olan anayasal rejimin polisi gibi vazife yaparlar. Çünkü resmî Kemalist rejimin ve Avrupa’nın “izm”lerinden mürekkep düşüncelerle kirlidir dimağları. Basiret ve ferasetleri yoktur.  Zihnî ve idrak kotları Batı’nın ve Ankara rejiminin manipülasyonlarıyla iğdiş edilmiştir. Belli merkezlerin emir kulu gibi çalışır aydın. Silik kişiliğiyle bu millete kılavuz olamaz.

 

Türkiye’de aydın denen heyula yahut Kemalist devlet beslemesi taife hiçbir zaman bu milletin aydını olmamıştır.  Milleti tenvir eden, yani aydınlatan biri değildir. Sömürgeci Batı’nın ajanı gibi çalışır. Batı’nın ve Ankara rejiminin intelijansiyasıdır. Yani, devletin haber getirip götüreni, yalakacısı, jurnalcısıdır. Kurulu düzenin çoban köpeğidir. Mütegallibenin tellâlıdır.

 

“AYDININ SOY AĞACI AVRUPA’DIR”

 

Aydının soy ağacı bu muazzez medeniyete ve asil millete dayanmaz. Kökü dışarıdadır; Batı’nın seküler aydınlanmacılığına dayanır. Soy ağacı Tanzimat, Meşrutiyet ve Kemalist cumhuriyet modernleşmesine uzanır.

     

Bir kısmı milletten yana görünür, fakat çok zaman yaptığı rol hep kurtla bir olup kuzuyu yedikten sonra çobanla bir olup kuzuya ağlamaktır. Milletine karşı kalleş ve müraidir. Tam bir şahsiyeti, tam bir kelâmı ve kanaati yoktur. Çünkü milletten yana dâvası ve fikri olan yerli bir mütefekkir olmadığı gibi, milletin önderi de değildir. Bu muazzez medeniyet ve millete yarayacak, kaldığı yerden ileriye götürecek inşa edici bir fonksiyonu ve niyeti yoktur.

 

ORİJİNAL DEĞİLDİR AYDIN

 

Düşman bir içtimaî sınıftır aydın. Orijinal değildir bu ülkede aydın. Milletine dayanarak bir görüş ve fikir kuramaz. Âmâ üstad Cemil Meriç’in ifadesiyle “vazifesi kurulu düzenin yalanlarını tasdik etmek, yani bir hakikat çarpıtıcısıdır.” Çeşitli târif ve vasıflarıyla hâlâ şüpheli bir tiptir.

 

Kemalist rejimin yayıcısı, Ankara oligarşisinin sözcüsüdür. Türkiye’de sağda da solda da gerçek mânasıyla aydın yoktur. Sağcılık körü körüne devletçilik hastalığıdır, muvazaadır. Âmâ üstadın dediği gibi laik Türk sağından aydın çıkmaz. Cumhuriyet sonrası aydınların alâmetlerini söyle sıralamak mümkün:

 

İslâm eksenli eklektik aydınlar: İslâmî akide ve değerleri, milletin esas değerlerinden kabul ederler. Fakat millet ve medeniyet zeminine bütünüyle İslâm’ı koymazlar. Batı’nın fikir ve idrâkinden, sanat ve felsefesinden değerler katarlar.

 

Ahmet Hamdi Tanpınar hem eklektik, hem de darbeli ve özürlü aydınlardandır. Medeniyet estetiğini, edebiyatını ve değerlerini iyi ifade etmesine rağmen, milletin temsilciliğini haiz bir aydın olarak tavrı ve fikri yoktur. Kemalist modernleşmeye karşı cesaretle görüşlerini ortaya koyamamış a’rafta bir aydındır. Tek Parti döneminde Kemalist “tek adam” cumhuriyetinin diktatörlerine, yani M. Kemal’e ve İnönü’ye perestij eden, metheden yazılar yazmış bahtsız biridir. 

       

Darbeli ve özürlü aydınların milliyetçiliğinde İslâm sadece kültürel ve vicdanî bir unsurdur. Batıcı modernleşmeyi, Asya Türklüğüyle seküler Batı değerlerini harmanlarlar. Neticede Kemalist cumhuriyetin kavramlarıyla birleşirler. Ziya Gökalp, Fuat Köprülü, Peyami Safa, Hilmi Ziya Ülken, Nihal Atsız, Reha Oğuz Türkkan gibi aydınların çizgisi hem Kemalist darbeli ve hem de özürlüdür.

 

Eklektik sağcılığıyla özürlü aydınların hocalarından Mümtaz Turhan da  “Garblılaşmanın neresindeyiz” ve “Maarifimiz” tezlerindeki sentezciliğinden dolayı bu taifedendir. Bin küsur yıllık İslâmlaşmış milletimizin sadrından doğan ve onun değerlerine istinat ederek Kur’an’a bağlı medeniyet değerlerimizi yücelten, tefekkür ve sanat cihetiyle eklektik olmayan model aydınımıza Necip Fazıl, Sezai Karakoç gibi isimleri yâd edebiliriz.

 

Sağcı milliyetçi aydınlar karmakarışık bir cüruftan meydana gelir. Atatürkçülükle malûldürler. İslâmî değerlerden, hadis-i şeriften, çokça Yunus’dan, Ahmet Yesevi’den bahsederek bu değerlerle Atatürkçü modernleşmeden ucube bir anlayış sahibidirler. Müslüman milletin gerçekleriyle tam bir rabıtaları yoktur. Millet anlayışları İslâm ve İslâm öncesi Türklük değerleriyle sentezdir.

 

Sağcılık bir soğuk savaş dönemi hastalığıdır. Sağcılığına liberalizm katan günümüzün eklektik aydınlar da milletle tam uyuşamazlar. Sağcı, milliyetçi, Atatürkçü eklektizmden vücut bulan aydın, millete yâr olamayacak aydın tipleridir.

----------------------------------

 

“BU BİR ÇAĞ DIŞILIK ÖZLEMİ YAZISIDIR!”

 

Âcizane görüşümle târif ederim ki şair Memduh Atalay’a ait okuduğum yazı, kirli çağın, modernizmin dalgalarıyla yozlaşan, yozlaşmaya devam eden zümrelere sarsıcı bir dille seslenen bir yazıdır. Dindar-muhafazakâr zümrelerin de bu yozlaşmadan tesir aldığı bir süreci yaşıyor bu ülke. 

 

“Bu Bir Çağdışılık…” yazısında yine herkes var. Herkes kendi aldığı yarayı, dik duramadığı ve ezildiği yeri görebilir bu “iyi yazı” numunesi bin miligramlık yazıda…

 

Şair Memduh Atalay’ın vecdli kaleminden çıkan, içinde sosyo-kültürel ve ahlâki çöküşün, değerler aşınmasının her yarasına parmak basan bu dokunaklı yazıdan her Müslüman çıkaracağı dersler, göreceği ibretlik kareler vardır.  İronik ve kahır dolu cezbeli bir üslûbla yazılmış, bir kısım Müslümanların trajik ve yozlaşmasının hikâyesi bu yazı… Titreyerek, duruş alarak okunmasında fayda var:

 

Sesler, çok karmaşık; sesler, çok korkulu, sesler çok şehvet taşıyor ve ölü kardeş eti çeviren evrâaç misali kararmış, paslanmış ve ürkütücü...

 

GEL, SÜKÛT ALTIN DİYEN ÇAĞA DÖNELİM!

 

Evrak dolu kucaklar, görüntü budalası olmanın boşluğuna aldırmadan, anneler, nineler, bebekler bile yüzlerce resimle sergilenir, göze nazara bakmadan; mahremiyeti düşünmeden. Her şey gösterilmek için varmışçasına,ya da gösterilmek için yaşanıyormuşçasına bir görüntü fetişizmine duçar durumdayız.

 

GEL, YARISI YIRTIK RESİMLERİN ÜÇ NOKTALI MEKTUPLARIN KALBİN ÜSTÜNDE TAŞINDIĞI ZAMANA DÖNELİM!

 

Felsefesi dünya, hikmeti peşin menfaat olan bir zihniyetin musikisi elbette birtakım seslerin ve aletlerin gürültüsü içerisinde ulvi hüzünleri değil, geçici hazları dillendirir. Kof, kaypak, anlamsız ve hayalsiz bir musikinin gürültüsü, fıtratın iç sesini uyandıran ve bizi saflığa, mistik vicdana çağıran sesin metafizik derinliğine müntakimane saldırıyor.  

 

GEL, BİZE HÜZÜN ÇALAN PLAKLARA DÖNELİM! 

 

Geceyi, gündüzün pahalı şamataları ile kirleten bu doyumsuz hız ve haz çağının ışıkları aslında ruhun ağlamalarını örten bir deccal efsunu. Gece, gündüzden düşen çığ ile, hazzın altında nasıl da ağlıyor bir bilsen. Eller, kadehten, klavyeden, akıllı telefon tuşlarından öylesine bizar ve semaya doğru açılmaya o denli muntazır iken Allah'a açılmaktan uzaklaşmış ve küçük ve ani bir ayartının tahakkümüyle böylesine kapanmışken

 

GEL, AĞLANAN, DÖKTÜĞÜMÜZ GÖZYAŞLARINDAN YILDIZLAR ÇOĞALTTIĞIMIZ, GÖRÜNTÜDE KARANLIK AMA İÇTE AYDINLIK TAŞIYAN GECELERE DÖNELİM!

 

Sevip de diyemeyen, deyip de vuslata eremeyen, her daim yüreğindeki derin mağarada  sessiz tufanlar yaşayan bir 'iz'den, böylesi bir 'biz'den; tensel bir koşuya, cazibe yaftalı şehvete dönüşen müşterek sıfatlı hayatların baskısı içerisinde, kahırlı ve kederlisin adaşım.

 

GEL ,ÇOBAN ÇEŞMESİNİN TAŞINA BAĞLAYALIM ATLARIMIZI,SUYLA BİRLİKTE AKALIM DAĞ TEPE DEMEDEN!,YALIN AYAK ,ATSIZ PUSATSIZ ERLERİN İLKELLİĞİNE DÖNELİM!

 

Bu beton binalar, bu soğuk yapılar; kebaptan, piknikten, çocukların okulundan ve inanç ambalajlı kokteylden oluşan apartMAN çıkmazını sunarken senin serazat ruhuna, sen taş yapıların inşadan değil ibadetten mülhem mimarisini minyatürde bile arar durumdasın adaşım.

 

GEL 'EVLERİ BALKONSUZ YAPAN MİMARLARIN ALNINDAN ÖPMEYE' GİDELİM.

 

Varlıkta dost, makamda yaren olup da gam ve kederde  "ha o mu ..." diye cümleye başlayıp uzatacağı eli çekmesi bir yana hazır yaftalarla dostunu, arkadaşını, yoldaşını sahipsiz bırakan, paralı ama parasıyla ruhundaki uşaklığı gideremeyen borsacı, arsacı, parsacı ve üstelik bir de hacı zevatın arasında her gün zelil bir örnek daha eklerken hafızaya "Ebubekir'in evinden boş dönmesi uygun olmaz" deyip kafirden ödünç alan ve kardeşini boş çevirmeyen inceliğin hasretinde kahrın belli adaşım.

 

GEL, ONLARIN DEĞER VERDİĞİ ŞEYLERE ALLAH BİZE DEĞER VERDİRMESİN DİYEN PİRLERİN DERGÂHINA DÖNELİM!

 

Evet, bu bir çağ dışılık özlemidir. Reel ve politik olandan, her şeyin yarar ve zarar ekseninde ele alındığı dünya pazarından, piyasadan, siyasadan "SONSUZLUK KERVANI PEŞİNİZDE BEN/ÜÇ ADIMLA GEZEN TOPAL BİR KÖPEĞİM/BASTIĞINIZ YERLERİ TAŞ TAŞ ÖPEYİM" rütbesine eresin be adaşım!

Erelim be adaşım!

 

ÇAĞDAŞLIĞIN PİAZZASI ONLARIN ÇAĞ DIŞILIĞIN MAĞARASI BİZİM OLSUN!

ÇAĞDAŞLIĞIN SERTİFİKASI ONLARIN ÇAĞ DIŞILIĞIN CAHİLLİĞİ BİZİM OLSUN!

 

 
Etiketler: Türkiye’de, aydının, anatomisi, ,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Doğu’nun oğulları
Batı’nın oğulları üretme merkezi
Mebusluğun dayanılmaz(!)câzibesinden istikametini bozanlar
İyi nedir, iyi insan kimdir?
Anıtkabir’de îman tazelenir mi?
“Bir derdim var bin dermâna değişmem”
Doktorluk tasavvuf ve hikmet mektebinden sonra okunmalı
Hapishâne risâlesi-7
Hapishâne risâlesi-6
Hapishâne risâlesi-1
Kim İslâm üzere milliyetçiyim diyorsa makbuldür
Kur’anî mânada milliyet ve milliyetçilik
Ali Hocam yazısı
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Bâtıl Türkçüye göre Türkler “Araplaşıyor”muş-2
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
“Bitmeyen millî mücadele”
Dünya Kadınlar Günü’nün gerçek yüzü
Bâtıl Türkçünün Hakk’a tapan Türk’e zararları-3
Bâtıl Türkçüye göre din değişebilir, milliyet asla!
Bâtıl Türkçü ile Hakk’a tapan Türk bir değil
“Ne haçlı, ne şaman Türk! Müslüman, Müslüman Türk”
Necip Fâzıl’ın vasfettiği Türkler
Millet kimlikli Türk mü, ulus kimlikli Türk mü?
“Altun ordu” nam Türk ordusunun meziyeti
“Savletinle titresin” düşman ey Türk ordusu!
Hakk’a tapan Türk milletinin ordusu serhat boylarında…
Kültür Bakanına sual: Troyalılar Türk müydü?
Bosnalı millettaş Yemen Türküsü’nü söyleyince…
Dergiler fikir ve edebiyatın burçlarıdır
Evi barkı yıkan kitap delileri
İnönü Amerikancılığı utanç verici yıllardır
Kültürün iktidarı mı, iktidarın kültürü mü?
İstiklâl Marşı Şairi’ni fişleyen Cumhuriyet erdemli olabilir mi?
Mehmed Âkif’in cenazesinde Cumhuriyet’in şefleri yoktu
Yılbaşı kutlama pespâyeliğini Kemalistler resmîleştirdi
KUMARBAZ CUMHURİYET’İN MURDAR MİLLÎ (!) PİYANGOSU
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
Sahaf Hasan Efendi
“Selülozofiller” ve “Bibliyofiller”
Faydasız kitap okumak
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Her Cumhuriyet hâkimiyet-i millîye değildir”
“Cumhuriyet Bayramı”nı kimler niçin kutlar?
“Şifa kabul etmez ağır kitap hastaları”
Mecânin-i kütüb yahut kitap mecnûnları
Kitap yârânının efendisi
“Oku! zira okumayan azgınlaşır”
Musul / Kerkük’ün başına gelenlerin müsebbibi Lozancılardır
Türkler Hakk’a tapan millettir
Müslüman mahallesinde domuz dersi verilir mi?
İtirazın İsmailcesi
İsmail bayramı
Her kurban İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
İsmail ve bıçak
Kimi etine tâlib olur İsmail’in, kimi adanmışlığına
Milliyetçilik, cumhuriyet ve devlet Atatürkçülükle mi kaimdir?
Herkes İsmail olmalı
Osmanlı’da askerlik meselesi
Bir buğday yetiştiricisi bir darbeci generalden değerlidir
Dergi de okuyalım; dergisiz olmaz
Kitap ve dil
Yarın ölecekmiş gibi yazmak
Modern yazı seküler ve aidiyetsizdir
Kurtla çoban arasında mesai yapanlar
Kurtla bir olup kuzuyu yedikten sonra çobanla ağlayanlar
Darbeci bir general şu mısraları okuyabilir mi?
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Darbeci generaller psikopattır
Darbeci generallerin çöküşü
15 Temmuz darbeci generallerle milletin savaşıdır
Darbeye karşı selâ, ezan, millet
İyi yazı kütük ve nakış sahibidir
“İyi yazı kötü yazı”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Aynaya bakmak marifettir
Aynaya bakınca ne görüyoruz?
Somalili Mahmut’un yüreğinde Türkiye/Somali kardeşliği
Edebî hayatların kitabı: “Mekân Hikâyeleri”
Cümle Âlemin Efendisi’ne (s.a.v.) hâlnâme
Alkollü hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi
CHP’nin cemâziyelevvelini bilir misiniz?
Dil Kapısı’ndan geçenler
Muhsin Beğ’imizden hamiyet kaldı bize
Ehl-i gece olmak
İstiklâl Marşı’nın başına gelenler
Avrupa’nın binyıllık Türk korkusu
İstiklâl Marşı mı değişsin, Cumhuriyet mi?
Türk’ün güzel sıfatlarından alpereni doğru anlamak
Cumhuriyetin “Millî” kavramına ettiği zulümler
Terkip ve İnşâ dergisinden “İslâm maarif sistemi
Millet kimlikli Türklük mü, ulus kimlikli Türklük mü?
Türk’ü Türk yapan Cumhuriyet değil, İslâm’dır
Himmeti millet olan Türklüğe ihtiyaç var
Kumarbaz Cumhuriyetin Murdar Millî (!) Piyangosu
Kalbiniz kışa dönmüşse baharla diriltin
“Aman” diye kimi çağırmalı?
Şehitlerin kanı yüzümüze değiyor/ kaatil: ABDHDPKK’dır
“Çaldım yârin kapısın…”
“Çınar”ı nasıl bilirsiniz?
Sadra şifa bir kitap: “Evin Mahremi Olmak”-2-
Kemalistler Batılılaşma uğruna Musul’dan vazgeçti
Ey ahmak! ölümden güzel bir şey var mı?
Ölümle aranız nasıl?
Müslüman Doğulu musunuz, Batılı mı?
Dil Kapısı
İsmail ve bıçak
Cemaat önderi, hocaefendi ve âlim sıfatlı Belâmlar
Bu ülke ecdadımındı / bugün benim / yarın oğlumun ve onun oğullarının olacak
Darbeci generallerin soy ağacı
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Göster Âl-i Osman Türklüğünü Ey Türk Ordusu!
Siyaset elinde şahlanamayan bir hareket: Alperen Ocakları
Kurtlar ve darbeci generaller
Hayat yavaştı yavaş yaşardık eskiden
Ezanın hasmı darbecilerin ezana yenilişi
“General elbisesi giyen horoz”
Muhsin Yazıcıoğlu suikastının kuyruğu göründü…
Türkler Hakk’a tapan millettir
Darbeye karşı selâ, ezan ve millet
Tanrı yok, generaller var!
Darbeci generaller psikopattır
Bir buğday yetiştiricisi bir generalden değerlidir
Darbeci generaller omuzundan akıllı olur
Türkiye Yazarlar Birliği Kahramanmaraş Şubesi’nin başına gelenler
Ey generaller! sizi sigaya çeken bir millet var
Darbeci generallerin çöküşü
Târih şöyle yazacak: Darbeci generallerle milletin savaşı
“Tek Kapı” ya açılan Kapılar…
İnsanlar televizyon seyrederek ölüyorlar
Müslümanın hayatına giren Avrupa âdetidir tâtil
Eşref-i mahlûkat’tan homoekonomikus’a dönüşenler
Ölüm haberleri ve tâziyelerimiz de laikleşiyor
Sizi alnınızdan öperim Alperenler!
Uykuya dost olan Müslüman çoğalıyor/sa…
Benim yaram derin derin…
Vatan hainliğinin târifi
Amerikan yardımı alan 27 Mayıs darbecileriyle CHP ikizdir
Sohbetle sahâbe olanların milletindeniz
Medeniyet dâvamızı omuzlayan dergi: Terkip ve İnşâ
Türkiye’nin emniyeti, himmeti millet olan Türklerdedir
Yüreklerinde anne ateşi sönmeyen iki şair:
Hümâ kuşuna yahut “Himmet Hümâları” na tutunmak
Laik-altı ok anayasası Müslümanca ıslah edilmeli
Türkiye, Büyük Doğu Fikrine muhtaç
Dostunuzu, yâni benzerinizi bulun
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
Modernizme karşı dost ve dostluk
Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm doğduğunda
Suriye meselesini yakın tarihte aramak
Bin miligramlık şiir böyle olur efendiler!
“Okuryazar mısın, Uyurgezer mi?”
Dil Kapısı’ndan geçmedikçe
Vatan müdafaasına çıkan dost hüzün yollamış
Nekrofil PKK ve dış düşmanlar yine Ankara’da…
“Ağlayın su yükselsin belki kurtulur gemi”
28 Şubat’ın apoletli kurtlarıyla bir olup kuzuyu yiyenler
Mukaddesatçı iktidarın medeniyetle imtihanı
“Yârin Şifa Kapısı”
“Türkü Yazıları”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Bir Hocam ve Dükkânnâme
Türkiye, Bayırbucak’ı ilhak etmeli
Maraş Maraş Derler Kahramanlığın Adına
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Suriye Türkmenleri, onlarda kim?!
Türkiye PYD’ya karşı Suriye Türkmenlerini Masa’ya getirmeli
Medine, Medeniyet ve Şehir
Akademisyenin recüliyeti var mı?
Hüda Par’dan iki mektup
Türkçülerin meylettiği müelliflerin medeniyet fikrindeki ârıza ve farklılıklar
Ârızasında ısrar eden bir Türkçünün ithamnâmesi
Mehmet Âkif, Kemalist cumhuriyeti tasdik etmedi
“İktidarda Kim Var?”
Mehmet Âkif’in cenazesinde cumhuriyetin şefleri yoktu
El çek hüznümden ey zâhir erbabı
Türkçülük hareketinin Türklük anlayışı ârızalıdır
Türk milliyetçilerinin iflah olmaz hastalığı: “Atatürk’e bağlılık”
Müslümanın itini bile seven adam: Muzaffer Gözükara!
Her yer kitap, her yer fikir ve edebiyattı o gün…
“Rıza” yahut “Râzı” olmayı unutunca…
“Kelimelerin Seyir Defteri”nde yazılanlar
İslâm Medeniyetinin mukaddimesi: Câmi
“Ya Tahammül Ya Sefer'den Bize ‘İstikrar’ Düştü!”
Türkiye’deki milliyetçi hareketler İslâmî ihtiyaçtan doğmadı
“Bosna Bizim Neyimiz Olur?”
Milliyetçilik yola özürlü çıkınca…
Alkollü laik hayatı Kemalist CHP resmîleştirdi-1-
Chp’nin bugünü de cemâziyelevveli gibi kirlidir
“Maruz Kalanlar Nesli”
Kaldırım imarına değil, gönül imarına ihtiyaç var
Âkif, İslâm; Gökalp, Batı medeniyetinden yanadır
Millet, din ve şeriat üzere gidilen yoldur
İslâm medeniyetinde mûsikî “hikmetten bir cüzdür”
Üç yaralı kavram: asabiyet, kavmiyet, milliyet
“Çağın İsmailleri! bize et size cennet düştü”
Her kurban bir İsmail’dir, İsmail’iniz yanınızda mı?
Dindar Kürtlerin ve bir Astsubayın HDPKK hakkında görüşleri
Dindar / ümmetçi Kürt kardeşlerimizin cevapları
Dindar / Ümmetçi Kürtler de özerklik ve resmî dil istiyorsa…
Said Nursî Hazretlerinin “Medeniyet-i Kur’ânîye” fikri
“Aç canavara (HDPKK) tahabbüb, iyiliğini değil iştahını artırdı
Modernizmin bulaştırdığı bir hastalık: “İhtiyaç tuzağı”
Şehitler için vurun askerler vurun PKK’lıları
Kim “HDPKK”ye oy ve medya desteği vermişse haindir
Fikir Teknesi’nden peş peşe fikirli kitaplar…
Ahmet Cevdet Paşa’nın fıkıh üstü Medeniyet-i Cedide’si
Şehitlerin kanı yerde mi kalacak?
Nekrofil (ölüsevici) PKK, Amerika/İsrail provokasyonu iş başında
“Gurbet nedir bilir mi o menfâya gitmeyen?”
Tokluk âfettir, Müslüman az yemeli
Gök Kapılarından geçmek
Doğu Türkistan’a Ecdâdımız Gibi Gitmek
Alperen, İslâm devleti dâvasının mükellefiyetini taşıyana denir
Kürtçülüğün çâresi Said-i Nursi Hz.lerinin fikirlerindedir
CHP’nin desteklediği 27 Mayıs darbecilerine Amerikan yardımı
İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi
“Amerikan saatine göre uyuyan Türk münevveri…”
“Millet”in târifi yahut millet olmanın müslümancası
19 Mayıs bayram değil, Atatürkçülük karnavalıdır
Nü-sever General Evren’in Akıbeti
İdrakimize vurulan Atatürkçülük zincirini ne zaman kıracağız?
Medeniyetimize Kasteden Medeniyetsiz Cumhuriyet
İktidar da dâhil, partilerin seçim vaatleri bayat ve fikirsiz
Altı ok muhibbi bir zındık: domuzsever Abdullah Cevdet
“Dinî” mânasına gelen “millî” kavramı neleri haizdir
Dostâne Fiskeler
Efendimiz Aleyhisselâtüvesselâm’ın şehri Medine
Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm doğduğunda
“En iyi Türk ölü Türktür; en iyi Kürt ölü Kürttür”
“Daha Çok Ölü İstiyorum”
Fikir Teknesi’nden Necip Fazıl ve Büyük Doğu Devleti üstüne kitaplar
Tekbir, salavat ve mehterle Çanakkale şehitlerini yâdeden üniversite…
Altı Ok Cumhuriyetinin kadın projesi: “Kur’an’ı kapa, kadınları aç”
Hilâfetçilikten Devrimciliğe Evrilen “CHP Makyavelizmin Partisidir”
28 Şubat’ın paranoyak generalleri
Kıyafet İnkılâbının Kurbanı Kadınlar ve Kızlar
Bir “Türkçü” nün Türkler için zararlı fikirleri-2
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
K. Maraş
Mevzi Sağanak
Güncelleme: 27.05.2018
Bugün
19° - 33°
Pazartesi
19° - 33°
Salı
18° - 31°
K. Maraş

Güncelleme: 26.05.2018
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı